Dolar/TL49,83
0.05%
Euro/TL55,60
0.04%
Gram Altın6.489,30
0.03%
BIST 10011.165,44
0.13%
Brent Petrol$110,18
1.31%
Gümüş/Ons$53,33
0.64%
Gedik Yatırım
Para-banka-finans

YZ Balonunda Yeni Tehlike: Wall Street'in Kredi Muslukları Kapanmaya Başladı

YZ şirketlerinin borçlanma maliyetleri çift haneye yükseldi. Wall Street, veri merkezlerine yönelik trilyonlarca dolarlık finansmanın geleceğini sorguluyor.

29 Ekim 2026

YZ Balonunda Yeni Tehlike: Wall Street'in Kredi Muslukları Kapanmaya Başladı

Yapay zekâ (YZ) yatırımlarını finanse eden küresel kredi piyasalarında alarm sinyalleri çoğalıyor. Bloomberg'in araştırmasına göre veri merkezleri ve YZ altyapısı projelerine verilen kredilerin faizleri çift haneli seviyelere yükselirken bankalar, sigorta şirketleri ve yatırım fonları yeni risk üstlenmekte giderek daha isteksiz davranıyor. Bu yıl YZ bağlantılı şirketlerin küresel borçlanması 460 milyar dolara ulaşmasına rağmen finansman koşulları sertleşiyor. Citadel Securities, Oracle, Nvidia, Meta ve diğer teknoloji devlerinin de artan kredi risklerinden etkilenebileceği uyarısında bulunuyor.

YZ Yatırımlarında Finansman Sorunu Büyüyor

Küresel teknoloji sektöründe yapay zekâ yatırımları hız kesmeden devam ederken, bu devasa projeleri finanse eden kredi piyasalarında ciddi zorlanma işaretleri ortaya çıkıyor.

Bloomberg'in 30'dan fazla bankacı, portföy yöneticisi, özel sermaye yöneticisi ve veri merkezi finansmanı uzmanıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, birkaç ay öncesine kıyasla kredi bulmanın belirgin biçimde zorlaştığını gösteriyor.

Sorunun merkezinde YZ altyapısının giderek büyüyen finansman ihtiyacı bulunuyor.

Veri merkezleri, gelişmiş işlemciler, elektrik üretim tesisleri ve iletişim altyapısına yönelik yatırımların gelecek yıllarda trilyonlarca dolarlık ek kaynak gerektirmesi bekleniyor.

Ancak bankaların sağlayabileceği kredi miktarı ile yatırımcıların üstlenmeye hazır olduğu risk arasında giderek büyüyen bir uyumsuzluk oluşuyor.

Wall Street'in temel endişesi, YZ yatırımlarına duyulan ilginin sona ermesi değil, kredi piyasalarının bu yatırımları mevcut hızda finanse etmeye devam edip edemeyeceği.

YZ Şirketlerinin Borçlanma Faizleri Çift Haneye Çıktı

Finansman koşullarındaki bozulmanın en açık göstergelerinden biri, YZ altyapı şirketlerinin borçlanma maliyetlerindeki hızlı yükseliş.

Bloomberg'in derlediği verilere göre yüksek getirili tahvil ve kaldıraçlı kredi piyasalarında en az 18 veri merkezi finansmanının getirisi çift haneli seviyelere ulaştı.

Bazı projelerde borçlanma maliyetleri yüzde 15'i aşmış durumda.

Özellikle yeni nesil bulut altyapısı sağlayıcıları olarak bilinen neocloud şirketleri ciddi baskı altında.

Bu şirketler, büyük teknoloji gruplarına ve YZ geliştiricilerine işlem gücü sağlamak amacıyla veri merkezleri kuruyor.

Ancak iş modelleri yüksek başlangıç yatırımlarına, sürekli finansman erişimine ve büyük müşterilerle yapılan uzun vadeli sözleşmelere dayanıyor.

Finansman maliyetlerinin yükselmesi, bu modelin ekonomik sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.

Örneğin JPMorgan Chase ve Goldman Sachs, Volta Infrastructure Holdings'in 5 milyar dolarlık sendikasyon kredisine yatırımcı bulabilmek için daha yüksek faiz ve daha büyük fiyat indirimleri sunmak zorunda kaldı.

Sonuçta kredinin getirisi yüzde 11'in üzerine çıktı.

CoreWeave'in borçlanma maliyetlerinin yüzde 15'i aşması da sektördeki risk algısının ne kadar bozulduğunu gösteren örneklerden biri.

Veri Merkezi Tahvillerinde Faizler Hızla Yükseliyor

Morgan Stanley'nin varlığa dayalı menkul kıymetler stratejisti Carolyn Campbell, veri merkezi finansmanında yaşanan değişime dikkat çekiyor.

Campbell'a göre 2026 başında en yüksek kredi notuna sahip veri merkezi tahvilleri yüzde 5'in altında getiri sunuyordu.

Bugün benzer tahvillerin getirileri yüzde 7'ye yaklaşıyor.

Borçlanma maliyetlerinin yüzde 8'e ulaşması halinde milyarlarca dolarlık tesislerin finansmanı çok daha zor hale geliyor.

Bu artış özellikle uzun vadeli kira gelirlerine dayanan projeler açısından önemli.

Çünkü veri merkezi işletmecilerinin kira gelirleri sözleşmelerle sabitlenmiş olabilirken, yeni borçlanmaların maliyeti piyasa faizlerine göre yükseliyor.

Bu yıl varlığa dayalı menkul kıymetler (ABS) ve ticari gayrimenkul ipoteğine dayalı menkul kıymetler (CMBS) piyasalarında gerçekleştirilen veri merkezi borçlanmaları yaklaşık 22 milyar dolarda kaldı.

Bu tutar, sektördeki devasa yatırım ihtiyacına rağmen geçen yılın seviyesini ancak yakalayabiliyor.

Bankalar ve Sigorta Şirketleri Kapasite Sınırına Yaklaşıyor

YZ finansmanındaki sorun yalnızca faizlerin yükselmesinden kaynaklanmıyor.

Bankaların kredi verme kapasitesi de giderek daha önemli bir kısıta dönüşüyor.

Bloomberg'e konuşan büyük bir Avrupa bankasının teknoloji, medya ve telekomünikasyon kredilerinden sorumlu yöneticisi, kurumunun sektördeki mevcut riskleri nedeniyle yeni kredi verme sınırına yaklaştığını belirtti.

Bankanın mevcut kredilerini satması veya risklerini başka yatırımcılara devretmesi beş aya kadar sürebiliyor.

Bu gecikme, bankaların yeni projelere finansman sağlamak için bilançolarında yer açmasını zorlaştırıyor.

Sigorta şirketleri de benzer sorunlarla karşı karşıya.

Willis Towers Watson'ın araştırmasına göre bazı sigortacılar, veri merkezi kredilerine ilişkin risk üstlenme kapasitelerinin sınırına yaklaştıklarını veya bu sınıra zaten ulaştıklarını bildiriyor.

Bu gelişmeler, YZ yatırımlarının finansmanında kullanılan geleneksel risk paylaşımı mekanizmalarının zorlandığını gösteriyor.

Citadel'den Uyarı: Teknoloji Devleri de Risk Altında

Citadel Securities, YZ yatırımlarındaki kredi riskinin yalnızca küçük altyapı şirketleriyle sınırlı kalmayabileceği uyarısında bulunuyor.

Şirketin analisti Tucker Roberts'a göre önümüzdeki yıllarda piyasaya sunulacak borç miktarı o kadar büyük ki, temel sorun artık yalnızca kredi notu yüksek şirketlerin garanti vermesi olmayabilir.

Asıl mesele, bu riskleri satın almaya hazır yeterli sayıda yatırımcının bulunup bulunmayacağı.

Roberts, büyük teknoloji şirketlerinin çok sayıda veri merkezi projesini desteklemek amacıyla kendi bilançolarını riske attıklarına dikkat çekiyor.

Bu destek doğrudan kredi garantileri, uzun vadeli müşteri sözleşmeleri veya projelerin sorun yaşaması halinde finansal yardım sağlanacağı beklentisi üzerinden gerçekleşebiliyor.

Dolayısıyla neocloud şirketlerinin karşılaştığı finansman sorunları, zamanla onları destekleyen büyük teknoloji gruplarına da yansıyabilir.

Citadel yakın zamanda genel bir kredi krizinin patlayacağını öngörmüyor.

Ancak mevcut finansman koşullarının, sektörün gelecek yıllardaki borçlanma ihtiyacını karşılamak için yeterli olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.

Kredi Temerrüt Sigortalarında Alarm

Kredi piyasalarındaki risk algısının bozulduğu bir başka alan, kredi temerrüt takası (CDS) piyasası.

CDS sözleşmeleri, yatırımcıların bir şirketin borcunu ödeyememesi riskine karşı korunmasını sağlıyor.

Son dönemde Oracle, SpaceX, Nvidia ve Meta gibi şirketlerin borçlarına ilişkin temerrüt koruması maliyetleri rekor seviyelere yükseldi.

Broadcom gibi diğer teknoloji şirketlerinde de benzer baskılar görülüyor.

Bazı şirketlerin CDS fiyatlamaları, normalde daha düşük kredi notuna sahip borçlularda görülen seviyelere yaklaştı.

Özellikle Oracle'ın CDS maliyetindeki yükseliş, YZ altyapı yatırımlarının finansal risklerine ilişkin önemli göstergelerden biri olarak izleniyor.

Baskı yalnızca CDS piyasasıyla sınırlı değil.

Bloomberg Yatırım Yapılabilir Teknoloji Tahvilleri Endeksi'nde ortalama getiri yaklaşık yüzde 6'ya ulaştı.

Bu oran bir yıl öncesine göre yaklaşık 1,4 puan daha yüksek.

Başka bir ifadeyle, güçlü kredi notlarına sahip teknoloji şirketleri bile artık daha yüksek finansman maliyetleriyle karşılaşıyor.

Sözleşmelerdeki İptal Maddeleri Yeni Bir Risk Yaratıyor

Yatırımcıların giderek daha fazla dikkat ettiği konulardan biri de veri merkezi sözleşmelerindeki iptal hükümleri.

Bazı projelerde büyük müşteriler, inşaatın veya hizmete geçişin gecikmesi halinde sözleşmeden çekilme hakkına sahip.

Bu durum, projeyi finanse eden bankalar ve tahvil yatırımcıları açısından önemli riskler yaratıyor.

Bloomberg'e konuşan bir hedge fon yöneticisi, müşteri şirketin üç aydan uzun gecikme durumunda sözleşmeyi iptal edebileceğini öğrendikten sonra bir veri merkezi yatırımından vazgeçtiklerini belirtti.

Büyük hukuk firmalarında çalışan uzmanlar ise bazı sözleşmelerde müşterilere 180 gün veya daha uzun gecikmelerde projeden çekilme hakkı tanındığını aktardı.

Oracle'ın geçen ay New Mexico'daki büyük bir veri merkezi projesine ilişkin mücbir sebep bildirimi yapması, bu endişeleri artırdı.

Şirket, projenin gecikmesi halinde belirli ödemeleri erteleyebilmek amacıyla sözleşmedeki hükümleri gündeme getirdi.

Bu tür düzenlemeler, kredi verenlerin gelecekteki gelir akışlarına ilişkin güvenini zayıflatabiliyor.

Elon Musk: Yüzlerce Neocloud Şirketi Batabilir

YZ altyapısındaki finansman sorunlarına dikkat çeken isimlerden biri de Elon Musk oldu.

Musk, yeni finansmana erişimin kesilmesi halinde yüzlerce neocloud şirketinin faaliyetlerini sürdüremeyebileceği uyarısında bulundu.

Bu şirketlerin önemli bölümü, YZ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu yüksek işlem gücünü sağlamak amacıyla büyük miktarda borçlanıyor.

Ancak gelirlerinin önemli kısmı sınırlı sayıdaki büyük müşteriye bağlı.

Finansman maliyetlerinin yükselmesi veya büyük müşterilerin projelerden çekilmesi halinde şirketlerin nakit akışları hızla bozulabilir.

Bu risk, özellikle borçla finanse edilen ve henüz istikrarlı gelir yaratamayan altyapı yatırımlarında belirginleşiyor.

Wall Street'te 5,5 Trilyon Dolarlık Yatırım Tartışması

Diameter Capital Partners, yılın başlarında Silikon Vadisi'nde gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından teknoloji sektörünün borç finansmanına ilişkin fazla iyimser olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Şirketin yöneticileri Scott Goodwin ve Jonathan Lewinsohn, yatırımcılara gönderdikleri mektupta 5,5 trilyon dolarlık YZ altyapısı yatırımlarını finanse etmek için sınırsız borç sermayesi bulunduğu varsayımını sorguladı.

Yöneticilere göre sektördeki bütün iş modelleri sağlam değil.

Benzer biçimde Oaktree eş CEO'su Armen Panossian da veri merkezi finansmanındaki varlıkların kalitesi ve kredi yapıları konusunda çok daha temkinli davranmaya başladıklarını söyledi.

Panossian, teknolojik değişim, inşaat gecikmeleri, izin süreçleri ve elektrik arzına erişim gibi risklere dikkat çekti.

Son haftalarda kredi risk primlerinin genişlemesinin, piyasanın mevcut kredi arzına doymaya başladığına veya arka plandaki risklerden daha fazla endişe duyduğuna işaret edebileceğini belirtti.

CoreWeave ve Oracle Gelişmeleri Endişeleri Artırdı

Son haftalarda yaşanan bir dizi gelişme, kredi piyasalarındaki kırılganlığı daha görünür hale getirdi.

Oracle'ın mücbir sebep bildirimi, OpenAI'ın gelecekteki gelir tahminleri hakkındaki belirsizlikler ve CoreWeave'in hisse senetleri ile tahvillerindeki sert satışlar bunlar arasında yer alıyor.

Özellikle CoreWeave, YZ yatırımlarında balon oluştuğuna ilişkin endişelerin sembollerinden biri haline geldi.

Elice, Firmus Grid ve Nscale gibi YZ altyapısı şirketlerinin halka arz süreçlerinde karşılaştıkları zorluklar da yatırımcı talebindeki zayıflamaya işaret ediyor.

Impax Asset Management portföy yöneticisi Tony Trzcinka, YZ finansmanının kurum içindeki kredi stratejisi toplantılarının temel gündem maddelerinden biri haline geldiğini belirtti.

Trzcinka, şirketinin veri merkezi borçlanma araçlarındaki ağırlığını azalttığını açıkladı.

Ona göre piyasalardaki son hareketler, farklı şirketlerin kredi risklerinin ne kadar iç içe geçtiğini ve benzer teminatlara dayandığını ortaya koyuyor.

YZ Şirketleri Bu Yıl 460 Milyar Dolar Borçlandı

Bloomberg verilerine göre YZ bağlantılı şirketler bu yıl dünya genelinde yaklaşık 460 milyar dolar borçlandı.

Bu tutar rekor düzeye işaret ediyor.

Ancak borçlanma miktarındaki artış, finansman piyasasının aynı hızda büyümeye devam edebileceği anlamına gelmiyor.

Büyük teknoloji şirketleri yalnızca kendi veri merkezlerine yatırım yapmakla kalmıyor, başka altyapı şirketlerinin projelerini de destekliyor.

Bu durum, kredi risklerinin az sayıda büyük şirket etrafında yoğunlaşmasına yol açabiliyor.

Bir projedeki sorun, aynı finansman ağındaki başka şirketlerin kredi maliyetlerini de etkileyebilir.

Özellikle teminatların, müşteri sözleşmelerinin ve kredi garantilerinin birbirine bağlı olması, yatırımcıların riskleri değerlendirmesini zorlaştırıyor.

Büyük Fonlar Daha Seçici Davranıyor

Kredi piyasalarındaki değişim, büyük yatırım şirketlerinin stratejilerine de yansıyor.

KKR, kira sözleşmeleri sona erdikten sonra farklı amaçlarla kullanılması zor olabilecek uzak bölgelerdeki veri merkezi projelerinden uzak duruyor.

Carlyle ise portföy çeşitlendirmesine ve seçici yatırım yaklaşımına ağırlık vererek bazı yeni finansman fırsatlarını değerlendirmemeyi tercih etti.

TwentyFour Asset Management'tan Felicity Juckes, yatırımcıların sektördeki yoğunlaşma riskine daha fazla dikkat etmeye başladığını belirtiyor.

Juckes'e göre kredi yatırımcıları önümüzdeki dönemde hangi projelere ve hangi koşullarda finansman sağlayacakları konusunda daha seçici davranacak.

Bu değişim, kredi piyasasının tamamen kapanmasından ziyade finansmanın giderek daha pahalı ve zor erişilebilir hale geldiğine işaret ediyor.

YZ Balonunda Asıl Tehlike Finansmanın Kesilmesi

YZ yatırımlarındaki mevcut sorun, teknolojiye yönelik talebin tamamen ortadan kalkması değil.

Asıl mesele, sektörün devasa büyüme hedefleriyle bu hedefleri finanse edebilecek sermaye miktarı arasındaki dengenin bozulması.

Büyük teknoloji şirketleri güçlü bilançolara sahip olmayı sürdürüyor. Ayrıca sektör son günlerde de on milyarlarca dolarlık yeni finansman sağlamayı başardı.

Ancak kredi maliyetleri yükselirken yatırımcıların risk iştahı azalıyor.

Bu koşullarda özellikle yüksek borçla çalışan, sınırlı sayıda müşteriye bağımlı ve henüz yeterli nakit akışı yaratamayan şirketler daha kırılgan hale geliyor.

Büyük teknoloji şirketlerinin kârları ve nakit akışları YZ yatırımlarına paralel biçimde artarsa kredi piyasalarındaki baskı hafifleyebilir.

Buna karşılık yatırımların getirileri beklentilerin altında kalırsa, finansman koşullarındaki sıkılaşma yeni projelerin ertelenmesine veya iptal edilmesine yol açabilir.

Wall Street'te giderek güçlenen soru şu: YZ yatırımları için gereken trilyonlarca doları kim, hangi faizle ve ne kadar süre finanse edecek?

Kredi piyasalarından gelen son sinyaller, bu sorunun yanıtının birkaç ay öncesine göre çok daha belirsiz olduğunu gösteriyor.

Bloomberg

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Fitch’ten Türk Bankacılık Sektörü Raporu: Kârlılıkta Gerileme, Varlık Kalitesinde Baskı
Para-banka-finans

Fitch’ten Türk Bankacılık Sektörü Raporu: Kârlılıkta Gerileme, Varlık Kalitesinde Baskı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türk bankacılık sektörüne ilişkin yayımladığı son üç aylık izleme raporunda, 2026 yılının ikinci çeyreğine dair kritik verileri paylaştı. Raporda, bankaların kârlılık performanslarında belirgin bir gerileme yaşandığı ve takipteki kredi oranlarındaki tırmanışın sürdüğü vurgulandı.

21 Ekim 2026