Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para-banka-finans

S&P'den Türkiye'nin kredi notuna ilişkin kritik mesaj: Not artışı için enflasyon ve rezervler belirleyici

S&P Global Ratings, Türkiye'nin kredi notunda artış için dezenflasyon, rezerv birikimi ve TL'ye güveni işaret etti. Fon krizinin etkilerini sınırlı gördü.

21 Ekim 2026

S&P'den Türkiye'nin kredi notuna ilişkin kritik mesaj: Not artışı için enflasyon ve rezervler belirleyici

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye'nin kredi notunun yükseltilmesi için dezenflasyonun güçlenmesi, Merkez Bankası rezervlerinin artması ve Türk lirasına duyulan güvenin korunması gerektiğini açıkladı. S&P'nin Türkiye Başanalisti Karen Vartapetov, İran savaşının enflasyona yaklaşık 7 puanlık ek yük getirdiğini, ancak iç talepteki yavaşlamanın fiyat artışlarının ekonomiye yayılmasını sınırladığını söyledi. Kuruluş, fon krizinin makroekonomik etkilerini şimdilik sınırlı görürken, TCMB'nin yıl sonunda politika faizini en az yüzde 35 seviyesinde tutacağını öngörüyor.

S&P: Türkiye'nin kredi notunda artış mümkün, ancak koşullar var

S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin devam etmesini beklerken, olası bir kredi notu artışının hangi koşullarda gerçekleşebileceğine açıklık getirdi.

S&P Global Ratings Orta ve Doğu Avrupa ile Bağımsız Devletler Topluluğu Ülke Kredi Notları Direktörü ve Türkiye Başanalisti Karen Vartapetov, Anadolu Ajansı'na yaptığı değerlendirmede enflasyondaki düşüşün tek başına yeterli olmayacağını vurguladı.

Vartapetov'a göre Türkiye'nin daha yüksek bir kredi notuna ulaşabilmesi için üç temel koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekiyor:

  • Dezenflasyon sürecinin beklentilerden daha güçlü ilerlemesi.

  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın uluslararası rezerv birikimini sürdürmesi.

  • Hanehalkının Türk lirası cinsinden varlıklara duyduğu güvenin korunması ve ekonomi politikalarında istikrarın devam etmesi.

S&P, nisanda yayımladığı son kredi notu değerlendirmesinde Türkiye'nin uzun ve kısa vadeli kredi notlarını BB-/B seviyesinde teyit etmiş, görünümü ise durağan olarak korumuştu.

Kuruluş, 16 Ekim'de beklenen kredi notu değerlendirmesinde herhangi bir not kararı açıklamamış, bunun yerine Türkiye ekonomisine ilişkin bir analiz yayımlamıştı.

S&P neden kredi notu kararı açıklamadı?

Vartapetov, Türkiye'nin mevcut kredi notunun ve durağan görünümünün geçerliliğini koruduğunu belirtti.

Not değerlendirmesinin beklenen cuma günü yerine pazartesi yayımlanmasının olağan dışı bir durum olmadığını söyleyen Vartapetov, benzer uygulamaların diğer ülkeler için de yapıldığını ifade etti.

S&P'nin kredi notunda değişiklik yapmayacağı durumlarda piyasaların yanlış beklentilere girmesini önlemek amacıyla açıklama tarihini değiştirebildiğini anlattı.

Vartapetov, Türkiye ekonomisine ilişkin temel senaryolarını yeniden incelediklerini ve bazı tahminlerini güncellediklerini, ancak mevcut değerlendirmelerini değiştirmeyi gerektiren bir gelişme görmediklerini söyledi.

Durağan görünümün, kredi notu üzerindeki yukarı ve aşağı yönlü risklerin büyük ölçüde dengelendiği anlamına geldiğini belirtti.

Ayrıca değerlendirme takvimindeki değişikliğin yakın zamanda olağan dışı bir kredi notu kararı alınacağına işaret etmediğini vurguladı.

Tek haneli enflasyon hedefi iddialı, düşük çift hane daha gerçekçi

S&P, Türkiye'de dezenflasyonun devam edeceğini öngörüyor. Ancak kuruluş, enflasyonun tek haneli seviyelere indirilmesinin kolay olmayacağı görüşünde.

Vartapetov, tek haneli enflasyon hedefinin iddialı olduğunu, düşük çift haneli seviyelerin ise daha gerçekçi göründüğünü ifade etti.

Bununla birlikte, dezenflasyonun beklenenden güçlü gerçekleşmesi halinde bunun Türkiye'nin kredi notu açısından olumlu bir gelişme olacağını söyledi.

S&P'ye göre hizmet enflasyonunda son dönemde gözlenen yavaşlama, temel fiyat eğiliminde iyileşmeye işaret ediyor.

Ancak Türkiye'de fiyatlama davranışlarının geçmiş enflasyona göre şekillenmesi, beklentilerin düşmesini zorlaştırıyor.

Bu nedenle enflasyon beklentilerinin kalıcı biçimde aşağı çekilmesi zaman alacak.

Vartapetov, para politikasının hanehalkını ve yurt içi yatırımcıları tasarruflarını döviz yerine Türk lirasında tutmaya ikna edecek kadar güvenilir olması gerektiğinin altını çizdi.

İran savaşı enflasyonu 7 puan yükseltti

S&P'nin değerlendirmesinde Orta Doğu'daki savaşın Türkiye ekonomisine etkileri de önemli yer tuttu.

Vartapetov, İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan enerji fiyatı şokunun Türkiye'nin öngörülen manşet enflasyonunu yaklaşık 7 puan yükselttiğini açıkladı.

Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı, uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerindeki etkisini güçlendiriyor.

Bununla birlikte S&P, enerji maliyetlerindeki yükselişin diğer mal ve hizmet fiyatlarına yansımasının beklenenden daha sınırlı kaldığını değerlendiriyor.

Vartapetov'a göre bunun başlıca nedeni iç talepteki yavaşlama.

Merkez Bankası'nın uzun süredir uyguladığı sıkı para politikasının tüketim ve talep üzerinde etkili olmaya başladığını belirten Vartapetov, şirketlerin artan maliyetlerini tüketicilere yansıtmasının zorlaştığını söyledi.

Bu gelişmenin temel enflasyon eğiliminde ilerleme sağladığını ifade etti.

TCMB'nin sıkı para politikası etkisini göstermeye başladı

S&P'ye göre Türkiye'de iç talebin zayıfladığına ilişkin güçlü kanıtlar bulunuyor.

Bu durum, Merkez Bankası'nın uyguladığı para politikasının ekonomiye aktarımının belirginleşmeye başladığını gösteriyor.

Talebin yavaşlaması, şirketlerin fiyat artırma imkânlarını sınırlarken enerji kaynaklı maliyet şokunun ikinci tur etkilerini de azaltıyor.

Ancak dış koşulların son derece değişken olması, dezenflasyon sürecinin önündeki başlıca risklerden biri.

Küresel enerji ve emtia fiyatları ile büyük merkez bankalarının faiz kararları, TCMB'nin enflasyonu düşürme çabalarını zorlaştırıyor.

Vartapetov, Merkez Bankası'nın enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak için temkinli davranmaya devam etmesi gerekebileceğini belirtti.

Bu nedenle para politikası açısından kolay bir dönemde olunmadığını, karar vericilerin büyüme, enflasyon ve finansal istikrar arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştığını vurguladı.

S&P'nin faiz tahmini: Yıl sonunda en az yüzde 35

S&P Global Ratings, Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faiz indirimlerine devam edebileceğini öngörüyor.

Kuruluşun temel senaryosunda politika faizinin 2026 sonunda en az yüzde 35 seviyesinde olması bekleniyor.

S&P, 2027 yılında da faiz indirimlerinin devam edebileceğini değerlendiriyor.

Ancak Vartapetov, bu tahminlerin özellikle petrol fiyatlarının seyrine bağlı olduğunu belirtti.

Enerji fiyatlarının yüksek kalması veya yeniden yükselmesi, enflasyon üzerindeki baskıyı artırarak TCMB'nin faiz indirimlerinde daha temkinli davranmasını gerektirebilir.

Dolayısıyla S&P'nin tahminleri, kesintisiz ve hızlı bir parasal gevşemeden ziyade dış koşullara bağlı, kontrollü bir faiz indirimi sürecine işaret ediyor.

Kredi notunda aşağı yönlü risk: Cari açık ve dolarizasyon

S&P'nin Türkiye'ye ilişkin değerlendirmesinde yalnızca enflasyon değil, ödemeler dengesi ve rezervler de kritik önem taşıyor.

Vartapetov, ödemeler dengesinde sorun yaşanmasının kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabileceği uyarısında bulundu.

Böyle bir senaryoda cari açığın genişlemesi ve hanehalkının yeniden döviz cinsinden varlıklara yönelmesi riskleri ortaya çıkabilir.

S&P'ye göre rezerv birikiminin devam etmesi, Türk lirasına duyulan güvenin korunması ve mevcut ekonomi politikalarının sürdürülmesi, kredi notunun yükseltilmesi açısından birbirini tamamlayan koşullar.

Bu nedenle kuruluş, enflasyondaki gerilemenin yanı sıra TCMB'nin uluslararası rezervlerinin yeterliliğini ve yerleşik yatırımcıların tasarruf tercihlerini de yakından izliyor.

S&P: Fon krizinin makroekonomik etkileri şimdilik sınırlı

Vartapetov, Türkiye'de geçen ay başlayan yatırım fonlarının tasfiye sürecini de değerlendirdi.

S&P'ye göre fon krizinin etkileri şu ana kadar büyük ölçüde sermaye piyasalarıyla sınırlı kaldı.

Vartapetov, dar kapsamlı bazı varlık sınıflarında yaşanan sorunların genel finansal sisteme yayıldığına veya Türk lirasına duyulan güveni zayıflattığına ilişkin güçlü kanıt bulunmadığını söyledi.

Özellikle fonlardan çıkan paranın dövize değil, Türk lirası cinsinden banka mevduatlarına yönelmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bu durum, yatırımcıların belirli finansal ürünlerden uzaklaşmasına rağmen Türk lirasını terk etmediğini gösteriyor.

Vartapetov, böyle bir kriz ortamında fonlardan çıkan kaynakların TL mevduata yönelmesinin elde edilebilecek en olumlu sonuçlardan biri olduğunu belirtti.

Fon mağdurlarının zararları nasıl karşılanacak?

S&P, fon krizinin makroekonomik etkilerini şimdilik sınırlı görmesine rağmen risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.

Vartapetov, soruşturmanın ve fon tasfiyelerinin devam ettiğini hatırlatarak kesin bir sonuca varmak için erken olduğunu söyledi.

Kuruluş özellikle iki gelişmeyi izleyecek:

  • Hükümetin henüz çözüme kavuşmamış fon tasfiyelerine ve yatırımcı zararlarının karşılanmasına nasıl yaklaşacağı.

  • Yatırımcıların hükümetin yaklaşımından memnun kalmaması halinde bunun gelecekte piyasa güvenini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği.

Vartapetov, şu ana kadar yetkililerin müdahalesinin zamanlama ve hız açısından güçlü olduğunu belirtti.

Gelişmekte olan piyasalarda benzer sorunların yaşanmasının alışılmadık olmadığını söyleyen S&P yetkilisi, asıl önemli konunun yetkililerin krizden hangi dersleri çıkaracağı ve gelecekte benzer olayları önlemek için hangi düzenlemeleri yapacağı olduğunu ifade etti.

Bu değerlendirme, fon krizinin Türkiye'nin kredi notu açısından henüz belirleyici bir olumsuzluğa dönüşmediğine, ancak sürecin sonuçlarının izlenmeye devam edileceğine işaret ediyor.

S&P'nin Türkiye tahminleri: Enflasyon yüzde 30,9, büyüme yüzde 3

S&P Global Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin enflasyon ve büyüme tahminlerini de paylaştı.

Kuruluşun güncel tahminleri şöyle:

  • 2026 ortalama enflasyon: %30,9

  • 2027 ortalama enflasyon: %21,7

  • 2026 ekonomik büyüme: %3,0

  • 2027 ekonomik büyüme: %3,7

  • 2026 yıl sonu politika faizi: En az %35

  • Türkiye'nin mevcut kredi notu: BB-/B

  • Kredi notu görünümü: Durağan

S&P, Orta Doğu'daki savaşın olumsuz etkileri nedeniyle 2026 büyüme tahminini önceki öngörüsüne göre 0,4 puan aşağı çekti.

Türkiye ekonomisinin geçen yılki yüzde 3,7'lik büyüme performansının ardından bu yıl yüzde 3 büyümesi, 2027'de ise yeniden hızlanarak yüzde 3,7 büyümeye ulaşması bekleniyor.

Türkiye'nin kredi notunu ne yükseltebilir?

S&P'nin son değerlendirmesi, Türkiye'nin kredi notunda artış için yalnızca enflasyonun düşmesinin yeterli olmayacağını ortaya koyuyor.

Kuruluşun yaklaşımında dezenflasyonun kalıcılığı, rezerv birikimi, Türk lirasına duyulan güven ve ekonomi politikalarının sürekliliği birlikte değerlendiriliyor.

Fon krizinin finansal sistemin geneline yayılmaması ve yatırımcıların döviz yerine TL mevduatı tercih etmesi, mevcut aşamada kredi notu açısından destekleyici gelişmeler olarak görülüyor.

Ancak İran savaşının yarattığı enerji fiyatı şoku, cari açık riski ve enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi, kredi notu üzerindeki başlıca belirsizlikler olmaya devam ediyor.

S&P'nin mesajı açık: Türkiye'nin kredi notunda yeni bir artışın yolu, daha güçlü ve kalıcı dezenflasyondan, yeterli uluslararası rezervlerden ve Türk lirasına güvenin korunmasından geçiyor.

Kaynak: Turkiye Today

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler