ANALİZ: YZ hisselerinde sert satış küresel resesyon korkusunu artırıyor
Nasdaq yüzde 10 geriledi. Oxford Economics, YZ yatırımlarındaki sert düşüşün ABD ve diğer gelişmiş ekonomilerde resesyon riskini artırabileceğini belirtiyor.
7 Kasım 2026

ÖZET: Küresel ekonomide büyümenin yavaşladığına ilişkin işaretler artarken, yapay zekâ (YZ) hisselerinde yaşanan sert satış dalgası yeni bir resesyon riskini gündeme taşıdı. Nasdaq endeksi son zirvesinden yüzde 10 gerilerken, S&P 500'deki kayıp yüzde 4 seviyesinde bulunuyor. Oxford Economics'e göre 2025-2026 döneminde ABD ekonomik büyümesinin yaklaşık üçte biri YZ yatırımlarından kaynaklandı. Goldman Sachs ise yükselen hisse senedi fiyatlarının yarattığı servet etkisinin ABD tüketim harcamalarını önemli ölçüde desteklediğini hesaplıyor. Analistler, YZ sektöründe uzun süreli bir gerilemenin zaten zayıflayan küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.**
Wall Street'te YZ satışları büyüyor: Düzeltme mi, balonun sonu mu?
Küresel ekonomide büyümenin ivme kaybettiğine ilişkin sinyaller güçlenirken, Wall Street'te yapay zekâ bağlantılı şirketlerin hisselerinde yaşanan sert satışlar yeni bir risk oluşturuyor.
Reuters köşe yazarı Jamie McGeever'in analizine göre YZ sektöründeki yükselişin sona ermesi, yalnızca hisse senedi piyasalarını değil, küresel ekonomik büyümeyi de ciddi biçimde etkileyebilir.
Son dört yılda S&P 500 endeksi yalnızca bir kez yüzde 10'u aşan bir düşüş yaşadı. Bu gerileme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nisan 2025'te açıkladığı ve Liberation Day olarak adlandırdığı gümrük tarifelerinin ardından gerçekleşti.
Ancak o dönemdeki satış dalgası kısa sürdü ve piyasalar hızla toparlandı.
Mevcut durumda ise S&P 500 endeksi son zirvesinin yaklaşık yüzde 4, Nasdaq endeksi ise yüzde 10 altında bulunuyor.
Bu gerileme, yatırımcılar açısından bir kez daha düşüşten alım fırsatına dönüşebilir.
Bununla birlikte bazı büyük teknoloji şirketleri ve YZ bağlantılı sektörlerdeki kayıpların boyutu, satışların yalnızca birkaç şirketin bilançosuna verilen tepkiden ibaret olmayabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.
YZ patlaması küresel ekonominin önemli desteklerinden biri oldu
YZ sektöründeki yatırım patlaması, son yıllarda ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin ekonomik performansına önemli katkı sağladı.
Veri merkezleri, gelişmiş işlemciler, enerji altyapısı ve diğer teknoloji yatırımları, ekonomide yeni bir sermaye harcaması dalgası yarattı.
Bu yatırımlar aynı zamanda küresel hisse senedi piyasalarındaki yükselişin temel itici güçlerinden biri oldu.
Reuters analizine göre YZ yatırımlarının ekonomik katkısı, dünyanın karşı karşıya bulunduğu ciddi olumsuzlukların etkisini hafifletti.
Bunlar arasında enerji krizi, yüksek enflasyon ve artan jeopolitik belirsizlikler bulunuyor.
Dolayısıyla YZ sektöründe yaşanabilecek uzun süreli bir daralma, son yıllarda küresel büyümeyi destekleyen önemli unsurlardan birinin zayıflaması anlamına gelebilir.
Oxford Economics: YZ olmasaydı büyüme çok daha düşük kalacaktı
Oxford Economics ekonomisti Adam Slater'ın hesaplamaları, YZ sektörünün büyümeye katkısının boyutunu ortaya koyuyor.
Slater'a göre YZ ile bağlantılı ekonomik faaliyetler, 2025-2026 döneminde incelenen altı gelişmiş ekonominin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesine ortalama 0,2 yüzde puan katkı sağladı.
Bu katkı dışarıda bırakıldığında söz konusu ekonomilerin temel büyüme hızının yıllık yalnızca yüzde 0,5 ile yüzde 1 arasında kaldığı hesaplanıyor.
ABD'de ise YZ sektörünün ekonomik etkisi daha belirgin.
Slater'ın tahminlerine göre aynı dönemde ABD ekonomisinin büyüme hızı yüzde 2,4 oldu.
Ancak bu büyümenin yaklaşık üçte biri YZ ile bağlantılı faaliyetlerden kaynaklandı.
Bu hesaplama, YZ yatırımlarının yalnızca teknoloji şirketlerinin gelirleri açısından değil, ekonominin genel büyüme performansı açısından da önem taşıdığını gösteriyor.
Slater, YZ patlamasında ciddi bir yavaşlama yaşanması halinde gelişmiş ekonomilerin resesyona girme riskinin önemli ölçüde artabileceği görüşünde.
ABD'de hisse senedi serveti rekor seviyeye ulaştı
YZ sektöründeki yükselişin ekonomik etkisi doğrudan yatırımlarla sınırlı değil.
Wall Street'te teknoloji hisselerinin değer kazanması, ABD hanehalkının finansal servetini de artırdı.
Hisse senedi fiyatlarındaki yükselişin yarattığı bu etki, ekonomide servet etkisi olarak adlandırılıyor.
Servet etkisi, hanehalkının varlıklarının değer kazanması sonucunda kendisini daha varlıklı hissetmesi ve tüketim harcamalarını artırabilmesi anlamına geliyor.
YZ öncülüğündeki borsa yükselişi sayesinde ABD hanehalkının net servetinin harcanabilir gelire oranı tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaştı.
Hisse senetlerinin ABD hanehalkının finansal varlıkları içindeki payı yaklaşık yüzde 47'ye yükseldi.
Toplam varlıklar içindeki hisse senedi payı ise yüzde 34'e çıktı.
Her iki oran da rekor seviyeleri temsil ediyor.
Bu gelişme, yüksek enflasyon ve enerji fiyatlarının tüketici harcamalarını baskılamasının beklendiği bir dönemde ABD ekonomisine destek sağladı.
Goldman Sachs: YZ kaynaklı servet etkisi tüketimi destekledi
Goldman Sachs ekonomistlerinin hesaplamaları da borsa yükselişinin tüketim üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.
Bankaya göre YZ hisselerindeki değer artışının yarattığı pozitif servet etkisi, son bir yılda ABD tüketim harcamalarının büyümesine 0,4 yüzde puan katkıda bulundu.
Bu katkının GSYH üzerindeki karşılığı yaklaşık yüzde 0,25 olarak hesaplandı.
Ancak servet etkisi iki yönlü çalışıyor.
Hisse senetleri yükseldiğinde tüketim harcamalarını destekleyebilen bu mekanizma, fiyatlar düştüğünde tersine dönebiliyor.
Pimco ekonomistleri Tiffany Wilding ve Andrew Balls, YZ bağlantılı hisselerin aşağı yönlü yeniden fiyatlanmasının kayda değer bir negatif servet etkisi yaratabileceğini belirtiyor.
Bu risk özellikle yüksek gelirli hanehalkları açısından önem taşıyor.
Çünkü ABD'de hisse senedi sahipliğinin ve tüketim harcamalarının önemli bir bölümü gelir dağılımının üst kesimlerinde yoğunlaşıyor.
Dolayısıyla teknoloji hisselerindeki uzun süreli düşüş, yüksek gelirli tüketicilerin harcamalarını da etkileyebilir.
Goldman Sachs, YZ kaynaklı pozitif servet etkisinin zaten zaman içinde zayıflamasını bekliyordu.
Ancak piyasalarda uzun süreli bir gerileme yaşanması halinde bu katkı tamamen ortadan kalkabilir.
Küresel ekonomi YZ desteğini kaybetmeye hazır değil
YZ sektöründeki olası bir yavaşlamanın zamanlaması da analistlerin dikkat çektiği konular arasında.
Küresel ekonomide 2027 yılına ilişkin büyüme riskleri zaten aşağı yönlü ağırlık taşıyor.
Çin'de iç talep zayıf seyrini korurken Avrupa'nın büyük ekonomilerinde büyüme beklentileri sınırlı.
Yüksek enerji fiyatları ve finansman maliyetleri de tüketiciler ile şirketler üzerinde baskı oluşturuyor.
Bu ortamda YZ yatırımlarının yavaşlaması, büyümeyi destekleyen önemli bir unsurun zayıflaması anlamına gelebilir.
Oxford Economics'ten Slater, gelişmiş ekonomilerde temel büyümenin düşük olmasının YZ sektöründeki olası bir daralmayı daha tehlikeli hale getirdiğini vurguluyor.
Çin ekonomisinde beş yıllık emlak krizi sürüyor
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin'de iç talep uzun süredir zayıf seyrediyor.
Yaklaşık beş yıldır devam eden gayrimenkul sektöründeki daralma, tüketici güveni ve ekonomik faaliyetler üzerinde baskı yaratıyor.
Çin hisse senedi piyasasında üst üste 12 hafta yaşanan düşüş de tüketici güvenini desteklemiyor.
Reuters analizinde, Pekin yönetiminin 2027 yılında yüzde 4,5-5 aralığında büyüme sağlamasının zorlaşabileceğine dikkat çekiliyor.
Çin ekonomisinin bir diğer önemli destek unsuru ise ihracat.
Ancak üst üste üçüncü yılda da rekor ihracat ve 1 trilyon doları aşan dış ticaret fazlası elde edilip edilemeyeceği belirsiz.
Bu büyüklükte bir ihracat performansının sürdürülebilmesi, Çin mallarına yönelik dış talebin güçlü kalmasını gerektiriyor.
Küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ise bu talebin geleceğine ilişkin soru işaretleri yaratıyor.
Avrupa'da büyüme beklentileri zayıflıyor
Çin'in ihracat performansını destekleyebilecek önemli pazarlardan biri olan Avrupa'da da ekonomik görünüm kırılgan.
Fransa'da siyasi istikrarsızlık ve bütçe görüşmelerindeki tıkanıklık, zaten düşük olan ekonomik büyümeyi sınırlama riski taşıyor.
Euro Bölgesi'nin en büyük ekonomisi Almanya'da büyümenin yaklaşık yüzde 1 seviyesinde kalması bekleniyor.
İngiltere'nin 2027 yılına ilişkin büyüme görünümü de yakın zamanda aşağı yönlü revize edildi.
Böylece Avrupa'nın büyük ekonomilerinde talebin güçlü biçimde toparlanacağına ilişkin beklentiler sınırlı kalıyor.
Bu koşullar, Çin'in ihracat artışını sürdürmesini ve küresel ticaretin büyümeye katkısını zorlaştırabilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Enerji fiyatları ve yüksek faizler ekonomileri sıkıştırıyor
Küresel ekonominin karşı karşıya bulunduğu sorunlar yalnızca YZ hisselerindeki satışlardan kaynaklanmıyor.
Enerji fiyatları ve borçlanma maliyetleri de büyüme üzerinde baskı oluşturuyor.
Reuters analizinde, petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesinin hem tüketicilerin satın alma gücünü hem de şirketlerin maliyetlerini olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Analizde kullanılan piyasa verilerine göre Brent petrol önceki cuma günü son altı ayın en yüksek seviyesinden kapanmıştı.
Avrupa doğal gaz fiyatları ise dört yılın zirvesine ulaşmıştı.
ABD'de konut kredisi faizlerinin yüzde 7'nin üzerinde bulunması, konut piyasası ve hanehalkı finansmanı üzerinde baskı yaratıyor.
Şirket tahvillerinde risk primleri de özellikle kredi notu düşük şirketler açısından belirgin biçimde genişliyor.
Bu gelişmeler, şirketlerin yeni yatırımlarını finanse etmesini ve tüketicilerin harcamalarını sürdürmesini zorlaştırıyor.
Oxford Economics: Resesyon riski önemli ölçüde artabilir
Oxford Economics ekonomisti Adam Slater, gelişmiş ülkelerde temel ekonomik büyümenin zayıf olduğunu belirterek YZ sektöründeki ciddi bir yavaşlamanın resesyon riskini artıracağı uyarısında bulundu.
Slater'a göre YZ yatırımlarında belirgin bir gerileme yaşanması, zaten düşük büyüme hızlarına sahip ekonomilerin daralmaya girmesine neden olabilir.
Bu risk, YZ sektörünün son iki yılda ekonomik büyümeye sağladığı katkının büyüklüğüyle bağlantılı.
Ancak Slater'ın değerlendirmesi, resesyonun kaçınılmaz olduğu anlamına gelmiyor.
YZ sektöründeki yatırım harcamalarının tamamen çökmesi veya hisse senedi piyasalarında kapsamlı bir çöküş yaşanması halen düşük olasılıklı senaryolar olarak değerlendiriliyor.
YZ altyapısının kurulması süreci henüz erken aşamalarında bulunuyor.
Teknolojinin ekonomik faaliyetlere yayılması da devam ediyor.
Bu nedenle YZ yatırımlarının uzun vadeli geleceği ile teknoloji hisselerinin kısa vadeli fiyat hareketleri arasında ayrım yapılması gerekiyor.
Meta ve Amazon hisselerinde yatırım harcamaları baskısı
YZ sektöründe yatırımcıların yaklaşımının değişmeye başladığına ilişkin işaretler de bulunuyor.
Meta ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketleri, YZ altyapısına yönelik yüksek sermaye harcaması taahhütleri nedeniyle yatırımcıların satış baskısıyla karşılaşıyor.
Şirketlerin veri merkezleri, işlemciler ve diğer teknoloji altyapısına ayırdıkları kaynakların büyüklüğü, gelecekteki kârlılıklarına ilişkin soruları artırıyor.
Ancak Reuters analizinde dikkat çekilen önemli bir çelişki bulunuyor.
Şirketler YZ harcamalarını artırdıklarında yatırımcılar yüksek maliyetlerden endişe ediyor.
Buna karşılık harcama tahminlerini düşürmeleri halinde de YZ büyüme beklentilerinin zayıfladığı yönünde bir değerlendirmeyle karşılaşabilirler.
Bu durum, piyasa algısının değiştiğine işaret eden bir unsur olarak görülüyor.
Yatırımcıların hem yüksek harcamalara hem de harcamaların azaltılması ihtimaline olumsuz yaklaşması, YZ sektöründeki iyimserliğin sorgulanmaya başladığını gösteriyor.
YZ balonunun sönmesi küresel büyümeyi nasıl etkileyebilir?
Reuters analizinde, YZ sektöründe kapsamlı bir yatırım çöküşünün veya borsalarda genel bir paniğin en olası senaryo olmadığı vurgulanıyor.
Ancak hisse senedi piyasalarındaki mevcut satış dalgasının daha geniş çaplı ve uzun süreli bir gerilemeye dönüşmesi halinde ekonomik etkilerin büyüyebileceği belirtiliyor.
Riskin iki temel kanalı bulunuyor.
Birincisi, doğrudan yatırım etkisi. YZ altyapısına yönelik sermaye harcamalarının azalması, son yıllarda ekonomik büyümeyi destekleyen yatırım faaliyetlerini yavaşlatabilir.
İkincisi, servet etkisi. Teknoloji hisselerindeki değer kayıpları, özellikle yüksek gelirli Amerikan hanehalklarının tüketim harcamalarını olumsuz etkileyebilir.
Bu iki gelişmenin aynı anda yaşanması, yüksek enerji fiyatları, pahalı finansman koşulları ve zayıf dış taleple mücadele eden ekonomiler üzerindeki baskıyı artırabilir.
Oxford Economics, Goldman Sachs ve Pimco'nun değerlendirmeleri, YZ sektörünün ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin yalnızca teknoloji yatırımlarından ibaret olmadığını ortaya koyuyor.
Kaynak: Reuters, Jamie McGeever. Haberde yer alan ekonomik değerlendirmeler ve senaryolar ilgili analistlere ve Reuters yazarına aittir.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




