Yapı Kredi Yatırım: Gözler TCMB Enflasyon Raporu’nda, piyasalarda hata marjı daralıyor
Yapı Kredi Yatırım, TCMB Enflasyon Raporu’nu piyasalar için pozitif risk olarak görürken, küresel piyasalarda hata marjının daraldığını belirtiyor.
11 Ağustos 2026

Yapı Kredi Yatırım Baş Stratejisti Murat Berk, küresel ve Türkiye riskli varlıklarına yönelik taktiksel görüşlerini “olumlu” seviyede koruduklarını belirtti. Türkiye’de gözler 13 Ağustos’ta açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu’na çevrilirken, Berk raporun piyasalar açısından pozitif bir sürpriz potansiyeli taşıdığı görüşünde. Ancak küresel piyasalarda tarihi zirvelere ulaşılması nedeniyle yatırımcıların hata marjının giderek daraldığına dikkat çekiliyor.
Küresel piyasalar rekorlarda, Türkiye geride kaldı Yapı Kredi Yatırım, iki hafta önce hem küresel hem de yerel riskli varlıklara ilişkin taktiksel duruşunu “nötr”den “olumlu”ya çevirmişti.
Bu süreçte DAX, STOXX 600 ve S&P 500 endeksleri tarihi zirvelere ulaşırken, Türk hisse senetleri küresel piyasalardan olumsuz ayrışmayı sürdürdü.
Baş Stratejist Murat Berk, daha güçlü bir aşağı yönlü hareketin muhtemelen eylül ayı civarında ortaya çıkabileceğini, ancak öncesinde birkaç hafta sürebilecek dalgalı bir yükseliş döneminin yaşanabileceğini düşünüyor.
Bu çerçevede Yapı Kredi Yatırım, hem küresel riskli varlıklara hem de Türk varlıklarına yönelik olumlu taktiksel görüşünü şimdilik koruyor.
Türkiye’de gözler 13 Ağustos’a çevrildi Türkiye cephesinde temmuz ayı enflasyon rakamları piyasalara bir miktar destek sağladı. 3 Ağustos’ta açıklanan TÜFE verilerinde hem manşet hem de çekirdek enflasyon beklentilerin hafif altında kaldı.
Verilerin ardından TL cinsi devlet tahvili getirilerinde gerileme görülürken, Yapı Kredi Yatırım çekirdek enflasyona ilişkin momentum göstergelerinin hâlâ görece yüksek olduğuna dikkat çekiyor.
Önümüzdeki aylarda mevsimsel etkilerin enflasyon rakamlarını daha olumlu yönde etkilemesi beklenirken, piyasaların asıl odağında 13 Ağustos’ta açıklanacak TCMB Enflasyon Raporu bulunuyor.
Berk, Enflasyon Raporu öncesinde ve sonrasında piyasa beklentilerinin yeniden şekillenebileceğini belirterek, TCMB'nin vereceği mesajları Türk varlıkları açısından potansiyel bir pozitif risk unsuru olarak değerlendiriyor.
Küresel piyasalardan karışık sinyaller geliyor Küresel piyasaların manşet performansı güçlü olsa da yüzeyin altında daha karmaşık bir tablo oluşuyor.
Nasdaq toparlanmasını sürdürürken perakende yatırımcıların YZ hisselerine yeniden yönelmeye başladığı görülüyor. Bununla birlikte teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100, S&P 500’e kıyasla görece zayıf kalıyor.
Avrupa borsaları sessiz biçimde yeni rekorlara ulaşırken Güney Kore geride kalıyor. Altın ve gümüşte ise pozisyonlanmanın iyileşmesiyle birlikte yeniden yukarı yönlü hareketler dikkat çekiyor.
Berk’e göre son dönemde tarifeler ve ticaret savaşlarından enflasyon endişelerine, jeopolitik gerilimlerden savaşlara ve Fed tartışmalarına kadar çok sayıda risk ortaya çıktı. Ancak bunların hiçbiri şimdiye kadar piyasalarda klasik bir düzeltmenin ötesinde kalıcı bir bozulma yaratmadı.
Bunun arkasındaki temel nedenlerden biri ise finansal koşulların beklenenden çok daha gevşek kalması.
Fed sıkılaştırdı ama finansal koşullar direnç gösterdi Yapı Kredi Yatırım analizinde, Mart 2022 ile Temmuz 2023 arasında Fed'in politika faizini sıfıra yakın seviyelerden yüzde 5,25-5,50 aralığına çıkarmasına rağmen finansal koşullarda beklenen ölçüde bir sıkılaşma oluşmadığı hatırlatılıyor.
Borçlanma büyümeye devam ederken özellikle teknoloji hisselerinde değerlemeler yükseldi.
Bu nedenle piyasaların olağanüstü direncinin yalnızca yatırımcı rehavetinden değil, finansal koşulların gevşekliğini korumasından da kaynaklandığı değerlendiriliyor.
En önemli riskler: Faizler ve YZ Berk’e göre önümüzdeki dönemin en önemli iki risk alanı faizler ve YZ yatırımları olacak.
Çin’in düşük maliyetli YZ atılımı, teknoloji şirketleri arasındaki rekabet, yatırımların gelecekte yaratacağı getiriler ve yüksek tahvil faizlerine rağmen hisse değerlemelerinin mevcut seviyelerini ne kadar koruyabileceği yakından izlenmesi gereken başlıklar arasında.
YZ yatırımlarının giderek daha fazla borçla finanse edilmesi de yeni bir risk unsuru yaratıyor. Analize göre YZ bağlantılı yatırım yapılabilir şirket tahvillerinin spreadleri, YZ dışındaki benzer şirketlerin tahvillerine kıyasla yaklaşık 25 baz puan daha geniş seyrediyor.
Bloomberg Momentum Endeksi ile S&P 500 arasındaki ayrışma da piyasanın iç dinamiklerinin manşet endekslerin gösterdiğinden daha kırılgan olabileceğine işaret ediyor.
“Hata marjının çok az olduğu noktaya geldik” Yapı Kredi Yatırım’a göre temel sorun, piyasaların artık ucuz veya dip seviyelerde bulunmaması.
Aksine birçok küresel endeks tarihi zirvelerde işlem görüyor. Yatırımcıların teknoloji hisselerindeki pozisyonlarını yeniden artırması ve jeopolitik sorunların önemli ölçüde çözüleceği beklentisinin fiyatlara girmesi de piyasalardaki iyimserliğin önemli bölümünün şimdiden satın alınmış olabileceğini düşündürüyor.
Berk bu nedenle küresel riskli varlıklar ve Türk varlıkları için olumlu taktiksel görüşünü korurken önemli bir uyarıda bulunuyor: Piyasalar hâlâ yükselişe açık olsa da, değerlemelerin ve beklentilerin geldiği seviyede yatırımcıların hata marjı artık oldukça düşük.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



