Trump artık topal ördek
ABD ara seçimlerinde Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazandı. Ekonomi ve İran savaşına tepki Cumhuriyetçileri vurdu.
4 Kasım 2026

ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerde Demokrat Parti, Cumhuriyetçilerin elindeki Senato çoğunluğunu geri kazanırken, Temsilciler Meclisi'nde de kontrolü ele geçirmeye yaklaştı. Teksas, Ohio, Kuzey Carolina ve Güney Carolina gibi Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde elde edilen zaferler, Başkan Donald Trump'ın ekonomi politikalarına, İran savaşına ve artan hayat pahalılığına yönelik seçmen tepkisini ortaya koydu.
Demokratlar Senato'da çoğunluğu ele geçirdi
ABD'de 3 Kasım 2026 ara seçimleri, Cumhuriyetçi Parti açısından ağır kayıplarla sonuçlandı. Demokratlar, kritik eyaletlerde kazandıkları yarışlarla Senato'da çoğunluğu elde ederken, Temsilciler Meclisi'nde de Cumhuriyetçilerin üstünlüğünü sona erdirmeye yaklaştı.
Seçim öncesinde 100 üyeli Senato'da Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların ise 45 sandalyesi bulunuyordu. Bağımsız senatörler Bernie Sanders ve Angus King, Demokratlarla birlikte hareket ediyordu. Demokratların çoğunluğu ele geçirebilmesi için Cumhuriyetçilerden net dört sandalye kazanması gerekiyordu.
Associated Press'in seçim gecesi projeksiyonlarına göre Demokratlar, gece yarısından önce bu hedefe ulaştı. Bazı eyaletlerde oy sayımı devam ederken, partinin kazanımlarının daha da genişleyebileceği görüldü.
Teksas ve Güney Carolina'da tarihi sonuçlar
Demokratların seçim başarısında, geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde elde edilen zaferler belirleyici oldu.
Teksas: Demokrat James Talarico, Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı yenerek 1988'den bu yana eyalette Senato seçimi kazanan ilk Demokrat oldu.
Ohio: Eski Demokrat Senatör Sherrod Brown, Cumhuriyetçi Jon Husted'ı yenerek partisine bir sandalye kazandırdı. Ohio, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde çift haneli farkla kazandığı eyaletler arasındaydı.
Kuzey Carolina: Demokrat Roy Cooper, Cumhuriyetçi Michael Whatley'i yenerek Senato sandalyesini Demokratlara kazandırdı.
Güney Carolina: Demokrat Annie Andrews, Cumhuriyetçi rakibi Darline Graham'ı mağlup ederek bir başka önemli sandalye değişimine imza attı.
Georgia: Demokrat Senatör Jon Ossoff, Cumhuriyetçi Mike Collins'i yenerek yeniden seçildi.
Iowa: Demokratlar, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki bir Senato sandalyesini daha kazandı.
Kansas: Din adamı Adam Hamilton, yaklaşık bir asır sonra Kansas'ta Senato seçimi kazanan ilk Demokrat olarak dikkat çekti.
Özellikle Teksas ve Kansas sonuçları, Demokratların kazanımlarının yalnızca geleneksel çekişmeli eyaletlerle sınırlı kalmadığını gösterdi.
Temsilciler Meclisi de el değiştirebilir
435 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nde seçim öncesinde Cumhuriyetçilerin 218, Demokratların ise 214 sandalyesi bulunuyordu.
Demokratların çoğunluğu elde etmek için net üç sandalye kazanması gerekiyordu. İlk sonuçlar, partinin bu eşiği aşabilecek bir performans sergilediğine işaret etti.
Seçimlerde ayrıca 36 eyalette valilik yarışları düzenlendi.
Georgia'da Demokrat Keisha Lance Bottoms, ABD tarihinde valiliğe seçilen ilk siyah kadın oldu. Ohio'da Demokrat Amy Acton eyaletin ilk kadın valisi seçilirken, Florida'da Cumhuriyetçi Byron Donalds eyaletin ilk siyah valisi seçilme başarısını gösterdi.
Seçmenin temel şikâyeti ekonomi ve hayat pahalılığı
Seçim sonuçlarının arkasındaki en önemli faktörlerden biri, Amerikalı seçmenlerin ekonomik koşullardan duyduğu memnuniyetsizlik oldu.
Büyük Amerikan televizyon kanalları ve Associated Press'in de yer aldığı medya kuruluşları adına SSRS tarafından gerçekleştirilen sandık çıkış anketleri, hayat pahalılığının seçmen davranışında belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Araştırmanın öne çıkan bulguları şöyle:
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 90'ı hayat pahalılığını oy tercihlerinde önemli veya çok önemli bir faktör olarak tanımladı.
Yaklaşık üçte ikisi yüksek fiyatlardan Trump'ı sorumlu tuttu.
Seçmenlerin dörtte üçü ülkenin gidişatından memnun olmadığını veya öfke duyduğunu belirtti.
Çok sayıda seçmen, ekonomik durumunun iki yıl öncesine göre kötüleştiğini ifade etti.
Trump, 2024 başkanlık seçimlerini enflasyonu kontrol altına alma ve Amerikan ekonomisini güçlendirme vaatleriyle kazanmıştı.
Ancak yönetimin ithal ürünlere uyguladığı gümrük tarifeleri ve şubat ayında başlayan İran savaşı, Amerikan ekonomisinde yeni maliyet baskıları yarattı.
Özellikle enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, benzin ve ulaşım giderleri üzerinden hanehalkı bütçelerine yansıdı.
Gıda fiyatları ve diğer temel tüketim harcamalarındaki artış da seçmenlerin ekonomik memnuniyetsizliğini güçlendirdi.
İran savaşı Cumhuriyetçilerin seçim performansını etkiledi
Şubat ayında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, ara seçim kampanyasının önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi.
Savaşın petrol fiyatlarında yarattığı yükseliş, Amerikan tüketicilerinin akaryakıt maliyetlerini artırdı.
Bu gelişme, Trump yönetiminin enflasyonla mücadele performansına yönelik eleştirileri de yoğunlaştırdı.
Seçim kampanyası boyunca Demokrat adaylar, İran savaşının ekonomik maliyetlerini gündeme getirirken, Cumhuriyetçi yönetimin dış politika tercihleri ile Amerikalıların karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığı arasında bağlantı kurdu.
Sandık çıkış anketleri, seçmenlerin ekonomik kaygılarının dış politika tartışmalarından daha fazla öne çıktığını gösterdi.
Trump'ın desteklediği adaylar da kaybetti
Seçimlerin dikkat çekici yönlerinden biri, Trump'ın doğrudan desteklediği bazı Cumhuriyetçi adayların yenilgiye uğraması oldu.
Kuzey Carolina'da Michael Whatley, Güney Carolina'da Darline Graham ve Teksas'ta Ken Paxton seçimleri kaybetti.
Trump, kampanyanın son haftalarında 19 eyaleti kapsayan yoğun bir seçim turuna çıkmış ve seçmenlerinden kendisi adaymış gibi oy kullanmalarını istemişti.
Ancak bu çabalar, Cumhuriyetçilerin kritik eyaletlerde yaşadığı kayıpları önlemeye yetmedi.
Sandık çıkış anketleri, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerini kazanmasını sağlayan seçmen koalisyonunda da önemli değişimler yaşandığını gösterdi.
Cumhuriyetçilerin siyah erkekler, Latin kökenli seçmenler ve gençler arasındaki desteğinde belirgin gerilemeler kaydedildi.
Trump: Ben aday olsaydım ezici farkla kazanırdık
Cumhuriyetçilerin kayıpları belirginleşirken Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada seçim sonuçlarıyla arasına mesafe koydu.
Trump, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Ben oy pusulasında yoktum. Olsaydım ezici bir farkla kazanırdık!"
Başkan, seçim kampanyası sırasında Demokratların kazanması halinde ABD'nin komünist bir ülkeye dönüşeceğini öne sürmüş ve Demokrat adayları radikal politikalar izlemekle suçlamıştı.
Ancak sandık çıkış anketlerine göre seçmenlerin önceliği, ideolojik tartışmalardan çok gıda, benzin ve diğer temel ihtiyaçların fiyatları oldu.
Demokratların Senato zaferi Trump'ın hareket alanını daraltacak
Demokratların Senato çoğunluğunu kazanması, Trump yönetiminin önümüzdeki iki yılında önemli kurumsal sonuçlar doğuracak.
ABD Anayasası uyarınca başkanın kabine üyeleri, federal yargıçlar ve Yüksek Mahkeme üyeleri için yaptığı atamaların Senato tarafından onaylanması gerekiyor.
Bu nedenle Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi, Trump'ın tercih ettiği isimleri kritik görevlere getirmesini zorlaştırabilecek.
Demokratların Temsilciler Meclisi'nde de çoğunluğu kazanması halinde, Kongre'nin her iki kanadında Cumhuriyetçilerin kontrolü sona erecek.
Böyle bir durumda Trump yönetiminin yasama gündemini ilerletmesi daha güç hale gelirken, bütçe görüşmeleri, kamu harcamaları ve yönetimin politikalarına ilişkin Kongre denetimi daha fazla önem kazanacak.
Cumhuriyetçilerin korktuğu "mavi dalga" gerçekleşti
ABD siyasetinde Demokrat Parti'nin rengi olan mavi, seçim sonuçlarının ardından ülke genelindeki siyasi değişimi tanımlamak için kullanılıyor.
Reuters'ın 4 Kasım tarihli haberine göre Demokratlar, Senato'nun yanı sıra Temsilciler Meclisi'nde de çoğunluğu elde etti. Parti, Cumhuriyetçilerin elindeki altı Senato sandalyesini ve en az sekiz Temsilciler Meclisi sandalyesini kazandı.
Reuters+1
Böylece Trump'ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Kongre'nin her iki kanadında da Demokrat çoğunluk görev yapacak.
Seçim sonuçları, Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu eyaletlerde de önemli oy kayıpları yaşadığını gösterirken, Demokratların 2028 başkanlık seçimleri öncesindeki siyasi konumunu da değiştirdi.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




