QNB Raporu: Yurtiçi Altın Stokunun Değeri 155 Milyar Dolar Geriledi
ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik başlattığı askeri harekat, küresel piyasalarda altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. Savaş öncesindeki seviyeler
7 Ağustos 2026

ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik başlattığı askeri harekat, küresel piyasalarda altın fiyatlarını olumsuz etkiledi. Savaş öncesindeki seviyelerden hâlâ uzak bir seyir izleyen ons altın, dün itibarıyla 4 bin 300 doları aşarak ancak son 7 ayın en yüksek seviyesine tutunabildi. Fiyat dalgalanmalarının Türkiye’deki yansıması ise ağır oldu; QNB ekonomistlerinin yaptığı hesaplamalara göre yurtiçindeki altın stokunda son 5 ayda fiyat kaynaklı 155 milyar dolarlık değer kaybı yaşandı.
Ekonomim'den Şebnem Turhan'ın haberine göre, stok artışı durgunlaştı.
QNB ekonomistleri Erkin Işık, Deniz Çiçek ve Şakir Oktay Gür imzasını taşıyan analize göre, yurtiçindeki toplam altın stoku temmuz ayında sadece 1 tonluk artışla 4 bin 313 tona (562 milyar dolar) ulaştı. Bu rakam, aylık bazda 2024’ün ortalarından bu yana kaydedilen en düşük stok artışına işaret ediyor.
Fiyatlardaki sert düşüşün yatırımcının altına olan talebini kırdığına dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer verildi: "Altın stokundaki yıllık artış hızı, geçen yılki 170 ton seviyelerinden bu yılın ilk çeyreğinde 150 tona, temmuz ayı itibarıyla ise 108 tona kadar geriledi."
Zirveden Aşağı Sert Düşüş
Altın fiyatlarında geçen yılın başında başlayan rüzgarla birlikte ons altın, şubat ayında 5 bin 300 dolar ile tarihi zirvesini görmüştü. 2025 başından itibaren tutulan stokların sağladığı değer artışı, şubat sonunda 348 milyar dolarla rekor kırmıştı.
Ancak şubat sonrasında başlayan gerileme dönemiyle birlikte tablo tersine döndü. Temmuz sonundaki 4 bin 50 dolarlık ons fiyatı üzerinden yapılan hesaplamalarda, mart-temmuz arasındaki 5 aylık süreçte altın stokunda 155 milyar dolarlık eritme yaşandığı görüldü. Böylece 2025 başından bu yana elde edilen toplam kâr da 193 milyar dolara çekilmiş oldu.
Tüketimdeki Yavaşlamada "Altın Etkisi" Analizde göze çarpan bir diğer önemli detay ise altın yatırımlarının hanehalkı harcamaları üzerindeki doğrudan etkisi oldu. Geçen yıl iç talepte görülen canlılığın ardındaki ana etkenlerden birinin altın kazançlarının yarattığı refah hissi olduğu hatırlatılırken, bu yıl durumun değiştiği vurgulandı.
Türkiye’de geleneksel yatırım aracı olan altındaki değer kaybının tüketimi frenlediği belirtilen raporda; ilk çeyrekte GSYH hanehalkı tüketim artışının yüzde 0,1'e kadar gerilediği, mevsimsel etkilerden arındırılmış reel kredi kartı harcamalarının ise ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1 düştüğü kaydedildi. Ekonomistler, harcamalardaki bu ivme kaybında altın fiyatlarındaki gerilemenin önemli bir rol oynadığına dikkat çekti.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




