Küresel piyasalarda tepki alımları: Gözler kritik ABD enflasyon verisinde
Küresel hisseler toparlanırken ABD 10 yıllık tahvil faizi %5,23’te kaldı. Piyasaların gözü Fed’in yakından izlediği PCE enflasyonunda.
30 Eylül 2026

Küresel hisse senetleri sert satışların ardından çarşamba günü toparlanırken, ABD tahvil faizleri yüksek seviyelerde dengelendi. Brent petrol yeniden 103 doların üzerine çıkarken piyasaların gözü Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi PCE verisine çevrildi. Beklentilerin üzerinde bir veri yeni faiz artırımlarını gündeme getirerek tahvil faizlerindeki yükselişi yeniden hızlandırabilir.
Küresel piyasalar, tahvil faizlerindeki sert yükselişin hisse senetlerinde yarattığı satışların ardından çarşamba gününe tepki alımlarıyla başladı.
ABD vadeli endeksleri pozitif seyretti. Dow Jones vadeli kontratları yüzde 0,36, S&P 500 vadeli kontratları yüzde 0,23 ve Nasdaq-100 vadeli kontratları yüzde 0,10 yükseldi.
Avrupa piyasalarının da güne alıcılı başlaması bekleniyor. Euro Stoxx 50 vadeli kontratları yüzde 0,65 yükselirken, Almanya DAX için yüzde 0,68, İngiltere FTSE 100 için yüzde 0,59, Fransa CAC 40 için yüzde 0,56 ve İtalya FTSE MIB için yüzde 0,45 yükseliş öngörülüyor.
Asya’da Japonya öncülüğünde yükseliş
Asya piyasalarında da genel olarak olumlu bir görünüm hakimdi.
Japonya Nikkei 225 endeksi yüzde 1,81, Topix yüzde 1,58 yükseldi. Güney Kore Kospi yüzde 0,38 gerilerken, Kosdaq yüzde 0,84 değer kazandı.
Hong Kong Hang Seng yatay seyrederken Çin CSI 300 endeksi yüzde 0,15 yükseldi.
MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 1 artarak son üç haftanın en güçlü günlük yükselişine yöneldi. Endeksteki 11 sektörün 10'u değer kazandı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,23’te
Piyasaların asıl odak noktası ise tahvil faizleri olmaya devam ediyor.
Salı günü uzun vadeli ABD tahvil faizleri 2002’den bu yana görülen en yüksek seviyelere çıkarken, çarşamba günü satışların bir miktar durulduğu görüldü.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,23 civarında dengelendi.
30 yıllık ABD tahvil faizi ise salı günü üst üste altıncı seansta yükselerek yüzde 5,56’ya çıktı.
Tahvil piyasasındaki satışın arkasında kalıcı enflasyon endişelerinin yanı sıra kamu harcamalarındaki artış ve YZ yatırımlarını finanse etmek için şirketlerin borçlanmaya yönelmesi bulunuyor.
Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir de yatırımcıların Fed’den yeni faiz artırımları beklemesine yol açıyor.
Para piyasalarında önümüzdeki bir yıl içinde bir dizi yeni faiz artırımı fiyatlanmaya başladı.
Tahvil faizleri yüzde 6’ya çıkabilir mi?
ABD tahvil faizlerindeki sert yükseliş, piyasalarda yüzde 6 seviyesinin görülüp görülmeyeceği tartışmasını da beraberinde getirdi.
Bloomberg MLIV stratejisti Mark Cranfield, Fed politikası, yüksek petrol fiyatları ve jeopolitik gerilimlerin baskısının sürmesi halinde ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 6’ya kadar yükselebileceği uyarısında bulundu.
Ancak yatırımcıların tahvil faizlerinin daha da yükseleceği yönündeki pozisyonlarını hızla artırması başka bir riski beraberinde getiriyor.
ABD ekonomisinde belirgin bir soğumaya işaret eden verilerin gelmesi halinde bu pozisyonların hızla çözülmesi, tahvil piyasasında ters yönde sert bir hareket yaratabilir.
JPMorgan: Tahvil satışını üç gelişme durdurabilir
JPMorgan Asset Management fon yöneticisi Arjun Vij’e göre tahvil piyasasındaki satış dalgasını durdurabilecek üç temel gelişme bulunuyor.
Bunlardan ilki ABD-İran savaşının hızlı biçimde çözülmesi.
İkincisi, ekonomik verilerde belirgin bir yavaşlamanın hisse senetlerinde ciddi düşüşe yol açması.
Üçüncüsü ise şirket kârları ve ileriye dönük beklentilerde bozulma görülmesi.
Vij’e göre bu gelişmelerden biri gerçekleşmediği sürece tahvil piyasası üzerindeki baskının devam etmesi mümkün.
Brent yeniden 103 doların üzerinde
Petrol fiyatları da çarşamba günü yeniden yükseldi.
Brent petrol yüzde 0,6 artışla 103,19 dolara çıktı ve salı günkü kayıplarının bir bölümünü geri aldı.
JPMorgan Chase ve Goldman Sachs'ın ayrı hesaplamalarına göre Ortadoğu'dan petrol akışları, deniz taşımacılığına yönelik risklerin devam etmesine rağmen savaş öncesindeki seviyelere doğru toparlanıyor.
Buna rağmen ABD-İran geriliminin seyri petrol piyasaları açısından en önemli belirsizliklerden biri olmaya devam ediyor.
Son günlerde müzakereler konusunda birbirinden farklı sinyaller gelmesi, petrol fiyatlarında oynaklığı yüksek tutuyor.
Hisse senetleri eylülü kayıpla kapatmaya hazırlanıyor
Yüksek tahvil faizleri hisse senedi piyasalarını da baskı altında tutuyor.
MSCI Tüm Ülkeler Dünya Endeksi eylül ayında yaklaşık yüzde 1 geriledi.
MSCI Asya göstergesi ise ay boyunca yüzde 0,4 değer kaybederek son dört ayın üçünü düşüşle kapatmaya yöneldi.
Interactive Brokers kıdemli ekonomisti Jose Torres, hisse senetlerinin yüksek faizlere rağmen direnmeye çalıştığını ancak finansal koşullardaki sıkılaşmanın düşüş beklentisi taşıyan yatırımcıları cesaretlendirdiğini belirtti.
Önümüzdeki ay başlayacak bilanço sezonu bu nedenle daha da önem kazanacak. Şirketlerin kârları ve ileriye yönelik beklentileri, mevcut hisse değerlemelerinin yüksek tahvil faizleri karşısında sürdürülebilir olup olmadığını gösterecek.
Dolar güçlü bir ayı geride bırakıyor
Dolar da Fed’in yeniden enflasyonla mücadeleye odaklanmasının ardından yükselen faiz beklentilerinden destek buluyor.
Bloomberg dolar göstergesi yatay seyretmesine rağmen haziran ayından bu yana en güçlü aylık performansını kaydetmeye hazırlanıyor.
Japon yeni ise dolar karşısında yüzde 0,1 değer kazanarak 157,12 seviyesine geldi.
Çin’de ise emlak hisseleri sert geriledi. Pekin yönetiminin açıkladığı mortgage destek programının yatırımcıların beklentilerini karşılamaması sektörde satışlara neden oldu.
YZ cephesinde OpenAI etkisi
Teknoloji hisselerinde ise YZ yatırımları gündemde kalmaya devam ediyor.
OpenAI yatırımcısı SoftBank Group hisseleri yüzde 6’dan fazla yükseldi.
Hareketin arkasında OpenAI’ın 1,4 trilyon dolarlık değerleme üzerinden en az 30 milyar dolar yeni finansman aradığına ilişkin haberler bulunuyor.
YZ yatırımlarındaki hızlı büyüme hisse senetlerinin belirli bölümlerini desteklerken, bu yatırımların devasa finansman ihtiyacı şirket tahvili arzını artırarak uzun vadeli faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor.
Günün kritik verisi: PCE enflasyonu
Piyasaların çarşamba günkü en önemli gündem maddesi ise ABD Ekonomik Analiz Bürosu tarafından açıklanacak Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak.
PCE, Fed’in enflasyonu değerlendirirken tercih ettiği temel göstergelerden biri.
Bloomberg Economics, ağustos ayında hem manşet hem de çekirdek PCE enflasyonunun aylık bazda hızlanmasını bekliyor.
KCM Trade baş piyasa analisti Tim Waterer’a göre enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi Fed’in şahin duruşunu destekleyerek yeni faiz artırımlarının önünü açabilir.
Buna karşılık daha düşük bir veri, Fed’in ekim ayında bir kez daha faiz artırmasına gerçekten ihtiyaç olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratabilir ve ABD tahvil faizlerindeki son yükselişin bir bölümünü geri çevirebilir.
Waterer piyasalardaki tabloyu şöyle özetledi:
“Petrol fiyatları, tahvil faizleri ve kritik ABD enflasyon ve istihdam verileri arasında haftanın geri kalanında izlenecek çok şey var.”
Piyasalar açısından denklem giderek netleşiyor: Yüksek petrol fiyatları enflasyon baskısını artırırken, yüksek enflasyon beklentileri Fed’den yeni faiz artırımı riskini ve tahvil faizlerini yukarı çekiyor. Çarşamba günü açıklanacak PCE verisi bu zincirin güçlenip güçlenmeyeceği konusunda önemli bir test olacak.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




