Javier Milei Arjantin'de Neyi Doğru Yaptı? Ekonomik Başarının Arkasındaki Üç Faktör
Javier Milei Arjantin ekonomisinde neyi doğru yaptı? Enflasyondaki düşüş, bütçe disiplini, Trump desteği ve reformların toplumsal maliyetleri mercek altında.
25 Ekim 2026

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin radikal ekonomi politikaları, ağır toplumsal maliyetlerine rağmen ülkeyi yıllardır süren ekonomik istikrarsızlıktan çıkarmaya başladı. Enflasyondaki sert düşüş, bütçe disiplininin sağlanması ve ihracattaki artış dikkat çekiyor. Ancak ekonomide yeniden beliren durgunluk, reel ücret kayıpları ve azalan kamu hizmetleri reformların geleceğini tehdit ediyor. Bloomberg'de yayımlanan değerlendirmeye göre Milei'nin başarısında üç unsur öne çıkıyor: Büyük hedefler, politikada kararlılık ve gerektiğinde pragmatik davranabilme becerisi.
Arjantin'in Kaybolan Refahını Geri Getirme Hayali
Buenos Aires'in Recoleta semtindeki küçük Roca Müzesi, Arjantin'in bir zamanlar dünyanın en zengin ülkeleri arasında bulunduğu dönemin izlerini taşıyor.
yüzyılın sonlarında ülkenin hızlı ekonomik büyümesine öncülük eden ve iki kez devlet başkanlığı yapan Julio Argentino Roca'nın kişisel eşyaları, Arjantin'in geçmişteki refahını hatırlatıyor.
Bugün Devlet Başkanı Javier Milei'nin temel hedeflerinden biri de ülkeyi yeniden bu refah seviyesine ulaştırmak.
Ancak bu hedefe giden yol oldukça zorlu.
Arjantin ekonomisi büyük olasılıkla teknik resesyona girmiş durumda. Kayıtlı istihdam azalırken daha fazla çalışan kayıt dışı işlere veya kendi hesabına çalışmaya yöneliyor.
Milei'nin kamuoyu desteği gerilerken uluslararası yatırımcılar da Arjantin'e borç vermek için ABD tahvillerine kıyasla yaklaşık 7 puanlık ek risk primi talep ediyor.
Buna rağmen Milei'nin Aralık 2023'te göreve başladığı dönemle karşılaştırıldığında ekonomik performans dikkat çekici.
Enflasyon Düştü, İhracat İkiye Katlandı
Milei yönetiminin yaklaşık üç yıllık performansında önemli ekonomik kazanımlar bulunuyor.
Ekonominin üst üste ikinci yıl büyüme kaydetmesi bekleniyor.
Enflasyon, yüksek seviyesini korumasına rağmen başlangıçtaki düzeyinin yaklaşık onda birine geriledi.
Yoksulluk oranı 9 puan düştü.
İhracat yaklaşık iki katına çıktı.
Kamu maliyesinde daha güçlü bir disiplin oluşturuldu.
Bu gelişmeler, uzun yıllardır ekonomik krizler, yüksek enflasyon ve finansal istikrarsızlık yaşayan Arjantin açısından önemli bir değişime işaret ediyor.
Bloomberg'deki değerlendirmeyi kaleme alan ve eski Mauricio Macri yönetiminde ekonomi politikaları alanında görev yapmış olan yazar, Milei'nin sonuçlarının önceki merkez sağ hükümetin performansından belirgin biçimde daha iyi olduğunu vurguluyor.
Macri döneminde kamu ihalelerinin şeffaflaştırılması, resmi istatistiklerin güvenilirliğinin artırılması ve bürokrasinin dijitalleştirilmesi gibi reformlar yapılmıştı.
Ancak bu kurumsal iyileştirmeler ekonomik büyümeyi hızlandırmaya, enflasyonu kontrol altına almaya veya yoksulluğu azaltmaya yetmemişti.
Milei ise çok daha sınırlı siyasi ve kurumsal imkânlarla göreve başlamasına rağmen temel makroekonomik göstergelerde daha başarılı sonuçlar elde etti.
Birinci Faktör: Büyük Hedefler ve Ulusal Yeniden Doğuş Söylemi
Milei'nin başarısını açıklayan ilk unsur, reformlarını yalnızca ekonomik bir zorunluluk olarak sunmaması.
Devlet Başkanı, bütçe kesintilerini ve ekonomik liberalleşmeyi ülkenin yeniden yükselişinin başlangıcı olarak tanımladı.
Hedeflerini dünyanın en özgür ülkesi olmak, gelişmiş ülkeler arasına geri dönmek ve Donald Trump'ın sloganından esinlenerek Arjantin'i yeniden büyük yapmak şeklinde ortaya koydu.
Bu yaklaşım, ağır ekonomik maliyetlere katlanması istenen seçmenlere daha büyük bir amaç sundu.
Yatırımcılar açısından ise reformların yalnızca kısa vadeli istikrar sağlamayı değil, ekonomiyi köklü biçimde dönüştürmeyi hedeflediği mesajını verdi.
İkinci Faktör: Az Sayıda Önceliğe Odaklanmak
Milei göreve geldiğinde güçlü bir parti örgütüne, Kongre çoğunluğuna veya geniş bir deneyimli bürokrat kadrosuna sahip değildi.
Buna rağmen ekonomi yönetiminde birkaç temel öncelik belirledi.
Bunlar sıfır bütçe açığı, sosyal yardımlarda aracıların kaldırılması, ABD ile güçlü stratejik uyum ve ekonominin dış rekabete açılmasıydı.
Macri döneminden gelen bazı deneyimli isimlerin de katkısıyla bu hedefler doğrultusunda kararlı adımlar atıldı.
Bloomberg'deki değerlendirmeye göre bu politikaların açık ve anlaşılır olması, piyasalara güçlü sinyaller gönderdi.
Bütçe disiplininin sağlanması ve ekonomik politikalarda öngörülebilirliğin artması, ülkede yeniden düzen duygusunun oluşmasına yardımcı oldu.
Üçüncü Faktör: Gerektiğinde Geri Adım Atabilmek
Milei'nin siyasi tarzı genellikle sert ve uzlaşmaz olarak tanımlanıyor.
Ancak yönetiminin önemli özelliklerinden biri, uygulanan politikalar sürdürülemez hale geldiğinde geri adım atabilmesi.
Örneğin döviz kuru rejimi ekonomiyi giderek daha fazla sınırlamaya başladığında kurallar gevşetildi.
İddialı iş gücü reformunun bölünmüş Kongre'den geçmeyeceği anlaşıldığında ise daha sınırlı bir düzenleme kabul edildi.
Bu pragmatik yaklaşım, radikal reformların bazı risklerini azaltırken temel ekonomik hedeflerin korunmasını sağladı.
Dolayısıyla Milei'nin başarısı yalnızca ideolojik kararlılıkla değil, gerektiğinde politikaları değiştirebilmesiyle de açıklanıyor.
Trump'ın 20 Milyar Dolarlık Kurtarma Hamlesi
Milei yönetiminin ekonomik performansında dış koşulların ve siyasi şansın da önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Eylül 2025'te hükümetin kritik bir yerel seçimi kaybetmesinin ardından Arjantin para birimi ve tahvilleri ağır satış baskısıyla karşılaştı.
Merkez Bankası'nın döviz rezervleri son derece sınırlıydı ve ülke yeni bir finansal krizin eşiğine gelmişti.
Ancak ABD Hazine Bakanlığı'nın Arjantin'e güçlü destek açıklaması piyasalardaki dengeleri değiştirdi.
Bu destek daha sonra 20 milyar dolarlık swap anlaşması ve ABD'nin doğrudan Arjantin pesosu alımlarıyla güçlendirildi.
Milei'nin Donald Trump yönetimiyle yakın ilişkileri, böylece kritik bir ekonomik avantaj sağladı.
Bununla birlikte aynı desteğin daha geleneksel bir ABD yönetiminden gelmesinin çok daha zor olabileceği vurgulanıyor.
Arjantin'in kaya petrolü yatırımlarının ihracatı artırmaya başlaması da ekonomik toparlanmaya katkıda bulundu.
Dolayısıyla Milei'nin başarılarını yalnızca ekonomi politikalarına bağlamak mümkün değil. Uluslararası siyasi ilişkiler, enerji yatırımları ve uygun koşullar da önemli rol oynadı.
Reformların Ağır Bedeli: Reel Ücretler ve Sanayi
Ekonomik istikrardaki iyileşmeye rağmen Milei'nin politikaları toplumun bütün kesimlerine aynı ölçüde fayda sağlamadı.
Kamu çalışanlarının ortalama reel ücretleri, Milei'nin göreve başladığı döneme göre yaklaşık %15 geriledi.
Bu kayıp yalnızca bürokratları değil; öğretmenleri, hemşireleri, bilim insanlarını ve polisleri de etkiliyor.
Petrol sektöründeki güçlü büyümeye karşılık imalat sanayi üretimi %7 küçüldü.
Kamu harcamalarının azaltılması ve ithalatın serbestleştirilmesi makroekonomik istikrarı desteklese de bazı sektörlerde ciddi ekonomik maliyetler yarattı.
Henüz istikrar programının kazanımları toplumun geniş kesimlerine yayılan kalıcı bir refah artışına dönüşmüş değil.
2027 Seçimleri Milei İçin Zor Olabilir
Reformların sürdürülebilirliği açısından ilk büyük risk siyasi.
Milei'nin kamuoyu desteği %40'ın altına geriledi.
Arjantin'de ilk turda seçimi kazanabilmek için gerekli koşullardan biri, belirli oy farkı şartıyla birlikte en az %40 destek elde etmek.
Mevcut kamuoyu araştırmaları, Milei'nin Ekim 2027'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde bu eşiğe ulaşmasının garanti olmadığını gösteriyor.
Yüksek olumsuz değerlendirme oranları, olası ikinci turda da siyasi risk oluşturuyor.
Milei'nin basına ve eleştirmenlerine yönelik sert söylemi ile hükümet çevresindeki çeşitli skandallar, kamuoyu desteğini olumsuz etkileyebilecek diğer unsurlar arasında bulunuyor.
Güçlü Peso Sanayiyi Tehdit Ediyor
İkinci önemli risk ise ekonomik yapıyla ilgili.
Enflasyonu düşürmek amacıyla güçlü para birimine ağırlık verilmesi, Arjantin pesosunun reel olarak aşırı değerlenmesine yol açabilir.
Bu durum, uluslararası rekabete açık imalat sanayi şirketlerinin faaliyetlerini zorlaştırıyor.
Sanayinin zayıflaması, ekonominin enerji ve emtia ihracatına daha bağımlı hale gelmesi riskini artırıyor.
Kamu personelinde kapsamlı kesintiler yapılması ise zaten sınırlı olan devlet kapasitesini daha da zayıflatabilir.
Üniversitelere ayrılan kaynakların azaltılması da Arjantin'in uluslararası düzeyde başarılı bilimsel araştırma kurumlarını tehdit ediyor.
Bloomberg'deki değerlendirmede, bu gelişmelerin ülkenin tarihsel olarak önem verdiği güçlü orta sınıf yapısına zarar verebileceği belirtiliyor.
Milei Arjantin'in Ekonomik Kaderini Değiştirebilir mi?
Bütün sorunlara rağmen Milei'nin en önemli başarısı, Arjantin'in onlarca yıldır içinde bulunduğu ekonomik istikrarsızlık döngüsünü kırma ihtimalini güçlendirmesi.
Ülke uzun süredir kısa süreli büyüme dönemlerini enflasyon, devalüasyon ve finansal krizlerin izlediği bir ekonomik yapı içinde bulunuyor.
Milei bu döngüyü kalıcı biçimde sona erdirebilirse, reformlarının etkisi kendi siyasi kariyerinin ötesine geçebilir.
2027 seçimlerini kaybetse bile makroekonomik disiplinin önemini toplumun ve siyasi sınıfın geniş kesimlerine kabul ettirmiş olması kalıcı bir miras yaratabilir.
Ancak ekonomik popülizme geri dönüş ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil.
Latin Amerika İçin Bir Model mi?
Milei'nin deneyimi, Latin Amerika'da iktidara gelen diğer sağ hükümetler açısından da dikkatle izleniyor.
Ancak Arjantin'deki reformların aynı hız ve kapsamda başka ülkelerde uygulanması kolay görünmüyor.
Çünkü Arjantin'in yıllardır yaşadığı ağır ekonomik krizler, toplumun radikal önlemleri kabul etmesini kolaylaştıran olağanüstü koşullar yarattı.
Ekonomik temelleri daha sağlam ülkelerde benzer büyüklükte mali kesintilerin siyasi ve toplumsal desteği bulması zor olabilir.
Bununla birlikte Milei'nin yönetim tarzından çıkarılabilecek daha genel dersler bulunuyor.
Büyük hedefler belirlemek, öncelikleri açık biçimde ortaya koymak ve gerektiğinde ideolojik katılıktan vazgeçerek pragmatik çözümlere yönelmek, başka hükümetler için de önem taşıyabilir.
Sonuç olarak Milei, Arjantin'in kronik ekonomik sorunlarını tamamen çözmüş değil. Ancak uzun yıllardır krizlerle boğuşan ülkeye kalıcı istikrar ve sürdürülebilir büyüme için yeni bir fırsat sunmuş olabilir.
Bloomberg
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




