Dolar/TL49,69
0.07%
Euro/TL55,67
0.16%
Gram Altın6.402,74
1.36%
BIST 10011.116,99
0.92%
Brent Petrol$111,70
2.80%
Gümüş/Ons$53,95
1.92%
Gedik Yatırım
Altın, Petrol ve Emtia

IEA'dan Petrol Krizi Uyarısı: Brent 117 Doları Aştı, Normalleşme 2027'ye Kalabilir

IEA Başkanı Fatih Birol, petrol krizinin 2027'ye uzayabileceğini açıkladı. Brent 117 doları aşarken, çatışmaların tırmanması halinde petrolün 150, dizelin 250 dolara yükselebileceği belirtiliyor.

24 Ekim 2026

IEA'dan Petrol Krizi Uyarısı: Brent 117 Doları Aştı, Normalleşme 2027'ye Kalabilir

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu'daki çatışmalar ve enerji arzındaki kırılganlık nedeniyle petrol piyasalarında 2027 yılında bile normalleşme beklemediğini açıkladı. Brent petrolün varil fiyatı 117,45 dolara kadar yükselirken, analistler çatışmaların yeniden şiddetlenmesi durumunda 150 doların görülebileceği uyarısında bulunuyor. Dizel fiyatlarının savaş öncesine göre iki katına çıkması ise enerji krizinin yalnızca ham petrolle sınırlı olmadığını gösteriyor.

Brent petrol nisandan bu yana ilk kez 117 doları gördü

Küresel enerji piyasalarında Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri yeniden tırmanırken, Brent petrolün varil fiyatı nisandan bu yana ilk kez 117 doların üzerine çıktı.

Hafta başında 111 doları aşan ve ardından 109 dolar civarına gerileyen Brent, bölgedeki çatışmaların yeniden şiddetlenebileceği endişesiyle cuma günü sert yükseldi.

Uluslararası gösterge niteliğindeki Brent petrol, New York işlemlerinde %3,8 artışla 117,45 dolara kadar çıktı. Gün sonunda ise 116,72 dolardan işlem gördü.

Böylece petrol fiyatlarındaki aylık artış %10'u aştı.

Fiyatlardaki yükselişte ABD ve İsrail'in kasım ayındaki ABD ara seçimlerinin ardından İran'a yönelik saldırılarını artırabileceği endişesi ile küresel petrol stoklarındaki azalma etkili oldu.

Vadeli işlem piyasalarında da yüksek fiyatların uzun süre devam edebileceğine ilişkin beklentiler güçleniyor.

Nisan 2027 teslimatlı Brent petrol kontratlarının bile 100 doların üzerinde işlem görmesi, yatırımcıların enerji piyasalarında kısa sürede normalleşme beklemediğini ortaya koyuyor.

Fatih Birol: 2027'nin normalleşme yılı olacağına inanmıyorum

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, Londra'da katıldığı bir sektör toplantısında küresel enerji piyasalarının geleceğine ilişkin karamsar değerlendirmelerde bulundu.

Birol, Orta Doğu'daki gerilimlerin devam etmesi ve enerji sevkiyatındaki kırılganlık nedeniyle krizin 2027 yılına kadar uzayabileceği uyarısında bulundu.

IEA Başkanı, "2027'nin normalleşme yılı olacağına ilişkin inandırıcı bir yol göremiyorum" dedi.

Birol'a göre enerji piyasalarındaki riskler yalnızca petrol üretimindeki kesintilerden kaynaklanmıyor. Petrolün taşınması, rafinerilerde işlenmesi ve nihai ürünlerin tüketicilere ulaştırılması da ciddi tehdit altında.

Bu nedenle ham petrol sevkiyatındaki kısmi toparlanma, enerji krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor.

Hürmüz Boğazı yeniden kapanabilir

Birol'un en önemli uyarılarından biri Hürmüz Boğazı'na ilişkin oldu.

Savaş öncesinde dünya petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik güzergâhlarından biri olmaya devam ediyor.

IEA Başkanı, "Hürmüz Boğazı bir kez kapandı, yeniden kapanabilir" ifadelerini kullandı.

Bölgede son günlerde yaşanan gelişmeler de bu riski artırıyor.

İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, İran devlet televizyonu perşembe günü yedi tankerin saldırıya uğradığını veya deniz mayınlarına çarptığını öne sürdü.

Bu iddiaların tamamı bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil.

Diğer taraftan Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının artması üzerine ABD, ülkedeki bazı diplomatik personelini ve aile üyelerini geri çekti.

Artan güvenlik riskleri, enerji altyapısının ve deniz taşımacılığının yeniden hedef haline gelebileceği endişelerini güçlendiriyor.

Petrol sevkiyatı toparlandı ama riskler ortadan kalkmadı

Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen Orta Doğu'dan yapılan petrol sevkiyatında son dönemde belirgin bir toparlanma yaşandı.

Enerji veri ve analiz şirketi Kpler'in verilerine göre Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Umman Körfezi üzerinden gerçekleştirilen petrol akışının yedi günlük ortalaması salı günü itibarıyla günlük 24 milyon varilin üzerine çıktı.

Bu miktar savaş öncesi seviyelerin üzerinde bulunuyor.

Suudi Arabistan'ın boru hatları üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatını yeniden artırması da bölgesel arzın korunmasına katkıda bulundu.

Ancak CNN'in aktardığı verilere göre Hürmüz Boğazı'ndan doğrudan geçen tanker sayısı hâlâ savaş öncesi seviyelerin oldukça altında.

Bölgedeki ihracatçılar, petrolü boğazın bir tarafındaki tankerlerden diğer tarafta bekleyen gemilere aktarmak gibi alternatif yöntemlere bağımlı hale geldi.

Bu yöntem teslimat sürelerini uzatırken sevkiyat kapasitesini de sınırlıyor.

Çünkü taşınabilecek petrol miktarı, mevcut tanker sayısına ve gemilerin dönüş sürelerine bağlı.

Dolayısıyla toplam petrol akışında toparlanma görülse bile lojistik sistemin kırılganlığı devam ediyor.

Asıl tehlike dizel ve rafine petrol ürünlerinde

Fatih Birol, enerji krizinin yalnızca ham petrol fiyatları üzerinden değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini vurguladı.

IEA Başkanı, "Biz ham petrol kullanmıyoruz, petrol ürünleri kullanıyoruz" diyerek rafine ürün piyasalarındaki sıkıntılara dikkat çekti.

Birol'un açıklamasına göre dizel fiyatları savaş öncesindeki seviyelerinin iki katına çıktı.

Bu artışta İran'la bağlantılı çatışmaların yanı sıra Rus rafinerilerine yönelik saldırılar da etkili oldu.

Uluslararası piyasalarda dizelin varil fiyatı yaklaşık 200 dolara ulaştı.

Bu seviye, ham petrol fiyatındaki yükselişin tüketiciler ve işletmeler üzerindeki gerçek maliyetini daha da ağırlaştırıyor.

Dizel, özellikle kara taşımacılığı, tarım, sanayi ve lojistik faaliyetlerinde yaygın biçimde kullanılıyor.

Bu nedenle dizel fiyatlarındaki artış, yalnızca akaryakıt faturalarını değil, üretim ve dağıtım maliyetlerini de yükseltiyor.

Dizel 250 dolara çıkabilir

Enerji piyasası uzmanları, Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden şiddetlenmesi halinde rafine petrol ürünlerinde çok daha sert fiyat artışları yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Bir emtia ticaret şirketinin üst düzey yöneticisi, çatışmaların yeniden tırmanması durumunda dizel fiyatlarının varil başına 250 dolara, hatta daha yüksek seviyelere çıkabileceğini belirtti.

Yöneticiye göre fiyatların ulaşacağı seviye, çatışmaların boyutuna ve enerji altyapısında oluşabilecek hasara bağlı olacak.

Üstelik dizel piyasasında arz-talep dengesi önümüzdeki dönemde daha da sıkışabilir.

Mevsimsel olarak dizel talebinin artacağı bir döneme girilirken, bazı büyük rafinerilerin planlı bakım çalışmalarına başlaması bekleniyor.

Bu iki gelişmenin birleşmesi, ham petrol üretimi ve sevkiyatı görece güçlü kalsa bile rafine ürün arzında sıkıntı yaratabilir.

Birol, "İnce bir buzun üzerinde yürüyoruz ve bundan çok endişeliyim" sözleriyle enerji piyasalarının içinde bulunduğu kırılgan durumu özetledi.

RBC: Orta Doğu'da askeri tırmanma riski artıyor

RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft, petrol fiyatlarındaki yükselişin temel nedeninin Orta Doğu'da yakın vadede askeri çatışmaların şiddetlenebileceği beklentisi olduğunu belirtti.

Croft'a göre çatışmaların yakında sona ereceğine ilişkin açıklamalar, bölgede devam eden füze saldırılarının yarattığı riskleri ortadan kaldırmıyor.

Piyasalarda diplomatik açıklamalardan çok sahadaki askeri gelişmeler fiyatlanıyor.

Bu nedenle enerji fiyatlarının yönünü belirleyen temel unsur, İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin nasıl gelişeceği olacak.

Petrol 150 dolara yükselebilir mi?

Rapidan Energy Başkanı Bob McNally, çatışmaların kontrol altına alınamaması durumunda petrol fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.

McNally'ye göre askeri gerilimin tırmanması ve kritik petrol altyapısının büyük zarar görmesi halinde ham petrol fiyatları hızla 150 dolar civarına yükselebilir.

Bu senaryo, mevcut fiyatların da üzerinde ciddi bir enerji şokuna işaret ediyor.

Özellikle üretim tesisleri, ihracat terminalleri, boru hatları veya rafinerilerin hedef alınması, yalnızca geçici sevkiyat aksamalarına değil, daha uzun süreli arz kayıplarına yol açabilir.

Böyle bir gelişmenin etkileri petrol piyasasıyla sınırlı kalmayacaktır.

Enerji fiyatlarındaki yeni bir sıçrama, küresel enflasyon beklentilerini yükseltirken merkez bankalarının faiz indirimlerini de zorlaştırabilir.

IEA yeni stratejik rezerv satışına hazırlanabilir

Uluslararası Enerji Ajansı, olası yeni arz kesintilerine karşı stratejik petrol rezervlerini kullanma seçeneğini gündemde tutuyor.

Fatih Birol, gerekli görülmesi halinde üye ülkelerin acil durum stoklarından ek petrol piyasaya sürülmesini değerlendirebileceğini açıkladı.

IEA üyesi ülkeler mart ayında toplam 400 milyon varillik stratejik rezervin piyasaya sunulması konusunda anlaşmaya varmıştı.

Birol'un verdiği bilgiye göre bu miktarın yaklaşık %80'i piyasaya ulaştırıldı.

Dolayısıyla daha önce kararlaştırılan rezerv satışının yaklaşık %20'lik bölümü henüz tamamlanmadı.

IEA üyesi ülkelerin elinde ayrıca yaklaşık 1,6 milyar varillik petrol rezervi bulunuyor.

Birol, bu stokların daha ağır arz kesintilerine karşı korunması gerektiğini belirterek, "Bunları zor günler için saklıyoruz" dedi.

Ancak stratejik rezervler, enerji arzındaki kalıcı sorunlara yalnızca geçici bir çözüm sağlayabilir.

Özellikle rafineri kapasitesindeki hasar ve deniz taşımacılığındaki aksaklıklar, ham petrol stoklarının piyasaya sürülmesiyle tamamen giderilemeyebilir.

Yüksek petrol fiyatları ABD'de enflasyon beklentilerini artırıyor

Petrol fiyatlarının 117 doların üzerine yükselmesi, ABD'de enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişelerini güçlendirdi.

Enerji fiyatlarındaki artışın benzin, dizel, jet yakıtı ve taşımacılık maliyetlerine yansıması, tüketici fiyatları üzerinde yeni baskılar oluşturabilir.

Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin beklentileri de etkiliyor.

Enflasyonun yüksek kalması, Fed'in faiz indirimlerine başlamasını veya gevşeme sürecini sürdürmesini zorlaştırabilir.

Daha yüksek faiz beklentileri ise ABD tahvil getirilerini destekleyerek küresel finansal koşulları sıkılaştırabilir.

Bu nedenle petrol fiyatlarındaki yükseliş, hisse senedi piyasaları ve gelişmekte olan ülke varlıkları açısından da önemli bir risk oluşturuyor.

Petrol ithalatçısı ülkeler için yeni maliyet baskısı

Enerji krizinin 2027 yılına kadar uzaması, özellikle petrol ve rafine ürün ithalatına bağımlı ülkeler açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilir.

Ham petrolün yüksek seviyelerde kalması enerji ithalat faturalarını artırırken, dizel ve diğer rafine ürünlerdeki fiyat artışları taşımacılık, üretim ve dağıtım maliyetlerine doğrudan yansıyor.

Türkiye gibi enerji ithalatçısı ekonomiler açısından bu gelişmeler enflasyon, cari denge ve şirket kârlılıkları üzerinde ek baskı yaratabilir.

Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması, dezenflasyon sürecini zorlaştırırken para politikasında gevşeme alanını da daraltabilir.

Özellikle dizel fiyatlarındaki artışın tarım, sanayi ve lojistik sektörleri üzerinden ekonominin geneline yayılma riski bulunuyor.

Enerji piyasalarında 2027'ye uzanan belirsizlik

IEA'nın son uyarısı, küresel enerji piyasalarındaki krizin yalnızca geçici bir petrol arzı sorunu olmadığını ortaya koyuyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik riskleri, Orta Doğu'daki askeri gerilim, rafineri kapasitesindeki kısıtlar ve küresel petrol stoklarının azalması birbirini besleyen sorunlar haline gelmiş durumda.

Petrol sevkiyatındaki toparlanmaya rağmen dizel ve diğer rafine ürünlerdeki fiyat baskısının devam etmesi, enerji piyasalarında normalleşmenin neden gecikebileceğini gösteriyor.

Brent petrolün 117 doları aşması ve 2027 teslimatlı kontratların 100 doların üzerinde işlem görmesi, piyasanın yüksek enerji fiyatlarının kalıcı olabileceği ihtimalini giderek daha fazla fiyatladığına işaret ediyor.

Fatih Birol'un uyarısı da bu tabloyu destekliyor: Orta Doğu'daki gerilimler sona ermeden ve rafine ürün arzındaki sıkıntılar çözülmeden, küresel enerji piyasalarının 2027 yılında bile normale dönmesi zor olabilir.

ThisAge, FT

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler