Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Altın, Petrol ve Emtia

Altında Yön Aşağı: Petrol Şoku ve Fed'in Faiz Artırımı Endişesi Fiyatları Baskılıyor

Altın 4.100 dolar çevresine gerilerken petrol şoku ve Fed'in faiz artırımı beklentileri fiyatları baskılıyor. UBS ve Zaner Metals uzmanları kısa vadede sınırlı yükseliş ve aşağı yönlü risklere dikkat çekiyor.

22 Ekim 2026

Altında Yön Aşağı: Petrol Şoku ve Fed'in Faiz Artırımı Endişesi Fiyatları Baskılıyor

Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi, altın piyasasında alışılmışın dışında bir tablo yarattı. Jeopolitik riskler artmasına rağmen altın, enflasyonun yeniden hızlanacağı ve ABD Merkez Bankası'nın faiz artırabileceği beklentisiyle bir haftanın en düşük seviyelerine geriledi. Ons altında 4.100 dolar kritik destek, 4.172 dolar ise ilk önemli direnç olarak öne çıkıyor.

Altın bir haftanın en düşük seviyelerine yakın

Küresel altın piyasasında satış baskısı devam ediyor. Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi, yatırımcıların enflasyon ve ABD para politikasına ilişkin beklentilerini yeniden şekillendiriyor.

Çarşamba günü spot altın, gün içinde 15 Ekim'den bu yana en düşük seviyesini gördükten sonra sınırlı bir toparlanma kaydetti.

ABD Doğu Yakası saatiyle 13.55 itibarıyla spot altın yüzde 0,3 yükselişle 4.136,22 dolardan işlem gördü.

Aralık vadeli ABD altın kontratları ise yüzde 0,2 artışla 4.152,60 dolara çıktı.

Ancak perşembe günü Asya işlemlerinde satışlar yeniden hızlandı.

Ons altın yaklaşık yüzde 1 değer kaybederek 4.095 dolar seviyesine geriledi.

Böylece çarşamba günü görülen sınırlı toparlanma kalıcı olamadı.

Piyasalarda temel endişe, enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu yeniden hızlandırması ve merkez bankalarını daha sıkı para politikalarına yöneltmesi.

Jeopolitik risk artıyor ama altın neden düşüyor?

Normal koşullarda savaş ve jeopolitik belirsizlikler, güvenli liman olarak görülen altına talebi artırabilir.

Ancak mevcut piyasa ortamında farklı bir mekanizma öne çıkıyor.

Orta Doğu'daki çatışmalar petrol fiyatlarını yükseltiyor. Enerji maliyetlerindeki artış ise küresel enflasyon beklentilerini yukarı çekiyor.

Enflasyonun yeniden hızlanması, ABD Merkez Bankası Fed'in faiz indirimlerini ertelemesine veya yeni faiz artırımlarını gündeme almasına neden olabilir.

Bu olasılık altın açısından olumsuz.

Çünkü altın faiz veya kupon geliri sağlamayan bir yatırım aracı.

Faiz oranlarının yüksek kalması, faiz getirisi sunan alternatif varlıkları görece daha cazip hale getirerek altının fırsat maliyetini artırıyor.

Dolayısıyla yatırımcılar şu anda Orta Doğu'daki savaşın güvenli liman talebini artırıcı etkisinden çok, enerji fiyatlarının Fed politikasını nasıl değiştirebileceğine odaklanıyor.

Bu durum, jeopolitik gerilimin yükseldiği bir dönemde altın fiyatlarının neden gerileyebildiğini açıklıyor.

İran ve Suudi Arabistan gerilimi petrolü yükseltiyor

Orta Doğu'daki çatışmalar, küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırmaya devam ediyor.

İran'ın Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırıları ve Yemen'deki İran destekli Husiler ile Riyad arasındaki gerilim, petrol piyasasında risk priminin yüksek kalmasına neden oluyor.

Suudi enerji altyapısının hedef alınması, bölgedeki petrol üretimi ve sevkiyat kapasitesinin yeni saldırılardan etkilenebileceği endişesini güçlendirdi.

Perşembe günü işlemlerinde ABD tipi ham petrol WTI yüzde 0,6 yükselişle 98 dolar seviyesine yaklaştı.

WTI, salı günü gördüğü 101,05 dolarlık beş haftanın zirvesine yakın seyretmeye devam ediyor.

Enerji piyasalarında arz kesintisi riskinin artması, petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelebileceği kaygısını besliyor.

Bu gelişme özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından enflasyon ve büyüme risklerini artırıyor.

ABD, Suudi Arabistan'daki bazı personelini geri çekiyor

Bölgedeki güvenlik endişeleri diplomatik alanda da etkisini gösteriyor.

Reuters'ın aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki acil olmayan diplomatik personelin ve aile üyelerinin ülkeden ayrılması talimatını verdi.

Karar, Suudi Arabistan'daki güvenlik risklerinin yükseldiğine işaret ediyor.

Yatırımcılar, bölgedeki saldırıların genişlemesi halinde enerji altyapısının daha fazla zarar görebileceğinden endişe ediyor.

Böyle bir senaryoda petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi, küresel enflasyon beklentilerini daha da artırabilir.

Altın piyasası açısından bu gelişmeler iki yönlü etki yaratıyor.

Bir tarafta artan jeopolitik riskler güvenli liman talebini destekleyebilir.

Diğer tarafta petrol kaynaklı enflasyon, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı beklentisini güçlendirerek altın üzerinde baskı oluşturabilir.

Son fiyat hareketleri, ikinci etkinin ağır bastığını gösteriyor.

Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutması bekleniyor

Altın piyasasının önündeki en önemli kısa vadeli gelişme, gelecek çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı.

CME FedWatch verilerine göre piyasalar, Fed'in politika faizini yüzde 3,75-4,00 aralığında sabit tutmasına neredeyse kesin gözüyle bakıyor.

Dolayısıyla yatırımcıların asıl odağı faiz kararından çok, Fed'in bundan sonraki döneme ilişkin vereceği mesajlar olacak.

Özellikle petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü nasıl değiştirdiği ve Fed'in yeni faiz artırımlarına ne kadar yakın olduğu yakından izlenecek.

Fed yetkililerinin büyük bölümü, son dönemde enflasyonun yukarı yönlü risklerine dikkat çekerek ek faiz artırımlarına ihtiyaç duyulabileceği uyarısında bulundu.

Fed Başkanı Kevin Warsh da Uluslararası Para Fonu'nun yıllık toplantılarında yaptığı değerlendirmelerde fiyat baskılarının yüksek kaldığını vurguladı.

Bu açıklamalar, altın piyasasında faiz beklentilerinin belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor.

Piyasalar aralık ayında 25 baz puanlık faiz artışı bekliyor

Zaner Metals Başkan Yardımcısı ve Kıdemli Metal Stratejisti Peter Grant'e göre piyasalarda bu yıl bir kez 25 baz puanlık faiz artırımı yapılacağı beklentisi öne çıkıyor.

Ancak Grant, söz konusu artışın ekim ayında değil, muhtemelen aralık ayında gerçekleşeceğini düşünüyor.

Grant, ekim ayında faiz artırımı olasılığının önemli ölçüde gerilediğini belirtti.

Bu değerlendirme, Fed'in kısa vadede bekle-gör yaklaşımını sürdürebileceğine işaret ediyor.

Ancak faiz artırımının yalnızca birkaç ay ertelenmesi, altın açısından baskının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Özellikle petrol fiyatları yüksek kalırsa Fed'in daha şahin bir politika izlemesi olasılığı gündemde kalabilir.

Grant, altın fiyatlarının bir süre belirli bir bantta hareket etmesini beklediğini söyledi.

Bununla birlikte fiyatlar üzerindeki genel eğilimin aşağı yönlü olduğunu vurguladı.

UBS: 4.100 doların altında alıcılar devreye giriyor

UBS analisti Giovanni Staunovo da altının kısa vadede bir konsolidasyon döneminde olduğunu düşünüyor.

Staunovo'ya göre ons altın 4.100 doların altına gerilediğinde alım ilgisi güçleniyor.

Bu nedenle söz konusu bölge, kısa vadeli fiyat hareketleri açısından önemli bir destek alanı oluşturuyor.

Ancak UBS analisti, Orta Doğu'daki çatışmalar gündemde kalmaya devam ettiği sürece altının yükseliş potansiyelinin sınırlı olabileceğini belirtti.

Bu değerlendirme, jeopolitik risklerin mevcut ortamda altına otomatik olarak destek sağlamadığını gösteriyor.

Yatırımcılar, savaşın enerji fiyatları ve para politikası üzerindeki etkilerine daha fazla ağırlık veriyor.

Altının 4.100 dolar çevresinde alıcı bulması, kısa vadeli satışların yavaşlamasını sağlayabilir.

Ancak kalıcı bir yükseliş için faiz beklentilerinin daha elverişli hale gelmesi gerekebilir.

Teknik görünüm: 4.172 dolar kritik direnç

Teknik göstergeler de altında kısa vadeli aşağı yönlü eğilimin sürdüğüne işaret ediyor.

Perşembe günü Asya işlemlerinde 4.095 dolar civarında bulunan ons altın, yaklaşık 4.172 dolardaki 20 günlük üssel hareketli ortalamanın altında işlem görüyor.

Bu seviye, kısa vadeli fiyat hareketleri açısından önemli bir direnç oluşturuyor.

Altının yeniden yükseliş eğilimine girdiğine ilişkin daha güçlü bir teknik sinyal verebilmesi için 4.172 doların üzerinde günlük kapanış yapması gerekiyor.

Bu gerçekleşmediği sürece yukarı yönlü hareketlerin satış baskısıyla karşılaşması mümkün.

Göreceli Güç Endeksi RSI'ın 40 civarında bulunması da kısa vadeli görünümün zayıf olduğuna işaret ediyor.

Bununla birlikte RSI henüz aşırı satım bölgesinde değil.

Dolayısıyla teknik göstergeler, satış baskısının sürdüğünü ancak fiyatların aşırı satılmış seviyelere ulaşmadığını gösteriyor.

Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.100 dolar çevresi ve son dönemde görülen dip seviyeler takip edilecek.

Altında izlenecek teknik seviyeler

  • 4.172 dolar: 20 günlük üssel hareketli ortalama ve ilk önemli direnç.

  • 4.100 dolar: Alıcıların devreye girdiği psikolojik destek bölgesi.

  • 4.095 dolar: Perşembe günü Asya işlemlerinde görülen fiyat seviyesi.

Bu seviyeler teknik referans niteliğinde olup fiyatların mutlaka bu noktalardan yön değiştireceği anlamına gelmiyor.

Gümüş, platin ve paladyum da geriledi

Değerli metallerdeki satış baskısı yalnızca altınla sınırlı kalmadı.

Çarşamba günü spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle 57,62 dolara geriledi.

Platin yüzde 1,2 kayıpla 1.629,14 dolardan işlem gördü.

Paladyum ise yüzde 1,1 düşerek 1.090,15 dolara indi.

Değerli metallerdeki eş zamanlı gerileme, yatırımcıların faiz beklentileri ve küresel ekonomik görünüm konusunda daha temkinli davrandığını gösteriyor.

Özellikle sanayi üretiminde kullanılan metaller açısından yüksek enerji maliyetlerinin büyümeyi yavaşlatması da ek bir risk oluşturuyor.

ANALİZ: Altın için asıl risk savaş değil, Fed'in tepkisi

Altın piyasasında son günlerde yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler ile para politikası arasındaki ilişkinin önemini ortaya koyuyor.

Normal koşullarda Orta Doğu'daki çatışmaların şiddetlenmesi altına yönelik güvenli liman talebini artırabilir.

Ancak petrol fiyatlarının hızla yükseldiği mevcut ortamda savaşın en önemli ekonomik etkisi, enflasyon beklentilerinin yeniden bozulması.

Bu durum Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına veya yeni faiz artırımlarına gitmesine neden olabilir.

Altın açısından temel sorun da burada ortaya çıkıyor.

Faiz getirisi sağlamayan altının cazibesi, yüksek faiz ortamında azalabiliyor.

Üstelik mevcut fiyat seviyeleri, piyasanın faiz artırım ihtimalini tamamen göz ardı etmediğini gösteriyor.

Fed'in ekim toplantısında faizleri sabit tutması beklenirken aralık ayında 25 baz puanlık artış olasılığı gündemde kalıyor.

Bu nedenle altın yatırımcılarının yalnızca Orta Doğu'daki askeri gelişmeleri değil, enerji fiyatlarının ABD enflasyonuna nasıl yansıdığını da yakından izlemesi gerekiyor.

Teknik açıdan ise 4.100 dolar çevresi kısa vadeli alım ilgisinin yoğunlaştığı bölge olarak öne çıkıyor.

Ancak altının 4.172 dolardaki hareketli ortalamanın altında kalması, yükselişlerin sınırlı olabileceğine işaret ediyor.

Sonuç olarak altında kısa vadeli görünüm temkinli. Jeopolitik riskler yüksek olsa da petrol şokunun Fed'i daha sıkı para politikasına yöneltebileceği endişesi, değerli metal üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.

Önümüzdeki haftaki Fed toplantısı, altının 4.100 dolar çevresinde dengelenip dengelenmeyeceği veya satış baskısının devam edip etmeyeceği açısından belirleyici olacak.

CNBC, FX Street

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Havacılık Sektörünü Vurdu: Bilet Fiyatlarına Zam ve Kapasite Daralması Kapıda
Altın, Petrol ve Emtia

Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Havacılık Sektörünü Vurdu: Bilet Fiyatlarına Zam ve Kapasite Daralması Kapıda

Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tedarik aksamaları, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açarak havacılık sektörünü ağır bir maliyet baskısı altında bıraktı. Jet yakıtı fiyatlarında görülen keskin artış, hava yolu şirketlerini büyüme stratejilerini ve uçuş planlarını baştan aşağı gözden geçirmeye zorluyor.

18 Ekim 2026