Dolar/TL50,02
0.07%
Euro/TL56,09
0.29%
Gram Altın6.320,61
0.18%
BIST 10011.023,55
0.56%
Brent Petrol$104,26
0.64%
Gümüş/Ons$49,50
0.51%
Gedik Yatırım
Politika

Fon Krizi AKP'nin Oylarını Eritti: GENAR'dan Yüzde 3 Kayıp, Gündemar'dan Çarpıcı Meclis Simülasyonu

GENAR'a göre fon krizi AKP'ye 3 puan kaybettirdi. Gündemar'ın seçim simülasyonu ise DEM Parti'nin Meclis aritmetiğindeki rolünü gündeme taşıdı.

4 Kasım 2026

Fon Krizi AKP'nin Oylarını Eritti: GENAR'dan Yüzde 3 Kayıp, Gündemar'dan Çarpıcı Meclis Simülasyonu

Türkiye'de sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin siyasi etkileri anketlere yansımaya başladı. İktidara yakın GENAR'ın sahibi İhsan Aktaş, kriz sonrasında AKP'nin oylarında 3 puanlık düşüş tespit ettiklerini açıkladı. Bazı araştırmalarda ilk günlerdeki kaybın 6 puana ulaştığı öne sürülüyor. Gündemar'ın Eylül 2026 araştırmasına dayanan seçim simülasyonu ise YENİ Parti'nin 246, AKP'nin 243 milletvekili çıkarabileceğini gösteriyor. Ancak hiçbir parti veya mevcut ittifak tek başına Meclis çoğunluğunu sağlayamıyor. Bu tablo, seçim sonrasında DEM Parti'nin olası koalisyon görüşmelerindeki rolünü gündeme getiriyor.

GENAR: Fon krizi AKP'ye 3 puan kaybettirdi

Türkiye'de yatırım fonları üzerinden yaşanan kriz, finans piyasalarının ardından siyasetin de gündemine yerleşti.

İktidara yakın araştırma şirketi GENAR'ın sahibi İhsan Aktaş, Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan yazısında fon krizinin AKP'nin seçmen desteği üzerindeki etkisini değerlendirdi.

Aktaş, kriz sonrasında yaptıkları araştırmada AKP'nin oylarında 3 puanlık gerileme tespit ettiklerini açıkladı.

"Fon krizinden sonra yaptığımız yoklamada, AK Parti'nin oylarının yüzde 3 oranında düşmüş olduğunu tespit ettik. Krizin ilk günlerinde bu oranın yüzde 6 civarında olduğunu ölçen araştırma şirketleri de oldu" ifadelerini kullandı.

Aktaş'ın açıklaması, fon krizinin iktidar partisinin seçmen desteği üzerinde olumsuz bir etki yarattığına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme oldu.

Ancak GENAR'ın söz konusu yoklamasının örneklem büyüklüğü, saha tarihleri ve ayrıntılı yöntem bilgileri aktarılan açıklamada yer almadı.

Bu nedenle açıklanan düşüşün kalıcılığı ve istatistiksel anlamlılığı konusunda kesin bir değerlendirme yapmak mümkün değil.

Kararsız seçmen sayısında artış

İhsan Aktaş, araştırmada yalnızca AKP'nin oy oranında gerileme değil, kararsız seçmenlerin sayısında da artış tespit edildiğini belirtti.

Aktaş'a göre toplumun yaklaşık yüzde 60'ı fon krizinden haberdar.

Araştırmada seçmenlere, yaşanan krizden sonra oy verme davranışlarında değişiklik olup olmadığı da soruldu.

Aktaş, bu soruya verilen cevapların Cumhur İttifakı seçmenlerinin de gelişmelerden etkilendiğini gösterdiğini söyledi.

"Seçmenin yaklaşık yüzde 20'sinin oy verme davranışının krizden etkilenebileceği görülmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

Bu oran, seçmenlerin yüzde 20'sinin kesin olarak parti değiştirdiği anlamına gelmiyor.

Ancak fon krizinin yalnızca muhalefet seçmenlerinin değil, iktidar bloğuna destek verenlerin de siyasi tercihlerini etkileyebilecek bir gündem haline geldiğine işaret ediyor.

Şamil Tayyar: Yüzde 6 oy kaybı gösteren anket Külliye'ye sunuldu

Fon krizinin AKP üzerindeki siyasi etkisine ilişkin bir başka açıklama da eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'dan gelmişti.

Tayyar, 18 Ekim'de sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, AKP'nin oy kaybını yaklaşık 6 puan olarak ölçen özel bir araştırmanın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne sunulduğunu ileri sürdü.

Tayyar, söz konusu araştırmanın sonuçlarının kendi saha gözlemleriyle daha fazla örtüştüğünü belirtti.

Oy kaybının büyüklüğünün tartışılabileceğini, ancak fon krizinin AKP'nin seçmen desteğini olumsuz etkilediğini savundu.

GENAR'ın açıkladığı 3 puanlık düşüş ile Tayyar'ın sözünü ettiği 6 puanlık kayıp arasındaki fark, araştırmaların farklı dönemlerde yapılmış olmasından kaynaklanabilir.

Bununla birlikte iki araştırmanın yöntem ve örneklem ayrıntıları karşılaştırılmadan kesin bir sonuca varılamaz.

Gündemar anketi: YENİ Parti yüzde 30,64 ile birinci

Fon krizinin seçmen davranışı üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar sürerken Gündemar Araştırma ve Danışmanlık'ın yayımladığı seçim simülasyonu, Türkiye'deki siyasi dengelerin olası Meclis dağılımına nasıl yansıyabileceğini gösteriyor.

Gündemar'ın 23-30 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre YENİ Parti, kararsız seçmenler ve protesto oyları dağıtıldıktan sonra yüzde 30,64 oy oranıyla ilk sırada yer aldı.

AKP ise yüzde 28,24 ile ikinci oldu.

İki parti arasındaki fark 2,40 puan olarak hesaplandı.

Araştırmada partilerin oy oranları şöyle ölçüldü:

  • YENİ Parti: %30,64

  • AKP: %28,24

  • İYİ Parti: %7,77

  • DEM Parti: %7,63

  • Zafer Partisi: %5,81

  • MHP: %5,46

  • CHP: %3,63

  • Anahtar Parti: %2,83

  • Yeniden Refah Partisi: %2,51

  • Türkiye İşçi Partisi (TİP): %1,60

  • Diğer partiler: %3,88

Araştırmada CHP'nin mutlak butlan tartışmaları sonrasında oluşan yönetim yapısı altında ölçülen oy oranı yüzde 3,63 olarak aktarıldı.

Önemli bir ayrıntı: Gündemar araştırması eylül sonunda gerçekleştirildi. Bu nedenle sonuçları, ekim ayında yaşanan fon krizinin seçmen davranışı üzerindeki etkisini doğrudan ölçmüyor. GENAR'ın kriz sonrasındaki bulgularıyla birlikte değerlendirilse de iki araştırma aynı dönemi kapsamıyor.

Meclis simülasyonu: YENİ Parti 246, AKP 243 milletvekili

Gündemar, araştırmada ölçülen oy oranlarını Türkiye'nin seçim sistemi çerçevesinde milletvekili sandalye dağılımına dönüştürdü.

600 sandalyeli TBMM için hazırlanan simülasyonda şu sonuçlar ortaya çıktı:

  • YENİ Parti: 246 milletvekili

  • AKP: 243 milletvekili

  • DEM Parti: 58 milletvekili

  • İYİ Parti: 38 milletvekili

  • MHP: 15 milletvekili

Bu dağılıma göre YENİ Parti, AKP'den 3 milletvekili fazla çıkararak Meclis'in en büyük partisi konumuna geliyor.

Ancak yüzde 30,64 oy oranıyla birinci sırada yer almasına rağmen tek başına salt çoğunluğu elde edemiyor.

TBMM'de 600 sandalye üzerinden salt çoğunluk için 301 milletvekili gerekiyor.

YENİ Parti'nin 246 sandalyesi, bu eşiğin 55 altında kalıyor.

AKP ise 243 milletvekiliyle tek başına çoğunluktan 58 sandalye uzaklaşıyor.

Dolayısıyla simülasyon, seçimlerde en fazla milletvekili çıkaran partinin dahi diğer partilerle iş birliğine ihtiyaç duyabileceği bir Meclis aritmetiği ortaya koyuyor.

Cumhur İttifakı 258 sandalyede kalıyor

Simülasyonun Cumhur İttifakı açısından sonuçları da dikkat çekici.

AKP'nin 243, MHP'nin ise 15 milletvekili çıkardığı varsayımında iki partinin toplam sandalye sayısı 258'e ulaşıyor.

Bu sayı, Meclis'teki salt çoğunluk eşiğinin 43 altında.

Cumhur İttifakı'nın mevcut iki partili yapısıyla 301 milletvekiline ulaşamadığı görülüyor.

Gündemar'ın 2023 genel seçimleriyle yaptığı karşılaştırmaya göre:

  • AKP 25 milletvekili kaybediyor.

  • MHP 35 milletvekili kaybediyor.

  • İYİ Parti'nin sandalye sayısı 5 azalıyor.

  • DEM Parti'nin sandalye sayısı 3 azalıyor.

  • YENİ Parti ise simülasyonda 246 milletvekili kazanıyor.

Bu rakamlar gerçekleşmiş bir seçim sonucunu değil, araştırma verilerinden üretilmiş varsayımsal bir dağılımı ifade ediyor.

CHP, Zafer Partisi ve TİP milletvekili çıkaramıyor

Gündemar'ın simülasyonunda dikkat çeken bir başka sonuç, bazı partilerin oy oranlarına rağmen Meclis'te temsil edilememesi.

Projeksiyona göre Zafer Partisi yüzde 5,81, CHP yüzde 3,63, Anahtar Parti yüzde 2,83, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,51 ve TİP yüzde 1,60 oy almasına rağmen milletvekili çıkaramıyor.

Bu sonuç, araştırmada kullanılan seçim sistemi varsayımlarının ve oyların illere dağılımının sandalye hesaplamasında önemli rol oynadığını gösteriyor.

Türkiye'de milletvekili dağılımı yalnızca ülke genelindeki oy oranlarına göre belirlenmiyor.

Seçim çevrelerindeki oy dağılımı, seçim barajı ve ittifak düzenlemeleri de sonuçları etkiliyor.

Dolayısıyla bu projeksiyonun kesin bir seçim sonucu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

YENİ Parti ile DEM Parti birlikte 304 sandalyeye ulaşıyor

Simülasyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, olası seçim sonrası iş birliği seçenekleri.

YENİ Parti'nin 246 milletvekili çıkardığı varsayımında, tek başına çoğunluk elde etmesi mümkün değil.

Ancak DEM Parti'nin 58 milletvekiliyle birlikte hareket etmesi halinde iki partinin toplam sandalye sayısı 304'e yükseliyor.

Bu rakam, 301 sandalyelik salt çoğunluk eşiğinin 3 üzerinde.

Buna karşılık YENİ Parti ile İYİ Parti'nin toplam sandalye sayısı 284'te kalıyor.

Dolayısıyla bu iki partinin birlikte hareket etmesi de salt çoğunluk sağlamıyor.

Bu aritmetik, DEM Parti'nin seçim sonrasında Meclis'teki çoğunluk hesaplarında önemli bir konuma gelebileceğini gösteriyor.

Ancak sandalye sayılarının bir koalisyon veya siyasi iş birliğine olanak sağlaması, böyle bir anlaşmanın mutlaka gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.

Partilerin siyasi programları, karşılıklı koşulları ve müzakere tercihleri de belirleyici olacaktır.

AKP ile İYİ Parti'nin toplamı da çoğunluğa yetmiyor

Cumhur İttifakı açısından alternatif iş birliği senaryoları da benzer bir tablo ortaya koyuyor.

Simülasyona göre AKP ve MHP'nin toplam 258 milletvekili bulunuyor.

İYİ Parti'nin 38 milletvekiliyle bu iki partiye katılması halinde toplam sayı 296'ya yükseliyor.

Bu da salt çoğunluk için gereken 301 sandalyenin 5 altında kalıyor.

Dolayısıyla Cumhur İttifakı'nın İYİ Parti ile genişlemesi bile bu simülasyonda Meclis çoğunluğu sağlamıyor.

Buna karşılık AKP ile DEM Parti'nin sandalye toplamı 301'e ulaşıyor.

Ancak bu yalnızca matematiksel bir olasılık. Böyle bir siyasi iş birliğinin gerçekleşeceğine ilişkin araştırmada herhangi bir bulgu bulunmuyor.

Seçim sonrası hükümette DEM Parti mi yer alacak?

Gündemar'ın ortaya koyduğu sandalye dağılımı, seçim sonrası siyasi dengeler açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor:

DEM Parti, olası bir seçim sonrasında Meclis çoğunluğunun oluşturulmasında belirleyici aktör haline gelebilir mi?

Simülasyonda YENİ Parti ile DEM Parti'nin toplamı 304 sandalyeye ulaşırken Cumhur İttifakı ile İYİ Parti'nin toplamı 296'da kalıyor.

Bu sonuç, DEM Parti'nin bazı yasama çoğunluğu senaryolarında önemli bir konumda bulunabileceğini gösteriyor.

Ancak Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hükümetin kurulması, parlamenter sistemlerdeki gibi TBMM'de koalisyon çoğunluğu oluşturulmasına bağlı değil.

Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçiliyor ve yürütme yetkisini kullanıyor.

Bu nedenle Meclis'te 301 sandalyeye ulaşılması, tek başına hükümet kurma hakkı sağlamıyor.

Bununla birlikte yasama faaliyetleri, bütçe görüşmeleri ve siyasi uzlaşmalar bakımından Meclis'teki sandalye dağılımı önemini koruyor.

Dolayısıyla DEM Parti'nin olası rolünü değerlendirirken hükümetin oluşumu ile parlamentodaki çoğunluk hesaplarını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Araştırma 60 ilde 2 bin 400 kişiyle gerçekleştirildi

Gündemar'ın seçim simülasyonuna temel oluşturan kamuoyu araştırması, 23-30 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Araştırmaya Türkiye genelinde 60 ilden 2 bin 400 kişi katıldı.

Veriler bilgisayar destekli telefon görüşmeleri ve çevrim içi anket yöntemleriyle toplandı.

Açıklanan milletvekili sayıları, araştırmada ölçülen oy oranlarından hareketle oluşturulan bir simülasyona dayanıyor.

Bu nedenle gerçek bir seçimde ortaya çıkabilecek katılım oranları, seçmen hareketleri, aday listeleri ve seçim çevresi bazındaki farklılıklar sonuçları değiştirebilir.

Fon krizinin siyasi etkisi ile seçim aritmetiği ayrı değerlendirilmeli

GENAR'ın kriz sonrasında açıkladığı bulgular, fon krizinin AKP'nin seçmen desteğini olumsuz etkilediğine ilişkin bir işaret sunuyor.

İhsan Aktaş'ın 3 puanlık kayıp açıklaması ve Şamil Tayyar'ın aktardığı 6 puanlık düşüş iddiası, krizin siyasi sonuçları üzerindeki tartışmaları güçlendirdi.

Gündemar'ın eylül araştırması ise farklı bir soruya yanıt veriyor: Mevcut oy dağılımına benzer bir tablo sandığa yansırsa TBMM'de nasıl bir sandalye dağılımı ortaya çıkabilir?

Bu projeksiyonda YENİ Parti en büyük parti konumuna yükselirken Cumhur İttifakı da tek başına çoğunluk elde edemiyor.

DEM Parti ise bazı olası Meclis çoğunluğu hesaplarında önemli bir konumda bulunuyor.

Ancak Gündemar'ın eylül araştırması fon krizinden önce yapıldığı için bu sandalye dağılımını doğrudan fon krizinin sonucu olarak yorumlamak doğru olmaz.

Önümüzdeki dönemde yapılacak yeni araştırmalar, fon krizinin seçmen davranışı üzerindeki etkisinin kalıcı olup olmadığını ve Meclis aritmetiğine nasıl yansıyabileceğini daha açık biçimde gösterebilir.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler