Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Para-banka-finans

Fed’de faiz artışı baskısı büyüyor: Warsh için geri dönüş zorlaşıyor

ABD’de yüksek enflasyon Fed üzerindeki baskıyı artırdı. Piyasalar eylülde faiz artışına %85’in üzerinde olasılık verirken ikinci artış da fiyatlanıyor.

11 Eylül 2026

Fed’de faiz artışı baskısı büyüyor: Warsh için geri dönüş zorlaşıyor

ABD’de ağustos çekirdek enflasyonunun beklentileri aşmasının ardından Fed Başkanı Kevin Warsh üzerindeki faiz artışı baskısı hızla yükseliyor. Piyasalar 15-16 Eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına %85’in üzerinde olasılık verirken, yıl sonuna kadar ikinci bir artış da fiyatlanmaya başladı. Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması ve enflasyon beklentilerindeki bozulma, Fed’in geçen yıl yaptığı faiz indirimlerinin bir bölümünü geri alma ihtimalini güçlendiriyor.

ABD Merkez Bankası'nın gelecek haftaki kritik toplantısı öncesinde faiz artışı artık piyasalarda ana senaryo haline geliyor.

Ağustos ayında gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek tüketici fiyat endeksi aylık %0,3 artarak beklentileri aştı.

Manşet enflasyon yıllık %3,4 seviyesinde kalırken, çekirdek yıllık enflasyon %2,4'e geriledi. Ancak Fed açısından kritik olan kısa vadeli fiyat eğiliminin yeterince hızlı iyileşmemesi, faiz artışını savunan FOMC üyelerinin elini güçlendirdi.

Enflasyon beş yılı aşkın süredir Fed'in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor.

Inflation Insights Başkanı Omair Sharif, Fed'in artık karar vermek zorunda olduğunu belirterek durumu sert bir ifadeyle özetledi:

“Fed için artık konuşma değil, harekete geçme zamanı.”

Faiz artışı olasılığı %85’i geçti

Ağustos TÜFE verisinin ardından piyasalardaki fiyatlama hızla değişti.

Fed fon vadeli işlemlerine göre 15-16 Eylül toplantısında faiz artırımı olasılığı %85'in üzerine çıktı. Bu oran perşembe günü yaklaşık %70 seviyesindeydi.

Piyasalar ayrıca Fed'in aralık ayına kadar ikinci bir faiz artışına gidebileceğini fiyatlamaya başladı.

Enflasyon verisi öncesinde ekonomistler Fed konusunda piyasalardan daha ihtiyatlıydı. Ancak rakamların açıklanmasının ardından TD Bank ve JPMorgan Chase dahil bazı kurumlar tahminlerini değiştirerek eylül ayında faiz artışı beklemeye başladı.

KPMG Başekonomisti Diane Swonk'a göre tartışmanın ağırlık merkezi artık açık biçimde faiz artışına kaydı.

Swonk:

“Artık soru faiz artırıp artırmayacakları değil, enflasyonu kontrol altına almak için ne kadar artırmaları gerektiği.”

değerlendirmesinde bulundu.

Enflasyondaki sürprizin kaynağı telefon hizmetleri

Ağustos ayındaki çekirdek enflasyon artışının önemli bölümünün kablosuz telefon hizmetlerindeki rekor fiyat artışından kaynaklandığı hesaplanıyor.

Bu kalemin tek seferlik bir etki yaratmış olması mümkün.

Ancak analistler Fed'in gelecekte enflasyonun kendiliğinden gerileyeceği beklentisine dayanarak faizleri sabit tutmaya devam etmesinin giderek zorlaştığını düşünüyor.

Özellikle enerji fiyatlarındaki yeni yükseliş, Fed açısından bu yaklaşımı daha riskli hale getiriyor.

Warsh kendi sözlerinin baskısı altında

Fed Başkanı Kevin Warsh açısından sorun yalnızca son enflasyon verisi değil.

Warsh, 28 Ağustos'ta Jackson Hole'da yaptığı konuşmada çekirdek enflasyonda anlamlı bir iyileşme görülmediğini söylemişti.

Enflasyonun Fed'in %2 hedefine doğru ilerlediğine ilişkin yeni ve güçlü kanıtlar gelmemesi halinde merkez bankasının yapması gereken “işler olduğunu” ifade etmişti.

Şimdi ise ağustos enflasyonu Warsh'ın aradığı güvenceyi vermedi.

Bu nedenle piyasalar Fed Başkanı'nın kendi söylemi nedeniyle de faiz artışını desteklemek zorunda kalabileceğini düşünüyor.

Sharif'e göre Warsh, Jackson Hole'da yaptığı kadar şahin bir konuşmanın ardından gelecek toplantıda faiz artışına destek vermekten kolay kolay kaçınamaz.

Bloomberg Economics ekonomistleri Anna Wong ve Andrew Sacher de piyasanın mesajının son derece açık olduğunu savunuyor.

Onlara göre Fed'in faiz artırmaması halinde Warsh, finans piyasalarının gözünde güvenilirlik kaybına uğrayabilir.

Fed içinde faiz artışına destek zaten büyüyordu

Faiz artışını savunanlar Fed içerisinde ağustos TÜFE verisinden önce de güç kazanıyordu.

Fed bu yıl üst üste beş toplantıda politika faizini değiştirmedi.

Ancak temmuz toplantısında üç FOMC üyesi çoğunluğa karşı çıkarak 25 baz puanlık faiz artışı yönünde oy kullandı.

Oy hakkı bulunmayan iki Fed yetkilisi de faiz artışını destekleyeceklerini açıklamıştı.

Buna karşılık diğer bir grup Fed yetkilisi, çekirdek enflasyonun önümüzdeki aylarda gerilemesini bekledikleri için faizlerin sabit tutulmasını savunuyordu.

Ancak bu gruptaki bazı üyeler dahi faizleri değiştirmemek için enflasyonda daha fazla iyileşme görmeleri gerektiğini kabul etmişti.

Ağustos verileri bu kanıtı sağlamadı.

Temmuz toplantısının gölgesi Warsh’ın üzerinde

Fed'in gelecek hafta faiz artırması Warsh açısından bir başka nedenle de önemli olabilir.

Başkan, 29 Temmuz'daki FOMC toplantısının ardından Fed'in neden faizleri sabit tuttuğunu piyasanın tatmin olacağı şekilde açıklayamamakla eleştirilmişti.

Evercore ISI ekonomistlerine göre eylül toplantısında faiz artışı artık oldukça olası.

Kurum, Warsh'ın hem enflasyon verilerinin yeterince iyi olmaması hem de petrol fiyatlarının yarattığı ilave baskı nedeniyle faiz artışını desteklemesini bekliyor.

Böyle bir kararın temmuz toplantısı sonrasında zedelenen enflasyonla mücadele kredibilitesini de güçlendirebileceği değerlendiriliyor.

Trump-Warsh gerilimi başlayabilir

Fed'in faiz artırmasının önemli bir siyasi sonucu da olabilir.

Başkan Donald Trump, göreve getirdiği Kevin Warsh'tan faizlerin düşürülmesini istiyor ve daha düşük borçlanma maliyetleri için Fed üzerindeki siyasi baskısını sürdürüyor.

Trump geçen hafta Fed'in faiz indirmemesi halinde bazı ülkelerle ticareti kesme tehdidinde dahi bulundu.

Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, Fed'in güçlü bir faiz hamlesi yapması halinde Trump'ın buna tepki göstermesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Dolayısıyla Warsh önümüzdeki hafta iki farklı baskıyla karşı karşıya kalabilir:

Finans piyasaları ve enflasyon verileri faiz artışı isterken, Beyaz Saray düşük faiz talep ediyor.

Petrol 109 doları gördü

Fed'in işini daha da zorlaştıran gelişme ise Orta Doğu'daki savaş.

İran'daki çatışmaların devam etmesiyle Brent petrol perşembe günü 109 dolara kadar yükseldi.

Yüksek petrol fiyatları benzin ve taşımacılık maliyetleri üzerinden tüketici enflasyonunu doğrudan etkilerken, üretim maliyetleri üzerinden daha geniş çaplı ikinci tur fiyat baskıları da yaratabilir.

Üstelik ekonomistler ABD'deki bazı enflasyon kaynaklarının geçici olmadığını düşünüyor.

Özellikle veri merkezleri ve YZ altyapısına yönelik dev yatırımlar enerji, elektrik altyapısı, inşaat ve ekipman talebini artırmaya devam ediyor.

Bu nedenle Fed'in karşı karşıya olduğu enflasyon baskısı yalnızca petrol şokundan ibaret olmayabilir.

Tüketicinin enflasyon beklentisi %4,6’ya sıçradı

Fed açısından bir başka alarm sinyali tüketici beklentilerinden geldi.

Michigan Üniversitesi'nin eylül ayı öncü anketine göre tüketicilerin bir yıllık enflasyon beklentisi ağustostaki %4'ten %4,6'ya yükseldi.

Ayrıca 2023'ten bu yana ilk kez tüketicilerin çoğunluğu önümüzdeki 12 ay içerisinde faiz oranlarının yükseleceğini düşünüyor.

Enflasyon beklentilerinin bozulması merkez bankaları açısından özellikle önemli.

Çünkü tüketicilerin ve şirketlerin yüksek enflasyonun kalıcı olacağına inanmaya başlaması, ücret ve fiyatlama davranışlarını değiştirerek enflasyonun kendisini daha dirençli hale getirebilir.

Fed geçen yılki üç indirimi geri mi alacak?

Fed'in önündeki tartışma giderek yalnızca tek bir 25 baz puanlık faiz artışıyla sınırlı kalmıyor.

Bazı Fed yetkilileri mevcut politika faizinin talebi daha önce düşünüldüğü kadar güçlü biçimde kısıtlamadığını savunuyor.

İşsizlik oranı düşük ve istikrarlı seyrederken, ücretlerin şu aşamada ilave enflasyon baskısı yarattığına dair güçlü kanıt bulunmuyor.

Ancak ekonomik aktivitenin dirençli kalması ve enflasyonun hedefe dönmemesi, Fed'in 2025 sonunda gerçekleştirdiği toplam 75 baz puanlık üç faiz indiriminin bir bölümünü veya tamamını geri alması gerektiği tartışmasını gündeme getiriyor.

RSM US Başekonomisti Joseph Brusuelas daha ileri giderek Fed'in geçen yıl gerçekleştirdiği üç indirimi geri alması ve mevcut çeyrekte trendin üzerinde büyümesi beklenen ekonomiyi yavaşlatması gerektiğini savunuyor.

Artık soru tek faiz artışı mı, yoksa yeni bir döngü mü?

Piyasaların baz senaryosu hâlâ Fed'in agresif ve uzun soluklu yeni bir sıkılaştırma döngüsüne başlaması değil.

Bloomberg'in 8-10 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirdiği ankete katılanların çoğu, Fed'in faiz artışına başlaması halinde bunun bir veya iki artırımla sınırlı bir ayarlama olacağını düşünüyor.

Ancak ağustos enflasyonu, yükselen petrol fiyatları ve bozulan enflasyon beklentileri bu görüşü sınayabilir.

Fed'in gelecek hafta 25 baz puanlık artış yapması artık piyasalar açısından sürpriz olmaktan çıktı.

Asıl soru, bunun tek seferlik bir “sigorta artışı” mı olacağı, yoksa Fed'in 2025 sonunda yaptığı 75 baz puanlık indirimi geri almaya başlayacağı yeni bir sıkılaştırma döneminin ilk adımı mı olduğu.

Warsh açısından ise denklem daha kişisel hale geliyor.

Jackson Hole'da enflasyona karşı şahin bir çizgi çizen Fed Başkanı, şimdi bu söylemini bir politika kararıyla destekleme baskısıyla karşı karşıya.

Faiz artırırsa Trump'ın tepkisini çekebilir.

Faiz artırmazsa piyasaların gözünde Fed'in enflasyonla mücadele kredibilitesini riske atabilir.

Bloomberg

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş