Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Para-banka-finans

Dünya Piyasaları: Fed korkusu küresel tahvil piyasalarını vurdu, ABD 30 yıllık faizi %5,38’e çıktı

Petrol şoku Fed faiz artışı beklentisini güçlendirdi. ABD 30 yıllık tahvil faizi %5,38 ile yaklaşık 20 yılın zirvesine çıkarken satışlar dünyaya yayıldı.

11 Eylül 2026

Dünya Piyasaları: Fed korkusu küresel tahvil piyasalarını vurdu, ABD 30 yıllık faizi %5,38’e çıktı

Ortadoğu savaşının petrol fiyatlarını 100 doların üzerinde tutması, Fed’in yeniden faiz artıracağı beklentisini güçlendirerek küresel tahvil piyasalarında satış dalgasına yol açtı. ABD 30 yıllık tahvil faizi %5,38 ile yaklaşık 20 yılın zirvesine çıkarken, 10 yıllık faiz %4,97’yi gördü. Asya borsaları sert düşerken piyasaların gözü ABD enflasyon verisine çevrildi.

ABD uzun vadeli tahvillerinde başlayan satış dalgası Cuma günü küresel piyasalara yayıldı. Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesi ve petrol fiyatlarının yüksek kalması, enflasyonun yeniden hızlanacağı ve Fed’in faiz artırmak zorunda kalacağı endişesini büyütüyor.

ABD 30 yıllık Hazine tahvilinin getirisi %5,38’e yükselerek yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

10 yıllık ABD tahvil faizi ise gün içinde %4,97’ye kadar çıktı.

Tahvil piyasasının verdiği mesaj giderek netleşiyor: Yatırımcılar yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin geçici olmayabileceğinden ve Fed’in mevcut faiz seviyesinin fiyat baskılarını kontrol etmek için yeterli kalmayabileceğinden endişe ediyor.

Petrol piyasaları yönlendiriyor

Küresel piyasalardaki fiyatlamanın merkezinde petrol bulunuyor.

Brent petrol daha önce gördüğü yüksek seviyelerden yaklaşık 2 dolar geri çekilmesine rağmen 106 doların hemen altında işlem görüyor. ABD ham petrolü WTI ise 101 doların üzerinde kalmaya devam ediyor.

Petrol fiyatlarındaki son sıçramada İran destekli Husilerin Yemen’in stratejik Mocha Limanı’nı ele geçirmesi önemli rol oynadı.

Husilerin Babülmendep Boğazı yönünde ilerlemesi, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen küresel enerji ticareti açısından yeni bir risk yaratıyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki sıkıntılar devam ederken Babülmendep’in de tehdit altında olması, enerji piyasalarının aynı anda iki kritik deniz geçişindeki riski fiyatlamasına neden oluyor.

JPMorgan: Her şeyi enerji fiyatları belirliyor

JPMorgan Asset Management Asya-Pasifik Baş Piyasa Stratejisti Tai Hui, İran’ın müttefikleri üzerinden Kızıldeniz’in güney çıkışlarında baskı kurmasının küresel enerji piyasaları üzerindeki maliyeti artırdığını belirtti.

Fidelity portföy yöneticisi Ian Samson ise kısa vadede piyasalardaki hemen her hareketin enerji fiyatları tarafından belirlendiğini düşünüyor.

Samson’a göre petrol akışına yönelik yeni kısıtlamalar ihtimali fiyatların daha da yükselmesi için önemli bir risk oluşturuyor.

Dolayısıyla piyasaların temel sorusu artık petrolün 100 doların üzerinde olup olmayacağından çok, enerji arzındaki bozulmanın ne kadar süreceği.

Tahvil satışı Japonya’ya da yayıldı

ABD tahvillerindeki satış dalgası Asya piyasalarında da hissediliyor.

Japonya’nın 10 yıllık devlet tahvili faizi 7 baz puan yükselerek %2,98’e, 30 yıllık tahvil faizi ise %4,05’e çıktı.

Çin’in 10 yıllık tahvil faizi ise %1,68 seviyesinde yatay kaldı.

Japon tahvillerindeki yükseliş, enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki etkisinin yalnızca Fed’i değil diğer büyük merkez bankalarını da daha şahin bir politika izlemeye zorlayabileceğine ilişkin beklentileri yansıtıyor.

Bessent’ın tahvil alımı piyasayı rahatlatamadı

ABD tahvil piyasasındaki huzursuzluğu artıran bir diğer unsur Hazine Bakanı Scott Bessent’ın uzun vadeli tahvil geri alım programının piyasa beklentilerini karşılayamaması oldu.

ABD Hazinesi piyasadan 6 milyar dolara kadar uzun vadeli tahvil geri almayı hedeflemişti. Ancak program bu hedefin altında kaldı.

T. Rowe Price sabit getirili menkul kıymetler portföy yöneticisi Vincent Chung, piyasanın açıklanan programdan daha güçlü bir destek beklediğine dikkat çekti.

Chung’a göre mevcut ortamda hükümetlerin piyasa beklentilerini yalnızca karşılaması değil, aşması gerekiyor; aksi halde yatırımcıların tepkisi sert olabiliyor.

Asya borsalarında sert satış

Yükselen petrol ve tahvil faizleri Asya hisse piyasalarında da güçlü satışlara yol açtı.

Enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı olan bölge, petrol fiyatlarındaki artıştan doğrudan etkileniyor.

Güney Kore Kospi ve Japonya Nikkei 225 endeksleri %2,6 geriledi.

Tayvan Taiex Endeksi %1,6, Şanghay borsası yine yaklaşık %1,6, Hong Kong ise %1,3 değer kaybetti.

ABD S&P 500 vadeli kontratları yaklaşık %0,1 yükselirken Avrupa Stoxx 600 tarafında benzer büyüklükte düşüş görüldü.

Fed faiz artırımı ihtimali %70’e çıktı

Tahvil piyasalarındaki satışın arkasındaki en önemli nedenlerden biri Fed’e ilişkin beklentilerin hızla değişmesi.

Vadeli piyasalarda Fed’in faiz artırma ihtimali yaklaşık %70’e yükseldi.

Bu oran Perşembe sabahı yaklaşık %60 seviyesindeydi.

Russell Investments Asya-Pasifik Yatırımlar Başkanı Andrew Pease, piyasanın Fed’in gitmesi gerektiğini düşündüğü faiz seviyesi konusunda büyük bir yeniden fiyatlama yaşandığını belirtiyor.

Pease’e göre piyasanın verdiği mesaj, Fed’in enflasyon tehdidini yeterince ciddiye almadığı yönünde.

ABD enflasyonu Fed kararını belirleyebilir

Bu nedenle Cuma günü açıklanacak Ağustos ayı ABD tüketici enflasyonu kritik önem taşıyor.

Yatırımcılar verinin Fed’in 16 Eylül toplantısında faiz artırıp artırmayacağını belirleyebilecek temel gösterge olacağını düşünüyor.

ANZ Araştırma Başkanı Richard Yetsenga, Fed’in artık yeniden “faiz artırımı bölgesine” girmiş olabileceğini savunuyor.

Yetsenga’ya göre Fed beş yıldır enflasyon hedefinden uzak bulunurken, Ortadoğu çatışmasının kalıcı hale gelmesi petrol fiyatlarının da yüksek seviyelerde kalmasına neden oluyor.

Bu kombinasyon merkez bankasının faiz artırımına dönmesi için baskıyı artırabilir.

Warsh’ın iletişim stratejisi de piyasayı tedirgin ediyor

Fed Başkanı Kevin Warsh’ın ileriye dönük yönlendirmeyi azaltma konusundaki yaklaşımı da tahvil piyasalarındaki oynaklığı artıran faktörler arasında gösteriliyor.

JPMorgan’dan Hui’ye göre Fed’in gelecekteki faiz patikasına ilişkin daha az yönlendirme sağlaması yatırımcıların tahvil piyasası konusunda daha tedirgin olmasına neden olabilir.

Bu durum, piyasanın ekonomik verilere ve özellikle enflasyon sürprizlerine karşı çok daha hassas hale gelmesi anlamına geliyor.

ABD tahvillerinin güvenli liman özelliği sorgulanıyor

Son satış dalgasının belki de en dikkat çekici sonucu, ABD Hazine tahvillerinin geleneksel güvenli liman rolünün sorgulanmaya başlanması.

Normal koşullarda jeopolitik krizler yatırımcıları ABD devlet tahvillerine yönlendirerek tahvil fiyatlarını yükseltir ve faizleri aşağı çeker.

Ancak mevcut krizde tam tersi yaşanıyor.

Savaş petrol fiyatlarını yükseltiyor, yüksek petrol enflasyon beklentilerini artırıyor, enflasyon beklentileri ise Fed’in faiz artıracağı fiyatlamasını güçlendirerek tahvillerin satılmasına neden oluyor.

Fidelity’den Samson’a göre tahviller artık portföy riskini çeşitlendiren bir araç olmaktan ziyade bazı durumlarda portföye ek risk getiren bir varlığa dönüşüyor.

Bu nedenle uzun vadeli tahviller için doğal alıcının kim olacağı giderek daha belirsiz hale geliyor.

Yeni denklem: Petrol yükseldikçe tahvil faizleri de yükseliyor

Küresel piyasalarda son günlerde ortaya çıkan fiyatlama alışılmış kriz dinamiklerinden farklı.

Normalde jeopolitik gerilim hisse senetlerinden çıkışı hızlandırırken güvenli liman tahvillerine talebi artırır.

Bu kez ise zincir farklı işliyor:

Savaş → petrol fiyatlarında yükseliş → enflasyon beklentilerinde artış → Fed faiz artırımı beklentisi → tahvil satışları → uzun vadeli faizlerde yükseliş.

Brent petrolün 100 doların üzerinde kalması ve ABD 10 yıllık tahvil faizinin %5 sınırına yaklaşması halinde bu baskının küresel hisse senetleri ve özellikle gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde devam etmesi beklenebilir.

Şimdi piyasanın kısa vadeli yönünü belirleyecek en önemli değişken ABD enflasyon verisi.

Beklentilerin üzerinde bir TÜFE rakamı, Fed’in faiz artırımı beklentisini daha da güçlendirerek küresel tahvil satışının yeni bir aşamaya geçmesine neden olabilir.

FT

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş