Denizlerde Yeni Cephe: Hürmüz'den Karadeniz'e uzanan savaş küresel ticareti yeniden şekillendiriyor
Hürmüz, Karadeniz ve Kızıldeniz'deki çatışmalar küresel ticareti yeniden şekillendiriyor. Uzmanlar deniz savaşlarının kalıcı maliyet uyarısı yapıyor.
2 Ağustos 2026

Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Karadeniz'de art arda yaşanan saldırılar, küresel ticaretin can damarlarını hedef alıyor. Uzmanlara göre savaş artık sadece topraklarda değil, lojistik koridorlarında yaşanıyor ve şirketler kalıcı olarak daha pahalı, daha uzun ve daha riskli tedarik zincirlerine hazırlanıyor.
Küresel ekonominin yaklaşık yüzde 80'i deniz taşımacılığına dayanıyor. Ancak son aylarda Hürmüz Boğazı, Bab el-Mendeb, Karadeniz ve Azak Denizi'nde yaşanan askeri gerilimler, deniz yollarını savaşın yeni cephesi haline getirdi. Ticari gemilere yönelik saldırılar, sigorta maliyetlerini yükseltirken navlun ücretlerini artırıyor, enerji ve emtia ticaretini sekteye uğratıyor. Uzmanlara göre yaşanan gelişmeler geçici bir kriz değil, küresel lojistik düzeninin yeniden şekillendiği yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor.
Deniz savaşları yeni bir döneme girdi Quantum Strategy Başkanı David Roche'a göre Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi'nde insansız hava araçlarıyla yürüttüğü operasyonlar, modern deniz savaşlarında yeni bir dönemi başlattı.
Roche, füze ve insansız hava araçlarının büyük donanmalara sahip olmayan ülkelerin bile limanlar, tankerler ve kritik altyapılar üzerinde ciddi baskı kurmasına imkân verdiğini belirtiyor. Rapora göre Karadeniz'deki saldırılar Rusya'nın tahıl ve petrol ihracatını önemli ölçüde sekteye uğratabilecek potansiyele sahip.
Rusya'nın dünya buğday ihracatındaki ağırlığı dikkate alındığında, Karadeniz'deki güvenlik sorunları küresel gıda fiyatları üzerinde de baskı oluşturuyor.
Kerç Boğazı'nın kapanması yeni risk yarattı Atlantic Council kıdemli uzmanlarından Yevgeniya Gaber, Rusya'nın Kerç Boğazı'ndaki gemi trafiğini durdurmasının yalnızca askeri değil ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirtiyor.
Kerç Boğazı, Azak Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayan en önemli geçiş noktalarından biri olarak görülüyor. Bölge üzerinden yalnızca petrol değil; tahıl, kömür ve çelik sevkiyatları da gerçekleştiriliyor.
Uzmanlara göre bu hattın kesintiye uğraması Rusya'nın lojistik kapasitesini zayıflatırken küresel emtia piyasalarında da yeni belirsizlikler yaratıyor.
"Artık hiçbir boğaz tek başına değerlendirilemez" Fertistream Freight Küresel Araştırma Başkanı Daejin Lee'ye göre Hürmüz, Karadeniz ve Bab el-Mendeb artık birbirinden bağımsız kriz alanları değil.
Lee, bu su yollarının yeni dünya düzeninin şekillendiği jeopolitik mücadele alanlarına dönüştüğünü belirterek deniz taşımacılığındaki risklerin giderek sistematik hale geldiğini ifade ediyor.
Yeni risk noktası Panama Kanalı olabilir Vespucci Maritime CEO'su Lars Jensen ise gelecek dönemde dikkatlerin yalnızca Hürmüz'e çevrilmemesi gerektiğini düşünüyor.
Jensen'e göre ABD, Çin ve Panama arasındaki jeopolitik rekabet nedeniyle Panama Kanalı yeni küresel gerilim noktası haline gelebilir.
Buna yıl sonunda beklenen kuraklık kaynaklı kapasite kısıtlamaları da eklenirse, dünya ticaretinin önemli bir bölümünü taşıyan kanal üzerinde yeni darboğazlar oluşabilir.
Şirketler yeni normale hazırlanıyor Tedarik zinciri danışmanlık şirketi Zero100'ün kurucu ortağı Kevin O'Marah, Hürmüz Boğazı'ndaki tehdidin fiili saldırılardan çok belirsizlik nedeniyle etkili olduğunu belirtiyor.
Şirketlerin önemli bölümü artık stok seviyelerini yükseltiyor, alternatif rotalar oluşturuyor ve bazı yükleri kara hatlarına kaydırıyor.
Enerji, elektronik ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren birçok şirket için bu durum daha yüksek lojistik maliyetleri ve daha uzun teslim süreleri anlamına geliyor.
Uzmanlara göre mevcut tablo kısa süreli bir krizden ziyade kalıcı bir "ulaştırma belirsizliği" dönemine işaret ediyor.
Sigorta maliyetleri hızla yükseliyor Savaş risklerinin artmasıyla birlikte deniz taşımacılığında savaş sigortası primleri de keskin biçimde yükseldi.
Sigorta brokeri Gallagher, savaş riskine karşı teminat sağlanmaya devam ettiğini ancak Hürmüz'den geçmeyi tercih eden gemi sayısının oldukça sınırlı kaldığını belirtiyor.
Sigorta primleri geminin türüne, yüküne ve rotasına göre değişmekle birlikte, sektör temsilcileri mevcut maliyetlerin geçmiş yılların oldukça üzerine çıktığını ifade ediyor.
Lojistikte yeni mimari kuruluyor Dubai merkezli yatırımcı Alain Bejjani'ye göre yaşanan dönüşüm yalnızca geçici rota değişikliklerinden ibaret değil.
Bejjani, Körfez ülkelerinin artık Hürmüz ve Bab el-Mendeb'e bağımlılığı azaltacak boru hatları, kara koridorları ve yeni depolama merkezleri kurmaya yöneldiğini belirtiyor.
Ona göre önümüzdeki on yıl boyunca milyarlarca dolarlık yatırımla alternatif enerji ve ticaret koridorları oluşturulacak.
Bu dönüşümün yalnızca Orta Doğu ile sınırlı kalmayacağı, stratejik boğazlara bağımlı diğer bölgelerde de benzer altyapı yatırımlarının hızlanacağı öngörülüyor.
Deniz taşımacılığı güven avantajını kaybediyor Uzmanlara göre gemiler uzun vadede küresel ticaretin omurgası olmayı sürdürecek.
Ancak artık en büyük öncelik maliyetten çok öngörülebilirlik olacak.
Şirketler tedarik zincirlerinde daha fazla yedek kapasite oluştururken, kara taşımacılığı, boru hatları ve bölgesel depolama çözümleri daha fazla önem kazanacak.
Sonuç Hürmüz Boğazı, Karadeniz ve Kızıldeniz'de yaşanan gelişmeler, küresel ticaretin artık yalnızca ekonomik değil aynı zamanda askeri ve jeopolitik risklerle şekillendiğini gösteriyor. Deniz yollarının giderek daha sık hedef alınması, şirketleri ve devletleri alternatif lojistik ağları kurmaya zorluyor. Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde rekabet yalnızca üretim maliyetleri üzerinden değil; güvenli ulaşım koridorları, enerji hatları ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığı üzerinden de belirlenecek.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



