Çin Borsalarında Alarm: YZ Hisseleri Çöktü, Pekin Piyasaları Kurtarmak İçin Harekete Geçti
Çin'de CSI 300 ayı piyasasına girdi, Hong Kong teknoloji hisseleri yüzde 30'dan fazla düştü. Pekin devlet fonlarıyla borsayı destekliyor.
28 Ekim 2026

Çin ekonomisindeki yavaşlama ve kapsamlı mali teşvik paketlerinin açıklanmaması, ülkenin hisse senedi piyasalarında sert satışlara yol açtı. CSI 300 Endeksi haziran ayındaki zirvesinden yüzde 20'nin üzerinde gerileyerek teknik ayı piyasasına girerken, Hong Kong'da teknoloji hisselerinin kaybı yüzde 30'u aştı. Pekin yönetiminin devlet destekli yatırım fonları aracılığıyla piyasaya müdahale ettiği belirtiliyor. Ancak analistlere göre kalıcı toparlanma için hisse alımları yeterli değil; iç talebin canlanması ve maliye politikasında değişiklik gerekiyor.
Çin Borsalarında Ayı Piyasası: CSI 300 Zirvesinden Yüzde 20'den Fazla Geriledi
Çin finans piyasalarında satış baskısı derinleşirken Pekin yönetimi, hisse senetlerindeki düşüşü durdurmak için yeni müdahalelere yöneliyor.
Şanghay ve Shenzhen borsalarında işlem gören büyük şirketleri takip eden CSI 300 Endeksi, yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.
Endeksin haziran ayında ulaştığı zirveden itibaren kaybı ise yüzde 20'yi aşarak teknik ayı piyasası eşiğini geçti.
Piyasalardaki gerilemenin arkasında Çin ekonomisinin büyüme hızındaki yavaşlama, tüketici talebindeki zayıflık ve hükümetin beklenen büyüklükte mali teşvik açıklamaması bulunuyor.
Özellikle yılın ilk aylarında Çin'in yapay zekâ (YZ) alanındaki ilerlemelerinden yararlanan teknoloji şirketleri, son dönemde satışların merkezine yerleşti.
Yatırımcılar, YZ sektöründeki hızlı büyümenin şirketlerin kârlılığına ne ölçüde yansıyacağını sorgularken, ekonomik göstergelerdeki bozulma da risk iştahını azaltıyor.
Çin'deki satış dalgası yalnızca ülke içindeki borsalarla sınırlı kalmadı. Hong Kong piyasası da anakara Çinli yatırımcıların satışlarından ciddi biçimde etkilendi.
Hong Kong'dan 2,5 Milyar Dolarlık Sermaye Çıkışı
Hong Kong borsası, Çin'deki finansal dalgalanmanın en fazla hissedildiği piyasalardan biri haline geldi.
Financial Times'ın hesaplamalarına göre anakara Çinli yatırımcılar ekim ayında şimdiye kadar Hong Kong piyasasında yaklaşık 20 milyar Hong Kong doları, yani 2,5 milyar ABD doları tutarında net hisse senedi satışı gerçekleştirdi.
Bu eğilimin devam etmesi halinde ekim ayı, Temmuz 2021'den bu yana anakara yatırımcılarının Hong Kong borsasından en fazla sermaye çektiği ay olabilir.
Anakara Çinli yatırımcılar, Hong Kong'da işlem gören şirketler için önemli bir talep kaynağı oluşturuyor.
Bu nedenle söz konusu yatırımcıların satışa geçmesi, özellikle teknoloji hisselerinde fiyat baskısını artırıyor.
Hong Kong'un gösterge endeksi Hang Seng, yılbaşından bu yana yüzde 12'nin üzerinde geriledi.
Teknoloji alt endeksindeki kayıp ise yüzde 30'u aştı.
Bu performans, Çin'in YZ alanında ABD ile rekabet edebileceğine yönelik beklentilerin hisse senedi piyasalarına sağladığı desteğin önemli ölçüde zayıfladığını gösteriyor.
Pekin'in 'Ulusal Takımı' Yeniden Devrede
Çin yönetimi, hisse senedi piyasalarındaki düşüşü sınırlamak amacıyla devlet bağlantılı yatırım kuruluşlarını harekete geçirmiş görünüyor.
Piyasalarda ulusal takım olarak bilinen bu yapı, devlet destekli fonlar, büyük finans kuruluşları ve kamu bağlantılı aracı kurumlardan oluşuyor.
Söz konusu kuruluşlar, piyasalarda sert satışlar yaşandığında hisse senetleri veya borsa yatırım fonları satın alarak fiyatları destekleyebiliyor.
Macquarie analistlerine göre geçen hafta gerçekleştirilen devlet bağlantılı borsa yatırım fonu alımları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nisan 2025'te açıkladığı kapsamlı gümrük tarifelerinden bu yana en agresif müdahaleler arasında yer almış olabilir.
Analistler, bu değerlendirmeyi devlet kontrolündeki yatırım kuruluşu Central Huijin'in portföyünde bulunan borsa yatırım fonlarına yönelik net para girişlerini inceleyerek yaptı.
Central Huijin, Çin finans sisteminde devletin önemli yatırım araçlarından biri olarak faaliyet gösteriyor.
Macquarie analistleri, devlet destekli alımların temel amacının piyasada bir taban oluşturmak olduğunu belirtti.
Ancak analistlere göre bu tür müdahaleler tek başına kalıcı bir yükseliş sağlayamaz.
Bunun için Çin'de iç talebin yeniden güçlenmesi gerekiyor.
Macquarie, Çin ekonomisinin büyümeyi sürdürmek için ihracata dayanma kapasitesinin azalması halinde Pekin'in iç tüketimi desteklemeye daha fazla ağırlık verebileceğini değerlendiriyor.
YZ Hisselerinde Sert Satış: CATL Yüzde 37 Düştü
Çin borsalarındaki gerilemenin en dikkat çekici boyutlarından biri, teknoloji ve ileri sanayi şirketlerinin ağır kayıplar yaşaması.
CSI 300 Endeksi'nin sanayi alt endeksi yılbaşından bu yana yüzde 23 geriledi.
Dünyanın en büyük batarya üreticisi CATL'nin Shenzhen borsasında işlem gören hisseleri ise yılbaşından bu yana yüzde 37 değer kaybetti.
Şirket, elektrikli araçlar ve enerji depolama teknolojilerinde küresel ölçekte önemli bir konuma sahip.
Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama ve yatırımcıların büyüme beklentilerini yeniden değerlendirmesi, şirketin hisselerinde baskı oluşturdu.
Çin'in en büyük DRAM bellek çipi üreticisi CXMT de satış dalgasından etkilendi.
Temmuz ayında güçlü bir halka arz gerçekleştiren şirketin hisseleri, son bir ayda yüzde 20 geriledi.
Bellek çipleri, YZ veri merkezleri ve yüksek performanslı bilgi işlem altyapısının temel bileşenleri arasında bulunuyor.
Dolayısıyla CXMT gibi şirketlerdeki gerileme, yatırımcıların YZ yatırımlarının geleceğine ilişkin daha temkinli bir yaklaşım benimsediğine işaret ediyor.
DeepSeek ve Moonshot Başarıları Borsayı Kurtaramadı
Çin, son yıllarda YZ teknolojilerinde ABD ile rekabet edebilmek için büyük yatırımlar gerçekleştiriyor.
DeepSeek ve Moonshot gibi şirketlerin geliştirdiği açık kaynaklı YZ modelleri, Çin'in teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıran gelişmeler arasında gösteriliyor.
Bu şirketlerin başarıları, Çin'in ileri teknoloji alanında ABD'nin uyguladığı kısıtlamalara rağmen ilerleme sağlayabileceği beklentisini güçlendirmişti.
Ancak teknolojik ilerlemeler, finans piyasalarındaki olumsuz görünümü tersine çevirmeye yetmedi.
Yatırımcılar artık yalnızca yeni modellerin geliştirilmesine değil, bu teknolojilerin şirket gelirlerine, kârlılığına ve ekonomik büyümeye katkısına odaklanıyor.
Öte yandan yüksek teknoloji yatırımlarının finansman ihtiyacı, sermaye maliyetleri ve Çin ekonomisindeki genel talep koşulları da şirket değerlemelerini etkiliyor.
Bu nedenle Çin'deki YZ hisselerinin performansı, son dönemde küresel teknoloji piyasalarından olumsuz yönde ayrışıyor.
Güney Kore ve ABD'de YZ yatırımlarına yönelik iyimserlik yeniden güçlenirken Çin'deki teknoloji hisselerinde satışların devam etmesi, bölgesel piyasalar arasındaki farkı belirginleştiriyor.
Beklenen Büyük Teşvik Paketi Gelmedi
Çin borsalarındaki zayıflığın temel nedenlerinden biri, hükümetin ekonomik büyümeyi desteklemek için kapsamlı bir mali teşvik programı açıklamaması.
Pekin yönetimi Eylül 2024'te finans piyasalarını desteklemek amacıyla önemli bir politika paketi duyurmuştu.
Bu pakette şirketlerin hisse geri alımlarını finanse etmelerine yardımcı olacak düzenlemeler de bulunuyordu.
Açıklanan önlemler o dönemde Çin borsalarında güçlü bir toparlanma yaratmıştı.
Ancak 2026 yılı boyunca yeni ve büyük ölçekli teşvik beklentileri giderek zayıfladı.
Son ekonomik veriler, kamu harcamalarının yılın ilk dokuz ayında gerilediğini gösteriyor.
Goldman Sachs Çin Hisse Senetleri Baş Stratejisti Kinger Lau, maliye politikasının genişlemeci olmak yerine daraltıcı bir görünüm kazandığını söyledi.
Lau, bu gelişmeyi yılın başındaki beklentilerle karşılaştırıldığında en önemli sürprizlerden biri olarak değerlendirdi.
Ekonomik büyümenin zayıfladığı bir dönemde kamu harcamalarının azalması, özel sektör talebindeki durgunluğu daha da belirgin hale getirebilir.
Analistlere göre devlet destekli hisse alımları kısa vadeli fiyat hareketlerini sınırlasa da ekonominin temel sorunlarına çözüm getirmiyor.
Zengin Yatırımcılara Vergi İncelemesi Satışları Artırmış Olabilir
Hong Kong piyasasındaki satış baskısını artıran bir başka gelişme, Çin yönetiminin yurt dışındaki servet ve tröst yapılarına yönelik denetimlerini sıkılaştırması.
Analistler, varlıklı yatırımcıların geçmiş yıllara uzanabilecek vergi yükümlülüklerini karşılamak amacıyla hisse senedi satıyor olabileceğini değerlendiriyor.
Bu olasılık özellikle Hong Kong piyasasında dikkat çekiyor.
Çünkü Hong Kong, Çinli varlıklı yatırımcıların uluslararası finansal varlıklarını değerlendirdikleri başlıca merkezlerden biri.
Aberdeen Investments Asya Hisse Senetleri Yatırım Direktörü Kieron Poon, şirketlerin temel göstergelerinde büyük bir değişiklik görmediklerini, buna karşılık yurt dışı tröstlere yönelik vergi gelişmelerinin satışlarda etkili olabileceğini söyledi.
Goldman Sachs'tan Kinger Lau da söz konusu vergi uygulamalarını maliye politikasındaki sıkılaşmanın bir yansıması olarak değerlendirdi.
Bununla birlikte satışların ne kadarının vergi yükümlülüklerinden kaynaklandığı kesin olarak bilinmiyor.
Yatırımcı davranışları üzerinde ekonomik büyüme beklentileri, şirket kârlılıkları ve küresel risk iştahı da etkili oluyor.
Çin Ekonomisinde İç Talep Zayıflıyor
Finans piyasalarındaki sorunların arkasında Çin ekonomisinin büyüme modeline ilişkin daha geniş bir tartışma bulunuyor.
Son ekonomik göstergeler, özellikle tüketici talebinde belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor.
Perakende satışlar mayıs ayında 2022 sonundan bu yana ilk kez geriledi.
Sonraki aylarda da tüketim göstergeleri zayıf seyrini sürdürdü.
Yatırımlar cephesinde de olumsuz bir tablo ortaya çıktı.
Sabit sermaye yatırımları, eylül sonuna kadar olan dokuz aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 azaldı.
Buna karşılık Çin'in ihracatı güçlü performansını korudu.
Bu ayrışma, ülke ekonomisinin büyümeyi sürdürmek için dış talebe giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini gösteriyor.
Ancak ihracata dayalı büyüme modeli, ticaret ortaklarıyla yaşanan gerilimler ve korumacı politikalar nedeniyle riskler taşıyor.
ABD ve Avrupa Birliği'nin Çin menşeli ürünlere yönelik ticaret önlemleri, uzun vadede ihracatın büyümeye katkısını sınırlayabilir.
Bu nedenle ekonomistler, Çin'in iç tüketimi ve özel sektör yatırımlarını güçlendirmesinin giderek daha önemli hale geldiğini vurguluyor.
Emlak Krizi Beşinci Yılında
Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu en önemli yapısal sorunlardan biri de gayrimenkul sektöründeki uzun süreli durgunluk.
Yaklaşık beş yıldır devam eden emlak krizi, hanehalkı servetini, tüketici güvenini ve yerel yönetimlerin gelirlerini olumsuz etkiliyor.
Pekin yönetimi geçen ay konut kredilerine yönelik yeni sübvansiyonlar açıkladı.
Ancak açıklanan önlemler, sektörün büyüklüğü ve karşı karşıya olduğu sorunlar dikkate alındığında sınırlı bulundu.
Gayrimenkul sektöründeki zayıflık, yalnızca inşaat şirketlerini etkilemiyor.
Konut fiyatlarındaki düşüş ve satışlardaki durgunluk, hanehalklarının harcama eğilimlerini de baskılıyor.
Yerel yönetimlerin arazi satışlarından elde ettiği gelirlerin azalması ise kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bu gelişmeler, Çin'in neden güçlü ihracat performansına rağmen iç talepte kalıcı bir toparlanma sağlayamadığını açıklayan başlıca faktörler arasında bulunuyor.
Gözler Komünist Parti'nin Beşinci Genel Kurul Toplantısında
Çin Komünist Partisi'nin üst düzey yönetimi bu hafta disiplin politikalarının ağırlık taşıdığı beşinci genel kurul toplantısında bir araya geliyor.
Bazı analistler, toplantının ardından ekonomi politikalarında değişiklik yapılabileceğini umuyor.
Özellikle iç tüketimi destekleyen önlemler, gayrimenkul sektörüne yönelik yeni teşvikler ve kamu harcamalarının artırılması olasılıkları izleniyor.
Ancak toplantının öncelikli gündeminin parti disiplini olması, kapsamlı bir ekonomik teşvik paketinin açıklanacağına ilişkin beklentileri sınırlıyor.
Piyasalarda asıl soru, Pekin'in finansal istikrarı korumak amacıyla gerçekleştirdiği kısa vadeli müdahaleleri daha geniş bir ekonomik destek programıyla tamamlayıp tamamlamayacağı.
Çin Borsalarında Kalıcı Toparlanma İçin Ne Gerekiyor?
Analistlerin değerlendirmeleri, Çin borsalarındaki düşüşün yalnızca yatırımcı psikolojisinden kaynaklanmadığını gösteriyor.
Zayıf iç tüketim, gerileyen yatırımlar, gayrimenkul sektöründeki durgunluk ve daraltıcı maliye politikası, hisse senetlerinin performansını olumsuz etkiliyor.
Devlet bağlantılı fonların borsadan hisse satın alması, sert düşüşleri sınırlayabilir ve kısa vadeli güven sağlayabilir.
Ancak şirketlerin satış ve kâr beklentileri güçlenmeden kalıcı bir yükselişin sağlanması zor görünüyor.
Çin'in YZ alanındaki teknolojik ilerlemeleri önemli bir büyüme potansiyeli sunarken bu potansiyelin finansal piyasalara yansıması, ekonominin genel görünümüne bağlı olacak.
Sonuç olarak Pekin'in önünde iki farklı politika seçeneği bulunuyor: Devlet destekli alımlarla borsalardaki düşüşü sınırlamaya devam etmek veya iç talebi canlandıracak daha kapsamlı mali önlemlere yönelmek.
Macquarie ve Goldman Sachs analistlerinin değerlendirmeleri, Çin hisse senetlerinde sürdürülebilir bir toparlanma için ikinci seçeneğin giderek daha önemli hale geldiğine işaret ediyor.
FT
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




