Dolar/TL50,15
0.06%
Euro/TL56,14
0.06%
Gram Altın6.535,77
1.41%
BIST 10011.333,27
2.81%
Brent Petrol$100,51
2.26%
Gümüş/Ons$51,50
1.67%
Gedik Yatırım
Piyasa

YZ depremi: Asya'da satış dalgası sürerken, Bloomberg global ekonomide 1,6 trilyon dolarlık kayıp hesapladı

Demokratların zaferi YZ hisselerini vurdu, Asya borsaları çöktü. Bloomberg Economics, olası bir borsa krizinin 1,6 trilyon dolarlık etkisini hesapladı.

6 Kasım 2026

YZ depremi: Asya'da  satış dalgası sürerken, Bloomberg global ekonomide 1,6 trilyon dolarlık kayıp hesapladı

Özet: ABD ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği büyük zaferin yapay zekâ (YZ) yatırımlarını yavaşlatabileceği endişesi küresel piyasalarda sert satışlara yol açtı. Wall Street'teki düşüş Asya'ya yayılırken Güney Kore borsasında işlemler geçici olarak durduruldu, Japonya teknik ayı piyasasına yaklaştı ve Tayvanlı çip üreticisi TSMC yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti. Yatırımcılar ABD tahvillerine yönelirken Brent petrol haftalık bazda yaklaşık yüzde 16 geriledi. Bloomberg Economics'in senaryo analizine göre S&P 500 endeksinde yüzde 20'lik bir çöküş, küresel ekonomide ilk yıl yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık üretim kaybına neden olabilir.

Wall Street'teki YZ satışları Asya borsalarını vurdu

ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'nin iki kanadında çoğunluğu kazanması, küresel teknoloji hisselerinde sert bir satış dalgasını tetikledi.

Demokratların YZ sektörüne ve özellikle veri merkezi yatırımlarına daha sıkı düzenlemeler getirebileceği endişesi, son yıllarda borsalardaki yükselişin lokomotifi olan teknoloji şirketlerini baskı altına aldı.

ABD hisse senetleri perşembe günü sert düşerken satışlar özellikle YZ altyapısına bağlı şirketlerde yoğunlaştı.

Kaynak haberde ABD piyasalarındaki hareket, 2020'den bu yana görülen en sert düşüş olarak nitelendirildi.

Teknoloji hisselerindeki yüksek değerlemelere ilişkin endişelerin zaten arttığı bir dönemde seçim sonuçları, yatırımcıların riskli pozisyonlarını azaltmasına neden oldu.

Satış dalgası cuma günü Asya piyasalarına yayıldı.

Japonya, Güney Kore ve Tayvan'da yarı iletken üreticileri en fazla değer kaybeden şirketler arasında yer aldı.

Çin, Hong Kong ve Singapur borsaları da geriledi. Ancak bu piyasalardaki kayıplar, YZ donanımı üreticilerinin ağırlıklı olduğu diğer Asya piyasalarına göre daha sınırlı kaldı.

Bazı sektörler, özellikle gayrimenkul hisseleri, satış baskısına daha dirençli bir performans gösterdi.

Güney Kore borsasında işlemler durduruldu

Küresel satış dalgasının en sert hissedildiği piyasalardan biri Güney Kore oldu.

Ülkenin gösterge hisse senedi endeksi Kospi, cuma günü açılışta yüzde 8'in üzerinde değer kaybetti.

Düşüşün hızlanması üzerine borsada devre kesici mekanizması çalıştırıldı ve işlemlere 20 dakika ara verildi.

Kospi, psikolojik açıdan önemli görülen 5.000 puan seviyesinin altına indi.

İşlemlerin yeniden başlamasının ardından kayıpların bir bölümü telafi edildi.

Endeks, günün ilerleyen saatlerinde yaklaşık yüzde 4,5 ekside işlem görüyordu.

Satışların merkezinde Güney Kore'nin iki büyük yarı iletken üreticisi Samsung Electronics ve SK Hynix bulunuyordu.

  • Samsung Electronics: Gün içinde kayıp yüzde 10,7'ye kadar çıktı, ardından yaklaşık yüzde 3,7'ye geriledi.

  • SK Hynix: Hisseler açılışta yüzde 13,8'e kadar düşerken daha sonra kayıp yaklaşık yüzde 6'ya indi.

Bu şirketler, küresel YZ altyapısında kullanılan bellek çiplerinin önemli tedarikçileri arasında bulunuyor.

ABD'deki veri merkezi yatırımlarının yavaşlaması ihtimali, yarı iletken talebinin geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Japonya ayı piyasasına yaklaşıyor, TSMC yüzde 10 düştü

Güney Kore'nin yanı sıra Japonya ve Tayvan piyasalarında da sert satışlar yaşandı.

Japon hisse senetleri, son dönemdeki kayıpların ardından teknik ayı piyasasına yaklaşmış durumda.

Teknik ayı piyasası, bir endeksin yakın dönemdeki zirvesinden en az yüzde 20 gerilemesi olarak tanımlanıyor.

Tayvan'da ise dünyanın önde gelen sözleşmeli çip üreticilerinden TSMC'nin hisseleri yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.

TSMC'deki düşüş, Tayvan borsasının genelini aşağı çekti.

Şirket, dünyanın en büyük teknoloji gruplarının kullandığı gelişmiş işlemcilerin üretiminde kritik bir konumda bulunuyor.

Bu nedenle ABD'deki YZ yatırımlarının geleceğine ilişkin belirsizlikler, Tayvan ekonomisi ve hisse senedi piyasası açısından da önem taşıyor.

Asya'daki gelişmekte olan ülke para birimleri de satış dalgasından olumsuz etkilendi.

Yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşması, bölge piyasalarında döviz ve hisse senedi fiyatlarındaki oynaklığı artırdı.

Goldman Sachs: Piyasa önce satıyor, sonra soru soruyor

Goldman Sachs Asya-Pasifik Hisse Senedi Başstratejisti Timothy Moe, CNBC'ye yaptığı açıklamada Asya borsalarındaki düşüşün yalnızca YZ sektörüne ilişkin beklentilerden kaynaklanmadığını söyledi.

Moe'ya göre yatırımcıların mevcut pozisyonlarını kapatması, zarar durdur emirlerinin devreye girmesi ve yükselen oynaklık, satış dalgasını daha da şiddetlendirdi.

Goldman Sachs stratejisti, ABD'deki veri merkezi inşaatlarına yönelik siyasi muhalefetin Asyalı YZ donanımı üreticilerinin talebini ve kârlılığını etkileyebileceğini belirtti.

ABD'de veri merkezi yatırımlarının büyüklüğü ve hızı sorgulanmaya başladığında, bu tesislere işlemci, bellek ve diğer donanımları sağlayan şirketlerin gelecekteki gelirleri de belirsizleşiyor.

Ancak Moe, piyasalardaki ilk tepkinin gelişmelerin gerçek ekonomik etkilerini aşabileceğine dikkat çekti.

Stratejist, yatırımcıların önce satış yapıp soruları daha sonra sorma eğiliminde olduğunu belirterek mevcut piyasa hareketini bu davranışla ilişkilendirdi.

Demokratların zaferi veri merkezi yatırımlarını yavaşlatabilir

ABD'deki ara seçim sonuçları, YZ sektörünün büyüme modeline ilişkin tartışmaları yeni bir aşamaya taşıdı.

Son yıllarda Microsoft, Amazon, Alphabet ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri, YZ işlem kapasitesini artırmak amacıyla veri merkezi altyapısına yüz milyarlarca dolar yatırım yapmayı planladı.

Bu yatırımlar, yalnızca ABD'deki teknoloji şirketlerinin değil, Asya'daki yarı iletken üreticilerinin de büyüme beklentilerini destekledi.

Ancak Demokratların seçim zaferi, veri merkezlerinin çevresel etkileri, elektrik ve su tüketimi ile yerel topluluklar üzerindeki sonuçlarına ilişkin tartışmaları güçlendirdi.

Yeni siyasi dengelerin veri merkezi izinlerini zorlaştırabileceği ve bazı yatırımları geciktirebileceği endişesi piyasalarda öne çıktı.

Özellikle henüz inşaatına başlanmamış projeler, düzenleme değişikliklerinden daha fazla etkilenebilir.

Buna karşılık halen devam eden yatırımların aynı ölçüde risk altında olmadığına dikkat çeken analistler de bulunuyor.

Güney Koreli analist: Satışlara katılmak için henüz yeterli neden yok

Yuanta Securities analisti Lee Jae-won, Güney Kore piyasalarındaki sert satışların ardından yayımladığı değerlendirmede YZ yatırımlarının yavaşlayacağına ilişkin korkuların erken olabileceğini belirtti.

Lee'ye göre gelecek yıl tamamlanması planlanan büyük veri merkezi projelerinin önemli bölümü halihazırda inşaat aşamasında.

Bu nedenle 2027 yılında devreye girmesi beklenen tesislerin, yeni düzenlemelerden kısa vadede daha sınırlı etkilenmesi mümkün.

Buna karşılık 2028 yılına yönelik yatırım planları, siyasi kararlar ve yeni düzenlemeler açısından daha kırılgan görünüyor.

Lee, henüz doğrulanmış proje iptalleri veya şirketlerin kâr tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar bulunmadığını vurguladı.

Bu koşullarda yatırımcıların mevcut satış dalgasına katılmasını gerektiren somut gerekçelerin sınırlı olduğunu savundu.

Bu değerlendirme, piyasalarda YZ yatırımlarının geleceğine ilişkin iki farklı yaklaşım bulunduğunu gösteriyor.

Bir tarafta siyasi düzenlemelerin büyük teknoloji şirketlerinin yatırım harcamalarını azaltabileceğini düşünen yatırımcılar bulunuyor.

Diğer tarafta ise mevcut projelerin devam ettiğine ve talebin henüz somut biçimde zayıflamadığına dikkat çeken analistler yer alıyor.

ABD tahvillerine kaçış: Faizler 12 baz puan geriledi

Hisse senedi piyasalarında satışların hızlanmasıyla birlikte yatırımcılar güvenli liman olarak görülen ABD devlet tahvillerine yöneldi.

Perşembe günü ABD Hazine tahvillerinin fiyatları yükselirken getirileri farklı vadelerde 12 baz puana kadar geriledi.

Tahvil faizleri eylül ayının başından bu yana en düşük seviyelerine indi.

Vadeli tahvil piyasalarındaki işlem hacmi de belirgin biçimde arttı.

İşlem hacminin son 20 günlük ortalamanın yaklaşık yüzde 40 üzerine çıktığı bildirildi.

Bloomberg ABD Hazine Tahvili Endeksi'ne göre yıl içinde bir dönem yüzde 2,8'e ulaşan kayıplar büyük ölçüde telafi edildi.

Böylece ABD devlet tahvillerinin yılbaşından bu yana toplam getirisi sıfıra yakın seviyeye geldi.

Hisse senetlerinden tahvillere yöneliş, yatırımcıların küresel büyüme ve teknoloji şirketlerinin gelecekteki kazançlarına ilişkin belirsizlik karşısında risk azaltma eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Brent petrol haftalık yüzde 16 düştü

Küresel piyasalardaki hareketlilik enerji fiyatlarında da dikkat çekici değişimlere yol açtı.

Brent petrolün yakın vadeli kontratları haftalık bazda yaklaşık yüzde 16 değer kaybetti.

Bu, 2020 yılından bu yana görülen en sert haftalık düşüş olarak kaydedildi.

Petrol fiyatlarındaki gerilemede, Demokratların ABD ara seçimlerinde elde ettiği büyük zaferin ABD-İran savaşının daha erken sona ermesine yol açabileceği beklentisi etkili oldu.

Yatırımcılar, Washington'daki yeni siyasi dengelerin savaşın sürdürülmesini zorlaştırabileceğini ve diplomatik çözüm ihtimalini artırabileceğini değerlendiriyor.

Normal koşullarda petrol fiyatlarındaki sert düşüş, enerji ithalatçısı ülkeler ve küresel hisse senedi piyasaları açısından olumlu bir gelişme olarak görülebilir.

Daha düşük enerji fiyatları, şirketlerin maliyetlerini azaltabilir ve enflasyon baskılarını hafifletebilir.

Ancak bu kez YZ yatırımlarına ilişkin endişeler, petrol fiyatlarındaki düşüşün olası olumlu etkilerini gölgede bıraktı.

Küresel hisse senetleri, enerji maliyetlerindeki gerilemeye rağmen değer kaybetmeye devam etti.

Altın da satış baskısından kurtulamadı

Hisse senetlerindeki sert düşüşe rağmen altın fiyatlarında kalıcı bir yükseliş görülmedi.

Altın, cuma günü erken saatlerde elde ettiği kazançları geri vererek yaklaşık yüzde 0,5 geriledi.

Bu hareket, piyasalardaki yoğun satış dönemlerinde güvenli liman olarak görülen varlıkların da geçici olarak değer kaybedebildiğini gösteriyor.

Yatırımcılar, hisse senedi piyasalarında oluşan zararları karşılamak veya nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla altın pozisyonlarını azaltabiliyor.

Bu nedenle finansal piyasalarda olağanüstü oynaklığın yaşandığı dönemlerde altın fiyatları da satış baskısıyla karşılaşabiliyor.

Bloomberg Economics: Borsa çöküşü küresel ekonomiden 1,6 trilyon dolar silebilir

Küresel piyasalardaki sert düşüşün ardından dikkatler, olası bir borsa çöküşünün reel ekonomi üzerindeki etkilerine çevrildi.

Bloomberg Economics, hisse senedi piyasalarında daha derin bir düşüş yaşanması halinde küresel ekonominin nasıl etkilenebileceğini değerlendiren bir senaryo analizi hazırladı.

Araştırmada ABD'nin S&P 500 endeksinin yüzde 20 gerilediği varsayıldı.

Bu büyüklükteki bir düşüş, 2000'li yılların başındaki dot-com balonunun patlaması sırasında yaşanan kaybın yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

Bloomberg Economics, hisse senedi piyasasındaki düşüşe ek olarak ekonomik belirsizliğin yükseldiği, kredi risk primlerinin genişlediği ve veri merkezi yatırımlarının geçici olarak durduğu bir senaryo oluşturdu.

Bu varsayımlar kurumun SHOK küresel senaryo analiz modeline uygulandı.

Ortaya çıkan sonuç: Küresel gayrisafi yurt içi hasılada ilk yıl yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık kayıp.

Bu rakam, gerçekleşmiş bir ekonomik kayıp veya Bloomberg'in temel büyüme tahmini değil.

Belirli varsayımlara dayanan olumsuz bir senaryonun hesaplanan etkisini ifade ediyor.

En büyük darbe Tayvan ve Güney Kore'ye

Bloomberg Economics'in analizine göre olası bir YZ kaynaklı piyasa çöküşünden en fazla etkilenecek ekonomiler arasında Tayvan ve Güney Kore bulunuyor.

Her iki ülke de küresel yarı iletken üretimi ve YZ donanımı tedarik zincirinde önemli konumda.

ABD'deki veri merkezi yatırımlarının durması veya ciddi biçimde yavaşlaması, bu ülkelerdeki teknoloji üreticilerinin siparişlerini ve gelirlerini olumsuz etkileyebilir.

Özellikle gelişmiş işlemciler, bellek çipleri ve veri merkezi donanımları, büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarına doğrudan bağlı.

Bu nedenle ABD'de başlayan bir yatırım daralması, Asya'nın teknoloji ihracatçısı ekonomilerine hızla yansıyabilir.

Bloomberg'in senaryosunda ABD ekonomisi de önemli ölçüde zarar görüyor.

Hisse senedi fiyatlarındaki düşüş, artan belirsizlik ve kredi koşullarının sıkılaşması, Amerikan şirketlerinin yatırım kararlarını ve ekonomik faaliyetlerini baskılayabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

1,6 trilyon dolarlık tahmin ne anlama geliyor?

Bloomberg Economics, çalışmasının kesin bir ekonomik tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyor.

YZ yatırımlarına dayalı bir piyasa balonunun patlaması halinde ortaya çıkacak sonuçlar, çok sayıda değişkene bağlı.

Hisse senetlerindeki düşüşün büyüklüğü, kredi piyasalarının tepkisi, şirketlerin yatırım kararları ve hükümetlerin uygulayacağı politikalar ekonomik etkileri değiştirebilir.

Dolayısıyla 1,6 trilyon dolarlık kayıp, belirli varsayımlar altında hesaplanan yaklaşık bir senaryo sonucu.

Bu rakamın mevcut satış dalgasının kaçınılmaz sonucu olduğu söylenemez.

Bununla birlikte analiz, YZ sektörünün finansal piyasalar ve küresel üretim zincirleri açısından ne kadar önemli hale geldiğini ortaya koyuyor.

Küresel piyasalar için iki kritik soru

Küresel satış dalgasının ardından yatırımcıların önünde iki temel belirsizlik bulunuyor.

İlki, Demokratların ABD Kongresi'ndeki zaferinin veri merkezi yatırımlarını hangi ölçüde etkileyeceği.

Henüz büyük projelerin iptal edildiğine ilişkin doğrulanmış bilgiler bulunmuyor. Ancak 2028 ve sonrasına yönelik yatırım planları, yeni düzenlemelerden etkilenebilir.

İkinci belirsizlik ise YZ sektörünün mevcut büyüme hızını sürdürebilmesi için gereken sermaye miktarı.

Büyük teknoloji şirketlerinin yüz milyarlarca dolarlık yatırımları, çip üreticilerinden enerji şirketlerine kadar geniş bir ekonomik faaliyet alanını destekliyor.

Bu harcamaların yavaşlaması, yalnızca teknoloji hisselerinin değerlemelerini değil, küresel ticaret ve ekonomik büyümeyi de etkileyebilir.

Cuma günü ABD hisse senedi vadeli kontratlarının yükselişe geçmesi, Wall Street'te satışların ardından bir toparlanma yaşanabileceğine işaret etti.

Ancak Asya piyasalarındaki sert hareketler ve Bloomberg Economics'in senaryo analizi, YZ yatırımlarına ilişkin belirsizliğin küresel piyasalarda önemli bir risk unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor.

CNBC, FT, Bloomberg

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler