YORUM: Tüketici güveni ekonomi anketlerinde yükseliyor, seçim anketlerinde geriliyor
Tüketici güveni ağustosta yükselirken siyasi anketlerde ekonomi yönetimine memnuniyetsizlik sürüyor. AK Parti için sandığa katılım riski devam ediyor.
17 Ağustos 2026

Türkiye’de AK Parti seçmeninin sandığa gitme eğilimi ile tüketici güveni, yani ekonomik hissiyat arasında güçlü bir ilişki bulunduğuna işaret eden çalışmalar var. Ancak son veriler, bu ilişkinin bugün daha karmaşık hale geldiğini gösteriyor.
Çünkü Bloomberg HT tüketici güven göstergeleri temmuz-ağustos döneminde toparlanma sinyali verirken, siyasi anketlerde ekonomi yönetimine yönelik memnuniyetsizlik çok daha sert bir tablo çiziyor.
Bu nedenle tüketici güvenindeki iyileşmenin AK Parti’nin sandık performansına ne ölçüde yansıyacağını söylemek kolay değil.
Bloomberg HT tüketici güveninde artış
Bloomberg HT Tüketici Güven Ön Endeksi, ağustos ayının ilk yarısında yüzde 1 artış gösterdi.
Ancak alt kalemler daha karışık bir görünüm ortaya koyuyor.
Tüketicilerin mevcut ekonomik duruma ilişkin algısı ve gelecek 12 aya yönelik beklentileri gerilerken, tüketim eğiliminde güçlü bir artış gözlendi.
Dolayısıyla manşet endeksteki yükselişin temel kaynağı, mevcut durum veya geleceğe yönelik iyimserlik değil; dayanıklı tüketim malları, otomobil ve konut gibi harcamalara ilişkin eğilimdeki artış oldu.
Bloomberg HT Tüketici Beklenti Ön Endeksi, önceki ayın nihai endeksine göre yüzde 2,56 düşerek 78,15 seviyesine geriledi.
Buna karşılık Bloomberg HT Tüketim Eğilimi Ön Endeksi yüzde 11,66 artışla 79,92 seviyesine yükseldi.
İşsizlik algısı ekonomide yavaşlama endişesine işaret ediyor
Endeksin alt sorularında işsizliğe ilişkin beklentilerdeki yükseliş dikkat çekiyor.
Bu durum, tüketicilerin ekonomik aktivitedeki yavaşlamayı daha fazla hissetmeye başladığına işaret ediyor.
Diğer taraftan son üç ayda 12 aylık beklentilerde görülen iyileşmenin ve tüketim eğilimindeki değişimin kalıcı bir trend dönüşümü olup olmadığını anlamak için birkaç ay daha veri izlemek gerekecek.
Dolayısıyla tüketici güvenindeki son yükselişi geniş tabanlı bir ekonomik iyimserlik olarak okumak için henüz erken.
Siyasi anketlerde ekonomi çok daha zayıf
Siyasi araştırmalar ise hükümetin ekonomi yönetimine ilişkin çok daha olumsuz bir tablo ortaya koyuyor.
Son ankette katılımcıların yüzde 40,7’si hükümeti genel olarak başarılı, yüzde 56’sı ise başarısız buldu. Katılımcıların yüzde 3,3’ü görüş bildirmedi.
Ekonomi politikasına ilişkin sonuçlar çok daha sert.
Seçmenlerin yüzde 71,4’ü hükümetin ekonomi politikasını başarısız bulurken, başarılı bulanların oranı yalnızca yüzde 26,1’de kaldı.
Muhalefet seçmenlerinde memnuniyetsizlik neredeyse ezici düzeyde.
CHP seçmenlerinin yüzde 94,5’i, İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 91,7’si ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 96,2’si ekonomi politikasını başarısız buluyor.
Buna karşılık AK Parti seçmenlerinin yüzde 66,9’u, MHP seçmenlerinin ise yüzde 52,9’u ekonomi politikasını başarılı değerlendiriyor.
Dış politika ekonomiden ayrışıyor
Hükümetin dış politika performansı ise ekonomi yönetiminden çok daha olumlu değerlendiriliyor.
Katılımcıların yüzde 57,1’i dış politika yönetimini başarılı, yüzde 38,3’ü ise başarısız buldu.
Bu ayrışma, seçmenin hükümete yönelik değerlendirmesinde ekonominin en zayıf halka olmaya devam ettiğini gösteriyor.
2024 yerel seçimleri önemli bir örnek
NEFES yazarı Aytunç Erkin’in dikkat çektiği bir başka veri de AK Parti seçmeninin sandığa gitme davranışıyla ilgili.
2023 genel seçimlerinden yalnızca sekiz ay sonra yapılan 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık 2 milyon AK Parti seçmeninin sandığa gitmediği hesaplandı.
Bu durumun, 2023 seçimleri sonrasında uygulanmaya başlanan ekonomi programının yarattığı gelir kaybı ve yaşam maliyeti baskısıyla ilişkili olduğu değerlendiriliyor.
Bu nedenle AK Parti açısından ekonomi yalnızca “oy tercihini” değil, seçmenin sandığa gidip gitmemesini de etkileyen temel faktörlerden biri olabilir.
Güven artıyor ama siyasal memnuniyet toparlanmıyor
Ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir çelişki yaratıyor.
Bir tarafta tüketim eğilimindeki artış nedeniyle tüketici güven göstergeleri toparlanıyor.
Diğer tarafta seçmenlerin büyük çoğunluğu hükümetin ekonomi yönetiminden memnun değil.
Bu iki veri aslında birbirini tamamen dışlamıyor. Tüketici, belirli harcamalar konusunda daha istekli hale gelirken aynı anda enflasyon, gelir dağılımı, işsizlik veya hayat pahalılığı nedeniyle ekonomi yönetimini başarısız bulabilir.
Dolayısıyla tüketici güvenindeki yükselişi doğrudan AK Parti’ye siyasi destek artışı olarak okumak riskli.
Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici olacak soru şu: Ekonomik hissiyat yalnızca kısa vadeli tüketim eğilimleri üzerinden mi toparlanacak, yoksa hanehalkı gelirleri ve yaşam standardında hissedilir bir iyileşme de görülecek mi?
AK Parti’nin sandık performansı açısından ikinci unsur çok daha kritik olacak.
BloombergHT, Cumhuriyet, NEFES, ParaAnaliz



