Wall Street'te YZ Rallisi: Nasdaq Yükseliyor Ama Borsada Balon ve Sert Düşüş Uyarıları Artıyor
Nasdaq YZ hisseleriyle yükselirken BofA, 1,48 trilyon dolarlık kredili işlem borcu ve balon riskine karşı uyardı. Gözler Fed ve teknoloji bilançolarında.
27 Ekim 2026

ABD borsaları, teknoloji devlerinin bilanço açıklamaları öncesinde yapay zekâ (YZ) hisselerindeki yükselişle güç kazandı. Nasdaq 100 yüzde 1,3, yarı iletken endeksi yüzde 3,6 yükselirken Brent petrol 114 doların altına geriledi. Ancak Bank of America, kredili hisse alımlarındaki büyümenin sert biçimde yavaşladığına dikkat çekerek piyasaların geçmişte büyük düşüşlerden önce görülen sinyaller verdiğini belirtti. Fed'in faiz kararı ve teknoloji devlerinin YZ yatırımlarının kârlılığı, piyasalarda yönü belirleyecek.
Teknoloji Hisseleri Wall Street'i Yukarı Taşıdı
ABD hisse senedi piyasalarında teknoloji şirketleri öncülüğünde yeni bir yükseliş yaşandı. Yatırımcılar, toplam piyasa değerleri 10 trilyon doları aşan teknoloji devlerinin bu hafta açıklayacağı bilançolara ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararına odaklandı.
Yapay zekâ yatırımlarına yönelik iyimserliğin yeniden güçlenmesiyle yarı iletken üreticilerini izleyen endeks yüzde 3,6 yükseldi. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 ise yüzde 1,3 değer kazanarak son beş haftanın en güçlü günlük performansını kaydetti.
Piyasadaki yükselişe rağmen şirket bazında sert ayrışmalar dikkat çekti.
Meta Platforms'un 25 milyar dolarlık hisse satışı, arz edilen miktarın beş katı talep gördü. Oracle'ın OpenAI ile ortaklığını genişletmesi YZ sektörüne yönelik ilgiyi destekledi.
Lojistik devi United Parcel Service (UPS), olumlu görünüm açıklamasının ardından yükselirken, Boeing hisseleri teslimat hedefinin aşağı çekilmesi üzerine yüzde 11 değer kaybetti.
Bu gelişmeler, Wall Street'te teknoloji hisselerine yönelik ilginin sürdüğünü ancak yatırımcıların şirketlerin büyüme ve kârlılık beklentilerini giderek daha dikkatli değerlendirdiğini gösteriyor.
Alphabet, Microsoft ve Amazon İçin Kritik Bilanço Haftası
Piyasaların en önemli gündem maddelerinden biri, Alphabet, Microsoft ve Amazon'un açıklayacağı finansal sonuçlar.
Dünyanın en büyük şirketleri arasında yer alan üç teknoloji devinin güçlü gelir ve kâr büyümesi açıklaması bekleniyor.
Ancak Wall Street açısından artık yalnızca gelirlerin ne kadar arttığı önemli değil.
Yatırımcılar, şirketlerin yapay zekâ altyapısına ne kadar harcama yaptığını ve bu yatırımların ne zaman anlamlı bir finansal getiri sağlayacağını öğrenmek istiyor.
Veri merkezleri, gelişmiş işlemciler, bulut altyapısı ve enerji sistemleri için yapılan devasa harcamalar, teknoloji sektöründe gelecekteki kârlılığa ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
SWBC'den Chris Brigati, bütün teknoloji şirketlerinin aynı büyüme potansiyeline sahipmiş gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Brigati'ye göre piyasadaki genel yükselişin bütün hisseleri desteklediği dönem değişmeye başlıyor.
Yatırımcılar artık şirketlerin büyüme hedeflerini gerçekleştirme kapasitesine ve gelecekteki başarı beklentilerinin mevcut hisse fiyatlarına ne ölçüde yansıtıldığına daha fazla önem veriyor.
Bu değerlendirme, YZ sektöründeki temel risklerden birine işaret ediyor: Şirketler güçlü büyüme açıklasa bile, hisse fiyatları çok daha yüksek bir başarı beklentisini önceden satın almış olabilir.
Dolayısıyla teknoloji devlerinin bilançoları, yalnızca şirketlerin mevcut performansını değil, YZ yatırımlarına dayalı borsa rallisinin sürdürülebilirliğini de test edecek.
Petrol Geriliyor, Fed Kararı Bekleniyor
Hisse senedi piyasalarındaki yükselişi destekleyen bir diğer gelişme petrol fiyatlarındaki düşüş oldu.
Basra Körfezi'ndeki gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerin değerlendirilmesiyle Brent petrolün varil fiyatı 114 doların altında günü tamamladı.
Bununla birlikte enerji fiyatları, İran savaşı nedeniyle yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme kısa vadede enflasyon endişelerini hafifletse de enerji maliyetlerinin ekonomik faaliyet ve fiyatlar üzerindeki etkisi Fed açısından önemini koruyor.
ABD tahvil piyasasında sınırlı hareketler görülürken dolar değer kazandı.
Piyasalar şimdi Fed'in çarşamba günü açıklayacağı faiz kararına hazırlanıyor.
Fed'in politika faizini sabit tutması bekleniyor. Ancak yılın son toplantısında yeni bir faiz artırımı yapılabileceği yönündeki beklentiler devam ediyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın toplantı sonrasında yapacağı açıklamalar, para politikasının geleceğine ilişkin ipuçları açısından yakından izlenecek.
Warsh, gelecekteki faiz kararları konusunda açık yönlendirme yapmaktan kaçınıyor.
Bu nedenle aralık ayına ilişkin kesin mesajlar vermesi beklenmese de piyasalarda oluşan faiz artırımı beklentilerini tamamen ortadan kaldırmak istemeyebilir.
Mutual of America Capital Management'tan Jerry Tempelman'a göre ekonomik veriler, para politikasının sıkılaştırılmasının ertelenmesini gerektirecek güçlü bir neden sunmuyor.
Ancak Fed'in daha önce aralık ayına işaret etmesi, bankanın hareket alanını daraltmış durumda.
Bu nedenle çarşamba günü yapılacak sürpriz bir faiz artırımı piyasalarda önemli dalgalanmalara neden olabilir.
Edward Jones'tan James McCann ise yıl sonunda bir faiz artırımı, 2027'de de bir ek artırım beklediklerini belirtti.
McCann'e göre Fed, enflasyonla mücadele etmek ve ekonomik büyümenin yeniden hızlanmasını sınırlamak amacıyla para politikasını sıkılaştırmaya devam edebilir.
Bank of America'dan Uyarı: Kredili Hisse Alımlarında Tehlikeli Yavaşlama
Teknoloji hisselerindeki yükselişe karşın Bank of America (BofA), ABD borsalarında geçmişte önemli düşüşlerden önce görülen bir risk göstergesinin yeniden ortaya çıktığına dikkat çekti.
Banka, yatırımcıların borçlanarak hisse senedi satın almak için kullandıkları kredilerin büyüme hızında belirgin bir yavaşlama yaşandığını bildirdi.
ABD finans sektörü düzenleyicisi FINRA'nın verilerine göre, kredili hisse alımlarında kullanılan toplam borcun yıllık büyüme oranı mayıs ayında yüzde 53,7 iken eylül ayında yüzde 31,4'e geriledi.
Bank of America teknik stratejisti Paul Ciana, cuma günü yayımladığı değerlendirmede, aşırı yüksek seviyelerden başlayan bu tür yavaşlamaların geçmişte önemli borsa zirveleriyle ilişkili olduğunu belirtti.
BofA'nın analizine göre Mayıs 2026'da kaydedilen yıllık borç büyümesi, 1998'den bu yana görülen en yüksek dördüncü oran oldu.
Daha yüksek üç büyüme oranı ise 2000, 2007 ve 2021 yıllarında kaydedildi.
Bu dönemlerin ardından ABD hisse senedi piyasalarında önemli düşüşler yaşandı.
Söz konusu tarihsel benzerlik, mutlaka yeni bir borsa çöküşü yaşanacağı anlamına gelmiyor. Ancak kaldıraçlı yatırımlardaki aşırı büyümenin ardından gelen yavaşlama, piyasalardaki risk iştahının değişmeye başladığına işaret edebiliyor.
Kredili İşlem Borcu 1,48 Trilyon Dolar
FINRA verilerine göre ABD'de yatırımcıların kredili hisse alımları için kullandığı toplam borç, eylül ayında 1,48 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Bu tutar, haziran ayında ulaşılan 1,5 trilyon dolarlık rekorun yalnızca yüzde 1,5 altında bulunuyor.
Dolayısıyla borçlanma hızındaki yavaşlamaya rağmen piyasalardaki kaldıraç miktarı tarihsel açıdan oldukça yüksek.
Yüksek kaldıraç, yükselen piyasalarda yatırımcıların kazançlarını artırabilir. Ancak hisse fiyatları düşmeye başladığında kayıpları da büyütebilir.
Özellikle kredili yatırım yapanların teminat tamamlama çağrılarıyla karşılaşması, satış baskısının hızla artmasına neden olabilir.
Hisse fiyatları geriledikçe yatırımcılardan ek teminat istenir. Teminat sağlayamayan yatırımcıların pozisyonları zorunlu olarak kapatılabilir.
Bu satışlar fiyatları daha da düşürerek yeni teminat çağrılarını tetikleyebilir.
Böylece başlangıçta sınırlı olan bir düzeltme, kaldıraçlı pozisyonların çözülmesiyle daha sert bir düşüşe dönüşebilir.
Bireysel yatırımcılar açısından da önemli riskler söz konusu.
Örneğin Tesla yatırımcısı Hy Luu, şirket hisselerinin 2022 yılındaki düşüşü sırasında kredili işlem borcunu azaltmak için evini yeniden ipotek ettirerek 30 bin dolar kaynak sağlamak zorunda kalmıştı.
Bu örnek, yüksek kaldıraç kullanımının finansal piyasalardaki kayıpları yatırımcıların kişisel varlıklarına kadar taşıyabildiğini gösteriyor.
Borsada Başka Alarm Sinyalleri de Var
Bank of America'ya göre kredili işlem borçlarının büyümesindeki yavaşlama, piyasadaki tek uyarı işareti değil.
Yüksek getirili şirket tahvillerinin faiz farklarının açılması da yatırımcıların kredi riskine karşı daha temkinli davranmaya başladığına işaret ediyor.
Ayrıca hisse senedi piyasalarında teknoloji ve büyüme hisselerinden sağlık ve temel tüketim gibi daha savunmacı sektörlere yöneliş gözleniyor.
Normal koşullarda savunmacı sektörlere yönelme, yatırımcıların ekonomik yavaşlama veya piyasa düşüşüne karşı korunma arayışı olarak değerlendiriliyor.
Ancak Bank of America'nın hisse türevleri ekibine göre bu kez farklı bir risk ortaya çıkmış durumda.
Savunmacı sektörlere yoğun sermaye girişi, bu hisselerin değerlemelerini de balon riski taşıyan seviyelere yükseltti.
Banka, benzer sektör değişimlerinin 1990'ların sonundaki teknoloji balonu döneminde ve pandemi sonrasındaki borsa rallisinde de görüldüğünü hatırlattı.
BofA'ya göre bu gelişmeler, piyasaların giderek daha fazla balon özellikleri göstermeye başladığına ilişkin ek kanıtlar sunuyor.
Başka bir ifadeyle, yatırımcıların riskten korunmak için yöneldiği sektörler bile aşırı pahalı hale gelmiş olabilir.
Ara Seçimler Wall Street'e Nefes Aldırabilir mi?
Bütün risklere rağmen ABD borsaları için olumlu bir senaryo da bulunuyor.
Bank of America stratejisti Paul Ciana, kasım ayında yapılacak ABD Kongresi ara seçimlerinin piyasalardaki siyasi belirsizliğin bir bölümünü ortadan kaldırabileceğini belirtti.
Tarihsel olarak ABD hisse senetleri, daha ciddi ekonomik veya finansal risklerin ortaya çıkmadığı dönemlerde ara seçimlerin ardından toparlanma eğilimi gösteriyor.
Bu nedenle seçimlerin geride kalması, yatırımcıların yeniden riskli varlıklara yönelmesini destekleyebilir.
Ancak böyle bir toparlanmanın kalıcılığı, Fed'in faiz politikası, şirket bilançoları, petrol fiyatları ve YZ yatırımlarının finansal getirilerine ilişkin beklentilere bağlı olacak.
Sonuç: YZ Rallisi ile Balon Endişeleri Aynı Anda Güçleniyor
Wall Street'te son dönemde ortaya çıkan tablo iki farklı eğilimi bir araya getiriyor.
Bir tarafta yapay zekâ yatırımlarına duyulan iyimserlik, güçlü bilanço beklentileri ve teknoloji hisselerindeki yükseliş bulunuyor.
Diğer tarafta ise yüksek değerlemeler, artan borçlanma maliyetleri, tarihi seviyelere ulaşan kredili işlem borçları ve piyasalarda balon oluştuğuna ilişkin uyarılar öne çıkıyor.
Petrol fiyatlarındaki gerileme kısa vadede hisse senetlerini desteklese de enerji fiyatlarının yüksek kalması Fed'in enflasyonla mücadelesini zorlaştırıyor.
Üstelik piyasalarda faizlerin yıl sonunda yeniden artırılabileceği beklentisi bulunuyor.
Bu koşullarda Alphabet, Microsoft ve Amazon'un bilançoları kritik önem taşıyor.
Yatırımcılar artık teknoloji şirketlerinin yalnızca ne kadar büyüdüğünü değil, yapay zekâ yatırımlarına harcanan yüz milyarlarca doların ne kadar sürede kâra dönüşeceğini de görmek istiyor.
Wall Street'in önündeki temel soru şu: YZ yatırımları hisse fiyatlarındaki olağanüstü yükselişi haklı çıkaracak kadar kazanç yaratabilecek mi, yoksa yüksek faizler ve aşırı değerlemeler yeni bir borsa düzeltmesini mi tetikleyecek?
Önümüzdeki günlerde açıklanacak teknoloji bilançoları ve Fed kararı, bu sorunun yanıtı açısından belirleyici olacak.
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




