TCMB fon krizinin reel sektöre etkisini araştırdı: 3 bin şirketin 116 milyar TL'si tasfiye kapsamındaki fonlarda
TCMB'ye göre 3 bin şirketin 116 milyar TL'si tasfiye kapsamındaki fonlarda. Merkez Bankası reel sektör ve kredi risklerini inceledi.
4 Kasım 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), fon krizinin reel sektör üzerindeki etkilerine ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Araştırmaya göre yaklaşık 3 bin şirketin tasfiye kapsamına alınan yatırım fonlarında toplam 116 milyar TL'si bulunuyor. Bu şirketlerin ekonomideki toplam ağırlığı sınırlı kalırken, özellikle yüksek fon maruziyeti bulunan firmaların likidite sorunları ve tedarik zincirleri üzerindeki olası etkiler yakından izleniyor. TCMB, krediye erişimin devam ettiğini belirtiyor ancak fon krizinin reel ekonomi üzerindeki toplam etkisine ilişkin kesin bir sonuca varılamayacağını vurguluyor.
Merkez Bankası herkesin merak ettiği soruya yanıt aradı: Fon krizi reel sektörü vuracak mı?
Türkiye sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin şirketler üzerindeki etkileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yeni araştırmasına konu oldu.
TCMB'nin Merkezin Güncesi blogunda Kadir Gürci ve Ünal Seven imzasıyla yayımlanan "Fon Tasfiyeleri ve Reel Sektör: Firma Verileri Ne Söylüyor?" başlıklı çalışmada, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla olağanüstü tasfiye kapsamına alınan fonlarda yatırımı bulunan şirketler incelendi.
Araştırmada dört temel konu ele alındı:
Tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan şirket kaynaklarının büyüklüğü ve dağılımı.
Bu şirketlerin üretim, istihdam, ciro, ihracat ve kredi piyasalarındaki ağırlıkları.
Şirketlerin tedarikçileri üzerinden ortaya çıkabilecek dolaylı etkiler.
Tasfiye kararının ardından firmaların banka kredilerine erişimindeki gelişmeler.
TCMB, fon piyasasındaki sorunların yalnızca yatırımcıların finansal varlıklarını değil, şirketlerin harcama, yatırım ve finansman kararlarını da etkileyebileceğine dikkat çekti.
Yaklaşık 3 bin şirketin 116 milyar TL'si risk altında
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırım yapan reel sektör şirketlerinin sayısı ve yatırımlarının büyüklüğü oldu.
TCMB verilerine göre 15 Eylül 2026 itibarıyla yaklaşık 3 bin reel sektör firmasının söz konusu fonlarda toplam 116 milyar TL yatırımı bulunuyordu.
Bu tutarın dağılımı şöyle:
57 milyar TL: Para piyasası fonları.
59 milyar TL: Hisse senedi fonları ve diğer yatırım fonları.
Böylece şirketlerin tasfiye kapsamındaki fon yatırımlarının yaklaşık yarısının para piyasası fonlarında bulunduğu ortaya çıktı.
Para piyasası fonları, şirketlerin kısa vadeli nakit yönetiminde kullandıkları yatırım araçları arasında yer alıyor.
Bu nedenle söz konusu kaynaklara erişimde yaşanabilecek güçlükler, özellikle kısa vadeli ödeme yükümlülükleri açısından önem taşıyor.
TCMB ayrıca tasfiye kapsamındaki fonlara yatırım yapan şirketlerin belirli bir sektörde yoğunlaşmadığını tespit etti.
Bu bulgu, fon yatırımlarının ekonominin farklı sektörlerine dağılmış olduğunu gösteriyor.
Fon mağduru şirketlerin ekonomideki ağırlığı ne kadar?
Merkez Bankası, tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımı bulunan firmaların Türkiye ekonomisindeki toplam ağırlığını da hesapladı.
Araştırmaya göre bu şirketlerin reel sektör içindeki payları şöyle:
Toplam aktifler: Yüzde 1,2.
Toplam istihdam: Yüzde 0,6.
Toplam ciro: Yüzde 0,9.
Toplam ihracat: Yüzde 1,1.
Toplam ticari kredi bakiyesi: Yüzde 0,9.
Veriler, fon yatırımı bulunan şirketlerin reel sektörün toplam faaliyetleri içindeki payının görece sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak TCMB, bütün şirketlerin fon krizinden aynı ölçüde etkilenmeyeceğine dikkat çekiyor.
Bir şirketin tasfiye kapsamındaki fonlarda tuttuğu tutarın büyüklüğü kadar, bu yatırımın şirketin kısa vadeli varlıklarına oranı da önem taşıyor.
Yüksek fon maruziyeti bulunan şirketlerin ekonomideki payı çok düşük
TCMB, şirketlerin krizden etkilenme derecesini ölçmek için fon yatırımlarının dönen varlıklara oranını kullandı.
Her şirketin tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan yatırım tutarı, son yıllık bilançosundaki dönen varlıklarına bölündü.
Böylece firmalar düşük, orta ve yüksek fon maruziyetine sahip üç gruba ayrıldı.
Araştırmanın sonuçlarına göre yüksek maruziyet grubundaki firmaların ekonomideki payları oldukça düşük:
Toplam istihdamdaki payları: On binde 3, yani yüzde 0,03.
Toplam cirodaki payları: On binde 3, yani yüzde 0,03.
Toplam ticari kredilerdeki payları: On binde 2, yani yüzde 0,02.
Bu sonuçlar, tasfiye kapsamındaki fonlara yüksek derecede bağımlı şirketlerin ekonominin toplam büyüklüğü içindeki ağırlığının sınırlı olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte TCMB, bu firmaların karşılaşabileceği likidite sorunlarının önemini koruduğunu belirtiyor.
Şirketlerin ekonomideki toplam paylarının düşük olması, bireysel firmalar açısından ciddi finansman güçlükleri yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.
Fon krizi tedarik zincirlerine yayılabilir mi?
Merkez Bankası analizinin önemli bölümlerinden biri de şirketler arasındaki ticari bağlantılara ayrıldı.
TCMB'ye göre bir firmanın ekonomik önemi yalnızca kendi üretimi, cirosu veya istihdamıyla sınırlı değil.
Bir şirketin likidite sıkıntısı yaşaması, mal ve hizmet satın aldığı diğer şirketleri de etkileyebilir.
Özellikle ödemelerde gecikme veya siparişlerde azalma gibi gelişmeler, tedarik zinciri üzerinden daha geniş bir firma grubuna yansıyabilir.
Bu nedenle araştırmada, tasfiye kapsamındaki fonlara yatırım yapan şirketlere mal ve hizmet satan tedarikçiler de incelendi.
TCMB, toplam satışlarının yüzde 5'inden fazlasını fon yatırımı bulunan şirketlere gerçekleştiren tedarikçilerin ekonomideki paylarını hesapladı.
Buna göre söz konusu tedarikçiler:
Türkiye'deki toplam istihdamın yüzde 1,2'sini,
Toplam cironun ise yüzde 1,5'ini oluşturuyor.
Ancak fon maruziyeti düşük şirketler hesaplamadan çıkarıldığında bu oranlar belirgin biçimde geriliyor.
Bu bulgu, yüksek fon maruziyetine sahip firmalar üzerinden ortaya çıkabilecek doğrudan tedarikçi etkilerinin ekonominin toplamı açısından sınırlı bir ağırlığa sahip olduğuna işaret ediyor.
TCMB, yine de ticari ilişkiler üzerinden oluşabilecek etkilerin izlenmesinin önemli olduğunu vurguluyor.
Şirketler banka kredilerine erişebiliyor mu?
Fon krizinin reel sektör üzerindeki olası etkilerinden biri de şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacındaki artış.
Tasfiye kapsamındaki fonlarda bulunan kaynaklarına erişmekte güçlük yaşayan şirketler, kısa vadeli yükümlülüklerini karşılamak için banka kredilerine yönelebilir.
Bu nedenle TCMB, fon yatırımı bulunan firmaların tasfiye kararından sonraki kredi kullanımını da araştırdı.
Haftalık veriler, söz konusu şirketlerin kullandığı kısa vadeli TL kredilerin toplam kısa vadeli TL kredi kullanımları içindeki payının arttığını gösterdi.
Merkez Bankası bu bulguyu, fonlarda yatırımı bulunan şirketlerin krediye erişiminin devam ettiğine işaret eden bir gelişme olarak değerlendirdi.
Ancak analiz, bütün şirketlerin finansman ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını veya kredi koşullarının değişmediğini ortaya koymuyor.
Veriler, tasfiye sürecinin ardından ilgili şirketlerin bankacılık sistemi üzerinden kısa vadeli finansman kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
TCMB'nin 1 Ekim düzenlemeleri kredi erişimini destekledi
Merkez Bankası, 1 Ekim 2026 tarihinde makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla bazı düzenlemeler gerçekleştirmişti.
TCMB analizinde, bu adımların fon yatırımı bulunan firmaların kredi kullanımındaki görünüm üzerinde etkili olduğu değerlendirildi.
Bankaların likidite yönetimini destekleyen önlemlerle birlikte KOBİ'lerin ve özel sektör tahvili ihraççılarının finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemelerin de olası riskleri sınırlamaya yardımcı olduğu belirtildi.
Merkez Bankası, tasfiye sürecinde sağlanacak ilerlemenin de şirketler üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabileceğine dikkat çekti.
Merkez Bankasından önemli uyarı: Krizin toplam etkisi henüz ölçülmüş değil
TCMB araştırmasının en önemli vurgularından biri, elde edilen sonuçların kapsamına ilişkin oldu.
Çalışma, tasfiye kapsamındaki fonlara doğrudan yatırım yapan şirketleri, bu firmaların tedarikçilerini ve kredi kullanımlarını inceliyor.
Ancak fon krizinin reel ekonomi üzerindeki bütün etkilerini ölçmüyor.
Merkez Bankası, fon piyasasındaki gelişmelerin başka kanallar üzerinden de ekonomik faaliyetleri etkileyebileceğini belirtiyor.
Bunlar arasında özellikle şu unsurlar öne çıkıyor:
Finansal varlık fiyatlarındaki düşüşler: Şirketlerin ve hanehalklarının finansal varlıklarının değerini etkileyebilir.
Finansman koşullarının sıkılaşması: Firmaların krediye erişimini ve yatırım kararlarını değiştirebilir.
Güven kaybı: Şirketlerin ve tüketicilerin harcama kararları üzerinde baskı oluşturabilir.
Likidite sorunları: Şirketlerin kısa vadeli yükümlülüklerini yerine getirmesini güçleştirebilir.
Dolayısıyla doğrudan fon maruziyeti yüksek şirketlerin ekonomideki payının düşük olması, fon krizinin toplam ekonomik etkisinin de aynı ölçüde düşük olduğu anlamına gelmiyor.
TCMB'nin araştırmasından çıkan temel sonuçlar
Kadir Gürci ve Ünal Seven tarafından hazırlanan çalışma, fon krizinin reel sektörle doğrudan bağlantısını firma bazında ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre yaklaşık 3 bin şirketin 116 milyar TL tutarındaki fon yatırımı tasfiye kapsamına girmiş durumda.
Bu şirketlerin ekonomideki toplam ağırlığı sınırlı kalırken, yüksek fon maruziyetine sahip firmaların istihdam, ciro ve ticari krediler içindeki payları çok daha düşük seviyelerde bulunuyor.
Tedarikçi bağlantıları üzerinden hesaplanan ekonomik ağırlık da özellikle düşük maruziyetli firmalar dışlandığında belirgin biçimde azalıyor.
Öte yandan kısa vadeli TL kredi kullanımına ilişkin veriler, fon yatırımcısı şirketlerin bankacılık sisteminden finansman sağlamaya devam ettiğini gösteriyor.
Bununla birlikte TCMB, araştırmanın fon krizinin reel sektör üzerindeki toplam etkisine ilişkin kesin bir sonuç sunmadığının altını çiziyor.
Finansal varlık fiyatları, güven koşulları, kredi piyasaları ve yatırım kararları üzerinden ortaya çıkabilecek daha geniş etkiler, fon tasfiye sürecinin ilerleyişiyle birlikte önemini koruyor.
TCMB, kapak: Borsa Gündem
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




