Dolar/TL49,97
0.07%
Euro/TL56,06
0.62%
Gram Altın6.352,29
1.49%
BIST 10010.955,25
1.82%
Brent Petrol$106,74
5.90%
Gümüş/Ons$50,87
3.22%
Gedik Yatırım
Reel Sektör

MAKRO-ANALİZ: Tüketici güveni toparlanıyor, beyaz eşya satışları canlanıyor, ancak ihracatçının boynu bükük

Bloomberg HT tüketici güveni ekimde yükseldi. Beyaz eşya iç satışları toparlanırken ihracat daraldı, ithalat hızlandı. Fon Krizi'nin etkisi tartışılıyor.

2 Kasım 2026

MAKRO-ANALİZ: Tüketici güveni toparlanıyor, beyaz eşya satışları canlanıyor, ancak ihracatçının boynu bükük

Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi ekim ayında yüzde 2,59 yükselirken, tüketim eğilimindeki yüzde 12,38'lik artış dikkat çekti. Beyaz eşya sektöründe eylül ayında iç satışlar güçlü bir toparlanma gösterirken, ihracattaki daralma derinleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) göstergeleri de dış pazarlardaki zayıflığın sürdüğünü ortaya koyuyor. ParaAnaliz'e göre mevcut veriler, Fon Krizi'nin iç talepte ciddi bir daralmaya yol açtığı iddiasını henüz doğrulamıyor.

Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi ekimde yükseldi

Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, ekim ayında bir önceki ayın nihai değerine göre yüzde 2,59 artarak 70,37 seviyesine ulaştı.

Endeksin alt kalemleri ise tüketici davranışlarında dikkat çekici bir ayrışmaya işaret etti. Tüketicilerin mevcut kişisel ekonomik durumlarına ilişkin değerlendirmeleri ve gelecek 12 aya yönelik finansal beklentileri gerilerken, tüketim eğiliminde belirgin bir artış yaşandı.

Dolayısıyla ekim ayında tüketici güvenindeki toparlanmanın temel kaynağı, hanehalkının ekonomik geleceğe ilişkin beklentilerindeki iyileşme değil, harcama eğilimindeki güçlenme oldu.

Bloomberg HT Tüketici Beklenti Endeksi, bir önceki ayın nihai değerine göre yüzde 0,10 azalarak 69,30 seviyesine geriledi.

Buna karşılık, içinde bulunulan dönemin dayanıklı tüketim malları, otomobil ve konut alımı açısından uygunluğunu ölçen Bloomberg HT Tüketim Eğilimi Endeksi yüzde 12,38 gibi güçlü bir artışla 75,74 seviyesine çıktı.

Bu ayrışma, tüketicilerin ekonomik durumlarına ilişkin kaygılarının devam etmesine rağmen harcama kararlarında daha istekli davranmaya başladıklarını gösteriyor.

Tüketim eğilimindeki toparlanma, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin harcamalar üzerindeki olumsuz etkisinin hafifliyor olabileceğine de işaret ediyor.

Bununla birlikte, mevcut durum algısındaki bozulmanın sürmesi, ekonomik güven üzerindeki baskıların tamamen ortadan kalkmadığını ortaya koyuyor.

ParaAnaliz: Fon Krizi'nin tüketim üzerindeki etkisi henüz belirgin değil

ParaAnaliz'e göre Bloomberg HT verilerinin en önemli bulgusu, Fon Krizi'nin tüketici güvenini sınırlı ölçüde olumsuz etkilemesi, tüketim eğiliminde ise belirgin bir gerilemeye neden olmaması.

Hatırlanacağı üzere, TÜİK'in ekim ayı Tüketici Güven Endeksi'nin aylık bazda yüzde 7'den fazla gerilemesinin ardından, Fon Krizi'nin psikolojik bulaşma yoluyla iç talepte zaten mevcut olan zayıflığı derinleştireceği görüşü sosyal medyada ağırlık kazanmıştı.

Bu görüşü savunan uzmanlar, yatırım fonlarında yaşanan kayıpların ve likidite sorunlarının yalnızca doğrudan etkilenen yatırımcıları değil, diğer tüketicileri de harcamalarını kısmaya yöneltebileceğini ileri sürüyordu.

Ancak Bloomberg HT'nin ekim ayı verileri farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Tüketici güvenindeki genel toparlanmadan daha önemlisi, dayanıklı tüketim malları, otomobil ve konut alımına yönelik eğilimin güçlü biçimde yükselmesi.

ParaAnaliz, halihazırda açıklanan ekim ayı göstergelerinde, TÜİK Tüketici Güven Endeksi dışında, Fon Krizi'nin iç talepte ciddi bir daralmaya neden olduğu görüşünü destekleyen yeterli kanıt bulunmadığı değerlendirmesinde bulunuyor.

Elbette tüketim eğilimindeki yükseliş, fiili satışların aynı ölçüde arttığı anlamına gelmiyor. Fon Krizi'nin reel ekonomi üzerindeki etkilerini daha sağlıklı değerlendirebilmek için ekim ayına ilişkin perakende satışlar, otomotiv ve dayanıklı tüketim malları verilerinin de görülmesi gerekiyor.

İhracatçının morali bozuk: Dış talep zayıflıyor

İç talepte toparlanma sinyalleri alınırken, ihracat pazarlarından gelen göstergeler daha olumsuz bir görünüm sunuyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin yayımladığı eylül ayı İhracat Talep Endeksi ve Pazar Dayanıklılık Endeksi, dış talep koşullarındaki zayıflığın devam ettiğini gösterdi.

TİM İhracat Talep Endeksi 99,2'ye geriledi

Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkelerdeki talep koşullarını temel makroekonomik ve öncü göstergeler aracılığıyla izleyen TİM İhracat Talep Endeksi, Eylül 2026'da aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 0,5 azalarak 99,2 seviyesine geriledi.

Böylece endeks uzun dönem ortalamasının altında kaldı.

Eylül ayında ihracat pazarlarında iş güveni, sanayi üretimi ve enflasyon göstergelerindeki gerilemeler talep koşullarını olumsuz etkiledi.

Buna karşılık, işsizlik ve tüketici güveni göstergelerindeki kısmi iyileşmeler endeksteki düşüşü sınırladı.

Ancak genel görünüm, Türkiye'nin başlıca ihracat pazarlarında talep koşullarının halen zayıf olduğunu ortaya koydu.

Pazar Dayanıklılık Endeksi de geriledi

İhracat pazarlarının ekonomik, siyasi ve sosyal risklere karşı direncini ölçen TİM Pazar Dayanıklılık Endeksi de eylül ayında düşüş kaydetti.

Endeks, aylık bazda yüzde 0,6, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 0,2 azalarak 99,1 seviyesine indi.

TİM verilerine göre küresel jeopolitik risklerdeki artış ve ihracat talebinin uzun vadeli ortalamasının altında seyretmesi, Türkiye'nin ihracat pazarlarının dayanıklılığını olumsuz etkiledi.

Her iki endeksin de 100 seviyesinin altında bulunması, ihracatçıların faaliyet gösterdiği dış pazarlarda koşulların uzun dönem ortalamalarına göre daha zayıf seyrettiğine işaret ediyor.

Beyaz eşyada iç satışlar canlandı, ihracat daraldı

Türkiye'nin önemli sanayi ve ihracat sektörlerinden beyaz eşyada ise iç ve dış pazarlar arasındaki ayrışma daha belirgin hale geldi.

Türk Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, Eylül 2026'da altı ana ürün grubunda iç satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,6 artarak 973 bin 363 adede ulaştı.

Aynı dönemde üretim yüzde 0,8 artışla 2 milyon 614 bin 418 adet olurken, ihracat yüzde 13,4 gerileyerek 1 milyon 593 bin 29 adede düştü.

İthalat ise yüzde 55,3 gibi dikkat çekici bir artışla 201 bin 805 adede yükseldi.

İç satışlar ve ihracatın toplamından oluşan satış hacmi yüzde 4,3 azalarak 2 milyon 566 bin 392 adet olarak gerçekleşti.

Eylül ayında iç pazarda güçlü toparlanma

Ağustos 2026 ile karşılaştırıldığında eylül ayında sektörün faaliyetlerinde belirgin bir canlanma görüldü.

  • İç satışlar yüzde 17,9 arttı.

  • Üretim yüzde 16,6 yükseldi.

  • İhracat yüzde 6,3 arttı.

  • Toplam satışlar yüzde 10,4 büyüdü.

Eylül ayında iç satışlarda mevsimsel bir artış yaşanması olağan olmakla birlikte, bu yılki yükseliş geçen yılın aynı dönemine göre daha güçlü gerçekleşti.

Nitekim Eylül 2025'te iç satışlar bir önceki aya göre yüzde 9,9 artarken, Eylül 2026'da bu oran yüzde 17,9'a ulaştı.

İhracatta ise tam tersi bir görünüm ortaya çıktı.

Geçen yıl eylül ayında ihracat aylık bazda yüzde 12,9 artmışken, bu yıl artış yüzde 6,3'te kaldı.

Böylece ihracattaki yıllık daralma ağustos ayındaki yüzde 8,1'den eylül ayında yüzde 13,4'e yükseldi.

Dokuz aylık veriler: İç pazar ihracattan daha dirençli

Ocak-eylül 2026 dönemine ilişkin veriler de iç ve dış talep arasındaki farklılaşmayı doğruluyor.

Yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre:

  • İhracat yüzde 17,2 geriledi.

  • Üretim yüzde 11 azaldı.

  • İç satışlardaki düşüş yüzde 1,8 ile sınırlı kaldı.

  • Toplam satışlar yüzde 12,1 azalarak 20 milyon 16 bin 756 adet oldu.

Bununla birlikte, ağustos sonundaki kümülatif verilerle karşılaştırıldığında daralma hızında bir miktar yavaşlama görüldü.

İç satışlardaki yıllık düşüş yüzde 4'ten yüzde 1,8'e, toplam satışlardaki daralma ise yüzde 13,1'den yüzde 12,1'e geriledi.

Aynı şekilde ihracattaki düşüş yüzde 17,7'den yüzde 17,2'ye, üretimdeki daralma da yüzde 12,6'dan yüzde 11'e indi.

Dolayısıyla eylül ayındaki güçlü iç satış performansı, yılın ilk dokuz ayındaki olumsuz görünümün bir miktar düzelmesine katkıda bulundu.

Ancak ihracat ve üretimdeki çift haneli daralma, sektörün genel olarak zor bir dönemden geçtiğini gösteriyor.

İthalatta yüzde 55'lik sıçrama: Reel kur etkisi mi?

Beyaz eşya verilerindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri de ithalattaki hızlanma oldu.

Eylül ayında ithalatın yıllık bazda yüzde 55,3 artmasının yanı sıra, ocak-eylül dönemindeki toplam ithalat da yüzde 17 yükselerek 868 bin 335 adede ulaştı.

Ağustos sonunda yüzde 12,5 olan kümülatif ithalat artışının eylül sonunda yüzde 17'ye çıkması, ithal ürünlerin iç pazardaki ağırlığının arttığını gösteriyor.

Aynı dönemde ihracatın toplam satışlar içindeki payı, geçen yılın ilk dokuz ayındaki yüzde 67 seviyesinden yüzde 63,1'e geriledi.

ParaAnaliz'e göre bu gelişme, Türk lirasının reel olarak değer kazanmasının ithalat üzerindeki etkisi açısından önem taşıyor.

Nominal döviz kurundaki artışın yurtiçi fiyat artışlarının gerisinde kalması, ithal ürünlerin yerli üretime kıyasla fiyat avantajı kazanmasına yol açabiliyor.

Beyaz eşya ithalatındaki hızlı yükseliş, bu mekanizmanın sektörde etkili olabileceğini düşündürüyor.

Bununla birlikte, ithalat artışının ne kadarının reel kurdan, ne kadarının ürün kompozisyonundan veya diğer ticari faktörlerden kaynaklandığını belirlemek için daha ayrıntılı verilere ihtiyaç bulunuyor.

Beyaz eşyadaki görünüm, ithal otomobillerin pazar payının daraldığı otomotiv sektöründeki eğilimden de ayrışıyor.

Fon Krizi'nin gerçek sınavı ekim satışlarında

ParaAnaliz'in dikkat çektiği bir diğer konu, Fon Krizi'nin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin henüz netleşmemiş olması.

Sosyal medyada ve ekonomi çevrelerinde, krizin finansal piyasalardan reel ekonomiye yayıldığı, tüketici güvenini zayıflattığı ve harcamaları olumsuz etkilediği yönünde görüşler dile getiriliyor.

Ancak eylül ayındaki beyaz eşya satışları, Fon Krizi'nin etkilerini ölçmek için yeterli değil. Krizin yoğunlaştığı dönemin ardından tüketicilerin nasıl davrandığını görmek açısından ekim ayı satış verileri daha belirleyici olacak.

Eğer Fon Krizi iç talepte ciddi bir daralmaya yol açtıysa, bunun dayanıklı tüketim malları satışlarında duraksama veya gerileme şeklinde ortaya çıkması beklenebilir.

Buna karşılık, Bloomberg HT Tüketim Eğilimi Endeksi'nin ekimde yüzde 12,38 yükselmesi, tüketicilerin harcama isteğinin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.

Mevcut göstergeler, iç talebin dış talebe kıyasla daha dirençli seyrettiğine işaret ederken, Fon Krizi'nin tüketim üzerindeki etkisinin boyutu konusunda kesin bir sonuca varmak için ekim ayı fiili satış verilerinin beklenmesi gerekiyor.

Öte yandan, ihracat talebindeki zayıflık, beyaz eşya ihracatındaki çift haneli daralma ve ithalattaki hızlı artış, sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu sorunların devam ettiğini ortaya koyuyor.

Şeker Yatırım, BloombergHT, TİM, ParaAnaliz

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler