Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya Ekonomisi

Söylem bitti, yaptırım başladı: İngiltere, İsrail'in işgal ettiği yerleşim yeri ürünlerini yasaklıyor

İngiltere, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürün ve hizmetlerin ticaretini yasaklamaya hazırlanıyor. Uluslararası Adalet Divanı kararları ve E1 yerleşim projesine tepki olarak atılan bu adım, Londra'nın İsrail'e yönelik politikasında diplomatik söylemden doğrudan ekonomik yaptırıma geçişi simgeliyor.

8 Eylül 2026

Söylem bitti, yaptırım başladı: İngiltere, İsrail'in işgal ettiği yerleşim yeri ürünlerini yasaklıyor

İngiltere, İsrail-Filistin denkleminde onlarca yıldır sürdürdüğü klasik diplomatik retoriği bir kenara bırakarak somut ve bağlayıcı ekonomik adımlar atmaya hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın Avam Kamarası’nda kamuoyuna duyurması beklenen yeni kararlar, İngiltere’nin İsrail politikasında radikal bir eksen kaymasına işaret ediyor.

Yerleşim Ürünleri ve Hizmetlerine Tam Ambargo

Hazırlanan yeni düzenlemenin merkezinde, İngiltere’nin uluslararası hukuka aykırı kabul ettiği ve 1967'den bu yana işgal altında tutulan Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimleri yer alıyor. Plan çerçevesinde:

  • Bu bölgelerde üretilen tüm fiziksel malların İngiltere’ye ithalatı hukuken yasaklanacak.

  • Ambargo sadece fiziki ürünlerle sınırlı kalmayacak; yerleşimlerin finansmanı, reklamı ve pazarlanması gibi hizmet sektörleri de kapsama alınacak.

  • İngiltere, 2005’ten bu yana bu ürünlere uyguladığı "tercihli gümrük tarifesini kaldırma" veya şirketlere "ticaret yapmayın" yönündeki tavsiye niteliğindeki kararlarını, doğrudan bağlayıcı bir yasal yasağa dönüştürecek.

Filistin Haklarına Güçlü Vurgu ve İnsani Durum

Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın parlamentodaki konuşmasında iki devletli çözüm vizyonunu yeniden vurgulaması ve Filistinlilerin hakları konusunda önceki hükümetlere kıyasla çok daha sert bir üslup kullanması bekleniyor. Miliband, daha önce de İsrail ordusunun Gazze’ye yardım girişlerini engellemesini açıkça eleştirmişti.

Bununla birlikte Londra’nın yeni paketi, sivil toplum kuruluşlarının talep ettiği tam ölçekli yaptırımların gerisinde kalıyor. İngiltere hükümeti Gazze’de yaşananları resmi olarak "soykırım" olarak nitelendirmekten kaçınırken, Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) yürüttüğü hukuki sürece müdahil olma kapısını açık tutuyor.

Kararı Tetikleyen Unsurlar: UAD ve "E1" Yerleşim Projesi

Londra’yı bu karara iten en büyük iki etken bulunuyor:

  1. UAD Danışma Görüşü: Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 yılında aldığı, "devletlerin İsrail'in işgal altındaki varlığına destek vermemesi gerektiği" yönündeki kararı hukuki zemin oluşturuyor.

  2. E1 Yerleşim Projesi: İsrail’in Doğu Kudüs’ün doğusunda yürüttüğü ve Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyini fiilen bölerek gelecekteki bağımsız Filistin devletinin coğrafi bütünlüğünü imkansız kılan E1 projesi kararda bardağı taşıran son damla oldu.

İngiliz Kamuoyu Yasağı Destekliyor

Toplum nezdinde de karşılık bulan düzenlemeye İngiliz halkı güçlü destek veriyor. Yapılan son kamuoyu araştırmalarına göre, kararsızlar çıkarıldığında İngiliz yetişkinlerin yaklaşık %75’i yasa dışı yerleşimlerle ticaretin yasaklanmasını savunuyor.

İngiltere ile İsrail arasındaki yıllık toplam ticaret hacmi 6 milyar sterlin civarında seyrediyor. Yeni yasağın genel ticareti değil, yalnızca işgal altındaki bölgelerdeki yerleşimleri hedef alması planlansa da; Tel Aviv yönetiminin misilleme tehditleri göz önüne alındığında, kararın diplomatik ve ekonomik artçı sarsıntılar yaratması kaçınılmaz görünüyor.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş