Şimdi de tanker kıtlığı başladı: Petrol taşımacılığında günlük ücret 1,2 milyon doları aştı
İran savaşı tanker kıtlığına yol açtı. VLCC kiraları günlük 1,2 milyon doları aşarken Asya’ya teslim edilen petrolün maliyeti 150 dolara yaklaşıyor.
23 Eylül 2026

İran savaşı küresel enerji piyasasında yeni bir darboğaz yarattı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve petrolün çok daha uzun rotalardan taşınması, dev tanker sıkıntısını büyütürken Orta Doğu-Asya hattında VLCC kiralama maliyeti günlük 1,2 milyon doları aştı. Brent petrol 100 doların altına gerilerken, nakliye dahil petrol maliyetinin Asya’da varil başına 150 dolara yaklaşması rafinerileri üretim kısmaya zorluyor.
İran savaşının küresel petrol piyasasında yarattığı sorunlara şimdi de tanker kıtlığı eklendi.
Orta Doğu ile Asya arasında petrol taşıyan süper tankerlerin günlük kiralama maliyeti ilk kez 1,2 milyon doların üzerine çıktı.
Krizin merkezinde, yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıyabilen Very Large Crude Carrier (VLCC) sınıfındaki dev tankerler bulunuyor.
Savaş nedeniyle gemilerin rotalarının değişmesi, sefer sürelerinin uzaması ve Hürmüz Boğazı çevresindeki aktarma operasyonlarının tankerleri günlerce meşgul etmesi, kullanılabilir gemi arzını ciddi biçimde azalttı.
Tanker fiyatları birkaç haftada ikiye katlandı
Gemi brokeri Braemar’ın verilerine göre Orta Doğu ile Çin arasındaki VLCC navlun ücretleri ağustos sonundan bu yana iki kattan fazla arttı.
Benzer yükselişler diğer güzergâhlarda da görülüyor. Brezilya’dan Çin’e petrol taşımanın maliyeti yalnızca son bir haftada üçte bir oranında yükseldi.
Energy Aspects kurucusu Amrita Sen, piyasadaki hareketi son derece sert ifadelerle tanımladı:
“Navlun fiyatları parabolik hale geldi.”
Sen’e göre tanker maliyetleri petrol piyasasını kısa vadede zorlayan ana faktör haline gelebilir:
“Asya’da teslim edilmiş ham petrol maliyeti varil başına 150 dolara doğru yükselirken, kısa vadede bu piyasayı kıracak unsur navlun olabilir.”
Rakamlar artışın boyutunu gösteriyor.
VLCC tankerlerin günlük kiralama fiyatları geçen yılın büyük bölümünde 20 bin-50 bin dolar arasında seyrediyordu.
Savaş başlamadan hemen önce bile gemi arzındaki yapısal sıkıntı nedeniyle Körfez’den petrol taşıyan VLCC’lerin günlük maliyeti şubat ayında 120 bin dolarla tarihi zirveye ulaşmıştı.
Şimdi ise maliyet bunun 10 katına çıkmış durumda.
Brent düşüyor ama petrolü taşımak pahalanıyor
Petrol piyasasında ortaya çıkan tablo ilk bakışta çelişkili görünüyor.
Brent petrol savaş sırasında nisan ayında 125 doların üzerine çıkmıştı. Ancak fiyat bu hafta 100 doların altına geriledi.
Çarşamba günü Asya işlemlerinde Brent yüzde 0,8 düşüşle 98,43 dolara inerken, böylece üst üste altıncı günlük kayba yöneldi.
Bu, Brent için geçen yıl ağustostan bu yana en uzun düşüş serisi anlamına geliyor.
ABD petrolü ise son beş günde yüzde 10’dan fazla gerileyerek 90 doların altına indi.
Ancak petrolün piyasa fiyatındaki düşüş, rafinerilerin ödediği gerçek maliyete aynı ölçüde yansımıyor. Çünkü nakliye faturası hızla yükseliyor.
“Nakliye artık marjinal bir maliyet değil”
Fiyatlama kuruluşu Argus’un petrol piyasası analiz direktörü Tom Reed’e göre tanker taşımacılığındaki artış artık petrol fiyatlamasının temel unsurlarından biri haline geldi.
Reed şunları söyledi:
“Nakliye artık petrol piyasalarında marjinal bir maliyet değil; fiyatı belirleyen temel unsurlardan biri haline geliyor.”
Reed’e göre navlun ücretleri artık ham petrolün rafineriye ulaştırılmasının toplam maliyetinin yaklaşık beşte birini oluşturuyor.
Braemar kıdemli tanker analisti Mary Melton ise bazı güzergâhlarda bu payın çok daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Melton:
“Ham petrol taşıma maliyetinin rekor seviyelere ulaşması nedeniyle bunun rafineri marjlarını etkilemeye başlaması şaşırtıcı değil.”
dedi.
Braemar’ın hesaplamasına göre nakliye, ham petrolün teslim edilmiş toplam maliyetinin yüzde 20 ila yüzde 40’ını oluşturabiliyor.
Hindistan petrolü artık çok daha uzaktan alıyor
Tanker sıkıntısının temel nedenlerinden biri de savaş nedeniyle petrol ticaretinin rotasının değişmesi.
Orta Doğu’daki riskler nedeniyle özellikle Asyalı rafineriler ham petrol tedarikini daha uzak ülkelere kaydırmaya başladı.
Morgan Stanley analisti Martijn Rats, Hindistan’daki rafinerilerin Brezilya, Guyana, Batı Afrika ve Kuzey Denizi’nden petrol almaya başladığını belirterek:
“30 ila 40 günlük seyahatlerden bahsediyoruz.”
dedi.
Uzayan rotalar aynı tankerlerin daha az sefer yapmasına yol açıyor. Böylece fiziksel tanker sayısı değişmese bile piyasada kullanılabilir gemi arzı azalıyor.
Dünya tanker filosunun yüzde 15’i Umman açıklarında bekliyor
Hürmüz Boğazı’ndaki sorun ise tanker arzını daha da sıkıştırıyor.
Petrolün yaklaşık 60 gemiden oluşan bir filo tarafından Hürmüz üzerinden taşındığı, ardından Umman Körfezi’nde başka tankerlere aktarılarak nihai varış noktalarına gönderildiği belirtiliyor.
Gemi brokeri Clarksons’ın tahminine göre dünya tanker filosunun yaklaşık yüzde 15’i Umman kıyıları açıklarında bekliyor.
Gemiden gemiye yapılan petrol transferleri de ciddi zaman kaybına neden oluyor.
Morgan Stanley’den Rats, süper tankerlerin yük alabilmek için günlerce beklemek zorunda kaldığını belirterek:
“Gemiden gemiye transferler inanılmaz derecede uzun sürüyor.”
dedi.
Rats’a göre bazı VLCC’ler kargo beklerken 10 gün boyunca hiçbir taşıma yapamıyor.
Savaş sigortası da faturayı büyütüyor
Tanker şirketlerinin karşılaştığı tek maliyet yüksek navlun değil.
Orta Doğu’da çalışan gemilerin savaş riski sigorta primleri de sert biçimde yükseldi.
Bazı durumlarda sigorta maliyeti geminin gövde değerinin yaklaşık yüzde 10’una ulaşabiliyor.
Daha düşük riskli çatışma bölgelerinde savaş sigortasının genellikle gemi değerinin yüzde 3’ü veya altında olduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla tanker arzındaki sıkıntıya sigorta maliyetleri de eklenince, ham petrolün Asya ve Avrupa’daki rafinerilere ulaştırılmasının faturası hızla büyüyor.
Çin rafinerileri üretim kısmaya başladı
Yüksek taşıma maliyetlerinin reel ekonomi üzerindeki etkileri de görülmeye başladı.
Çin’in büyük bağımsız rafinerilerinden bazıları üretimlerini azaltıyor.
Argus Media’ya göre Hengli Petrochemical, günlük 400 bin varil kapasiteli Dalian rafinerisinde kapasite kullanımını neredeyse yüzde 100’den yüzde 80’e düşürdü.
Şirketin üretimi daha da azaltabileceği belirtiliyor.
Rongsheng ve Shenghong’un da eylül sonundan itibaren üretimlerini kısmaya hazırlandığı bildirildi.
Rafinerilerin üretim azaltmasının nedeni, ham petrol fiyatından çok petrolü rafineriye getirmenin giderek pahalı hale gelmesi.
Üstelik rafine ürün fiyatları da rekor seviyelerde.
Singapur’da motorin fiyatı varil başına yaklaşık 180 dolar, ABD ve Avrupa’da ise 200 doların üzerinde bulunuyor.
“Herkes petrol istiyor ama kimse satın almak istemiyor”
Energy Aspects’ten Amrita Sen, tanker maliyetlerinin rafinerilerin petrol alımlarını azaltmasına neden olabileceğini düşünüyor.
Sen, piyasadaki durumu bir trader’ın sözleriyle şöyle özetledi:
“Herkes ham petrol istiyor ama kimse satın almak istemiyor.”
Rafinerilerin yüksek navlun ve daralan kâr marjları nedeniyle ham petrol alımlarını azaltması, kısa vadede petrol fiyatlarında ilave düşüşe yol açabilir.
Bu nedenle savaşın petrol piyasasında yarattığı yeni paradoks giderek belirginleşiyor:
Ham petrol fiyatı düşerken, petrolü tüketici ülkelere ulaştırmanın maliyeti yükseliyor.
ABD-İran görüşmeleri petrolü aşağı çekiyor
Ham petrol fiyatlarındaki son düşüşün arkasında diplomatik gelişmeler de bulunuyor.
ABD ve İran’ın hazirandan bu yana ilk kez doğrudan görüşmeler gerçekleştirmesi, savaşın sona erdirilmesine yönelik beklentileri artırdı.
Aynı zamanda Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Washington ziyareti öncesindeki diplomatik trafik de piyasalarda risk primini azaltıyor.
Suudi Arabistan’ın önemli Doğu-Batı petrol boru hattını yeniden devreye almaya ve Kızıldeniz kıyısından ham petrol ihracatına başlamaya hazırlandığını açıklaması da petrol fiyatlarının gerilemesine katkı sağladı.
Ancak petrol fiyatının düşmesi enerji krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor.
Tanker arzındaki sıkışıklık, savaş sigortaları, uzun rotalar ve Hürmüz çevresindeki aktarma operasyonları devam ettiği sürece, petrolün üretildiği noktadaki fiyat ile rafineriye teslim edildiği fiyat arasındaki fark yüksek kalabilir.
Enerji piyasasının yeni darboğazı artık yalnızca “petrol var mı?” sorusu değil.
Petrolü taşıyacak tanker bulunup bulunmadığı ve bunun kaça mal olacağı da küresel enerji fiyatlarının temel belirleyicilerinden biri haline geliyor.
FT
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




