Petrol fiyatlarında haftalık sert çöküş: İran savaşı yeniden başlayacak mı?
Brent haftalık yüzde 16'dan fazla düştü. Piyasalar Trump'ın İran'a yeniden saldırma ihtimali ile Katar'ın diplomatik girişimlerini izliyor.
7 Kasım 2026

ÖZET: Petrol fiyatları, ABD ara seçimlerinin ardından İran'la savaşın yeniden tırmanabileceğine ilişkin endişelere rağmen haftayı ağır kayıplarla tamamladı. Brent petrol haftalık bazda yüzde 16'dan fazla gerileyerek 98,32 dolara, ABD tipi WTI petrol ise yaklaşık yüzde 13 düşüşle 90,83 dolara indi. Yatırımcılar, Washington'ın İran'a yeniden saldırma olasılığı ile Katar üzerinden yürütülen diplomatik girişimler arasında yön arıyor. Rapidan Energy Başkanı Bob McNally, çatışmaların yeniden başlamasına yüzde 80 olasılık verirken, bazı analistler petrol fiyatlarında toparlanmanın Trump yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu belirtiyor.**
Petrol piyasasında haftalık kayıp yüzde 16'yı aştı
Küresel petrol piyasaları, ABD'deki ara seçimlerin ardından İran'la savaşın yeniden başlayıp başlamayacağına ilişkin belirsizliklerin etkisi altında haftayı sert kayıplarla tamamladı.
Uluslararası gösterge Brent petrolün vadeli işlem fiyatı cuma günü yalnızca 3 sent yükselerek varil başına 98,32 dolardan kapandı.
ABD tipi Batı Teksas petrolü (WTI) ise 31 sent artışla 90,83 dolara çıktı.
Ancak günlük sınırlı yükselişler, haftalık kayıpları telafi etmeye yetmedi.
Brent petrol: 98,32 dolar, haftalık kayıp yüzde 16'nın üzerinde.
WTI petrol: 90,83 dolar, haftalık kayıp yaklaşık yüzde 13.
Petrol fiyatlarındaki sert düşüş, Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Piyasa katılımcıları, ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden başlaması ihtimalini değerlendirirken, diplomatik çözüm arayışlarının enerji arzına ilişkin beklentileri nasıl etkileyeceğini izliyor.
ABD ara seçimlerinin ardından İran riski yeniden gündemde
ABD'de ara seçimlerin tamamlanması, Washington'ın İran politikasında yeni bir döneme girilebileceği yönündeki değerlendirmeleri artırdı.
Yatırımcılar, Başkan Donald Trump'ın seçimlerin ardından İran'a yönelik yeni askeri operasyonlara onay verip vermeyeceğini takip ediyor.
Böyle bir gelişmenin Orta Doğu'daki petrol üretimini, ihracatını ve deniz taşımacılığını yeniden olumsuz etkileme riski bulunuyor.
Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik koşulları, petrol piyasalarının temel endişelerinden biri olmayı sürdürüyor.
ABD ile İran arasında askeri gerilimin artması, bölgeden yapılan enerji sevkiyatlarını yeniden aksatabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Buna karşılık diplomatik temasların ilerlemesi, bölgesel arz kesintilerinin hafifleyebileceğine ilişkin beklentileri güçlendiriyor.
Rapidan Energy: Savaşın yeniden başlamasına yüzde 80 olasılık
Enerji piyasaları danışmanlık şirketi Rapidan Energy Group'un kurucusu ve başkanı Bob McNally, ABD ile İran arasında askeri çatışmaların yeniden başlamasını yüksek olasılıklı bir senaryo olarak değerlendirdi.
CNBC'nin Squawk Box Asia programına katılan McNally, savaşın yeniden başlamasına yüzde 80 olasılık verdiğini söyledi.
McNally'ye göre çatışmaların yeniden tırmanması halinde hem Brent hem de WTI petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkabilir.
Bu tahmin, McNally'nin kişisel risk değerlendirmesini yansıtıyor; gerçekleşeceği kesinleşmiş bir gelişmeye işaret etmiyor.
McNally, Washington ile Tahran arasındaki temel anlaşmazlığın İran'ın nükleer programı olduğunu vurguladı.
Trump'ın İran'ın nükleer silah edinmesini engellemeyi siyasi mirasının önemli unsurlarından biri olarak gördüğünü belirtti.
Ancak İran yönetiminin ABD'nin talep ettiği ölçüde nükleer kapasitesinden vazgeçmeye hazır olmadığını savundu.
McNally'ye göre tarafların temel talepleri arasındaki bu farklılık giderilmediği sürece askeri tırmanma riski devam edecek.
Lombard Odier ekonomistleri de çatışma riskine dikkat çekiyor
McNally'nin değerlendirmelerine benzer görüşler başka finans kuruluşlarından da geldi.
Lombard Odier Başekonomisti Samy Chaar ile Yatırım Stratejisi Başkanı Luca Bindelli de ABD-İran ilişkilerinde askeri gerilimin yeniden yükselmesi riskine dikkat çekti.
Analistlerin değerlendirmelerinde, diplomatik çözüm beklentilerinin güçlenmesine rağmen taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkların henüz giderilemediği vurgulanıyor.
İran'ın nükleer programı, ABD yaptırımları ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin sorunlar müzakerelerin başlıca gündem maddelerini oluşturuyor.
Bu nedenle petrol piyasasında savaşın sona ereceğine yönelik beklentiler ile yeniden çatışma olasılığı birlikte fiyatlanıyor.
İran, Katar üzerinden Washington'a nükleer teklif iletti
Askeri gerilim riskine rağmen diplomasi cephesinde yeni gelişmeler yaşanıyor.
Reuters'ın üst düzey bir İranlı yetkiliye dayandırdığı haberine göre Tahran, Katar aracılığıyla Washington'a yeni bir nükleer anlaşma önerisi gönderdi.
Söz konusu girişim, ABD ile İran arasında yeniden kapsamlı bir çatışma yaşanmasını önlemeye yönelik diplomatik çabaların parçası olarak değerlendiriliyor.
New York Times da İran yönetiminin arabulucular tarafından sunulan nükleer program önerilerini incelediğini bildirdi.
Bu haberler, Katar'ın arabuluculuk girişimlerinin sürdüğüne işaret ediyor.
Ancak tarafların anlaşmaya varmaya yakın olduğuna ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor.
Özellikle yaptırımların kaldırılması, İran'ın dondurulmuş varlıklarına erişimi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konularında önemli görüş ayrılıkları devam ediyor.
İran'ın Hürmüz için üç temel talebi
Aktarılan bilgilere göre İran, Hürmüz Boğazı'nı tamamen yeniden açmadan önce ABD'den bazı adımlar atılmasını istiyor.
Tahran'ın talepleri üç temel başlıkta toplanıyor:
ABD'nin deniz ablukasının kaldırılması.
İran'a yönelik ekonomik yaptırımların hafifletilmesi.
Dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması.
İran yönetimi, bu taleplerin karşılanmasını Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının normalleşmesiyle ilişkilendiriyor.
Washington ile Tahran arasında yapılabilecek bir anlaşmanın kapsamı ise henüz netleşmiş değil.
Nükleer programın geleceği, bölgesel güvenlik düzenlemeleri ve enerji sevkiyatlarının güvenliği, diplomatik görüşmelerin birbirine bağlı başlıkları arasında bulunuyor.
Rabobank: Petrol fiyatlarının yönü Trump'ın kararına bağlı
Rabobank Kıdemli Enerji Stratejisti Florence Schmit, petrol piyasasında kalıcı bir toparlanmanın ABD yönetiminin İran'a karşı yeniden askeri tırmanma yoluna gidip gitmeyeceğine bağlı olduğunu söyledi.
Schmit'e göre Washington'ın yeni adımlar atma olasılığı halen yüksek görünüyor.
Ancak piyasalar açısından belirleyici olan, diplomatik temasların gerçekten kapsamlı müzakerelere dönüşüp dönüşmeyeceği.
Schmit, önümüzdeki dönemde özellikle şu başlıkların izlenmesi gerektiğini belirtti:
Hürmüz Boğazı'nın kontrolüne ilişkin görüşmeler.
ABD'nin deniz ablukasının kaldırılması.
İran'a uygulanan yaptırımların gevşetilmesi.
İran'ın nükleer programına yönelik anlaşma arayışları.
Bu konularda somut ilerleme sağlanması, petrol piyasasında arz kesintilerine ilişkin beklentileri etkileyebilir.
Buna karşılık müzakerelerin sonuçsuz kalması, askeri gerilim riskinin yeniden fiyatlanmasına neden olabilir.
Trump'ın masasında üç İran seçeneği var
Axios'un kimlikleri açıklanmayan iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre Başkan Donald Trump, perşembe günü ulusal güvenlik danışmanlarıyla İran konusunu görüştü.
Görüşmenin Trump'ın haftalık istihbarat toplantısı kapsamında gerçekleştirildiği bildirildi.
Habere göre ABD Başkanı üç temel seçeneği değerlendiriyor.
Birinci seçenek: İran'a yönelik yeni askeri saldırılar düzenlenmesi.
İkinci seçenek: Tahran üzerindeki ekonomik baskının sürdürülmesi ve İran ekonomisinin zayıflatılmasına yönelik önlemlerin devam ettirilmesi.
Üçüncü seçenek: İran'a önemli tavizler verilmesini de içerebilecek diplomatik bir anlaşmaya varılması.
Axios'un haberinde Trump'ın bu seçeneklerden hangisini tercih edeceğine ilişkin kesin bir karar aldığı belirtilmedi.
Dolayısıyla Washington'ın yeni bir askeri operasyon başlatacağı yönündeki değerlendirmeler henüz resmî bir kararla doğrulanmış değil.
Hürmüz Boğazı'nda tankerlere saldırılar sürüyor
Diplomatik girişimler devam ederken Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunları da sürüyor.
İran, perşembe günü petrol tankerlerine yönelik üç yeni saldırı gerçekleştiğini bildirdi.
Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) verileri ise bölgedeki gemilere yönelik saldırıların rekor seviyelere yakın bir hızla devam ettiğine işaret etti.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'nden dünya pazarlarına yapılan petrol sevkiyatları açısından kritik bir geçiş noktası.
Bölgedeki güvenlik sorunları, yalnızca ham petrol üretimini değil, tanker taşımacılığını, sigorta maliyetlerini ve petrol ürünleri ticaretini de etkileyebiliyor.
Deniz taşımacılığına yönelik saldırıların sürmesi, diplomatik çözüm beklentilerine rağmen enerji piyasalarındaki belirsizliği artıran unsurlardan biri.
Körfez'den ham petrol ihracatı yeniden canlanıyor
Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılara rağmen Basra Körfezi'nden yapılan ham petrol ihracatında toparlanma yaşanıyor.
Bölgedeki üreticilerin uluslararası pazarlara daha fazla ham petrol sevk edebilmesi, küresel arz görünümünü destekleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İhracattaki canlanma, üreticiler arasındaki pazar payı rekabetini de artırdı.
Suudi Arabistan, Asya'daki alıcılarına uyguladığı petrol satış fiyatlarını yeniden düşürdü.
Bu indirim, fiyatların zaten son altı yılın en düşük seviyelerinde bulunduğu bir dönemde gerçekleşti.
Suudi Arabistan'ın fiyat indirimi, Körfez üreticilerinin Asya pazarındaki müşterilerini korumak ve satışlarını sürdürmek için rekabet ettiğini gösteriyor.
Ham petrol ihracatındaki toparlanma, piyasada arz kesintilerinin hafifleyebileceğine ilişkin beklentileri güçlendiren gelişmeler arasında yer alıyor.
Petrol ürünleri ihracatında sorunlar devam ediyor
Ham petrol sevkiyatlarındaki toparlanmaya karşılık Körfez bölgesinden yapılan petrol ürünleri ihracatı halen kısıtlamalarla karşı karşıya.
Rafine petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara sevkiyatındaki aksaklıklar, enerji piyasasında arz sorunlarının tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Buna ek olarak Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının yoğunlaşması, rafineri faaliyetleri ve petrol ürünleri arzı üzerinde baskı yaratıyor.
Rus rafinerilerine yönelik saldırılar ile Körfez'deki sevkiyat sorunları, petrol ürünleri fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında bulunuyor.
Böylece ham petrol piyasasında fiyatlar sert biçimde gerilerken, rafine ürün piyasalarında farklı arz koşulları etkili olabiliyor.
Petrol piyasasında iki farklı senaryo fiyatlanıyor
Haftalık fiyat hareketleri, petrol piyasasının ABD-İran ilişkilerindeki belirsizliklere duyarlı olduğunu ortaya koydu.
Bir tarafta Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen diplomatik girişimler, Körfez'den ham petrol ihracatının toparlanması ve Suudi Arabistan'ın Asya fiyatlarını düşürmesi bulunuyor.
Diğer tarafta ise Trump yönetiminin yeni askeri operasyon seçeneğini değerlendirmesi, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker saldırıları ve İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlıklar yer alıyor.
Rapidan Energy'den Bob McNally, çatışmaların yeniden başlaması halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Rabobank'tan Florence Schmit ise fiyatların bundan sonraki yönünde Washington'ın kararları ile diplomatik görüşmelerin kapsamının belirleyici olacağını vurguluyor.
Brent petrolün haftayı 98,32 dolardan, WTI petrolün ise 90,83 dolardan tamamlaması, piyasanın bu belirsizlikler altında sert fiyat hareketleri yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.
CNBC, Bloomberg
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




