SABAH Raporu: BİST'te baskı artıyor, küresel risk iştahı düştü
BIST 100 kritik 13 bin puanın altına geriledi. Fon kaynaklı volatilite ve yükselen ABD tahvil faizleri Borsa İstanbul üzerindeki baskıyı artırıyor.
25 Eylül 2026

Borsa İstanbul’da baskı artıyor: BIST 100 kritik 13 bin seviyesinin altında
Borsa İstanbul’da fon piyasasından kaynaklanan volatiliteye küresel tahvil faizlerindeki yükselişin eklenmesi satış baskısını artırdı. BIST 100 endeksi hafta başından bu yana yaklaşık yüzde 3 değer kaybederken kritik 13 bin puan seviyesinin altına indi. BIST 100 dışındaki hisselerde ise aynı dönemde kayıp yüzde 12’ye ulaştı. Küresel tarafta ABD tahvil faizlerinin yükselişi ve Fed’in yeni faiz artırımlarına gidebileceği beklentisi risk iştahını sınırlıyor.
Borsa İstanbul haftanın son işlem gününe artan satış baskısı altında giriyor.
Küresel piyasalarda yükselen tahvil faizleri ve petrol fiyatlarındaki dalgalanma risk iştahını baskılarken, içeride fon piyasasından kaynaklanan volatilite de hisse senetlerindeki satışları derinleştiriyor.
BIST 100 endeksi hafta başından bu yana yaklaşık yüzde 3 değer kaybetti ve 13 bin puanın altına geriledi.
Ana endeks dışındaki hisselerde ise görünüm çok daha zayıf. BIST 100 dışındaki hisselerde aynı dönemdeki kayıp yüzde 12 seviyesine ulaştı.
BIST 100’de 13 bin seviyesi kritik
Teknik açıdan BIST 100'ün 13.000-13.500 aralığının altına gerilemesi dikkat çekiyor.
Daha önce kararsızlık bölgesi olarak çalışan bu bandın aşağı yönde kırılması, teknik görünüm açısından aşağı yönlü riskleri artırıyor.
Endeks 13 bin seviyesinin altında kaldığı sürece grafiklerde satış baskısının ön planda kalabileceği değerlendiriliyor.
Özellikle BIST 100 dışındaki hisselerde çok daha sert kayıplar görülmesi, piyasadaki satışların endeks hareketinden daha geniş çaplı olduğuna işaret ediyor.
ABD ekonomisinin gücü bu kez piyasaları rahatsız ediyor
Küresel piyasalardaki baskının temel kaynaklarından biri ise ABD ekonomisinin beklenenden güçlü kalması.
Eylül ayı öncü PMI verilerinin beklentileri belirgin şekilde aşması ekonomik aktivitenin güçlü seyrettiğini gösterirken, piyasaların beklediği “yumuşak iniş” senaryosunu da zorlaştırdı.
Özellikle girdi maliyetlerinin Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaşması enflasyon endişelerini artırdı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte piyasalar iki ayrı enflasyon baskısıyla karşı karşıya bulunuyor: Güçlü iç talep ve yükselen enerji maliyetleri.
Bu görünüm Fed'in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,20 civarına yükselirken, yüksek faizler hisse senetlerinin değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD endeksleri de son seansta belirgin bir yön bulamayarak yataya yakın kapanışlar yaptı.
Tahvil piyasasında sorun sadece Fed değil
ABD tahvil piyasasındaki satış dalgası giderek küresel piyasaların ana gündem maddelerinden biri haline geliyor.
30 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 5,48 ile 2004'ten bu yana, beş yıllık tahvil getirisi ise yüzde 5'in üzerine çıkarak 2007'den bu yana en yüksek seviyelere ulaştı.
Ancak tahvil faizlerindeki yükselişi yalnızca Fed'in yeni faiz artırımlarına gidebileceği beklentisiyle açıklamak yeterli değil.
Güçlü ekonomik aktivite, petrol fiyatlarının yeniden enflasyonu besleme riski, yüksek kamu harcamaları ve yaklaşık 40 trilyon dolara ulaşan ABD borcunun finansmanı için yapılan yoğun tahvil ihracı aynı anda getirileri yukarı itiyor.
Üstelik yükseliş yalnızca ABD ile sınırlı değil.
Almanya ve Japonya'da da uzun vadeli tahvil faizlerinin son yılların en yüksek seviyelerine ulaşması, yatırımcıların uzun vadeli borç taşımak için artık daha yüksek reel getiri ve vade primi talep ettiğini gösteriyor.
Bu nedenle Fed ilerleyen dönemde faiz artırımlarına ara verse bile uzun vadeli tahvil getirilerinin eski seviyelerine hızla dönmesi kolay olmayabilir.
Trump-Xi zirvesinden olumlu mesaj, sınırlı ayrıntı
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki görüşme sonrasında ticaret cephesinden olumlu mesajlar geldi.
Çin, iki ülkenin ekonomi ve ticaret ekiplerinin yeni bir ortak düzenlemeye vardığını açıkladı. Liderler YZ (yapay zekâ) alanındaki diyaloğun devam ettirilmesi konusunda da olumlu mesajlar verdi.
Ancak ticari düzenlemenin ayrıntıları henüz açıklanmış değil.
Bu nedenle tarifeler ve kritik mineraller gibi piyasa açısından önemli başlıklarda ne ölçüde somut ilerleme sağlandığı yakından takip edilecek.
Tayvan konusundaki görüş ayrılıklarının devam etmesi ise ABD-Çin ilişkilerindeki kırılganlığın ortadan kalkmadığını gösteriyor.
ABD’de dayanıklı mal siparişleri izlenecek
Piyasaların bugün takip edeceği önemli verilerden biri ABD dayanıklı mal siparişleri olacak.
Temmuz ayında toplam siparişler yüzde 1,1 artmıştı. Yeni veride ise aylık bazda yüzde 0,3 daralma bekleniyor.
Ancak uçak gibi yüksek tutarlı ve düzensiz siparişler manşet veride sert dalgalanmalara yol açabiliyor.
Bu nedenle ulaşım hariç siparişler ve şirketlerin yatırım eğilimini gösteren alt kalemler ekonomik aktivitenin seyri açısından daha yakından izlenecek.
Michigan tüketici güveninde düşüş sinyali
Günün bir diğer önemli verisi Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksinin nihai sonucu olacak.
İlk tahmin, endeksin Ağustos ayındaki 51,7 seviyesinden 47,8'e gerilediğini göstermişti.
Nihai veride bu düşüşün korunup korunmayacağı izlenecek.
Piyasalar açısından tüketici güveni kadar enflasyon beklentileri de önem taşıyor. Son ankette tüketicilerin bir yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 4,6 seviyesinde bulunuyordu.
Tüketici güveninin gerilemesine karşın enflasyon beklentilerinin yüksek kalması, Fed'in büyüme ile fiyat istikrarı arasında karşı karşıya olduğu dengeyi daha da zorlaştırabilir.
BIST 30 VİOP’ta destek ve dirençler
Günü 16.275 puandan kapatan en yakın vadeli BIST 30 kontratında 16.162, 16.031, 15.917 ve 15.787 seviyeleri destek olarak izlenebilir.
Yukarı yönlü hareketlerde ise 16.389, 16.520, 16.634 ve 16.764 seviyeleri direnç konumunda bulunuyor.
USD/TL VİOP’ta hangi seviyeler izleniyor?
Günü 49,064 seviyesinde tamamlayan en yakın vadeli USD/TL kontratında 49,015, 48,917, 48,8185 ve 48,7205 destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.
49,113, 49,211, 49,3095 ve 49,4075 ise direnç seviyeleri olarak takip ediliyor.
Borsa İstanbul açısından kısa vadeli görünümde iki baskı unsuru öne çıkıyor: İçeride fon kaynaklı volatilite, dışarıda ise yükselen küresel tahvil faizleri.
BIST 100'ün 13 bin puanın altında kalması halinde teknik baskının sürmesi mümkün görünürken, ABD tahvil piyasasının seyri ve Fed'e yönelik faiz beklentileri küresel risk iştahının yönünü belirlemeye devam edecek.
Ünlü & Co Sabah bülteninden alıntıdır
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




