Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Reel Sektör

Piyasada nakit krizi derinleşiyor: Ticaret çek ve senetle dönüyor, borç yükü rekor seviyeye çıktı

Yüksek faiz ve nakit sıkışıklığı ticareti çek-senet düzenine itti. Karşılıksız çekler artarken, bankalara borçlu kişi sayısı 44 milyonu aştı.

3 Ağustos 2026

Piyasada nakit krizi derinleşiyor: Ticaret çek ve senetle dönüyor, borç yükü rekor seviyeye çıktı

Türkiye ekonomisinde sıkı para politikasının yan etkileri reel sektörde daha görünür hale geliyor. Yüksek faiz oranları krediye erişimi zorlaştırırken, piyasadaki likidite sıkışıklığı esnaf ve KOBİ'lerin günlük faaliyetlerini doğrudan etkilemeye başladı. İş dünyası temsilcileri, nakit akışının durma noktasına geldiğini, ticaretin giderek çek ve senet üzerinden yürüdüğünü belirtirken, karşılıksız çeklerdeki hızlı artış finansal risklerin de büyüdüğüne işaret ediyor.

Öte yandan bireysel borçluluk da tarihi seviyelere ulaştı. Bankalara borçlu kişi sayısı 44 milyonu aşarken, yetişkin nüfusun büyük bölümünün kredi yükü altında olduğu görülüyor.

Esnaf: Nakit yok, herkes ödemeyi erteliyor Yüksek faiz ortamında kredi maliyetlerinin hızla yükselmesi ve yeni likidite girişinin sınırlı kalması, piyasalardaki para dolaşımını önemli ölçüde yavaşlattı.

Piyasada faaliyet gösteren birçok esnaf, işlerin artık büyük ölçüde çek ve senet üzerinden yürüdüğünü ifade ediyor.

Demir-çelikten tekstile, inşaattan tersanelere kadar birçok sektörde faaliyetlerin ciddi biçimde daraldığını belirten bir esnaf, durumu şu sözlerle özetledi: "Para var ama yok. Herkes parasını bir yerlere bağlamış. Faiz parayı emiyor. Kimse ödeme yapmak istemiyor."

25 yıllık bir tekstil esnafı ise içinde bulunulan dönemin meslek hayatındaki en zor yıl olduğunu belirterek, sektör cirolarının en az yüzde 40 gerilediğini söyledi.

Esnafa göre yalnızca iflaslar artmıyor; birçok firma da sektörde gelecek görmediği için faaliyetlerini tamamen sonlandırıyor.

Sürekli halka arzlar ve yüksek faiz likiditeyi bölüyor Piyasa temsilcileri, yabancı yatırımcı girişlerinin halen zayıf seyretmesi nedeniyle dış kaynaklı yeni para akışının oluşmadığını belirtiyor.

Buna ek olarak son dönemde artan halka arzların mevcut yatırımcı likiditesini farklı şirketler arasında bölmesi de Borsa İstanbul'da işlem hacimlerini ve reel sektöre yönelen kaynakları sınırlayan unsurlar arasında gösteriliyor.

Yüksek mevduat faizleri nedeniyle tasarrufların önemli bölümü bankacılık sisteminde tutulurken, ticari hayata yönelen nakit miktarı azalıyor.

Karşılıksız çeklerde sert artış Likidite sıkışıklığının en somut göstergelerinden biri çek piyasasında görülüyor.

Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre 2026'nın ilk altı ayında bankalara ibraz edilen çeklerin toplam tutarı yıllık yüzde 19 artışla 5,4 trilyon liraya ulaştı.

Ancak karşılıksız çıkan çeklerin tutarı çok daha hızlı yükseldi.

Karşılıksız çek tutarı yıllık bazda yüzde 54 artarak 162 milyar liraya çıktı.En yüksek karşılıksız çek tutarı İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa'da kaydedildi.

Veriler, ticari faaliyetlerin devam etmesine rağmen ödeme zincirindeki kırılganlığın belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Bireysel borçluluk da rekor seviyede Ekonomist Prof. Dr. Davut Pehlivanlı'nın Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verileri üzerinden yaptığı değerlendirme de hanehalkı tarafındaki baskıyı gözler önüne seriyor.

Pehlivanlı'ya göre Türkiye'de yaklaşık 44,2 milyon kişi bankalara borçlu bulunuyor. Bu rakam nüfusun yaklaşık yüzde 51,3'üne karşılık geliyor.

Takipteki alacaklar ile varlık yönetim şirketlerine devredilen krediler de dikkate alındığında gerçek borçluluk oranının yüzde 55'in üzerine çıkabileceği belirtiliyor.

Son bir yılda bankalara borçlu kişi sayısı yaklaşık 1,9 milyon arttı.

Son 10 yılda borçluluk hızla yükseldi Veriler, bireysel borçluluğun son on yılda kesintisiz arttığını gösteriyor.

2015 yılında nüfusun yaklaşık yüzde 33'ü bankalara borçluydu.2026 itibarıyla bu oran yüzde 51'in üzerine çıktı.Borçlu kişi sayısı yaklaşık 25 milyondan 44 milyonun üzerine yükseldi.

Pehlivanlı, kur krizleri, pandemi ve seçim dönemleri gibi birçok ekonomik şoka rağmen borçlanma eğiliminde kalıcı bir gerileme yaşanmadığını vurguluyor.

"Her sekiz yetişkinden yedisi borçlu" Nüfusun yaş dağılımı dikkate alındığında tablo daha da dikkat çekici hale geliyor.

Pehlivanlı'nın hesaplamasına göre Türkiye'de yetişkin nüfusun yalnızca yaklaşık yüzde 14'ünün bankalara herhangi bir borcu bulunmuyor.

Bu da yaklaşık her sekiz yetişkinden yedisinin bankacılık sistemine borçlu olduğu anlamına geliyor.

Borçsuz görünen grubun bir bölümünün ise kredi kullanma imkânı bulunmayan veya bankacılık sistemi dışında kalan kişilerden oluştuğu ifade ediliyor.

Toplam bireysel borç 6,5 trilyon lirayı aştı Vatandaşların bankalara olan toplam borcu yaklaşık 6,5 trilyon liraya ulaşırken, kişi başına ortalama borç 148 bin lira seviyesinde bulunuyor.

Pehlivanlı, yüksek enflasyon ortamında borç yükünü değerlendirirken yalnızca TL veya dolar bazlı karşılaştırmaların yeterli olmadığını belirtiyor.

Buna göre ortalama bireysel borç, yaklaşık 5,3 net asgari ücret düzeyine karşılık geliyor.

Değerlendirme Sıkı para politikası enflasyonla mücadelede önemli bir araç olmaya devam ederken, reel sektör üzerindeki finansman baskısı giderek ağırlaşıyor. Krediye erişimin zorlaşması, nakit dolaşımının yavaşlaması ve karşılıksız çeklerdeki yükseliş, ticari faaliyetlerin finansmanında kırılganlığın arttığını gösteriyor. Aynı dönemde hanehalkı borçluluğunun rekor seviyelere ulaşması da iç talep ve finansal istikrar açısından yakından izlenmesi gereken bir risk alanı olarak öne çıkıyor.

Kaynak: KARAR

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş