Petrol kıtlığı dünyaya yayılıyor: Avrupa’ya Suudi sevkiyatı kesildi, dizel ve jet yakıtı alarm veriyor
Suudi Arabistan Avrupa’ya petrol tahsislerini keserken Kuzey Denizi primleri rekor kırdı. Dizel 200 doları aştı, jet yakıtı savaş zirvelerine yaklaştı.
18 Eylül 2026

Küresel enerji krizinde yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya giriliyor. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattına düzenlenen saldırının ardından Saudi Aramco, Avrupalı müşterilerine gelecek ay kontrat kapsamında ham petrol verilmeyeceğini bildirdi. Avrupa rafinerileri alternatif petrol için yarışırken Kuzey Denizi’nde fiziksel petrol primleri rekor seviyelere çıktı. Kriz rafine ürünlere de yayılıyor: Avrupa’da dizel 200 dolar/varili aşarken ABD’de jet yakıtı savaş döneminin zirvelerine yeniden yaklaştı.
Küresel petrol piyasasında ham petrol arzındaki sıkıntı giderek rafineri ürünlerine yayılan geniş çaplı bir yakıt krizine dönüşüyor.
Saudi Aramco, Avrupa'daki en az iki rafineri müşterisine gelecek ay kendilerine ham petrol tahsis edilmeyeceğini bildirdi.
Konu hakkında bilgi sahibi kişilere göre karar yalnızca söz konusu iki şirketle sınırlı değil ve Aramco'nun Avrupa'daki bütün müşterilerini kapsıyor.
Avrupalı rafineriler normal koşullarda Suudi Arabistan'dan uzun vadeli kontratlar kapsamında her ay düzenli ham petrol alıyor. Ancak gelecek ay bu teslimatlar yapılmayacak.
Kararın arkasında Suudi Arabistan'ın küresel petrol piyasası açısından kritik önemdeki Doğu-Batı petrol boru hattının geçen hafta insansız hava araçlarıyla vurulması bulunuyor.
Suudi Arabistan'ın kritik petrol hattı devre dışı
Suudi Arabistan saldırının ardından Doğu-Batı petrol boru hattını kapatmak zorunda kaldı.
Konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağa göre hattın birkaç gün içinde kısmen yeniden çalışmaya başlaması, tam kapasiteye dönüşünün ise yaklaşık altı hafta sürmesi bekleniyor.
Hat, Suudi petrolünün ülkenin doğusundaki üretim bölgelerinden Kızıldeniz'e taşınmasını sağlayarak Hürmüz Boğazı'nı bypass etmesine imkân veriyor.
Avrupa açısından sistem özellikle kritik.
Avrupa rafinerileri Suudi petrolünü çoğunlukla Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki Sidi Kerir Limanı'ndan teslim alıyor. Liman, Kızıldeniz'e boru hattıyla bağlı bulunuyor.
Doğu-Batı hattının kapanması bu tedarik zincirini sekteye uğrattı.
Avrupa rafinerileri alternatif petrol peşinde
Suudi sevkiyatlarının kesilmesi Avrupa'da adeta bir petrol kapma yarışına yol açtı.
Polonya'nın Orlen şirketi alternatif ham petrol bulabilmek amacıyla cuma gününden bu yana 10'dan fazla ihale açtı.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre OECD üyesi Avrupa ülkeleri haziran ayında Suudi Arabistan'dan günlük ortalama 577 bin varil ham petrol ithal etmişti.
Bu hacmin kısa sürede alternatif kaynaklardan karşılanması gerekiyor.
Ancak sorun yalnızca Suudi Arabistan'ın Avrupa'ya sevkiyatındaki düşüş değil.
Çin'in güçlü petrol alımları ve Hürmüz Boğazı çevresindeki aksaklıklar küresel stokları azaltırken Avrupa rafinerileri giderek daralan bir fiziksel petrol piyasasında alternatif arz arıyor.
Aramco petrolü Asya'ya yönlendiriyor
Saudi Aramco, Doğu-Batı hattının devre dışı kalmasına Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatlarını artırmaya çalışarak karşılık veriyor.
Asyalı alıcılar bu hafta boğazın hemen dışından on milyonlarca varil Suudi petrolü satın aldı.
Ancak bu yön değişikliği Avrupa açısından sorunu daha da büyütüyor.
Suudi petrolünün Asya'ya yönelmesi, Avrupa rafinerilerinin ihtiyaç duyduğu ham petrolün daha uzak bölgelerde kalmasına yol açıyor.
Sonuç olarak Avrupa'nın Kuzey Denizi gibi yakın alternatif kaynaklara yönelik talebi hızla yükseliyor.
Kuzey Denizi petrolünde tarihi prim
Avrupa'daki arz sıkışıklığının en çarpıcı göstergesi fiziksel petrol piyasasında ortaya çıktı.
Küresel petrol fiyatlamasının en önemli merkezlerinden Kuzey Denizi'nde fiziksel petrol primleri cuma günü rekor seviyelere yükseldi.
Suudi petrolüne oldukça yakın özelliklere sahip Norveç'in Johan Sverdrup petrolü, fiziksel Dated Brent göstergesinin varil başına 35 dolar üzerine kadar teklif edildi.
Bu petrol yalnızca iki haftadan kısa süre önce Brent'in 60 sent üzerinde işlem görüyordu.
Başka bir ifadeyle prim yaklaşık iki hafta içinde 60 sentten 35 dolara fırladı.
Bu olağanüstü yükseliş, Avrupa rafinerilerinin üretimi sürdürebilmek için fiziksel ham petrol bulmakta ne kadar zorlandığını ortaya koyuyor.
Avrupa'da dizel 200 doların üzerinde
Ham petrol arzındaki sıkışıklık rafineri ürünlerinde çok daha ciddi fiyat hareketlerine neden oluyor.
Avrupa'da dizel fiyatı varil başına 200 doların üzerine çıktı.
Rafineriler, bölgedeki yakıt sıkıntısını hafifletebilmek için üretim oranlarını yüksek tutmaya çalışıyor. Bunun için de yüksek prim ödemeyi göze alarak ham petrol satın almak zorunda kalıyor.
Sorun küresel rafineri kapasitesindeki kısıtlarla birleşince yalnızca dizel değil, jet yakıtı gibi diğer orta distilat ürünlerini de etkiliyor.
Dizel ve jet yakıtı rafinerilerde aynı ürün grubuna, yani orta distilatlara, dahil bulunuyor.
Bu nedenle rafinerilerin daha fazla dizel üretmeye yönelmesi jet yakıtı üretimini azaltabiliyor. Aynı mekanizma ters yönde de çalışıyor.
ABD'de jet yakıtı yeniden savaş zirvelerine yaklaştı
Yakıt krizinin etkileri ABD'de de giderek daha belirgin hale geliyor.
ABD jet yakıtı piyasasının temel göstergesi kabul edilen Körfez Kıyısı'nda jet yakıtı fiyatı perşembe günü galon başına 4,55 dolara yükseldi.
Bu seviye, ABD-İran savaşının başlamasının ardından görülen zirvenin yalnızca yaklaşık 20 sent altında.
New York'ta ise jet yakıtı galon başına 4,75 dolara ulaştı.
Fiyatlardaki yükseliş havayolu şirketlerinin maliyetleri ve dolayısıyla uçak bileti fiyatları üzerinde yeni baskı oluşturuyor.
Jet yakıtı üretimi mart başından beri en düşük seviyede
ABD'de jet yakıtı üretimi geçen hafta mart başından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Mevcut stoklar hâlâ yüksek olmakla birlikte normal mevsimsel seviyelere doğru hızla düşüyor.
Bu durum arz sorunlarının devam etmesi halinde fiyatların daha da yükselme riskini artırıyor.
ABD ve İsrail'in şubat sonunda İran'a yönelik saldırılarının ardından küresel petrol ürünleri arasında en fazla sıkışan kalemlerden biri zaten jet yakıtı olmuştu.
Orta Doğu ve Asya'dan gelen arzın azalması ve jet yakıtının diğer petrol ürünlerine kıyasla daha sınırlı depolama kapasitesine sahip olması piyasadaki baskıyı artırmıştı.
Rafineri darboğazı krizi büyütüyor
Küresel enerji piyasasındaki temel sorun artık yalnızca yeterli ham petrol bulunup bulunmadığı değil.
Rafineri kapasitesi de kritik bir darboğaza dönüşmüş durumda.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde rafineri faaliyetlerinin aksaması, ABD'deki sınırlı ek kapasiteyle birleşince dizel fiyatları rekor seviyelere yükseliyor.
Yakıt fiyatları New York, Los Angeles ve ABD Körfez Kıyısı'nın bazı bölgelerinde galon başına 5 dolar seviyesine yaklaşmış veya bu seviyeyi aşmış durumda.
Avrupa'da da dizel arzına ilişkin ciddi uyarılar yapılıyor.
Yakıt krizinin ekonomik etkileri ulaştırma sektörünün tamamına yayılıyor. Yüksek jet yakıtı fiyatları uçak biletlerini pahalandırırken havayolu şirketlerinin bilançolarını da zorluyor.
Kaynakta, enerji krizinin yarattığı maliyet baskısının ABD'de Spirit Airlines'ın faaliyetlerini kalıcı olarak durdurmasının yakın nedenlerinden biri olduğu belirtiliyor.
Ham petrol krizinden yakıt krizine
Son gelişmeler küresel enerji piyasasındaki sorunun niteliğinin değiştiğine işaret ediyor.
İlk aşamada piyasanın temel endişesi Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'daki petrol akışının kesintiye uğramasıydı.
Şimdi ise buna Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı boru hattının devre dışı kalması, Avrupa'ya Suudi petrol sevkiyatının durması ve küresel rafineri kapasitesindeki darboğaz eklenmiş durumda.
Ortaya çıkan zincir şöyle ilerliyor:
Suudi boru hattı kapanıyor → Avrupa'ya ham petrol sevkiyatı kesiliyor → rafineriler alternatif petrol için yarışıyor → fiziksel petrol primleri yükseliyor → rafineri darboğazı büyüyor → dizel ve jet yakıtı fiyatları sıçrıyor.
Doğu-Batı boru hattının birkaç gün içinde kısmen çalışmaya başlaması piyasaya bir miktar rahatlama sağlayabilir. Ancak hattın tam kapasiteye dönmesinin yaklaşık altı hafta sürebileceği beklentisi, fiziksel petrol ve rafine ürün piyasalarındaki sıkışıklığın kısa vadede devam edebileceğine işaret ediyor.
Küresel petrol piyasasında artık soru yalnızca “Petrolün varili kaç dolar olacak?” değil.
Giderek daha kritik hale gelen soru, rafinerilerin ihtiyaç duydukları petrolü ve tüketicilerin ihtiyaç duyduğu yakıtı yeterli miktarda bulup bulamayacağı.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




