Dolar/TL49,82
0.09%
Euro/TL55,45
0.37%
Gram Altın6.525,84
0.08%
BIST 10011.151,03
0.01%
Brent Petrol$109,67
0.24%
Gümüş/Ons$54,52
0.00%
Gedik Yatırım
Altın, Petrol ve Emtia

Petrol Fiyatlarında Diplomasi Molası: Brent 114 Doların Altına Geriledi, Hürmüz'de Savaş Riski Sürüyor

Brent petrol 113,88 dolara geriledi. İran görüşmeleri fiyatları düşürürken Hürmüz saldırıları ve Suudi Arabistan'daki riskler sürüyor.

27 Ekim 2026

Petrol Fiyatlarında Diplomasi Molası: Brent 114 Doların Altına Geriledi, Hürmüz'de Savaş Riski Sürüyor

Ortadoğu'da diplomatik temasların hız kazanmasıyla petrol fiyatları salı günü yaklaşık 2 dolar geriledi. Brent petrol 113,88 dolardan kapanırken ABD ham petrolü 100 doların altına indi. Ancak İran savaşı, Hürmüz Boğazı'nda artan tanker saldırıları ve Husilerin Suudi Arabistan'ın en büyük rafinerisini hedef aldığı açıklaması, enerji piyasalarındaki arz endişelerini canlı tutuyor. UBS, Brent petrolün yıl sonuna kadar 110 dolar civarında kalmasını bekliyor.

Petrol Fiyatları Geriledi, Ancak Arz Endişeleri Bitmedi

Küresel petrol piyasalarında diplomatik girişimlerin yarattığı iyimserlik fiyatları aşağı çekti. ABD ve İsrail'in İran'la yürüttüğü savaşın sona erdirilmesine yönelik temaslar, arz kesintisi endişelerini bir miktar hafifletti.

Salı günkü işlemlerde Brent petrolün vadeli fiyatı 1,93 dolar, yani yüzde 1,67 düşerek varil başına 113,88 dolardan kapandı.

ABD Batı Teksas tipi ham petrolü (WTI) ise 1,86 dolar veya yüzde 1,83 gerileyerek 99,90 dolara indi.

Böylece WTI yeniden 100 doların altına düşerken Brent petrol, son altı ayın en yüksek seviyelerine yakın kalmayı sürdürdü.

Fiyatlardaki gerilemeye rağmen enerji piyasalarında kalıcı bir rahatlamadan söz etmek için erken.

Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz taşımacılığında yaşanan aksaklıklar devam ederken İran savaşını sona erdirecek kapsamlı bir anlaşmaya henüz ulaşılamadı.

Piyasaların temel sorusu, diplomatik görüşmelerin somut bir ateşkese dönüşüp dönüşmeyeceği.

İran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Arasında Diplomasi Trafiği

Petrol fiyatlarındaki düşüşte, İran ile bölge ülkeleri arasında yürütülen diplomatik temaslar etkili oldu.

İran Güvenlik Konseyi Başkanı Muhsin Rızai, pazartesi günü Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan temsilcileriyle görüşmesinin ardından salı günü İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ile bir araya geldi.

İran devlet medyasına göre Hamaney, savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlerde İran'ın çıkarlarının korunması ve Tahran'ın belirlediği koşulların gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

İran, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın barış ve güvenlik alanındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kaldığı bildirildi.

Dört ülkenin temasları, bölgesel bir diplomatik çözüm arayışının devam ettiğini gösteriyor.

Ancak İran'ın savaşın sona ermesi için öne sürdüğü koşullardan vazgeçmemesi, kısa vadede kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasını zorlaştırıyor.

Diplomatik görüşmeler petrol piyasalarındaki risk primini kısmen azaltırken askeri gelişmelerin yarattığı belirsizlik devam ediyor.

Husiler Suudi Arabistan'ın En Büyük Rafinerisini Hedef Aldıklarını Açıkladı

Barış girişimlerinin önündeki önemli engellerden biri, Yemen'deki İran yanlısı Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yeniden başlatması.

Husiler, salı günü Suudi Arabistan'ın en büyük petrol rafinerisi olan Ras Tanura'yı balistik füzeyle vurduklarını açıkladı.

Saldırının yol açtığı olası hasarın boyutu ve üretim üzerindeki etkisi haberde bağımsız olarak doğrulanmadı.

Ancak Ras Tanura gibi kritik enerji tesislerinin hedef alınması, petrol piyasalarında arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırıyor.

Gelber & Associates analistlerine göre Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarının sürmesi ve Basra Körfezi'ndeki askeri varlığın genişlemesi, diplomatik gelişmelerin yarattığı iyimserliğe rağmen arz risklerini yüksek tutuyor.

Analistler, diplomasi haberlerinin petrol fiyatlarına yansıyan risk priminin bir bölümünü azaltabileceğini, ancak askeri tehditlerin ortadan kalkmadığını belirtiyor.

Bu durum, petrol piyasalarının neden olumlu diplomatik haberlere rağmen yüksek fiyat seviyelerinden kalıcı biçimde uzaklaşamadığını açıklıyor.

Hürmüz Boğazı'nda Ekim Ayı Saldırı Rekoru

Enerji piyasalarının en önemli risk kaynağı Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.

Washington Institute for Near East Policy tarafından derlenen verilere göre Ekim 2026, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda ticari gemilere yönelik saldırılar açısından son yılların en kötü ayı oldu.

2017'den bu yana dünya genelindeki deniz güvenliği olaylarını izleyen kuruluşun verileri, bölgedeki ticari taşımacılığın karşı karşıya olduğu tehlikenin büyüdüğünü ortaya koyuyor.

UBS'ye göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğinde artış yaşanmasına rağmen saldırı sayısı da yükseliyor.

Banka, ABD donanmasının bölgedeki güvenlik desteğinin zayıflaması halinde risklerin daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulundu.

Geçen hafta İran'ın boğaz çevresindeki tankerlere yönelik saldırılarının ardından Brent petrolün fiyatı 117 doların üzerine çıkmıştı.

Bu seviye, nisan ayından bu yana görülen en yüksek fiyat oldu.

Petrol fiyatlarında salı günü yaşanan yaklaşık 2 dolarlık gerileme, dolayısıyla son haftalarda biriken jeopolitik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Aksine, tanker saldırılarının devam etmesi durumunda fiyatlarda yeniden sert yükselişler yaşanabileceği değerlendiriliyor.

UBS Petrol Tahminini Yükseltti: Yıl Sonunda 110 Dolar

Ortadoğu'daki çatışmaların enerji arzı üzerindeki etkileri, uluslararası bankaların petrol fiyatı tahminlerine de yansıyor.

UBS, Brent petrolün yıl sonuna kadar varil başına yaklaşık 110 dolar seviyesinde kalmasını beklediğini açıkladı.

Banka daha önce yıl sonu için 100 dolarlık fiyat öngörüyordu.

Böylece UBS, Brent petrol tahminini 10 dolar yukarı çekmiş oldu.

Yeni tahmin, bölgedeki çatışmaların ve deniz taşımacılığına yönelik tehditlerin kısa sürede ortadan kalkmayacağı beklentisini yansıtıyor.

SEB analisti Bjarne Schieldrop ise petrol fiyatlarında önemli bir jeopolitik risk primi bulunduğunu belirtti.

Schieldrop'a göre piyasa, ABD ve İsrail'in önümüzdeki haftalarda İran'a yönelik yeni saldırılar düzenleyebileceği ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor.

Bu nedenle petrol fiyatlarının yalnızca mevcut arz ve talep dengesiyle açıklanması mümkün değil.

Savaşın yeniden şiddetlenmesi, tanker saldırılarının artması veya kritik enerji tesislerinin hedef alınması gibi olasılıklar da fiyatların içinde yer alıyor.

Diplomatik girişimlerin başarılı olması halinde bu risk priminin bir bölümü azalabilir. Ancak görüşmelerin sonuçsuz kalması, fiyatları yeniden yukarı taşıyabilir.

İsrail Seçimleri İran Savaşının Geleceğini Etkileyebilir

Petrol piyasalarının yakından izlediği bir diğer gelişme İsrail'de salı günü gerçekleştirilen parlamento seçimleri.

Seçimlerin sonucu, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun iktidarda kalıp kalmayacağını ve İran savaşına ilişkin İsrail politikasının nasıl şekilleneceğini etkileyebilir.

Anketler seçim yarışının yakın geçeceğine işaret ederken Netanyahu'nun Likud partisinin yeniden galip gelme ihtimali de bulunuyor.

Commerzbank analistlerine göre seçim sonucu, İran savaşının bundan sonraki seyri açısından önemli olabilir.

Banka, Netanyahu'nun yeniden seçilmesi halinde İran'da rejim değişikliğini hedefleyen daha kapsamlı bir askeri strateji izlemeye çalışabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Bu senaryo, bölgedeki çatışmaların uzaması ve enerji arzına yönelik risklerin devam etmesi ihtimalini gündemde tutuyor.

Dolayısıyla petrol yatırımcıları yalnızca Tahran'daki diplomatik temasları değil, İsrail'deki siyasi gelişmeleri de izliyor.

Rusya'da Rafineri Üretimi Artıyor, Petrol İhracatı Azalabilir

Ortadoğu'daki gelişmelerin yanı sıra Rusya'nın petrol üretimi ve ihracatına ilişkin beklentiler de enerji piyasalarında takip ediliyor.

Reuters'a konuşan iki petrol tüccarına göre Rusya'nın Baltık Denizi ve Karadeniz limanlarından yaptığı ham petrol ihracatının gelecek ay azalması bekleniyor.

Bu düşüşün başlıca nedeni, Rus rafinerilerinin bakım çalışmalarının tamamlanmasının ardından ham petrol işleme faaliyetlerini artırmaya hazırlanması.

Rus rafinerileri, Washington ile Moskova arasında bu ay varılan anlaşmanın gerektirdiği dizel üretimini karşılamak amacıyla da faaliyetlerini genişletiyor.

Sektörden üç kaynağın Reuters'a verdiği bilgiye göre Rus rafinerilerinin ham petrol işleme miktarı, ekim ayının ikinci yarısında ayın başına kıyasla yüzde 25 arttı.

Bu artışta, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik uzun süredir devam eden insansız hava aracı saldırılarının durması etkili oldu.

Rusya'da rafineri faaliyetlerinin toparlanması, ham petrol ihracatına ayrılabilecek miktarı azaltırken işlenmiş petrol ürünleri arzını artırabilir.

Bu gelişmeler, küresel petrol piyasasında ham petrol ve rafine ürün dengelerinin farklı yönlerde hareket edebileceğine işaret ediyor.

Petrol Piyasasında Üç Kritik Risk

Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönü açısından üç temel gelişme belirleyici olacak.

Birincisi, İran savaşına ilişkin diplomatik görüşmelerin sonucu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın katılımıyla yürütülen temasların kalıcı bir ateşkese dönüşmesi, petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini azaltabilir.

İkincisi, Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan'ın enerji tesislerine yönelik saldırılar. Tanker trafiğinin güvenliği sağlanamazsa petrol arzına ilişkin endişeler devam edecek.

Üçüncüsü, İsrail'deki seçimlerin ardından izlenecek İran politikası. Çatışmaların genişlemesi veya yeni askeri operasyonların gündeme gelmesi, petrol fiyatlarını yeniden yukarı çekebilir.

Bunlara Rusya'nın ham petrol ihracatındaki olası düşüş ve küresel enerji talebinin seyri de eklendiğinde, petrol piyasalarının yüksek oynaklık döneminden henüz çıkmadığı görülüyor.

Sonuç: Diplomasi Fiyatları Düşürdü, Ancak Savaş Primi Korunuyor

Salı günü Brent petrolün 113,88 dolara, WTI'ın ise 99,90 dolara gerilemesi, Ortadoğu'daki diplomatik temasların piyasalar üzerindeki kısa vadeli etkisini gösteriyor.

Ancak İran savaşını sona erdirecek bir anlaşmanın henüz sağlanamaması, Hürmüz Boğazı'nda tanker saldırılarının artması ve Husilerin Suudi Arabistan'ın enerji altyapısını hedef alması, arz güvenliğine ilişkin riskleri canlı tutuyor.

UBS'nin yıl sonu Brent petrol tahminini 100 dolardan 110 dolara yükseltmesi de bu belirsizliğin uzun sürebileceğine işaret ediyor.

Petrol piyasasında şimdilik diplomasi fiyatları aşağı çekiyor, ancak savaşın yarattığı risk primi ortadan kalkmış değil.

Kalıcı bir fiyat düşüşü için yalnızca diplomatik görüşmelerin sürmesi değil, çatışmaların sona ermesi ve bölgedeki deniz taşımacılığının güvenliğinin yeniden sağlanması gerekiyor.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler