Ömer Gencal: Faizler yükselirken güven kaybetmenin bedeli
Ömer Gencal: Fon skandalı sermaye piyasalarını yıllarca baskı altında tutabilir
29 Eylül 2026

Bu hafta küresel piyasalarda gündemi faizler belirledi. Türkiye'de ise gündem tek başlıktı: fon piyasası. Yıllardır bu piyasanın içinde olan biri olarak bu kez yumuşak konuşmayacağım.
Zarar, konuşulan aralığın ötesinde Piyasada 10–20 milyar dolarlık geniş bir aralık dolaşıyor. Kanaatim, gerçek bedelin bu aralığın belirgin biçimde üzerinde kalacağı. Doğrudan değer kaybı hesabın yalnızca bir kalemi. Güven kaybının tetiklediği çıkışlar, yükselen risk primi ve kaybedilen zaman da bu bedele dahil değil. Zaman geçtikçe hep birlikte göreceğiz. Ben bu bedeli uygulanan ultra gevşek para politikası ile birlikte uygulamaya alınan Kur Korumalı Mevduat için ödenen bedele benzetiyorum. TCMB'nin bilançosunda görünen değer ama hala ödemekte olduğumuz yüksek faizler, servet transferi, kısalan vadeler, yatırım ortamının kötüleşmesi ile gelecek nesillere aktarılan yükümlülükler.
Rakamlar yönü gösteriyor:
11–21 Eylül'de para piyasası fonlarından yaklaşık 253 milyar TL net çıkış (teknik etki hariç, kısaca tasfiyeye giren Para Piyasası ve PPF benzeri Serbest Fonların tutarını 600 milyar TL varsayıyorum)
Fon büyüklüğü 3,29 trilyon TL'den 2,84 trilyon TL'ye geriledi
12–18 Eylül haftasındaki 358 milyar TL'lik çıkış istatistiksel olarak uç değer (z-skoru −4,7)
Aynı hafta yabancıların hisse, DİBS ve özel sektör tahvilinde net satışı 558 milyon dolar
İletişim baştan yanlış yönetildi: Kriz iletişiminin ilk kuralı, ilk saatlerde net, tutarlı ve şeffaf olmaktır. Bu olayda tersi yaşandı. Bedeli yalnızca fon yatırımcısı ödemedi. Mevduattan hisseye, yerli yatırımcıdan yabancıya tüm yatırımcı kitlesinin güveni aşındı.
Davranış da bunu gösteriyor. Aynı hafta TL mevduat 285 milyar TL arttı. Döviz mevduatındaki artışın büyük kısmı (2,7 milyar dolar) tüzel kişilerden geldi. Kurumlar temkinli.
Zamanında yapılmayan müdahalenin bedeli: 3–4 yıl Denetleyici ve düzenleyici kurumların gerekli müdahaleyi zamanında yapmaması sorunu büyüttü. Bunun sermaye piyasalarımızın gelişimi önüne 3–4 yıllık bir zaman kaybı koyacağını düşünüyorum. Derinleşen bir piyasa, yıllar içinde birikmiş güvenle kurulur. Bir haftada kaybedilen güvenin telafisi yıllar alır.
Küresel faizler yükselirken finansman maliyeti de yükselecek
ABD 10 yıllık getirisi %5,17 ile 2007'den beri en yüksek seviyede. Alman 10 yıllık Bund %3,62, Japonya 10 yıllık JGB %3,05
Fed 12–0 oyla faiz artırdı. Ekim'de bir artış daha %64 olasılıkla fiyatlanıyor
Yapay zekâ yatırımlarının borçla finansmanının 2027'de yaklaşık %60 artması bekleniyor. Bu, faizler üzerindeki yukarı baskıyı kalıcı hale getirebilir
Hazine bu hafta 1,5 milyar dolarlık 10 yıllık ESG tahvilini %7,65 getiriyle ihraç etti. Talep 3 kattan fazlaydı, yani piyasa erişimi sürüyor. Ancak ocaktaki ilk dolar ihracına göre getiri 1,3 puan yukarıda. Şimdiye kadar artışın ağırlığı küresel faizlerden geldi, spreadler 250 baz puan civarında kaldı. Küresel taban yükselirken buna yerel güven primi eklenirse maliyetin daha da artması kaçınılmaz.
Tamponlar da sınırlı: kısa vadeli dış borç 248 milyar dolar, rezervler 174 milyar dolar, reel sektörün döviz açığı 210,8 milyar dolarla tarihi zirvede.
Sonuç
Faizler yukarı, tamponlar sınırlı, güven zedelenmiş. Önümüzdeki haftalarda fon-mevduat akışını, rezervleri, kurumların döviz talebini ve enflasyon beklentilerini yakından izleyeceğim.
Pixis Capital
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



