Petrol 108 dolara dayandı: Küresel tahvil piyasalarında satış baskısı büyüyor
Brent petrol 108 dolara yaklaşırken ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,22’ye çıktı. Hürmüz gerilimi küresel tahvil ve hisse piyasalarını baskılıyor.
28 Eylül 2026

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik anlaşma umutlarının zayıflaması Brent petrolü 108 dolara yaklaştırdı. Yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden körükleyebileceği endişesi küresel tahvil piyasalarında satışları hızlandırırken ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,22’ye çıktı. Hisse senetleri de haftaya kayıplarla başladı.
Küresel piyasalarda yeni haftanın ana gündemini bir kez daha petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükseliş oluşturuyor.
Brent petrol pazartesi günü yüzde 3,5’e kadar yükselerek 107,95 doları gördü. Londra işlemlerinde daha sonra 107,40 dolar civarına geriledi.
Petroldeki yükselişte Donald Trump’ın hafta sonunda İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya yönelik teklifini reddetmesinin ardından kısa vadede anlaşma sağlanacağı umutlarının zayıflaması etkili oldu.
Deutsche Bank Küresel Makro Araştırma Başkanı Jim Reid, ABD-İran görüşmelerinin bu hafta yeniden başlayabileceğini ancak hafta sonunda bir anlaşmaya yaklaşıldığına ilişkin fazla işaret görülmediğini belirtti.
Reid mevcut durumu bir “çıkmaz” olarak tanımladı.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,22’ye çıktı
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyonun yüksek kalabileceği ve merkez bankalarının para politikasını daha uzun süre sıkı tutacağı beklentisini güçlendiriyor.
ABD tahvillerinde yeniden başlayan satışlarla 10 yıllık tahvil getirisi 4 baz puan yükselerek yüzde 5,22’ye çıktı.
Fed politikasına daha duyarlı iki yıllık tahvil getirisi ise 5 baz puan artışla yüzde 4,91 seviyesine yükseldi.
Tahvil faizlerindeki artış hisse senetlerini de baskıladı. S&P 500 vadeli işlemleri yüzde 0,4, Nasdaq 100 vadeli işlemleri ise yüzde 0,9 geriledi.
BNY kıdemli stratejisti Geoffrey Yu, enerji piyasalarındaki arz kısıtlarının ortadan kalkmadığını ve son dönemdeki piyasa eğilimlerinin devam ettiğini söyledi.
Avrupa tahvillerinde de satış var
ABD tahvillerindeki satış Avrupa piyasalarına da yayıldı.
İngiltere’nin 10 yıllık tahvil getirisi 5 baz puan yükselerek yüzde 5,41’e çıktı.
Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi ise 1 baz puan artışla yüzde 3,63 seviyesine ulaştı. Böylece Almanya’nın borçlanma maliyetleri 2011’den bu yana görülen en yüksek seviyelerde kalmayı sürdürdü.
Küresel tahvil piyasalarındaki hareketin temelinde petrol fiyatlarının yanı sıra güçlü ekonomik aktivitenin merkez bankalarının faiz artırım döngüsünü uzatabileceği endişesi bulunuyor.
Güçlü büyüme ve pahalı enerji tehlikeli kombinasyon
BNP Paribas Asset Management Kıdemli Piyasa Stratejisti Ecaterina Bigos, güçlü ekonomik büyüme ile yüksek enerji fiyatlarının aynı anda görülmesinin gelecekteki enflasyon beklentileri açısından risk yarattığını belirtti.
Geçen hafta açıklanan güçlü ABD ekonomik verilerinin ardından vadeli piyasalarda Fed’in bu yıl yeni faiz artırımlarına gideceği beklentisi belirgin biçimde yükseldi.
Bigos, ekonomik büyümenin dirençli kalmasının merkez bankalarının izleyeceği faiz patikasını daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.
Başka bir ifadeyle, yüksek petrol fiyatları enflasyonu yukarı iterken ekonominin güçlü kalması merkez bankalarının faiz artırımlarından kaçınmasını zorlaştırıyor.
Asya borsalarında sert satış
Tahvil faizlerindeki yükseliş ve enerji fiyatlarının oluşturduğu baskı Asya hisse senetlerine de yansıdı.
Çin’in CSI 300 endeksi yüzde 2,2 düşerek Ağustos 2025’ten bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Güney Kore’de Kospi yüzde 2,7 değer kaybetti. Her iki piyasa da geçen haftanın sonundaki tatillerin ardından pazartesi günü yeniden işlemlere açıldı.
Japon tahvillerinde 1995’ten beri görülmeyen seviyeler
Asya tahvil piyasalarında en dikkat çekici hareketlerden biri Japonya’da yaşandı.
Japonya’nın iki yıllık devlet tahvili getirisi 5 baz puana kadar yükselerek yüzde 1,98’i gördü.
İki yıllık Japon tahvil faizi 1995’ten bu yana yüzde 2 seviyesinin üzerine çıkmadı.
Hareket, Japonya Merkez Bankası’nın temmuz toplantısına ilişkin tutanaklarının yayımlanmasının ardından geldi. Tutanaklar, bazı üyelerin enflasyon beklentilerini kontrol altında tutabilmek için faizlerin daha hızlı artırılması gerektiğini savunduğunu gösterdi.
Satış baskısı bölgenin diğer tahvil piyasalarına da yayıldı.
Avustralya’nın 10 yıllık tahvil getirisi 5 baz puan, Yeni Zelanda’nınki 2 baz puan yükseldi.
Güney Kore’nin 10 yıllık tahvil getirisi ise tatil sonrası ilk işlem gününde 15 baz puanlık sert artışla yüzde 4,54’e çıktı.
Invesco Asya-Pasifik Sabit Getirili Menkul Kıymetler Portföy Yönetimi Başkanı Norbert Ling, ABD tahvil piyasasındaki yeniden fiyatlamanın diğer ülkelerin faiz piyasalarına yayıldığını belirtti.
YZ yatırımları da tahvil arzını artırıyor
Küresel tahvil piyasalarının karşı karşıya olduğu baskının tek nedeni merkez bankaları ve enflasyon değil.
Bigos’a göre şirketlerin YZ altyapısını finanse etmek amacıyla tahvil ihraçlarını artırması da piyasadaki sermaye talebini yükseltiyor.
Veri merkezleri ve diğer büyük YZ yatırımlarını finanse etmek isteyen şirketlerin borçlanmaya yönelmesi, devletlerle özel sektör arasında giderek artan bir “sermaye rekabeti” yaratıyor.
Bu durum tahvil arzını artırarak faizlerin yükselmesine katkıda bulunuyor.
Çin ise küresel tahvil satışından ayrıştı. Çin’in 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 1,67 civarında yatay kaldı.
Bigos, Çin’in para politikasının küresel eğilimlerden belirgin biçimde ayrıştığını söyledi.
Rafine petrol ürünlerine dikkat
Invesco’dan Ling, enflasyon görünümü açısından Brent petrolün manşet fiyatından çok rafine petrol ürünlerinin izlenmesi gerektiğini belirtti.
Avrupa ve Asya’da son yıllarda rafineri kapasitesinin azaltılması, benzin ve diğer rafine ürünlerin fiyatlarında ilave baskı yaratıyor.
Bu ürünlerin tüketici ve şirket maliyetlerine daha doğrudan yansıması nedeniyle enflasyon açısından ham petrol fiyatından daha önemli olabileceği belirtiliyor.
Altın da satıştan kurtulamadı
Tahvil faizlerindeki sert yükseliş değerli metalleri de vurdu.
Altının ons fiyatı pazartesi günü yüzde 3 gerileyerek 4.160 dolar civarına indi.
Faiz getirisi sağlamayan altının yüksek tahvil faizleri karşısında cazibesinin azalması satışlarda etkili oluyor.
Küresel piyasaların kısa vadeli yönü açısından şimdi üç değişken öne çıkıyor: ABD-İran görüşmelerinin seyri, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının geleceği ve Fed’in yeni faiz artırımlarına ne ölçüde hazır olduğu.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmaya devam etmesi halinde enerji kaynaklı enflasyon baskısının tahvil faizlerini yüksek tutması ve bunun hem hisse senetleri hem de değerli metaller üzerinde baskı yaratması beklenebilir.
FT
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



