Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya Ekonomisi

OECD: Küresel ekonomi dirençli, ancak aşağı yönlü riskler çoğalıyor

OECD küresel büyümeyi 2026 için yüzde 2,9 öngördü. Enerji şoku, yüksek enflasyon, tahvil faizleri ve ticaret gerilimleri başlıca riskler.

23 Eylül 2026

OECD: Küresel ekonomi dirençli, ancak aşağı yönlü riskler çoğalıyor

OECD, küresel ekonominin Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji şokuna rağmen 2026’nın ilk yarısında dirençli kaldığını, ancak görünüm üzerindeki aşağı yönlü risklerin hızla arttığını bildirdi. Kuruluş, küresel ekonominin 2026’da yüzde 2,9, 2027’de ise yüzde 3,0 büyümesini bekliyor. Enerji fiyatlarındaki yeni yükseliş, ticaret kısıtlamaları, artan tahvil faizleri ve gıda fiyatları başlıca riskler arasında gösterildi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) göre küresel büyüme 2026’nın ilk yarısında yavaşladı, ancak Orta Doğu’daki çatışmaların olumsuz etkilerine rağmen birçok ülkede dirençli seyrini korudu.

Yüksek petrol stokları, Körfez dışındaki üreticilerden gelen ek enerji arzı ve hükümetlerin destek önlemleri, enerji şokunun dünya ekonomisi üzerindeki etkisini sınırladı. YZ (yapay zekâ) bağlantılı yatırımların güçlü seyretmesi de yatırım, üretim ve küresel ticareti destekledi.

Ancak OECD, küresel görünümün bundan sonraki seyrinin büyük ölçüde Orta Doğu’daki çatışmalara kalıcı bir çözüm bulunup bulunamayacağına bağlı olduğunu vurguladı.

Küresel büyüme 2026’da yüzde 2,9

OECD, dünya ekonomisinin 2026’da yüzde 2,9, 2027’de ise yüzde 3,0 büyümesini bekliyor.

Kuruluşa göre artan fiyat baskıları, reel gelirlerdeki zayıflama ve yüksek faizler kısa vadede birçok ekonomide büyüme hızını sınırlayacak.

Buna karşılık YZ bağlantılı yatırımların güçlü kalması ve vadeli piyasalardaki fiyatlamalara paralel olarak enerji fiyatlarının gelecek yıl gerilemesi, ekonomik aktivitenin 2027 boyunca yeniden güçlenmesine yardımcı olacak.

ABD ekonomisinin 2026’da yüzde 2,2, 2027’de yüzde 2,1 büyümesi bekleniyor. Güçlü YZ yatırımlarının büyümeyi desteklemesine karşın tüketici harcamaları ve reel gelir artışındaki yavaşlamanın ekonomiyi frenleyeceği tahmin ediliyor.

Euro Bölgesi’nde büyümenin hem 2026 hem de 2027’de yüzde 1,0 olması bekleniyor. Enerji fiyatlarının normalleşmesi ve yeni savunma girişimlerinin hız kazanmasıyla talebin güçleneceği öngörülüyor.

Çin ekonomisinde ise büyümenin 2026’da yüzde 4,5’ten 2027’de yüzde 4,2’ye gerilemesi bekleniyor.

Enerji şoku en büyük belirsizlik

OECD’ye göre küresel görünüm açısından en önemli belirsizlik enerji piyasalarında yoğunlaşıyor.

Körfez ekonomilerinde üretim ve ihracattaki kesintilerin artmasıyla enerji fiyatları yeniden yükselirken, rafineri darboğazları nedeniyle yüksek seyreden marjlar da tüketici fiyatları ve şirketlerin maliyetleri üzerinde ek baskı yaratıyor.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarının bundan sonraki seyri, arz kesintilerinin ne kadar süreceğine, üretici ve tüketicilerin yeni koşullara ne ölçüde uyum sağlayacağına ve jeopolitik gelişmelere bağlı olacak.

Enerji piyasalarının beklenenden hızlı normalleşmesi enflasyon baskısını azaltarak ekonomik aktiviteyi destekleyebilir. Buna karşılık arz kesintilerinin yeniden şiddetlenmesi veya daha uzun sürmesi, daha yüksek enflasyon ile daha düşük büyümenin aynı anda yaşanmasına yol açabilir.

G20 enflasyonunda düşüş 2027’ye kalıyor

OECD, emtia fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle enflasyonun kısa vadede yeniden artmasını bekliyor.

Ancak enerji fiyatlarının 2027’de gerilemesi ve sıkı para politikasının daha geniş çaplı fiyat baskılarını sınırlamasıyla enflasyonun yeniden düşüşe geçeceği tahmin ediliyor.

G20 ülkelerinde manşet enflasyonun 2026’daki yüzde 4,1 seviyesinden 2027’de yüzde 3,6’ya gerilemesi bekleniyor.

Gelişmiş ekonomilerde çekirdek enflasyonun ise aynı dönemde yüzde 2,7’den yüzde 2,5’e düşeceği öngörülüyor.

OECD, enflasyonun hedeflerin üzerinde kalması ve enerji şokunun yenilenmesi nedeniyle merkez bankalarının enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlaması gerektiğinin altını çizdi. Fiyat baskılarının ekonominin geneline yayılması veya büyüme görünümünün ciddi biçimde zayıflaması halinde para politikasında yeni ayarlamalara ihtiyaç duyulabileceği belirtildi.

Tahvil faizleri 15 yılın zirvesinde

Küresel ekonominin karşı karşıya olduğu bir diğer önemli risk tahvil piyasalarından geliyor.

OECD’ye göre uzun vadeli faizler birçok ekonomide son 15 yılın veya daha uzun bir dönemin en yüksek seviyelerine çıktı.

Bu yükselişte uzun vadeli kamu maliyesine ilişkin kaygıların yanı sıra YZ yatırımlarını finanse etmek isteyen şirketlerin yoğun tahvil ihraçları da etkili oluyor.

Bununla birlikte genel finansal koşullar halen destekleyici. Yüksek seyreden hisse senedi piyasaları ve kredi büyümesindeki toparlanma ekonomik aktiviteye destek sağlıyor.

OECD, uzun vadeli devlet tahvili faizlerinde yeni yükselişlerin finansal piyasalarda yeniden fiyatlamaya ve büyüme görünümünün bozulmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.

YZ yatırımlarından elde edilen getirilerin beklentileri karşılamaması da varlık fiyatlarında sert bir düzeltmeyi tetikleyebilecek riskler arasında gösterildi.

Öte yandan YZ teknolojilerinin üretkenliği artıracak şekilde beklenenden hızlı benimsenmesi, küresel büyümenin tahminlerin üzerine çıkmasını sağlayabilecek başlıca yukarı yönlü risk olarak gösterildi.

Ticaret savaşları da büyümeyi tehdit ediyor

OECD, gümrük tarifeleri ve ihracat kısıtlamalarındaki değişikliklerin politika belirsizliğini artırdığına ve küresel tedarik zincirlerinde yeni sorunlara yol açtığına dikkat çekti.

ABD’nin temmuz ayında uygulamaya koyduğu yeni ikili gümrük tarifelerinin, ülkenin ortalama efektif tarife oranını yaklaşık 1 puan artırdığı hesaplandı.

OECD, açık piyasaların sağladığı avantajlar korunurken küresel ticaret sisteminin daha adil ve dayanıklı hale getirilmesine yönelik reformların sürdürülebilir büyümeyi destekleyeceğini belirtti.

Gıda fiyatlarında El Niño riski

Enerjinin yanı sıra tarımsal emtia fiyatları da küresel enflasyon açısından yeni bir risk oluşturuyor.

Bazı tarım ürünlerinin fiyatlarında son aylarda sert artışlar görülürken, OECD bunda aşırı hava koşullarının arz üzerindeki etkisinin de rol oynadığına dikkat çekti.

Özellikle çok güçlü bir El Niño oluşması halinde tarımsal üretimin zarar görebileceği ve gıda fiyatları üzerindeki baskının daha da artabileceği belirtildi.

Hükümetlere enerji desteği uyarısı

OECD, hükümetlerin yüksek enerji fiyatlarının hanehalkları ve şirketler üzerindeki etkisini azaltmak için uygulayacağı desteklerin hedefli olması gerektiğini vurguladı.

Bu politikaların enerji tüketimini azaltma ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme teşviklerini ortadan kaldırmaması gerektiğini belirten OECD, destek programlarının açık bir sona erme takvimine sahip olması çağrısında bulundu.

Yükselen tahvil faizlerinin kamu maliyesinde disiplin ihtiyacını daha da artırdığına dikkat çeken kuruluş, hükümetlerin harcamaları kontrol etmesi, kamu sektörünün verimliliğini artırması ve gelir kaynaklarını güçlendirmesi gerektiğini kaydetti.

Amaç, uzun vadeli borç sürdürülebilirliğini korurken hükümetlerin gelecekte yaşanabilecek büyük ekonomik şoklara müdahale kapasitesini kaybetmemesi.

OECD’den eğitim ve verimlilik vurgusu

OECD, küresel ekonominin yeni arz şoklarına karşı dayanıklılığını artırmak için yapısal reformların da gerekli olduğunu belirtti.

Enerji arzının çeşitlendirilmesi, enerji verimliliğinin artırılması, ürün ve işgücü piyasalarının şoklara daha hızlı uyum sağlaması ve çalışanların teknolojik dönüşüme uygun beceriler kazanması öncelikler arasında gösterildi.

OECD’nin yeni PISA bulgularında öğrenci performansındaki keskin düşüşün de önemli bir risk olduğuna dikkat çekildi. Kuruluş, eğitim sonuçlarının ve dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yanı sıra yetişkinlerin de teknoloji ve işgücü piyasasındaki değişime uyum sağlayabilecek yeni beceriler kazanması gerektiğini vurguladı.

Genel tabloya göre dünya ekonomisi 2026’daki enerji ve jeopolitik şoklara şimdiye kadar beklenenden daha dayanıklı tepki verdi. Ancak Orta Doğu’daki savaşın seyri, enerji arzı, yüksek faizler, gıda fiyatları ve ticaret kısıtlamaları, 2027’ye girilirken küresel büyümenin önündeki temel riskler olmaya devam ediyor.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş