İş Yatırım: İç Talep Soğuyor, Türkiye Ekonomisi İvme Kaybediyor
İş Yatırım'a göre iç talepte soğuma belirginleşiyor. Tüketim %1,3 daralırken ikinci çeyrek büyümesini net ihracat destekledi.
3 Eylül 2026

Türkiye ekonomisi 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık %2,3 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. İş Yatırım, verilerin hanehalkı tüketimi, iç talep ve hizmetlerdeki yavaşlamanın belirginleştiğine işaret ettiğini belirtiyor. Çeyreklik büyümenin %1,1’e hızlanmasına rağmen bu performans büyük ölçüde net ihracattan kaynaklandı. Kurum, 2026 yılı için %2,8 büyüme tahminini koruyor.
Türkiye ekonomisinde sıkı para politikasının etkileri giderek daha görünür hale geliyor. İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen ve Ekonomist Dağlar Özkan tarafından hazırlanan değerlendirmeye göre, 2026'nın ikinci çeyrek büyüme verileri özellikle hanehalkı tüketimi ve hizmet sektöründe belirgin bir soğumaya işaret ediyor.
Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre %2,3 büyüdü. Böylece yıllık büyüme ilk çeyrekteki %2,6 ve 2025'in son çeyreğindeki %3,5 seviyesinden geriledi.
Rakam hem %2,8 düzeyindeki piyasa beklentisinin hem de İş Yatırım'ın %2,5'lik tahmininin altında kaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ekonomi ise önceki çeyreğe göre %1,1 büyüdü. İlk çeyrekte ve 2025'in son çeyreğinde çeyreklik büyüme %0,3 seviyesindeydi.
Ancak İş Yatırım, çeyreklik rakamlardaki oynaklık nedeniyle ekonominin gerçek eğilimini değerlendirmek için yıllık büyüme ve çıktı açığı göstergelerine bakmanın daha anlamlı olduğu görüşünde.
Ekonomi potansiyelinin altında büyüyor
İş Yatırım'ın hesaplamaları ekonomide negatif çıktı açığının devam ettiğini gösteriyor.
Kurumun kullandığı farklı yöntemlere göre çıktı açığı -%0,1 ile -%1,1 arasında hesaplanıyor. İş Yatırım, genel olarak ekonomik büyümenin potansiyelin yaklaşık %1 altında seyrettiğini tahmin ediyor.
2023 deprem şoku dışarıda bırakıldığında bu rakamlar son 23 çeyreğin en düşük ikinci çıktı açığına işaret ediyor.
Bu görünüm, talep koşullarının enflasyonu desteklemekten ziyade giderek dezenflasyona katkı vermeye başladığı anlamına geliyor.
İş Yatırım'a göre büyüme verileri bu açıdan TCMB'nin dezenflasyon programıyla nispeten uyumlu bir tablo sunuyor.
Hanehalkı tüketiminde sert daralma
İkinci çeyreğin en dikkat çekici gelişmesi hanehalkı tüketiminde yaşandı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış hanehalkı harcamaları önceki çeyreğe göre %1,3 daraldı. Tüketim ilk çeyrekte %0,1 gerilemiş, 2025'in son çeyreğinde ise %3,8 artmıştı.
Son veri, 2024'ün ikinci çeyreğinden bu yana hanehalkı tüketimindeki en sert reel daralmaya işaret ediyor.
Tüketimdeki düşüş çeyreklik GSYİH büyümesini yaklaşık 0,9 puan aşağı çekti.
İş Yatırım tüketimdeki zayıflamanın arkasında dört temel neden görüyor.
Sıkı para politikası krediyle tüketimi zorlaştırırken yüksek TL faizleri tasarrufu daha cazip hale getiriyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış hanehalkının kullanılabilir gelirini azaltıyor. Son iki yılda asgari ücret artışlarının gerçekleşen enflasyonun altında kalması satın alma gücünü baskılıyor. Altın fiyatlarındaki gerilemenin yarattığı negatif servet etkisi de tüketim eğilimini sınırlıyor.
Tüketim verisi gerçekte biraz daha güçlü olabilir
Bununla birlikte İş Yatırım, ikinci çeyrek tüketim verilerinin ekonomideki gerçek zayıflığı bir miktar abartmış olabileceği konusunda uyarıyor.
Bunun nedeni ise "köprü günü" etkisi.
İkinci çeyrekte hafta sonları ile resmi ve dini tatiller arasında kalan çalışma günlerinin fazla olması, daha fazla çalışanın izin kullanmasına ve bazı işletmelerin geçici olarak faaliyetlerine ara vermesine yol açtı.
Büyük şehirlerden memleketlerine giden ailelerin günlük tüketiminin azalması ve hizmet işletmelerinin geçici olarak kapanması da GSYİH verisini aşağı çekmiş olabilir.
Dolayısıyla üçüncü çeyrekte bu mekanik etkinin ortadan kalkmasıyla tüketimde bir miktar teknik toparlanma görülebilir.
Kamu da frene basıyor
İç talebi aşağı çeken yalnızca hanehalkı değil.
Devletin nihai tüketim harcamaları ikinci çeyrekte %2,0 daralarak büyümeyi yaklaşık 0,2 puan aşağı çekti.
Kamunun nihai mal ve hizmet alımları 2022'nin son çeyreğinden bu yana büyük ölçüde yatay seyrediyor.
İş Yatırım'a göre bu tablo, maliye politikasının toplam talep açısından gevşek olmadığını teyit ediyor.
Yatırımlar yerinde sayıyor
Yatırım cephesinde de güçlü bir büyüme sinyali bulunmuyor.
Önceki iki çeyrekte gerileyen yatırım harcamaları ikinci çeyrekte değişmeyerek yatay kaldı.
Uzun süredir devam eden sıkı para politikası ve Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki yavaşlama özellikle makine ve teçhizat yatırımlarını baskılıyor.
Deprem bölgesinde tamamlanan projelerin GSYİH hesabından çıkmaya başlaması da inşaat yatırımlarını aşağı çekiyor.
Büyümeyi net ihracat kurtardı
İç talepteki zayıflığın aksine dış ticaret ikinci çeyrek büyümesine güçlü destek verdi.
Mal ve hizmet ihracatı önceki çeyreğe göre %6,2 arttı ve büyümeye yaklaşık 1,3 puan katkı sağladı.
Mal ve hizmet ithalatı ise %1,8 gerileyerek büyümeye yaklaşık 0,4 puanlık ilave katkı yaptı.
Böylece net ihracat ikinci çeyrek büyümesini yaklaşık 1,6 puan yukarı çekti.
Bu rakam önemli: Hanehalkı ve kamu tüketimi zayıflarken Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekteki büyümesinin temel taşı dış ticaret oldu.
Ancak İş Yatırım bu gelişmenin kalıcı bir "ihracata dayalı yeniden dengelenme" olarak yorumlanmasına temkinli yaklaşıyor.
İhracattaki sıçramanın bir bölümü ilk çeyrekteki sert düşüşün telafisinden kaynaklanıyor. Ayrıca rakip ihracatçı ülkelerin ticaret yollarında yaşadığı sorunlar ve Türkiye'ye kayan siparişler de ihracatı destekledi.
Miktar endekslerinin hem ihracat hem de ithalatta daralmaya işaret etmesi de güçlü bir dış talep hikâyesinden söz etmeyi zorlaştırıyor.
Sanayi toparlandı, hizmetler durdu
Üretim tarafından bakıldığında sektörler arasında ciddi bir ayrışma görülüyor.
İki çeyrektir küçülen sanayi sektörü ikinci çeyrekte %2,9 büyüdü. Savunma sanayindeki gelişmeler ve savaş nedeniyle Batı-Doğu ticaretinde yaşanan aksaklıkların bazı siparişleri Türkiye'ye yönlendirmesi sektörü destekledi.
Bununla birlikte sanayinin takvim etkisinden arındırılmış yıllık büyümesi daha mütevazı bir %2,4 seviyesinde kaldı.
Tarım ise uygun hava koşullarının desteğiyle çeyreklik %4 büyürken, yıllık büyüme %13,3'e ulaştı.
Bilgi ve iletişim sektörü de YZ alanındaki yenilikler, savunma yazılımı ve dijitalleşmenin desteğiyle çeyreklik %1,7, yıllık %8,6 büyüyerek ekonominin en güçlü alanlarından biri olmayı sürdürdü.
Hizmetlerde durgunluk iç talepteki soğumayı teyit ediyor
Asıl zayıflık ise hizmet sektöründe görülüyor.
Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetlerini kapsayan ana hizmet grubu ikinci çeyrekte yalnızca %0,1 büyüdü.
Bu sektörde büyüme üç çeyrektir neredeyse durmuş durumda.
Yıllık büyüme de %0,6'ya geriledi. Pandemi dönemi hariç tutulduğunda bu, 2019'un ikinci çeyreğinden bu yana en düşük büyüme oranı.
İş Yatırım'a göre hizmetlerdeki bu tablo, iç talepteki soğumanın artık belirginleştiğini gösteriyor.
Finans ve sigorta sektörü çeyreklik %0,3, gayrimenkul sektörü ise %0,4 büyüdü. Her iki alanda da sıkı para politikasına bağlı ciddi bir yavaşlama görülüyor.
İnşaat sektörü ise %1,2 küçülerek üst üste daralmaya devam etti.
İş Yatırım 2026 için %2,8 büyüme bekliyor
İş Yatırım, yılın ilk yarısında ekonomiyi yavaşlatan faktörlerin büyük bölümünün ikinci yarıda da etkisini sürdüreceğini düşünüyor.
Kurum üçüncü çeyrekte yıllık büyümenin %2,5-%3,0 aralığında gerçekleşmesini bekliyor. İkinci çeyrekteki köprü günü etkisinin ortadan kalkması nedeniyle büyümenin %3'e yakın gerçekleşebileceği tahmin ediliyor.
TCMB'nin ağustos ayında haftalık repo fonlamasına geri dönmesinin fiilen yaklaşık 300 baz puanlık parasal gevşeme anlamına geldiğini belirten İş Yatırım, bunun son çeyrek büyümesine sınırlı destek sağlayabileceğini öngörüyor.
Buna rağmen kurum 2026 yılı için %2,8 büyüme tahminini koruyor.
2027'de büyüme %4'e çıkabilir
İş Yatırım'ın 2027 yılı büyüme tahmini ise %4,0.
Ancak bu tahmin para politikasında önemli ölçüde gevşeme varsayımına dayanıyor. Kurum, 2027'de yaklaşık 1.000 baz puanlık ilave faiz indirimi, düşük gelirli çalışanları destekleyecek gelir düzenlemeleri ve savunma sanayindeki güçlü büyümenin devam etmesini bekliyor.
Raporda ayrıca seçimler öncesinde ekonomi yönetiminin büyümeyi ölçülü biçimde canlandıracağı öngörülüyor.
Genel tablo, Türkiye ekonomisinin sert bir daralmadan ziyade kontrollü ancak giderek daha belirgin bir yavaşlama sürecinden geçtiğine işaret ediyor. Dezenflasyon açısından iç talebin soğuması olumlu olsa da, büyümenin giderek net ihracat ve birkaç güçlü sektöre bağımlı hale gelmesi ekonomideki kırılganlığı artırabilir.
Kaynak: İş Yatırım – Serhat Gürleyen, Araştırma Direktörü; Dağlar Özkan, Ekonomist
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



