GENAR Anketi: Toplumun %67,3’ü Ekonomi Yönetimine Güvenmiyor, AKP Seçmeninde de Rahatsızlık Var
GENAR araştırmasına göre toplumun %67,3’ü ekonomi yönetimine güvenmiyor. Güvensizlik AKP seçmeninde %31,8, MHP seçmeninde %53,6’ya ulaşıyor.
7 Eylül 2026

Aytunç Erkin’in aktardığı, iktidara yakın GENAR Araştırma’nın çalışmasına göre toplumun %67,3’ü ekonomi yönetimine güvenmediğini söylüyor. Daha dikkat çekici sonuç ise iktidar seçmeninden geliyor: AKP seçmeninin %31,8’i, MHP seçmeninin ise %53,6’sı ekonomi yönetimine güven duymuyor. AKP seçmeninin yalnızca %2,8’i partinin 25 yıllık iktidarının en başarılı alanlarından biri olarak ekonomiyi gösteriyor.
Ekonomide yüksek hayat pahalılığının hane halkı üzerindeki baskısı sürerken, kamuoyunun ekonomi yönetimine ilişkin değerlendirmeleri iktidar açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Gazeteci Aytunç Erkin’in aktardığı, iktidara yakınlığıyla bilinen GENAR Araştırma’nın 128 sayfalık çalışmasına göre, Türkiye genelinde ekonomi yönetimine güvenmeyenlerin oranı üçte ikiyi aşmış durumda.
Araştırmaya göre katılımcıların %32,2’si ekonomi yönetimine “hiç güvenmediğini”, %35,1’i ise “güvenmediğini” söylüyor.
Böylece ekonomi yönetimine güven duymayanların toplam oranı %67,3’e ulaşıyor.
Ancak araştırmanın daha dikkat çekici sonuçları siyasi parti tercihlerine göre yapılan dağılımda ortaya çıkıyor.
AKP seçmeninin %31,8’i ekonomi yönetimine güvenmiyor
GENAR’ın araştırmasına göre AKP seçmeninin %24,9’u ekonomi yönetimine “güvenmiyorum”, %6,9’u ise “hiç güvenmiyorum” yanıtını verdi.
Böylece iktidar partisinin kendi seçmeni içerisinde ekonomi yönetimine güven duymayanların oranı %31,8 olarak hesaplandı.
AKP seçmeninin %47,2’si ise ekonomi yönetimine güvendiğini belirtti.
Sonuçlar, ekonomi yönetiminin kendi siyasi tabanında çoğunluğun desteğini koruduğuna, ancak yaklaşık her üç AKP seçmeninden birinin mevcut ekonomi politikalarına güven duymadığına işaret ediyor.
MHP seçmeninde güvensizlik %53,6
Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı MHP’nin seçmenlerinde ise tablo daha olumsuz.
MHP seçmeninin %24,4’ü ekonomi yönetimine “güvenmiyorum” derken, %29,2’si “hiç güvenmiyorum” yanıtını verdi.
Böylece ekonomi yönetimine güven duymayan MHP seçmenlerinin toplam oranı %53,6’ya ulaştı.
Ekonomi yönetimine güvendiğini belirten MHP seçmenlerinin oranı ise %24,4’te kaldı.
Bu sonuç, ekonomik memnuniyetsizliğin yalnızca muhalefet seçmeniyle sınırlı olmadığını ve Cumhur İttifakı tabanının önemli bir bölümüne yayıldığını gösteriyor.
Partiler değişiyor, birinci sorun değişmiyor: Ekonomi
GENAR araştırmasının siyasi parti tercihlerine göre Türkiye’nin en önemli gündem maddelerini sorgulayan bölümü de benzer bir tablo ortaya koyuyor.
Farklı siyasi partilere oy veren seçmenlerin önemli bölümü enflasyon ve hayat pahalılığını Türkiye’nin en önemli sorunları arasında ilk sıraya yerleştiriyor.
Ekonomiyi öncelikli gündem olarak gösterenlerin oranı AKP seçmeninde %27,4 olurken, CHP seçmeninde %34,1’e çıkıyor.
YENİ Parti seçmeninde oran %34,9, MHP’de %31,2, İYİ Parti’de %32,9 ve DEM seçmeninde %35 olarak ölçülüyor.
Dolayısıyla siyasi tercihler arasında önemli farklılıklar bulunmasına rağmen seçmenin ekonomik sorunlar konusunda büyük ölçüde ortaklaştığı görülüyor.
AKP seçmeninin yalnızca %2,8’i “ekonomi” dedi
Araştırmanın iktidar açısından en çarpıcı sonuçlarından biri ise AKP’nin yaklaşık çeyrek yüzyıllık iktidar dönemindeki performansına ilişkin sorudan geliyor.
Katılımcılara, “AK Parti’nin 25 yıllık iktidarında Türkiye açısından en başarılı olduğu alan” soruldu.
AKP seçmeninin %19,7’si sağlık alanını en başarılı alan olarak gösterdi.
Ekonomiyi tercih edenlerin oranı ise yalnızca %2,8 oldu.
Böylece ekonomi, AKP seçmeninin kendi partisinin başarılarını sıraladığı listede ancak altıncı sırada yer alabildi.
Sonuç özellikle dikkat çekici çünkü AKP’nin iktidardaki ilk dönemlerinde hızlı ekonomik büyüme, yükselen kişi başına gelir ve artan refah, partinin seçmen desteğinin temel unsurları arasında gösteriliyordu.
GENAR araştırması ise bugün ekonominin AKP seçmeninin gözünde iktidarın güçlü performans alanlarından biri olmaktan büyük ölçüde çıktığına işaret ediyor.
Türk-İş: Yoksulluk sınırı 121 bin TL'yi geçti
Aytunç Erkin, GENAR araştırmasının sonuçlarını Türk-İş’in Ağustos 2026 verileriyle birlikte değerlendiriyor.
Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ve temel ihtiyaçlardaki fiyat değişimlerinin aile bütçesine etkisini ölçen araştırmasına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 37.388,30 TL’ye yükseldi.
Gıda harcamalarının yanı sıra giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırı ise 121.786 TL’ye çıktı.
Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 48.305,38 TL olarak hesaplandı.
Bu rakamlar, kamuoyu araştırmalarında hayat pahalılığı ve ekonominin neden siyasi parti tercihlerinden bağımsız biçimde seçmenin temel sorunları arasında yer aldığını da ortaya koyuyor.
Ekonomik memnuniyetsizlik iktidar tabanına uzanıyor
GENAR’ın sonuçları, ekonomik rahatsızlığın yalnızca muhalefet seçmenine ait bir sorun olmadığına işaret ediyor.
Toplum genelinde ekonomi yönetimine güvenmeyenlerin oranının %67,3’e ulaşması zaten güçlü bir memnuniyetsizlik göstergesi.
Ancak siyasi açıdan daha önemli olan, bu güvensizliğin AKP seçmeninde %31,8’e, MHP seçmeninde ise %53,6’ya ulaşması.
Aynı zamanda AKP seçmeninin yalnızca %2,8’inin ekonomiyi partinin 25 yıllık iktidar dönemindeki en başarılı alan olarak değerlendirmesi, iktidarın geçmişteki en güçlü siyasi kozlarından birinin bugün seçmen nezdinde ciddi ölçüde aşındığını düşündürüyor.
Türk-İş’in açıkladığı geçim maliyeti rakamlarıyla GENAR’ın kamuoyu araştırması birlikte okunduğunda ise ortak tablo belirginleşiyor: Enflasyon ve hayat pahalılığı, siyasi tercihleri aşarak Türkiye seçmeninin temel gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



