Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Politika

Cumhuriyetçilerde Trump Endişesi: Ara Seçimlerde Avantajdan Yüke mi Dönüşüyor?

Ara seçimlere iki ay kala Cumhuriyetçiler, Trump'ın İran savaşı, enflasyon ve YZ veri merkezlerine ilişkin söylemlerinin kritik seçim bölgelerinde partiye zarar vermesinden endişeli.

7 Eylül 2026

Cumhuriyetçilerde Trump Endişesi: Ara Seçimlerde Avantajdan Yüke mi Dönüşüyor?

ABD’de kasım ayında yapılacak ara seçimlere iki ay kala Cumhuriyetçi Parti içinde Donald Trump’ın seçim kampanyasına etkisine ilişkin endişeler artıyor. İran savaşının maliyeti, yüksek enflasyon ve YZ veri merkezlerine yönelik toplumsal tepki seçmenin gündeminde öne çıkarken, Trump’ın bu kaygıları küçümseyen açıklamalarının kritik bölgelerde yarışan Cumhuriyetçi adaylara zarar verebileceği düşünülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kamuoyu desteğinin yeni düşük seviyelere gerilemesi, Kongre'nin her iki kanadını da kontrol etmeye çalışan Cumhuriyetçiler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Parti yönetimi, bu hafta Dallas'ta düzenlenecek iki günlük Cumhuriyetçi ara seçim kongresiyle parti içindeki gerilimi azaltmayı ve seçmen tabanını harekete geçirmeyi hedefliyor.

Ancak bazı Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin Trump'la birlikte görünmenin kendi seçim kampanyalarına zarar verebileceği endişesiyle toplantıya katılmamayı tercih etmesi, parti içindeki huzursuzluğun boyutunu ortaya koyuyor.

Cumhuriyetçi stratejistler: Bir şeylerin değişmesi gerekiyor

Cumhuriyetçi stratejist ve Penta Group kıdemli ortağı Kevin Madden'a göre parti üyeleri seçim bölgelerine döndüklerinde özellikle hayat pahalılığı ve enflasyon konusunda yoğun seçmen tepkisiyle karşılaşıyor.

Madden, Trump'ın ise seçmenin ekonomik kaygılarını açıkça küçümseyen bir görüntü verdiğini belirterek, “Bunun değişmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Cumhuriyetçi Parti yetkilisi ve stratejist Doug Heye de Cumhuriyetçilerin zor bir durumda olduğunu düşünüyor.

Heye'ye göre parti, Trump'ın ikinci döneminde istediği politikaların hemen tamamına destek verdi. Ancak Başkan'ın kamuoyu desteğinin gerilemesi şimdi Cumhuriyetçi adayları giderek daha rahatsız edici bir siyasi pozisyona sürüklüyor.

Sorun ise Cumhuriyetçilerin Trump'ın söylemleri veya davranışları üzerinde çok az etkisinin bulunması.

İran için “küçük mesele” sözleri tepki çekti

Cumhuriyetçiler açısından son tartışmalardan biri altı aydır devam eden İran savaşı konusunda yaşandı.

Savaşın beklenenden çok daha uzun sürmesi ve ABD'de benzin fiyatlarını yükseltmesine rağmen Trump cuma günü çatışmanın etkisini “küçük mesele” olarak nitelendirdi.

Açıklama, özellikle rekabetin yoğun olduğu seçim bölgelerindeki bazı Cumhuriyetçi adayların Başkan'dan mesafe almalarına neden oldu.

New York'un kuzey banliyölerinde zorlu bir yeniden seçilme mücadelesi veren Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Mike Lawler, savaş veya askeri tırmanışın hiçbir zaman küçük bir mesele olarak görülemeyeceğini söyledi.

Lawler, “Savaşta olduğunuz veya askeri bir tırmanmanın yaşandığı her durumda bu kesinlikle küçük bir mesele değildir. Ciddi bir konudur” dedi.

YZ veri merkezleri yeni seçim konusu

Trump ile seçmenlerin bir bölümü arasındaki diğer önemli gerilim alanını YZ veri merkezleri oluşturuyor.

ABD'nin farklı bölgelerinde hızla artan veri merkezi yatırımları; elektrik tüketimi, su kullanımı, enerji fiyatları ve yerel altyapı üzerindeki etkileri nedeniyle giderek daha fazla tartışılıyor.

Trump ise veri merkezlerine karşı çıkanlara sert tepki gösteriyor.

Başkan cuma günü yaptığı açıklamada, veri merkezlerini onaylamayan bölgelerin “yoksulluk, suç ve sefalet” riskiyle karşılaşacağını savundu.

Ancak kamuoyu araştırmaları seçmenin bu konuda Trump'tan farklı düşündüğüne işaret ediyor.

Pazar günü yayımlanan NBC News anketine göre Amerikalıların %69'u kendi bölgelerinde veri merkezi kurulmasına karşı çıkarken, yalnızca %31'i destekliyor.

Bu nedenle veri merkezleri bazı seçim bölgelerinde Cumhuriyetçi adayların karşı karşıya olduğu önemli yerel sorunlardan biri haline geliyor.

Enflasyon ve savaş Trump'ın vaatlerini zorluyor

Trump'ın siyasi sorunlarının merkezinde ise 2024 seçim kampanyasında verdiği iki temel vaat bulunuyor.

Trump, seçmene enflasyonu kontrol altına alma ve ABD'nin denizaşırı askeri müdahalelerini sınırlandırma sözü vermişti.

Ancak yüksek enflasyon seçmenlerin temel şikâyetlerinden biri olmaya devam ederken, ABD'nin Ortadoğu'da uzun süren bir savaşa girmesi bu vaatlerle mevcut tablo arasındaki farkı Cumhuriyetçiler açısından savunması güç bir konu haline getiriyor.

Son haftalarda Trump'ın siyasi desteğinin daha da gerilemesiyle seçim tahminleri de Cumhuriyetçilerin aleyhine dönmeye başladı.

Bazı siyasi analistler artık Demokratların Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü kazanmasını güçlü bir olasılık olarak değerlendirirken, Senato çoğunluğunun dahi el değiştirebileceği senaryolar tartışılıyor.

Deneyimli siyasi analist Charlie Cook'a göre Trump'ın ikinci döneminin biriktirdiği siyasi yük, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama'nın başkanlıklarının benzer dönemlerinde karşılaştıkları sorunlara eşit veya onları aşmış durumda.

Parti yönetimi bölünme iddialarını reddediyor

Cumhuriyetçi Parti yönetimi ise Trump ile parti arasında ciddi bir kopuş olduğu iddialarını reddediyor.

Bir Cumhuriyetçi yetkili, partinin genel olarak aynı yönde hareket ettiğini savunurken İran ve veri merkezleri gibi konuların sahadaki adaylar açısından sorun yarattığını kabul etti.

Yetkiliye göre Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin büyük bölümü Başkan'ın siyasi gündemini desteklemeye devam ediyor.

Bununla birlikte parti içindeki rahatsızlığın bir başka kaynağı da kampanya finansmanı.

Trump'ın 400 milyon dolarlık seçim kasası

Trump'la bağlantılı siyasi eylem komitesi Maga Inc'in 400 milyon doların üzerinde seçim kaynağı toplamasına rağmen bu paranın önemli bölümü henüz kullanılmadı.

Grup son günlerde Trump'a yakın Cumhuriyetçi Senato adayı Ken Paxton'ı desteklemek için 10 milyon dolar ayıracağını açıkladı.

Ancak diğer Cumhuriyetçi adaylar Trump'ın seçim fonlarından kendilerine destek gelip gelmeyeceği ve yardım gelirse bunun zamanında yapılıp yapılmayacağı konusunda belirsizlik yaşıyor.

Cumhuriyetçi stratejist John Feehery'ye göre Trump'ın elindeki kaynağı kullanması parti açısından büyük fayda sağlayabilir.

Ancak bunun siyasi bir bedeli de bulunuyor.

Feehery, Trump'ın kendisini desteklemeyen adaylara para harcamayacağını belirterek Cumhuriyetçi siyasetçilerin Başkan'ı kızdıracak açıklamalar yaparken son derece dikkatli davranmak zorunda olduklarını söyledi.

Bazı kritik adaylar Dallas'a gitmiyor

Parti içindeki mesafenin en görünür işaretlerinden biri bu hafta Dallas'ta yapılacak Cumhuriyetçi Parti toplantısı olacak.

Iowa'dan Zach Nunn, California'dan David Valadao ve Michigan'dan Tom Barrett'ın toplantıya katılması beklenmiyor. Üç isim de kasım ayında koltuklarını korumak için zorlu seçim yarışlarına hazırlanıyor.

Barrett, Trump'ın toplantıda ne söyleyeceğini kontrol edemeyeceğini, ancak kendisinin nerede bulunacağını ve ne yapacağını kontrol edebileceğini söyledi.

Cumhuriyetçilerin umudu Trump seçmenini sandığa taşımak

Bütün endişelere rağmen Cumhuriyetçiler Trump'tan tamamen uzaklaşabilecek durumda değil.

Partinin seçim stratejisinin önemli bir bölümü, Trump'ın sadık seçmenlerini kasım ayında sandığa götürmeye dayanıyor.

Cumhuriyetçi yönetim, seçim kampanyasının son iki ayında katılımı artırmayı ve Demokrat adayları ekonomik ve toplumsal konularda aşırı sol politikalarla ilişkilendirmeyi planlıyor.

Beyaz Saray da Trump'ın Cumhuriyetçi Parti'nin tartışmasız lideri olduğunu ve bazı seçmen gruplarını sandığa götürebilecek tek Cumhuriyetçi siyasetçinin Başkan olduğunu savunuyor.

Bu durum Cumhuriyetçilerin karşı karşıya olduğu temel ikilemi özetliyor: Trump bir taraftan Cumhuriyetçi tabanı harekete geçirmek için partinin en güçlü siyasi silahı olmaya devam ederken, diğer taraftan kararsız seçmenler açısından giderek daha büyük bir risk oluşturabilir.

Feehery'ye göre özellikle kararsız seçmenler Trump'ın kişisel ihtişamını öne çıkaran siyasi tarzından hoşlanmıyor.

Kasım seçimlerine iki ay kala Cumhuriyetçilerin önündeki temel soru da bu olacak: Trump'ın sandığa taşıdığı Cumhuriyetçi seçmen sayısı, Başkan'dan uzaklaşan kararsız seçmenlerin yaratacağı kaybı telafi edebilecek mi?

FT

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş