Gelişen piyasalarda Temmuz sarsıntısı: Yapay zekâ dalgası, petrol şoku ve Fed endişesi yatırımcıları tedirgin ediyor
Gelişen piyasalarda temmuz dalgası: Yapay zekâ hisselerindeki sert satışlar, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Fed belirsizliği riskleri artırıyor.
3 Ağustos 2026

Yılın ilk yarısında gelişen piyasalara güçlü giriş yapan küresel yatırımcılar, temmuz ayında sert bir gerçeklik kontrolüyle karşılaştı. Yapay zekâ hisselerindeki dalgalanma, yükselen petrol fiyatları, Fed'in faiz patikasına ilişkin belirsizlikler ve Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskıyı artırıyor.
Her ne kadar ayın son işlem gününde güçlü bir toparlanma yaşansa da, analistler bunun kalıcı bir trend değişiminden ziyade yüksek volatilitenin devam edeceğine işaret ettiğini düşünüyor.
Yapay zekâ rüzgârı tersine döndü 2026'nın ilk yarısında gelişen piyasalardaki yükselişin önemli bölümü Güney Kore ve Tayvan merkezli yarı iletken şirketlerinden kaynaklandı.
MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'nin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturan bu iki piyasa, yapay zekâ yatırımlarına yönelik beklentilerin değişmesiyle sert dalgalanmalar yaşamaya başladı.
Temmuz sonunda Güney Kore borsası üç günlük sert düşüşün ardından tek günde yüzde 18 yükselerek tarihinin en güçlü günlük performansını sergiledi. SK Hynix ve Samsung Electronics hisselerindeki sert toparlanma MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi'ni de 2008 krizinden bu yana en iyi günlük performansına taşıdı.
Ancak yatırımcılar, trilyonlarca dolarlık yapay zekâ yatırımlarının beklenen gelirleri üretip üretemeyeceği konusunda giderek daha temkinli davranıyor.
Petrol fiyatları yeni risk oluşturuyor Yapay zekâ kaynaklı oynaklığa Orta Doğu'daki savaşın yeniden tırmanması da eklendi.
Temmuz ayında Brent petrol fiyatı yaklaşık yüzde 20 yükselirken, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı.
Ninety One Asset Management gelişen piyasalar analisti Roger Mark'a göre gelişmekte olan ülkeler açısından en büyük risk enerji tarafında bulunuyor.
Mark, Hürmüz Boğazı'ndaki blokajın sürmesi halinde enflasyon baskılarının yeniden hızlanabileceğini ve bunun merkez bankalarını daha sıkı para politikalarına zorlayabileceğini belirtiyor.
Dört olumsuz faktör aynı anda devrede Ünlü piyasa stratejisti Ed Yardeni de gelişen piyasalara ilişkin görünümünü "piyasa ağırlığı" seviyesine çekti.
Yardeni'ye göre aynı anda dört önemli risk devreye girmiş durumda: yükselen petrol fiyatları,Fed'in daha şahin bir çizgiye yönelme ihtimali,doların güçlenmesi,yapay zekâ yatırımlarına yönelik heyecanın azalması.
Bu faktörlerin aynı anda etkili olması gelişen piyasalardaki yükseliş trendini zorlaştırıyor.
Yılın getirisi hâlâ güçlü Tüm dalgalanmalara rağmen gelişen piyasa hisseleri yılın başından bu yana hâlâ güçlü performans sergiliyor.
MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi 2026 başından bu yana yaklaşık yüzde 18 yükseldi.
Bu oran, yılın ilk altı ayındaki yüzde 28'lik yükselişin altında kalsa da aynı dönemde S&P 500'ün sağladığı getirinin yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Bazı fon yöneticileri son satışları uzun vadeli yatırım fırsatı olarak görüyor.
William Blair portföy yöneticisi Chandan Khanna'ya göre son düzeltme büyük ölçüde kaldıraçlı bireysel yatırımcı işlemlerinin çözülmesinden kaynaklandı ve uzun vadede piyasa açısından sağlıklı bir normalleşme anlamına geliyor.
Tahvil piyasaları da baskı altında Risk yalnızca hisse senetleriyle sınırlı değil.
Fed'in politika faizini değiştirmemesi ancak enflasyon konusunda yeterince kararlı görünmemesi ABD tahvil piyasasında satış baskısını artırdı.
10 yıllık ABD tahvil faizleri savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 65 baz puan yükseldi.
Yükselen ABD tahvil faizleri, gelişmekte olan ülkelerin sunduğu risk primini azaltarak özellikle düşük kredi notuna sahip ülkelerin borçlanmasını zorlaştırıyor.
Morgan Stanley stratejisti Simon Waever, mevcut düşük risk primlerinin gelişen ülke tahvillerini Fed'in olası yeni faiz artırımlarına karşı daha kırılgan hale getirdiğini belirtiyor.
El Niño riski de gündemde UBS ise yatırımcıları yalnızca enerji fiyatlarına değil, iklim kaynaklı risklere karşı da uyarıyor.
Son 75 yılın en güçlü El Niño olaylarından biri olarak değerlendirilen hava koşullarının özellikle tarımsal üretim üzerinde baskı yaratabileceği belirtiliyor.
Gelişmekte olan ülkelerde gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin enerji fiyatlarından bile daha yüksek olduğuna dikkat çeken UBS stratejistleri, özellikle gelişen ülke tahvillerinde son derece seçici olunması gerektiğini vurguluyor.
Değerlendirme Yılın ilk yarısında gelişen piyasaları destekleyen güçlü sermaye akımları yerini daha temkinli bir yatırım ortamına bırakıyor. Yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği, Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, yükselen petrol fiyatları ve Fed'in faiz politikasına ilişkin belirsizlikler önümüzdeki aylarda gelişmekte olan ülke varlıklarında oynaklığın yüksek kalabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, uzun vadeli yatırımcılar açısından son düzeltmelerin seçici alım fırsatları yaratabileceği görüşü de piyasalarda giderek daha fazla dile getiriliyor.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




