Dolar/TL49,69
0.07%
Euro/TL55,67
0.16%
Gram Altın6.402,74
1.36%
BIST 10011.116,99
0.92%
Brent Petrol$111,70
2.80%
Gümüş/Ons$53,95
1.92%
Gedik Yatırım
Borsa İstanbul

FÖŞ-YORUM: Borsa Çok Direndi, Ama Haftayı Ekside Kapattı

BIST 100 haftayı %5,16 kayıpla kapattı. FÖŞ, fon skandalı, küresel satış baskısı ve ekonomik yavaşlama nedeniyle endeksin 10 bin puana gerileyebileceği uyarısında bulunuyor.

24 Ekim 2026

FÖŞ-YORUM: Borsa Çok Direndi, Ama Haftayı Ekside Kapattı

Borsa İstanbul, haftanın son işlem gününde sert satışlara rağmen 11 bin puan seviyesinin üzerinde tutunmayı başardı. BIST 100 endeksi gün içinde 10.800 puan seviyelerine kadar geriledikten sonra gelen tepki alımlarıyla toparlandı. Ancak haftalık kayıp %5,16'ya ulaştı. Fon skandalının yarattığı güven krizi, küresel piyasalardaki satış baskısı ve ekonomideki belirgin yavaşlama, önümüzdeki haftaya ilişkin beklentileri de olumsuz etkiliyor. FÖŞ'e göre BIST 100, bu hafta 11 bin puan desteğini kaybederek 10 bin puana kadar gerileyebilir.

Borsa son saatlerde toparlandı, ancak haftalık kayıp ağır

BIST 100 endeksi cuma gününü 103,38 puan, yani %0,92 düşüşle 11.116,99 puandan tamamladı. ForInvest Haber anketinde ortalama beklenti 247,1 puanlık düşüş yönündeydi. Günlük işlem hacmi 148,8 milyar TL olarak gerçekleşti.

Endeks hafta genelinde %5,16 değer kaybetti.

Cumhuriyet'in haberine göre Borsa İstanbul, haftanın son işlem gününde yatırımcılarına nefes kesen saatler yaşattı.

Yaklaşık 40 gün önce patlak veren fon soruşturmalarıyla başlayan güven erozyonu, küresel piyasalardaki türbülans ve Merkez Bankası'nın piyasa beklentileriyle uyuşmayan adımlarıyla birleşince borsada sert bir kırılma yaşandı.

Gün içinde 10.800 puan seviyelerine kadar gerileyerek yılın tüm kazanımlarını silen endeks, ilerleyen saatlerde gelen tepki alımlarıyla yönünü yeniden yukarı çevirdi. Ancak piyasadaki kırılganlık ve tedirginlik sürüyor.

ParaAnaliz, borsanın son saatlerde toparlanmasını açıklayacak somut bir haber bulamadı.

Büyük olasılıkla 11.000 puanlık psikolojik desteğin kırılmasıyla birlikte ucuz fiyatlardan yararlanmak isteyen yatırımcılar alıma geçti. Wall Street'in açılış saatlerinde ABD'den güçlü bir yabancı alım emri gelmiş olması da ihtimal dahilinde.

Ancak bunlar teyit edilmiş bilgiler değil, piyasa hareketine ilişkin olası açıklamalar.

İki ay önce 15 bin puan hedeflerinin telaffuz edildiği Borsa İstanbul, bugün hem iç hem de dış dinamiklerin baskısı altında var olma mücadelesi veriyor.

Faiz indirimi piyasaya neden merhem olmadı?

Geçmiş yıllarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirim döngüleri, hisse senedi piyasaları için güçlü bir katalizör işlevi görürdü.

Ancak TCMB'nin politika faizinde gerçekleştirdiği son 100 baz puanlık indirim, bu kez borsada beklenen bahar havasını yaratmak bir yana, satışları hızlandırdı.

Kararın ardından BIST 100 endeksindeki kayıplar %3'ü aşarken, satış baskısı haftanın son işlem gününde daha da derinleşti.

Bu durum, piyasanın artık yalnızca makroekonomik faiz oranlarına değil, yapısal güven sorunlarına ve hukuki zemine odaklandığının en net göstergelerinden biri.

Faiz indiriminin hisse senetlerini destekleyebilmesi için yatırımcıların geleceğe güven duyması gerekiyor. Oysa fon soruşturmalarının yarattığı belirsizlik, faiz indiriminin olumlu etkisini gölgede bıraktı.

Fon soruşturmaları ve güven kaybı

Borsadaki iç kaynaklı çöküşün merkezinde, yaklaşık 40 gün önce başlayan ve giderek derinleşen fon soruşturmaları yatıyor.

Sermaye piyasalarına yönelik peş peşe gelen manipülasyon ve usulsüzlük iddiaları, özellikle yerli yatırımcının sisteme olan güvenini ağır biçimde zedeledi.

Soruşturmaların kapsamının genişlemesi, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını küçültmesine ve piyasadan ciddi miktarda sermaye çıkışına neden oldu.

Yabancı yatırımcının zaten mesafeli olduğu bir ortamda, yerli yatırımcının da güvenli liman arayışıyla riskli varlıklardan kaçması düşüşün ivmesini artırdı.

Sorun yalnızca bazı yatırım fonlarının tasfiyesi veya belirli hisselerdeki sert değer kayıpları değil.

Asıl mesele, yatırımcıların sermaye piyasalarının işleyişine ve denetim mekanizmalarına duyduğu güvenin sarsılması.

Bu güven yeniden tesis edilmeden borsada kalıcı bir toparlanma beklemek güç.

Yılın tüm kazanımları eridi

BIST 100 endeksinin gün içinde 11 bin puanlık psikolojik sınırın altına gerilemesiyle birlikte, 2026 yılında elde edilen tüm kazanımlar silindi.

Gün içindeki panik satışlarından en büyük darbeyi, endeksin lokomotifi konumundaki bankacılık ve iletişim sektörleri aldı.

  • Bankacılık endeksindeki değer kaybı bir ara %6'yı aştı.

  • İletişim endeksi %8'in üzerindeki düşüşle en fazla kayıp yaşayan sektör oldu.

  • Mali ve sınai endekslerde kayıplar %5 sınırına yaklaştı.

  • Teknoloji endeksi yaklaşık %4 geriledi.

  • BIST Tüm Endeksi'ndeki kayıp %3,5'e ulaştı.

Günün ilerleyen saatlerinde dip seviyelerden gelen alımlar, sektörel kayıpların bir bölümünü telafi etti.

Ancak hisse senetlerinde oluşan ağır hasar ve yatırımcıların güven kaybı devam ediyor.

Küresel cephede kargaşa sürüyor

Borsa İstanbul'u vuran fırtınanın dış ayağında ise küresel piyasalardaki enflasyon ve faiz endişeleri bulunuyor.

Orta Doğu'daki jeopolitik riskler ve arz kaygılarıyla Brent petrolün varil fiyatının %4'ten fazla artarak 114 doların üzerine çıkması, enerji maliyetleri ve enflasyon korkularını yeniden gündeme taşıdı.

Bu gelişme, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yaklaşan toplantısında şahin tutumunu koruyacağı, hatta para politikasını daha da sıkılaştırabileceği beklentilerini güçlendirdi.

Yüksek enerji fiyatları hem enflasyonu artırıyor hem de şirketlerin maliyetlerini yükselterek kârlılıklarını tehdit ediyor.

ABD tahvil faizlerindeki yükselişin de etkisiyle teknoloji hisseleri öncülüğünde küresel borsalarda satış baskısı arttı.

ABD'de teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 endeksi yaklaşık %3 değer kaybederken, Avrupa borsalarında da tablo farklı değildi.

Londra Borsası yaklaşık %0,6, Frankfurt ve Paris borsaları ise %1'e yakın düşüşler yaşadı.

Sonuç olarak Borsa İstanbul; içeride fon soruşturmalarının yarattığı güven boşluğu ve etkisiz kalan para politikası desteği, dışarıda ise artan enerji maliyetleri ve küresel sıkılaşma endişeleri arasında sıkışmış durumda.

Günün son saatlerinde gelen tepki alımları endeksi şimdilik suyun üzerinde tuttu. Ancak ufuktaki kara bulutlar henüz dağılmış değil.

Borsa İstanbul gelişmekte olan piyasalardan çok daha kötü performans gösterdi

Borsa İstanbul'un düşüşünü yalnızca küresel koşullarla açıklamak mümkün değil.

Çünkü Türk hisse senetleri, gelişmekte olan piyasalardaki benzerlerine kıyasla çok daha ağır kayıplar yaşadı.

Cuma günkü kapanış verileri bu ayrışmayı açıkça gösteriyor:

  • BIST 100: 11.116,99 puan, günlük %0,92 düşüş ve haftalık %5,16 kayıp.

  • MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Hisse Endeksi: 1.577,95 puan, günlük %0,14 yükseliş.

  • Bloomberg Gelişmekte Olan Piyasalar Dolar Cinsi Tahvil Endeksi: Yaklaşık 1.378,50 puan, günlük %0,08 düşüş.

  • MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Döviz Endeksi: Yaklaşık 1.925,20 puan, günlük %0,12 düşüş.

MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi, perşembe günkü %2,46'lık sert düşüşün ardından cuma günü hafif toparlandı. Doğu Asya'daki büyük yarı iletken üreticileri endekse destek verdi.

Gelişmekte olan ülkelerin dolar cinsi tahvilleri ve para birimleri ise küresel faiz ve dolar baskısı nedeniyle sınırlı kayıplar yaşadı.

Buna karşılık Borsa İstanbul'daki sert düşüş, Türkiye'ye özgü risklerin ne kadar ağır bastığını gösteriyor.

Küresel piyasalarda sorun var, ancak Türkiye'de buna bir de fon skandalının yarattığı güven krizi ekleniyor.

Haftaya ne olacak?

Önümüzdeki haftaya ilişkin görünüm ne yazık ki iyimser değil.

Bu hafta açıklanan üçüncü çeyrek mali sonuçları çoğunlukla analistlerin konsensüs tahminlerini aştı. Ancak bu olumlu bilançolar endekslere prim sağlayamadı.

Zaten bilanço sezonu hakkında genel olarak iyimser olmak mümkün değil.

Doğal olarak birçok şirket beklentilerin üzerinde kâr açıklayacak. Ancak sonuçların tamamı değerlendirildiğinde genel bir kârlılık zafiyetinin ortaya çıkmasını bekliyorum.

Üstelik sorun yalnızca 2026 yılının üçüncü çeyreğiyle sınırlı kalmayabilir.

Küresel koşullar giderek Borsa'nın aleyhine dönüyor

Küresel koşulların Borsa İstanbul açısından giderek daha olumsuz hale geldiğini düşünüyorum.

Gelecek hafta Brent petrolün 120 dolar/varil seviyesine veya üzerine sıçraması olası.

Böyle bir gelişme, şirketlerin kâr beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine neden olabilir.

Wall Street'te üç büyük endeks de haftayı ağır kayıplarla kapattı.

Yapay zekâ hisselerinde balonun sönüşü başlamış olabilir. Eğer bu senaryo gerçekleşirse satış dalgası yalnızca Amerikan teknoloji hisseleriyle sınırlı kalmaz, dünya borsalarına da yayılabilir.

Avrupa'da ise Fransa'nın kamu borcu sorunu giderek ağırlaşıyor.

Fransa bir borç krizinin eşiğinde. Tahvil getirilerinin daha fazla yükselmesi, Avrupa hisse senedi piyasalarına da olumsuz yansıyabilir.

Dolayısıyla Borsa İstanbul'un önümüzdeki hafta küresel piyasalardan güçlü bir destek bulması zor görünüyor.

İçeride tüm gözler Fon Skandalı'nda

Türkiye'de ise piyasaların gündemindeki en önemli konu hâlâ Fon Skandalı.

TBMM'de büyük tartışmalar sonucunda kabul edilen Fon Yasası'nın mağdurların sorunlarına yeterli çözüm getiremeyeceği görüşündeyim.

Çünkü temel sorular henüz yanıtlanmış değil:

Kim, ne zaman, ne kadar ödeme alacak?

Bu sorulara açık ve güvenilir yanıtlar verilmeden yatırımcı güveninin yeniden sağlanması mümkün görünmüyor.

Üstelik soruşturmaların kapsamı genişlemeye devam edebilir.

Savcılık soruşturmaları sonucunda daha önce skandalda adı geçmeyen şirketler de incelemeye alınabilir veya hisselerine yönelik işlem kısıtlamaları uygulanabilir.

Bu olasılık, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin hisseleri üzerinde baskı yaratmaya devam edebilir.

Fon Skandalı'nın ne zaman ve nasıl sonuçlanacağına ilişkin belirsizlik, yatırımcıların risk alma isteğini sınırlayan başlıca etkenlerden biri olmaya devam ediyor.

Ekonomideki güç kaybı 2027'ye uzanabilir

Fon Skandalı'ndan bağımsız olarak Türkiye ekonomisinde çok belirgin bir güç kaybı var.

Bu zayıflığın 2026 yılının son çeyreğinde ve hatta 2027 yılının ilk yarısında sürmesi oldukça olası.

Ekonomik büyümenin yavaşlaması, şirketlerin satış hacimlerini ve kâr marjlarını olumsuz etkileyebilir.

Bu durumda 2027 yılına ilişkin kâr tahminleri de aşağı yönlü revize edilecek.

Hâlihazırda güven sorunu yaşayan bir piyasada, gelecek yılın kâr beklentilerinin düşmesi hisse senetlerinin cazibesini daha da azaltacaktır.

Dolayısıyla borsadaki sorun yalnızca fon soruşturmaları veya küresel piyasalardaki satış baskısı değil.

Türkiye ekonomisinin büyüme ve kârlılık görünümü de hisse senedi piyasası açısından giderek daha önemli bir risk haline geliyor.

FÖŞ: BIST 100 bu hafta 10 bin puana kadar düşebilir

Benim beklentim, BIST 100 endeksinin bu hafta 11 bin puan desteğini koruyamayabileceği yönünde.

Bu desteğin kalıcı biçimde kırılması durumunda endeksin 10 bin puana kadar gerilemesi mümkün.

Elbette bu bir kesinlik değil, mevcut risklerin devam etmesi halinde gerçekleşebilecek olumsuz senaryo.

Ancak fon soruşturmalarındaki belirsizlik, küresel piyasalardaki satışlar ve şirket kârlılıklarına ilişkin zayıf görünüm birlikte değerlendirildiğinde, aşağı yönlü risklerin ağır bastığını düşünüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fon Skandalı'nı çözüme kavuşturmayı ihmal ettiği sürece BIST Tüm Endeksi'nde kalıcı bir toparlanma beklemiyorum.

Özellikle küçük ve orta ölçekli hisselerde güven kaybının giderilmesi için yalnızca yasal düzenleme yapılması yeterli değil. Mağdurların zararlarının nasıl karşılanacağı ve soruşturmaların nasıl sonuçlanacağı da açıklığa kavuşturulmalı.

Orta vadede Hürmüz krizi bir fırsat yaratabilir

Bütün bu olumsuzluklara rağmen orta vadede piyasaları destekleyebilecek bir gelişme ihtimalini de göz ardı etmiyorum.

ABD'deki ara seçimlerden sonra Hürmüz krizinin çözüme kavuşması mümkün.

Böyle bir gelişme, enerji fiyatlarında belirgin bir düşüş sağlayabilir.

Petrol fiyatlarının gerilemesi Türkiye'nin enerji ithalat faturasını hafifletirken enflasyon beklentilerini ve şirketlerin maliyetlerini de olumlu etkileyebilir.

Bu senaryoda BIST 30 ve BIST 100 hisselerine yeniden yabancı yatırımcı ilgisi gelebilir.

Ancak bunun gerçekleşmesi, jeopolitik gerilimin gerçekten azalmasına ve küresel risk iştahının toparlanmasına bağlı.

Kısa vadede temkinli olmak gerektiğini düşünüyorum. Borsa İstanbul cuma günü 11 bin puanın üzerinde kalmayı başardı, ancak güven krizinin sona erdiğini söylemek için henüz çok erken.

FÖŞ yazdı, Cumhuriyet'ten de alıntı kullandı

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler