Fon mağdurlarının paraları nasıl ödenecek? İşte tasfiye takvimi
131 yatırım fonunun tasfiyesinde ödeme süreci netleşiyor. Mutabakatların ardından varlıklar nakde çevrilecek, yatırımcılara üç ay içinde kademeli ödeme yapılacak.
19 Eylül 2026

SPK’nın 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermesinin ardından yüz binlerce yatırımcının gözü ödemelerin ne zaman başlayacağına çevrildi. Sermaye piyasaları hukukçusu Yalçın Özge Okat’a göre önce katılma payları, ardından fonların borç ve alacakları için mutabakat yapılacak. Fon varlıkları nakde çevrildikçe yatırımcılara kademeli ödeme gerçekleştirilecek. Tasfiye için yasal üst süre üç ay. Fon krizinin piyasaları sarstığı kritik günde TCMB’nin ise 5-5,2 milyar dolar civarında döviz sattığı hesaplanıyor.
Türkiye yatırım fonu sektöründe yaşanan krizin ardından başlayan tasfiye sürecinde en önemli soru yatırımcıların paralarını ne zaman ve hangi yöntemle geri alacağı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine ilişkin usul ve esasları belirledi.
Toplam büyüklüğü 800 milyar TL’yi aşan fonların tasfiyesi yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan ilgilendiriyor.
Sürecin yürütülmesi için Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi.
Ancak yatırımcıların hesaplarına tek seferde ve aynı tarihte ödeme yapılmayacak.
Önce fonların yatırımcı kayıtları, ardından borç ve alacakları kesinleştirilecek. Sonrasında portföylerde bulunan varlıklar piyasa koşulları gözetilerek nakde çevrilecek ve elde edilen para belirlenen dönemlerde yatırımcılara dağıtılacak.
İlk aşama: Katılma payları için iki iş günü
NTV’ye konuşan Sermaye Piyasaları Hukukçusu Yalçın Özge Okat, tasfiye sürecinin ilk aşamasında yatırımcıların sahip olduğu katılma paylarının kesinleştirileceğini belirtti.
Okat’a göre katılma paylarına ilişkin mutabakatın iki iş günü içerisinde tamamlanması öngörülüyor.
Yatırımcılar bu süreçte Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtları veya yatırım işlemlerini gerçekleştirdikleri banka ve aracı kurum kanallarından kendi hesap dökümlerini alarak kayıtlarını karşılaştırabilecek.
Böylece tasfiyenin başlangıcında hangi yatırımcının hangi fonda ne kadar katılma payına sahip olduğu netleştirilecek.
İkinci aşama: Borç ve alacaklar belirlenecek
Katılma paylarının kesinleşmesinin ardından ikinci aşamaya geçilecek.
Okat’ın aktardığına göre fonların borç ve alacak mutabakatının 10 iş günü içerisinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Bu aşama kritik önem taşıyor.
Çünkü tasfiye edilen bir fonun portföyündeki varlıkların toplam değeri kadar, fonun üçüncü taraflara olan borçları ve tahsil edilmesi gereken alacakları da yatırımcılara yapılabilecek nihai ödemeyi etkiliyor.
Mutabakat tamamlandıktan sonra fon portföylerindeki varlıkların nakde çevrilmesi başlayacak.
Hisseler bir anda satılmayacak
Tasfiye sürecinde özellikle düşük likiditeli hisse senetleri açısından piyasa koşulları dikkate alınacak.
Fonların elindeki varlıkların satışında yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları gözetilecek.
Bu nedenle portföylerdeki bütün hisse senetlerinin aynı anda piyasaya sürülmesi beklenmiyor.
Tasfiye sürecinin önemli amaçlarından biri, yatırımcının parasını mümkün olduğunca geri almasını sağlarken büyük miktarlı zorunlu satışların hisse fiyatlarında yeni ve aşırı değer kayıpları yaratmasını önlemek olacak.
Fon portföylerindeki varlıklar kademeli biçimde nakde dönüştürülecek.
Nakde dönen para yeniden hisseye yatırılamayacak
SPK’nın belirlediği esaslara göre tasfiye sırasında satılarak nakde dönüştürülen fon varlıkları yeniden hisse senedi gibi riskli sermaye piyasası araçlarına yatırılmayacak.
Böylece tasfiye sürecindeki bir fonun yeni piyasa riski almasının önüne geçilecek.
Buna karşılık oluşan nakdin, yatırımcılara dağıtılana kadar para piyasası fonlarında değerlendirilmesine izin verilecek.
Amaç, tasfiye edilen portföyün yeniden riskli pozisyonlara girmesini engellerken elde edilen nakdin ödeme tarihine kadar yönetilebilmesini sağlamak.
Ödemeler tek tarihte yapılmayabilir
Yatırımcı açısından en önemli ayrıntılardan biri de ödemelerin yöntemi.
Tasfiye süreci için üç aylık yasal süre bulunuyor.
Ancak bu, bütün yatırımcıların paralarını üçüncü ayın sonunda tek seferde alacağı anlamına gelmiyor.
Yetkilendirilen bankalar, fon portföylerindeki varlıkların satışından nakit oluştukça ödeme yapabilecek.
Operasyonel süreç ve elde edilen likidite dikkate alınarak bankalar belirli ödeme dönemleri oluşturabilecek.
Dolayısıyla tasfiye süreci boyunca kademeli ödemeler yapılması mümkün olacak.
Fon portföyünde kolaylıkla satılabilen likit varlıkların bulunması nakit oluşumunu hızlandırabilir.
Buna karşılık düşük işlem hacmine sahip veya sert değer kaybına uğramış hisselerin büyük miktarlarda bulunduğu fonlarda tasfiye daha uzun sürebilir.
17 Eylül saat 13.30 kritik eşik
Tasfiye sisteminde daha önce satış talimatı veren yatırımcılar açısından ayrıca önemli bir tarih ve saat bulunuyor.
17 Eylül saat 13.30’dan önce iletilmiş ancak henüz gerçekleştirilememiş satış talimatları fonun borcu olarak kabul edilecek.
Tasfiye esaslarına göre fon portföyündeki varlıklar paraya çevrilecek ve alacaklar tahsil edilecek.
Oluşan nakitten önce fonun bu kapsamda bulunan borçları karşılanacak.
Bunun ardından kalan bakiye diğer yatırımcılara tasfiye esasları çerçevesinde dağıtılacak.
Bu nedenle 17 Eylül saat 13.30’dan önce satış talimatı vermiş yatırımcıların durumu, fonda kalmaya devam eden yatırımcıların durumundan farklı değerlendirilecek.
İş Bankası ve Ziraat Bankası görevlendirildi
SPK, 131 fonun tasfiye işlemlerinin portföy yönetim şirketlerinin kendileri tarafından yürütülmesi yerine iki büyük banka üzerinden gerçekleştirilmesini kararlaştırdı.
Süreçte Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkili olacak.
Bankalar yatırımcı kayıtlarının ve fonların borç-alacak durumlarının kesinleştirilmesinden portföylerin nakde çevrilmesine ve yatırımcılara ödeme yapılmasına kadar tasfiye operasyonunun temel aşamalarında görev alacak.
Böylece fon yönetim şirketlerinin yaşadığı likidite ve güven sorunlarının tasfiye sürecine doğrudan taşınmasının önlenmesi amaçlanıyor.
Yatırımcı parasının tamamını geri alabilecek mi?
Tasfiye kararının ardından yatırımcılar açısından en kritik sorulardan biri de yatırılan paranın tamamının geri alınıp alınamayacağı.
Tasfiye sürecinin başlaması yatırımcıya başlangıçta yatırdığı nominal tutarın tamamının geri ödeneceği anlamına gelmiyor.
Yatırımcının alacağı tutar, fon portföyündeki varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyatlardan nakde çevrilebildiğine, fonun borç ve alacaklarına ve sonuçta ortaya çıkan net tasfiye değerine bağlı olacak.
Özellikle düşük likiditeli hisselerde sert fiyat kayıpları yaşanması halinde bu varlıkların önceki değerlemelerin altında satılması mümkün.
Dolayısıyla burada esas olan yatırımcının başlangıçta fona yatırdığı para değil, tasfiye sonucunda ortaya çıkan net fon varlığı olacak.
Fon krizi piyasaları da sert vurdu
131 fonun tasfiyesine uzanan süreç yalnızca fon yatırımcılarını etkilemedi.
Fonlardan gelen satış baskısının Borsa İstanbul’a yayılmasıyla hisse senetlerinde sert düşüşler yaşandı ve devre kesiciler çalıştı.
Bazı fonların likidite sıkışıklığı nedeniyle daha likit hisseleri de satmak zorunda kalması, baskının piyasanın geneline yayılmasına neden oldu.
Krizin en sert günlerinden birinde Borsa İstanbul’da %5’i aşan kayıplar görüldü.
Fonlardaki çıkışların döviz piyasasına yansıması da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı (TCMB) harekete geçirdi.
TCMB’nin 5-5,2 milyar dolar sattığı hesaplanıyor
Reuters’ın aktardığı bankacı hesaplamalarına göre TCMB, piyasalardaki aşırı oynaklığı ve likidite baskısını sınırlamak amacıyla kritik çarşamba günü 5 ila 5,2 milyar dolar arasında döviz satışı gerçekleştirdi.
Hesaplamalar açıklanan öncü veriler üzerinden yapıldı.
Borsa İstanbul’daki sert satışlar ve fon piyasasındaki likidite ihtiyacı, döviz talebinin de yükselmesine yol açarken TCMB’nin satışlarının kurdaki oynaklığı sınırlamayı amaçladığı değerlendirildi.
Böylece yatırım fonlarında başlayan sorun aynı gün içerisinde hisse senedi, likidite ve döviz piyasalarına yayılan daha geniş çaplı bir finansal piyasa stresine dönüştü.
Gözler şimdi tasfiye sürecinde
Piyasalardaki ilk şokun ardından bundan sonraki kritik süreç 131 fonun kontrollü biçimde tasfiye edilmesi olacak.
Takvim genel hatlarıyla şöyle işleyecek:
İlk iki iş günü: Katılma payı mutabakatı.
Takip eden süreçte 10 iş günü: Fonların borç ve alacaklarının mutabakatı.
Sonraki aşama: Portföy varlıklarının piyasa derinliği ve yatırımcı menfaati gözetilerek nakde çevrilmesi.
Nakit oluştukça: Yetkili bankalar tarafından yatırımcılara kademeli ödeme.
Azami tasfiye süresi: Üç ay.
Tasfiyenin yatırımcılar açısından nihai sonucu ise fonların portföylerinde bulunan varlıkların ne kadar hızlı ve hangi fiyatlardan satılabileceğine bağlı olacak.
Bu nedenle üç aylık yasal takvim kadar önemli olan diğer unsur, özellikle düşük likiditeli hisselerin piyasada ne ölçüde alıcı bulacağı.
Fon krizinin bundan sonraki aşamasında gözler artık günlük fiyat hareketlerinden çok tasfiye edilen portföylerin ne kadar nakit yaratabileceğine ve bu nakdin yatırımcılara hangi hızla aktarılacağına çevrilecek.
NEFES
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




