Dolar/TL50,14
0.02%
Euro/TL55,82
0.63%
Gram Altın6.568,05
0.92%
BIST 10011.482,60
0.04%
Brent Petrol$97,95
0.35%
Gümüş/Ons$51,94
0.83%
Gedik Yatırım
Politika

Fon krizi siyaseti sarstı: PanoramaTR'ye göre seçmen hem iktidardan hem muhalefetten uzaklaşıyor

PanoramaTR'ye göre fon krizi hem iktidarı hem muhalefeti zorluyor. GENAR, AK Parti'de yaklaşık 3 puanlık oy kaybı tespit etti.

7 Kasım 2026

Fon krizi siyaseti sarstı: PanoramaTR'ye göre seçmen hem iktidardan hem muhalefetten uzaklaşıyor

PanoramaTR'nin Ekim 2026 araştırmasına göre fon skandalı, Türkiye'de yalnızca ekonomi yönetimine değil, siyaset kurumunun tamamına yönelik güven kaybını derinleştirdi. Araştırmayı değerlendiren PanoramaTR Direktörü Hatem Ete, fon krizinin 2023 seçimlerinden bu yana iktidarın karşılaştığı en ciddi kriz olduğunu söyledi. Ancak muhalefetin de seçmen nezdinde güven veren bir alternatif oluşturamadığını belirtti. GENAR'ın verileri ise fon krizinin ardından AK Parti'nin oylarında yaklaşık 3 puanlık gerilemeye işaret ediyor.

PanoramaTR: Fon krizi seçmeni siyasetten uzaklaştırıyor

Türkiye'de yatırım fonları üzerinden yaşanan skandalın siyasi sonuçları kamuoyu araştırmalarına yansımaya başladı.

PanoramaTR'nin Ekim 2026 araştırmasını gazeteci Ruşen Çakır'ın programında değerlendiren araştırma direktörü Hatem Ete, fon krizinin hem iktidar hem de muhalefet açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Ete'ye göre seçmen, iktidarın sorumluluk alanında ortaya çıkan krizin yönetiminden memnun değil. Ancak muhalefetin de sorunun çözümüne yönelik güvenilir bir alternatif sunamadığını düşünüyor.

Bu durumun en belirgin sonucu, seçmenin mevcut siyasi partilerden uzaklaşarak kararsızlar grubuna yönelmesi.

Ete, iktidar partilerinin oy kaybetmesine rağmen muhalefet partilerinde belirgin bir yükseliş yaşanmamasını bu güven sorunu üzerinden değerlendirdi.

“İktidarın 2023'ten bu yana karşılaştığı en ciddi kriz”

Hatem Ete, fon skandalının AK Parti açısından yalnızca ekonomik ve hukuki sonuçları nedeniyle değil, siyasi yönetim biçimi açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Ete, “Fon krizi iktidarın, sadece bu yakın döneme bile baksak, 2023 seçimlerinden bu yana karşılaştığı en ciddi kriz” ifadelerini kullandı.

Geçmişte iktidarın sorumluluk alanında ortaya çıkan krizlerin hızlı müdahalelerle yönetilebildiğini savunan Ete, fon skandalında farklı bir tablo oluştuğunu belirtti.

Ete'ye göre iktidar, krizin ortaya çıkmasını önleyemediği gibi, sonrasında kamuoyunun tepkisini yatıştırmakta da zorlandı.

Soruşturmanın kapsamı, sorumluların belirlenmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi konularındaki belirsizliklerin siyasi maliyeti artırdığını ifade etti.

Ete, iktidarın yapılması gerekenlerle siyaseten yapılabilecekler arasında bir gerilim yaşadığını ve bunun krizin genişlemesine yol açtığını savundu.

Muhalefet neden oy kazanamıyor?

PanoramaTR araştırmasının dikkat çekici bulgularından biri, iktidarın zorlandığı bir dönemde muhalefetin de oy kaybetmesi oldu.

Araştırmada AK Parti ve Yeni Parti'nin doğrudan oy tercihlerinde önceki aya göre gerileme görüldü. Buna karşılık diğer siyasi partilerde belirgin bir yükseliş kaydedilmedi.

Hatem Ete, normal koşullarda iktidarın sorumluluğundaki büyük bir krizden muhalefetin siyasi kazanç sağlamasının bekleneceğini söyledi.

Ancak bunun gerçekleşebilmesi için seçmenin muhalefeti güvenilir bir alternatif olarak görmesi gerektiğini vurguladı.

Ete, “Bu krizde en önemli noktalardan birisi, iktidarın zorlandığı çok açıkken muhalefetin bir alternatif aktör olarak ortaya çıkıp bu zorluktan yararlanmaması” değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmacıya göre seçmen, iktidardan uzaklaşırken doğrudan muhalefete yönelmiyor. Bunun yerine mevcut siyasi seçeneklerin tamamına mesafe koyuyor.

Muhalefet seçmeni de kendi partisine tepkili

Ete, fon krizinin muhalefet seçmeninde ayrıca hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Muhalefet partilerinden yalnızca skandalın eleştirilmesinin değil, mağdurların zararlarının nasıl giderileceğinin ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için hangi kurumsal düzenlemelerin yapılacağının açıklanmasının beklendiğini belirtti.

Ete'ye göre muhalefetin bu beklentileri yeterince karşılayamaması, kendi seçmeninde de güven kaybına neden oldu.

Muhalefet seçmeninin iktidarın zorlandığı bir dönemde temsil edildiğini hissetmek istediğini, ancak beklediği siyasi performansı göremediğini savundu.

Bu nedenle muhalefetten uzaklaşan seçmenlerin bir bölümünün kararsızlar grubuna geçtiğini ifade etti.

Toplumun yüzde 75'i fon skandalından haberdar

PanoramaTR'nin ekim ayının ilk haftasında gerçekleştirdiği araştırmada, vatandaşların yaklaşık yüzde 75'inin fon krizinden haberdar olduğu belirlendi.

Ete, bu oranın skandalın geniş toplum kesimlerine ulaştığını gösterdiğini söyledi.

Araştırmacıya göre seçmenlerin önemli bir bölümü, krizin ortaya çıkmasında ve denetim mekanizmalarının yetersiz kalmasında iktidarın sorumluluğu bulunduğunu düşünüyor.

Ete, kamuoyunun bağımsız kurumlara yapılan atamalar ve finansal denetim süreçleri konusunda da iktidara yönelik eleştiriler geliştirdiğini belirtti.

Fon krizinin dış müdahale veya komplo iddialarıyla açıklanmasının seçmen nezdinde yeterli karşılık bulmayacağını savundu.

Bunlar Ete'nin araştırma sonuçlarına dayalı değerlendirmeleri olup, soruşturma kapsamındaki kişi ve kurumların hukuki sorumluluğuna ilişkin kesinleşmiş yargı kararları anlamına gelmiyor.

“Parça parça gözaltılar seçmeni tatmin etmeyecek”

Fon soruşturmasında gözaltı ve tutuklama işlemleri devam etmesine rağmen kamuoyunun alınan önlemleri yeterli bulmadığını belirten Ete, daha kapsamlı bir müdahale beklendiğini söyledi.

Ete, “Seçmen biraz böyle bütünlüklü ve kuşatıcı, kapsamlı bir tepki bekliyor” ifadelerini kullandı.

Soruşturmanın aşamalı biçimde yürütülmesinin kamuoyunda tatmin duygusu yaratmayabileceğini savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın krize ilişkin daha belirgin bir siyasi tutum ortaya koymasının beklendiğini belirten Ete, gecikmenin seçmen tepkisini artırdığını ifade etti.

AK Parti seçmeninin iktidara sorunu çözmesi için bir süre daha tanıyabileceğini, ancak bunun güven kaybının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi.

AK Parti ve Erdoğan'a destek yılın en düşük seviyesinde

PanoramaTR araştırmasının siyasi tercihler bölümünde AK Parti'nin doğrudan oy oranı yaklaşık yüzde 25 olarak ölçüldü.

Ruşen Çakır, hem AK Parti'nin doğrudan oy tercihinde hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın performansına yönelik memnuniyet ölçümünde 2026 yılının en düşük seviyelerine ulaşıldığını belirtti.

Hatem Ete de bu tespiti doğruladı.

Araştırmaya göre AK Parti ile MHP'den oluşan Cumhur İttifakı'nın doğrudan tercihlerdeki toplam oy oranı yüzde 30'un altında kaldı.

Kararsız seçmenler dağıtıldığında ise ittifakın oy oranı yüzde 40'ın biraz üzerine çıktı.

Doğrudan tercihlerle kararsızların dağıtıldığı sonuçlar farklı hesaplama yöntemlerine dayandığından, bu oranların birbirinden ayrılması gerekiyor.

Kararsızlar ve oy kullanmayacaklar yüzde 30'u aştı

PanoramaTR'nin bulgularına göre kararsız seçmenlerle oy kullanmayacağını söyleyenlerin toplam oranı yüzde 30'un üzerine çıktı.

Hatem Ete, bu büyüklükteki bir seçmen kitlesinin siyasi eğilimlerin değerlendirilmesini güçleştirdiğini söyledi.

Seçmenin ne iktidar ne de muhalefet konusunda kararını netleştirdiğini belirtti.

Ete, kararsızların ve oy kullanmayacakların oranının yüzde 20'nin altına gerilemesinin siyasi tercihlerin daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlayacağını ifade etti.

İttifak yapılarının seçim dönemlerinde değişebileceğini de hatırlatarak mevcut parti oylarının tek başına kesin bir seçim sonucu göstermediğini vurguladı.

GENAR: Fon krizinden sonra AK Parti yaklaşık 3 puan kaybetti

Fon skandalının siyasi etkilerine ilişkin bir diğer değerlendirme GENAR Araştırma'dan geldi.

GENAR Başkanı İhsan Aktaş'ın 2 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamaya göre, kriz sonrasında gerçekleştirilen yoklamada AK Parti'nin oylarında yaklaşık 3 puanlık düşüş tespit edildi.

Aktaş, AK Parti'nin oy desteğinin yüzde 33 bandına gerilediğini belirtti.

GENAR'ın 19 Ekim'de açıklanan Ekim 2026 Türkiye Raporu'nda ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra şu oranlar ölçülmüştü:

  • AK Parti: %33,7

  • Yeni Parti: %23,3

  • DEM Parti: %9,5

  • CHP: %7,5

GENAR'ın 22 Eylül'de yayımlanan araştırmasında ise AK Parti'nin kararsızlar dağıtılmış oy oranı yüzde 36,1 düzeyindeydi.

Aynı araştırmada Yeni Parti yüzde 21,6, DEM Parti yüzde 9,4, MHP yüzde 8,0, İYİ Parti yüzde 7,7 ve CHP yüzde 6,6 seviyesinde ölçülmüştü.

Bu veriler, GENAR'ın eylül ve ekim araştırmalarında AK Parti'nin oy oranında 2,4 puanlık gerileme bulunduğunu gösteriyor.

Ancak PanoramaTR ile GENAR'ın sonuçları farklı araştırmalara ve hesaplama yöntemlerine dayandığından doğrudan karşılaştırılmamalı.

GENAR: Ekonomi yönetimine güvenmeyenler yüzde 67,1

GENAR'ın eylül araştırması, fon krizinden önce ekonomi yönetimine yönelik güvenin de zayıf olduğunu ortaya koymuştu.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 67,1'i ekonomi yönetimine güvenmediğini belirtti.

Bu grubun yüzde 34,1'i hiç güvenmediğini, yüzde 33'ü ise güvenmediğini ifade etti.

Enflasyonda düşüş yaşanmadığını düşünen katılımcıların yüzde 54,8'i bunu yanlış ekonomi politikalarına bağladı.

Yüzde 30,8'i ise alınan önlemleri yetersiz buldu.

Bu sonuçlar, fon krizinin ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerin zaten güçlü olduğu bir dönemde gündeme geldiğini gösteriyor.

Mansur Yavaş'ın bağımsız kalmasına yüzde 50'nin üzerinde destek

PanoramaTR araştırmasında belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin seçmen değerlendirmeleri de yer aldı.

Araştırmaya göre Mansur Yavaş'ın CHP'den ayrılmasının ardından Yeni Parti'ye geçmeyerek bağımsız kalması, katılımcıların yüzde 50'sinden fazlası tarafından olumlu karşılandı.

Hatem Ete, bu sonucu seçmenlerin Yavaş'ı partiler üstü bir siyasi aktör olarak değerlendirmesiyle ilişkilendirdi.

Ete'ye göre bağımsız kalma tercihi, seçmen tarafından iktidar partisine geçişten farklı değerlendiriliyor.

Araştırmada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişi de ele alındı.

Ete, İzmir'in muhalif seçmen açısından taşıdığı sembolik önem nedeniyle bu gelişmenin güçlü tepki yarattığını söyledi.

Tepkinin yalnızca parti değiştiren siyasetçilere değil, bu kişileri aday gösteren parti yönetimlerine de yöneldiğini belirtti.

Parti değişiklikleri sandığa güveni de etkiliyor

PanoramaTR araştırmasında belediye başkanları ve belediye meclisi üyelerinin parti değiştirmesinin seçimlere duyulan güven üzerindeki etkisi de ölçüldü.

Ete'nin aktardığı sonuçlara göre katılımcıların yüzde 50'den fazlası, bu gelişmelerin seçimlerle ilişkilerini etkilemeyeceğini söyledi.

Buna karşılık yaklaşık yüzde 40-45'lik kesim, parti değişikliklerinin sandığa gitme isteğini veya seçim mekanizmasına duyduğu güveni olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Ete, bu sonuçların siyasi parti transferlerinin seçmenlerin temsil ve güven algısı üzerindeki etkisine işaret ettiğini söyledi.

CHP yüzde 2,4'te, Yeni Parti'de gerileme sürüyor

PanoramaTR araştırmasında CHP'nin doğrudan oy tercihindeki oranı yüzde 2,4 olarak ölçüldü.

Hatem Ete, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti'yi kurmasının ardından eylül ve ekim araştırmalarında CHP'nin benzer seviyelerde kaldığını belirtti.

Ete'ye göre CHP, yüzde 2-3 bandında bir seçmen kitlesini koruyor.

Yeni Parti'nin ise kuruluşundan önceki beklentilere kıyasla desteğinin gerilediği ifade edildi.

Ete, Yeni Parti'nin siyasi kimliğinin ve seçmen nezdindeki konumunun yapılacak kongreden sonra daha belirgin hale gelebileceğini söyledi.

İYİ Parti seçmenlerinin ikinci parti tercihlerinde ise Yeni Parti ve Zafer Partisi'nin öne çıktığını belirtti.

Milliyetçi partilerin toplam seçmen desteğinin doğrudan tercihlerde genel olarak yüzde 12-15 bandında bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanlığı tercihlerinde Erdoğan, İmamoğlu ve Yavaş

PanoramaTR araştırmasında seçmenlere herhangi bir aday listesi sunulmadan Cumhurbaşkanı olarak görmek istedikleri isim de soruldu.

Hatem Ete'nin aktardığı sonuçlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kendiliğinden aday olarak ifade edenlerin oranı yüzde 22-23 düzeyinde ölçüldü.

Muhalefet seçmeninin tercihlerinde Ekrem İmamoğlu ile Mansur Yavaş öne çıktı.

Özgür Özel'in kendiliğinden aday gösterilme oranının yüzde 3-5 bandında olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da bazı ölçümlerde yüzde 5-6 seviyesinde destek gördüğü ifade edildi.

Ete, bu verilerin kesinleşmiş adaylıklar veya seçim sonuçlarına ilişkin tahminler değil, seçmenlerin siyasi isimlere yönelik mevcut eğilimlerini yansıttığını vurguladı.

Fon krizinin siyasi etkileri araştırmalara yansıyor

PanoramaTR ve GENAR'ın aktardığı sonuçlar, fon skandalının kamuoyunda geniş yankı bulduğunu ve siyasi tercihlerle birlikte değerlendirildiğini ortaya koyuyor.

PanoramaTR'de fon krizinden haberdar olanların oranı yaklaşık yüzde 75 olarak ölçülürken, GENAR'ın kriz sonrasındaki yoklamasında AK Parti'nin oylarında yaklaşık 3 puanlık düşüş bildirildi.

Hatem Ete'nin değerlendirmesine göre krizin siyasi açıdan dikkat çekici yönü, iktidarın yaşadığı güven kaybının muhalefete aynı ölçüde destek kazandırmaması.

Bunun yerine kararsız ve oy kullanmayacağını belirten seçmenlerin büyümesi öne çıkıyor.

Araştırmaların saha tarihleri, örneklem büyüklükleri ve hata paylarına ilişkin ayrıntılar kaynak metinde yer almadığından, sonuçların bu sınırlılık dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.

KARAR, Medyascope

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler