Fed tahvil piyasasını sakinleştirdi: Küresel faizlerde zirveden dönüş başladı
Fed’in faiz artışı tahvil piyasasını sakinleştirdi. ABD 10 yıllık faizi %5’in altına inerken gözler cuma günkü BoJ faiz kararına çevrildi.
17 Eylül 2026

Fed’in faiz artırımı ve Başkan Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede kararlılık mesajları, son haftalarda ağır satış baskısı altında kalan küresel tahvil piyasasına nefes aldırdı. ABD 10 yıllık tahvil faizi sekiz günlük yükselişin ardından yeniden %5’in altına inerken, yatırımcıların odağı cuma günü faiz artırması beklenen Japonya Merkez Bankası’na çevrildi.
Küresel tahvil piyasalarında son günlerde yaşanan sert satışlar perşembe günü yerini sınırlı bir toparlanmaya bıraktı.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) üç yıldan uzun süre sonra ilk kez faiz artırması ve Başkan Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadele konusunda kararlı mesajlar vermesi, tahvil piyasasında Fed’in fiyat istikrarını yeniden tesis etmek için gerekli adımları atacağı yönündeki güveni destekledi.
ABD 10 yıllık tahvil faizi üç baz puan gerileyerek %4,99’a indi ve sekiz günlük kesintisiz yükseliş serisini sonlandırdı.
Avustralya 10 yıllık tahvil faizi dört baz puan düşerken, Japonya’da aynı vadeli tahvil getirisi de sınırlı geriledi.
Küresel tahvil faizleri 19 yılın zirvesini görmüştü
Tahvil piyasasındaki toparlanma, küresel devlet tahvili faizlerinin bu hafta 19 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından geldi.
Ortadoğu’da yükselen jeopolitik gerilim ve petrol fiyatlarındaki sert artış, küresel enflasyon beklentilerini yukarı taşırken yatırımcıların uzun vadeli tahvillerden çıkmasına neden olmuştu.
Fed ise çarşamba günü beklentilere paralel şekilde politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti.
Fed üyelerinin yeni projeksiyonları yıl sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu gösterdi.
Laffer Tengler Investments Sabit Getirili Menkul Kıymetler Başkanı Byron Anderson, Fed’in piyasanın talep ettiği faiz artışını yapmak dışında fazla seçeneğinin kalmadığını söyledi.
Anderson:
“Fed piyasaya faiz artışı vermek zorundaydı; aksi takdirde çok daha büyük bir tahvil satışı riskiyle karşı karşıya kalacaktı.”
değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Anderson’a göre Fed ile piyasanın beklentileri bundan sonraki dönemde karşı karşıya gelebilir ve bu durum tahvil piyasasındaki oynaklığın devam etmesine yol açabilir.
Warsh: Enflasyon eğiliminde anlamlı iyileşme yok
Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi temmuz ayında %3,7 seviyesinde bulunuyor. Bu oran 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviyelere yakın ve Fed’in uzun vadeli %2 hedefinin oldukça üzerinde.
Warsh da faiz kararının ardından yaptığı açıklamada yaz aylarında gelen enflasyon verilerinin temel fiyat eğilimlerinde anlamlı bir iyileşmeye işaret etmediğini söyledi.
Bu mesaj, piyasaların Fed’in son faiz artışını tek seferlik bir ayarlama olarak mı yoksa yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olarak mı değerlendirmesi gerektiği konusundaki tartışmayı güçlendirdi.
Uzun vadeli tahvil faizleri yüksek kalabilir
Vantage Global Prime piyasa analisti Hebe Chen’e göre Fed kararı tahvil piyasasında kısa süreli bir fırtınadan çok daha uzun süre etkili olacak bir dönemin başlangıcına işaret edebilir.
Chen:
“Tahvil piyasası açısından bunun kısa süreli bir fırtınadan ziyade uzun bir gölge bırakması muhtemel.”
değerlendirmesinde bulundu.
Chen’e göre tahvil eğrisinin kısa tarafı bundan sonra yeni Fed faiz artırımlarının olasılığını fiyatlamak zorunda kalacak.
Uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde ise enflasyonun yanı sıra yüksek tahvil arzı ve maliye politikasına ilişkin endişeler baskı yaratmaya devam ediyor.
Bu nedenle ilk dalgalanma sona erse bile tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalmasına neden olan faktörler ortadan kalkmış değil.
Hisse senetlerinde Fed sonrası tepki alımı
Fed’in faiz artırımı ilk etapta Wall Street’te satışlara neden olsa da yeni işlem gününde ABD hisse vadeli kontratları toparlandı.
S&P 500 vadeli kontratları %0,4 yükseldi. Avrupa borsalarının da güne artıda başlaması beklenirken, Asya hisse senetleri göstergesi ilk kazançlarını geri vererek %0,1 düştü.
Saxo Markets Baş Yatırım Stratejisti Charu Chanana, piyasalardaki hareketi ekonominin hem güçlü büyüdüğü hem de enflasyonun gerilediği bir “Goldilocks” senaryosundan ziyade Fed’in kredibilitesine yönelik bir rahatlama işlemi olarak değerlendirdi.
Chanana:
“Bunu bir Goldilocks işleminden ziyade kredibilite rahatlaması olarak görüyorum.”
dedi.
Chanana’ya göre Warsh, Fed’in enflasyonla mücadele konusundaki güvenilirliğini güçlendirdi. Doların değer kazanması da bunu yansıtırken, uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin kontrolsüz biçimde yükselmemesi piyasalar açısından önemli bir rahatlama sağladı.
“Şahin Fed uzun vadeli faizlerde yeni şok yaratmadı”
Piyasalar daha sıkı para politikasının büyüme üzerinde yaratabileceği riskleri tamamen göz ardı etmiş değil.
Ancak Chanana, uzun vadeli tahvil faizlerinin kontrollü hareket etmesi, teknoloji hisselerinin direnç göstermesi ve Asya piyasalarının daha sakin seyretmesinin yatırımcıların ilk Fed şokunu atlattığına işaret ettiğini belirtti.
Başka bir ifadeyle yatırımcılar, daha şahin bir Fed’in uzun vadeli tahvil faizlerinde yeni ve kontrolsüz bir yükselişe yol açmamasından rahatlamış görünüyor.
Jefferies International Baş Avrupa Ekonomisti ve Stratejisti Mohit Kumar da Warsh’ın mesajlarını şahin olarak değerlendirdi.
Kumar:
“Finansal koşulların kısıtlayıcı olarak tanımlanamayacağı ve faiz artışının ekonomiye sağlanan desteğin bir bölümünü ortadan kaldırdığı yönündeki açıklamaları, daha fazla faiz artışının geleceğine işaret ediyor.”
yorumunu yaptı.
Şimdi sıra Japonya Merkez Bankası’nda
Fed kararını sindirmeye çalışan küresel piyasaların bir sonraki önemli sınavı Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) cuma günü açıklayacağı faiz kararı olacak.
Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tamamı BoJ’un politika faizini %1’den %1,25’e yükseltmesini bekliyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de Japonya’nın yenin ciddi ölçüde düşük değerlenmesine karşı attığı para politikası ve piyasa adımlarına güçlü destek verdi.
Piyasalar açısından asıl soru ise faiz artışının kendisinden ziyade BoJ’un bundan sonraki döneme ilişkin vereceği mesaj olacak.
BoJ küresel tahvil piyasasının yeni riski olabilir
TD Securities faiz ve makro stratejisti Prashant Newnaha’ya göre beklenen 25 baz puanlık faiz artışının tek başına küresel tahvil piyasasında büyük bir şok yaratması beklenmiyor.
Ancak BoJ kararının 8’e karşı 1 gibi güçlü bir oy dağılımıyla alınması veya bankanın nihai faiz seviyesine ilişkin daha şahin mesajlar vermesi küresel piyasaları hareketlendirebilir.
Newnaha:
“Küresel piyasaları hareketlendirecek olan 8-1’lik bir oylama sonucu veya nihai faiz seviyesine ilişkin şahin bir görüş olur.”
dedi.
Böyle bir senaryo Japonya’nın yıllardır küresel sabit getirili piyasalar açısından oynadığı düşük faizli “çapa” rolünün sona ermekte olduğu yönündeki endişeleri artırabilir.
Bu da yalnızca Japon tahvilleri için değil, ABD ve Avrupa dahil küresel tahvil piyasaları için yeni bir satış baskısı yaratabilir.
Fed’in faiz artırımı şimdilik tahvil piyasasındaki gerilimi azaltmış görünse de enflasyon, yüksek kamu borçlanması, jeopolitik riskler ve BoJ’un normalleşme süreci küresel faizlerin kalıcı biçimde gerilemesini zorlaştıran temel unsurlar olmaya devam ediyor.
Bloomberg
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



