Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para Politikası

Fed’den yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha sinyali: Ancak ekim için acele yok

Fed tutanakları yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha beklendiğini gösterdi. Ancak düşük gelen PCE verileri ekim ayında Fed’e bekleme alanı sağlıyor.

7 Ekim 2026

Fed’den yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha sinyali: Ancak ekim için acele yok

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül toplantısına ait tutanaklar, yetkililerin büyük çoğunluğunun yıl sonuna kadar bir faiz artışını daha uygun gördüğünü ortaya koydu. Ancak tutanaklarda artışın ekim mi yoksa aralık toplantısında mı yapılacağına ilişkin güçlü bir sinyal verilmedi. New York Fed’in son anketinde bir yıllık enflasyon beklentisinin yüzde 3,9’a yükselmesi ise Fed’in temkinli duruşunu destekliyor.

ABD Merkez Bankası yetkilileri, beş yılı aşkın süredir hedefin üzerinde seyreden enflasyonu kontrol altına almak amacıyla yıl sonuna kadar politika faizinin bir kez daha artırılmasını bekliyor.

Fed’in 16 Eylül toplantısına ilişkin çarşamba günü yayımlanan tutanaklara göre Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) büyük çoğunluğu, kalıcı enflasyon baskıları ve güçlü seyreden işgücü piyasası nedeniyle 2026 yılı bitmeden ikinci bir faiz artışının gerekli olabileceği görüşünde.

Tutanaklarda, “Katılımcıların çoğu, mevcut toplantının ötesindeki para politikası görünümüne ilişkin olarak federal fon faizinin hedef aralığında yıl sonuna kadar bir artış daha yapılmasının muhtemelen uygun olacağını değerlendirdi” denildi.

Ancak Fed yetkilileri faiz artırımının zamanlaması konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadı.

Fed’in sıradaki faiz kararları 28 Ekim ve 9 Aralık tarihlerinde açıklanacak.

Fed kapıyı açık bırakıyor

Tutanaklar, yetkililerin yeni bir faiz artışına eğilimli olduğunu gösterirken aynı zamanda güçlü bir ihtiyat mesajı da içeriyor.

Fed üyeleri, her toplantıya “açık fikirle” yaklaşacaklarını ve gelecekteki kararların yeni ekonomik veriler ile bu verilerin ekonomik görünüm ve risk dengesi üzerindeki etkilerine bağlı olacağını vurguladı.

Eylül toplantısında Fed politika faizini 25 baz puan artırmıştı. Karar, daha önce bazı önemli Fed yetkililerinin faiz artırımına mesafeli olduklarına ilişkin açıklamalarına rağmen oybirliğiyle alınmıştı.

Toplantı sonrasında Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyona karşı sert mesajları, piyasalarda ikinci artışın 28 Ekim toplantısında gelebileceği beklentisini güçlendirmişti.

Ancak son enflasyon verileri ve Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, bankanın ekim ayında yeniden faiz artırmak için acele etmeyebileceğine işaret ediyor.

PCE verileri Fed’e zaman kazandırdı

Fed’in yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinde ağustos ayında çekirdek enflasyon yıllık yüzde 3, manşet enflasyon ise yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.

Her iki oran da Fed’in yüzde 2’lik hedefinin belirgin biçimde üzerinde kalmasına rağmen piyasa beklentilerinin altında geldi.

Bu tablo, Fed’in ekim toplantısında bekleyerek yeni verileri değerlendirmesine alan açıyor.

Bununla birlikte eylül toplantısındaki tartışmalar, yetkililerin enflasyonun beklenenden daha kalıcı olabileceğinden endişe ettiğini gösterdi.

Fed yetkilileri işgücü piyasasının “maksimum istihdama yakın” olduğunu değerlendirirken ekonomik büyümenin de yeniden ivme kazandığı görüşünde.

Tutanaklara göre birçok FOMC üyesi, beklenenden güçlü talep veya yeni olumsuz arz şoklarının enflasyonu hedefin üzerinde tutması riskine karşı daha yüksek bir faiz patikasının ihtiyatlı olacağını savundu.

18 Fed yetkilisinin 16’sı bir artış daha bekliyor

FOMC üyelerinin faiz tahminleri de şahin eğilimi ortaya koyuyor.

Tahmin sunan 18 yetkiliden 16’sı yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha bekliyor.

Komitenin genel projeksiyonu, 2026’da bir artış daha yapılmasının ardından 2027 boyunca faizlerin değiştirilmemesi yönünde.

Mayıs ayında Fed Başkanlığı görevine gelen Kevin Warsh henüz resmi faiz tahmini sunmadı.

Warsh, eylül ayındaki faiz artışını para politikasındaki “bir miktar gevşekliğin ortadan kaldırılması” olarak tanımlamıştı. Wall Street analistleri bu ifadeyi ek faiz artışlarının gelebileceğine yönelik bir sinyal olarak yorumlamıştı.

Buna karşılık bazı Fed yetkilileri son haftalarda merkez bankasının yeni artışlar konusunda acele etmesine gerek olmadığını vurguluyor.

Tüketicinin enflasyon korkusu yeniden yükseliyor

Fed açısından sorun, gerçekleşen enflasyon bir miktar olumlu sinyal verirken enflasyon beklentilerinin yeniden bozulmaya başlaması.

New York Fed’in eylül ayına ilişkin Tüketici Beklentileri Anketi'nde, gelecek 12 aya yönelik medyan enflasyon beklentisi ağustosa göre 0,3 puan artarak yüzde 3,9’a çıktı.

Bu, Mayıs 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviye.

Hanehalklarının harcama artışı beklentisi de 0,3 puan yükselerek yüzde 5,5’e ulaştı ve yine Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Daha uzun vadeli beklentiler ise görece daha istikrarlı.

Üç yıllık enflasyon beklentisi 0,1 puan yükselerek yüzde 3,3 olurken, beş yıllık beklenti yüzde 3 seviyesinde değişmedi.

Enerji fiyatları enflasyonun merkezinde

Enflasyon beklentilerindeki bozulmanın önemli nedenlerinden biri enerji maliyetleri.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre benzin fiyatları yalnızca ağustos ayında yaklaşık yüzde 4 yükselirken, fuel oil fiyatlarındaki artış yüzde 10’u aştı.

Tüketici düzeyinde de enerji maliyetlerinin baskısı artıyor.

Tüketici savunuculuğu kuruluşu PowerLines’a göre ABD’de kamu hizmeti şirketleri 2026 yılı içinde toplam 23,1 milyar dolarlık tarife artışı talebinde bulundu. Yalnızca üçüncü çeyrekte yapılan 4,5 milyar dolarlık zam talebi dönemsel rekor oldu.

New York Fed anketine katılan tüketiciler, benzin fiyatlarının önümüzdeki 12 ayda yüzde 4,8 daha artmasını bekliyor.

Tahvil piyasası Fed’den daha şahin

Fed’in faiz artırımlarında acele etmeyeceğine ilişkin mesajlara rağmen tahvil piyasası çok daha sert bir faiz görünümünü fiyatlıyor.

ABD Hazine tahvili getirileri son haftalarda hızla yükselerek 2002’den bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı.

Fed tutanaklarına göre yetkililer tahvil faizlerindeki yükselişi de toplantıda ayrıntılı şekilde ele aldı.

Yükselişin nedenleri arasında Fed’den daha yüksek politika faizi beklentileri, YZ yatırımlarındaki hızlı genişleme ve ABD ekonomisinin güçlü büyüme performansı gösterildi.

Fed ekonomistleri ayrıca ABD Hazinesi’nin tahvil geri alım programına ilişkin belirsizliğin de faizlerdeki yükselişe katkıda bulunmuş olabileceğini belirtti.

Hazine Bakanı Scott Bessent ağustos ayında uzun vadeli mevcut tahvillerin geri alım programının genişletileceğini açıklamıştı. Ancak uygulamanın tahvil getirileri üzerinde şimdiye kadar sınırlı etkisi oldu.

Piyasalar uzun vadede çok daha yüksek Fed faizi bekliyor

Kısa vadede yatırımcıların ana senaryosu Fed’in 28 Ekim toplantısında faizleri sabit tutması yönünde şekilleniyor.

Ancak vadeli piyasaların uzun dönem fiyatlaması çok daha şahin.

Fed fon vadeli kontratları, politika faizinin beş yıl içinde yaklaşık yüzde 5,58’e çıkabileceğini ima ediyor. Fed’in mevcut hedef faiz aralığı yüzde 3,75-4,00 seviyesinde bulunuyor.

Böylece Fed açısından giderek belirginleşen bir ikilem ortaya çıkıyor: Son enflasyon verileri ekim ayında beklemek için alan yaratırken, tüketici beklentileri, enerji maliyetleri ve tahvil piyasasındaki sert fiyatlama enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Fed tutanaklarının ana mesajı ise net: Yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha masada, ancak bunun ekimde mi yoksa aralıkta mı geleceği henüz belli değil.

CNBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş