Dünya Bankası: Yapay zekâ gelişmekte olan ülkeler için fırsat olabilir, tehdit değil
Dünya Bankası'na göre yapay zekâ gelişmekte olan ülkelerde işsizliği artırmaktan çok verimliliği yükseltecek. Türkiye'de KOBİ'ler dönüşümün öncüsü oluyor.
4 Ağustos 2026

Dünya Bankası'na göre yapay zekâ, gelişmekte olan ülkelerde işsizliği artırmaktan çok çalışanların verimliliğini yükseltecek. Kurum, düşük maliyetli yapay zekâ uygulamalarının büyümeyi hızlandırabileceğini savunuyor.
Yapay zekânın milyonlarca kişiyi işsiz bırakacağı yönündeki tartışmalar sürerken, Dünya Bankası'ndan dikkat çekici bir değerlendirme geldi. Kurumun yayımladığı yeni rapora göre, gelişmekte olan ülkeler yapay zekâdan gelişmiş ekonomilere kıyasla daha fazla fayda sağlayabilir ve otomasyon kaynaklı iş kayıplarından daha az etkilenebilir.
Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, gelişmekte olan ekonomilerde yapay zekânın çalışanların yerini almaktan çok onların verimliliğini artıracağını belirterek, "Bu ülkelerin yapay zekâdan kazanacağı çok daha fazla, korkacağı ise çok daha az şey var" değerlendirmesinde bulundu.
İşlerin büyük bölümü otomasyona açık değil Rapora göre gelişmekte olan ülkelerde mevcut işlerin yalnızca yaklaşık yüzde 10'u yapay zekâ tarafından otomatikleştirilmeye uygun.
Buna karşılık yüksek gelirli ülkelerde bu oran üçte birin üzerine çıkıyor.
Bu nedenle yapay zekânın gelişmekte olan ülkelerde istihdamı tamamen ortadan kaldırmaktan çok, çalışanların üretkenliğini artıran bir araç olarak kullanılacağı öngörülüyor.
Sağlıktan adalete kadar verimlilik artıyor Dünya Bankası raporunda Hindistan, Kenya ve diğer gelişmekte olan ülkelerden örnekler verilerek yapay zekânın; tıbbi görüntüleme süreçlerini hızlandırdığı,mahkemelerde dava yükünü azalttığı,hava tahminlerini daha isabetli hale getirdiği belirtiliyor.
Gill'e göre bu teknolojiler, yeterli sayıda uzman yetiştirilmesinin onlarca yıl sürebileceği alanlarda büyük verimlilik artışı sağlayabilir.
Küçük işletmeler de yapay zekâyı kullanıyor Rapor, yapay zekânın yalnızca büyük şirketlerde değil, gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler arasında da hızla yayıldığını ortaya koyuyor.
Dünya Bankası'nın araştırmasına göre; Hindistan,Ürdün,Kenya,Meksika,Nijeryave Tayland'da beşten fazla çalışanı bulunan şirketlerin yaklaşık yüzde 20'si operasyonlarında yapay zekâ tabanlı sohbet botlarından yararlanıyor.
ABD'de ise bu oran yaklaşık üçte bire ulaşıyor.
Küçük yapay zekâ modelleri avantaj sağlayabilir Raporda dikkat çekilen önemli noktalardan biri de son dönemde gelişen küçük dil modelleri (small AI models) oldu.
Bu modeller daha düşük işlem gücü, daha az enerji ve daha sınırlı internet altyapısıyla çalışabildiği için özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından önemli fırsatlar sunuyor.
Dünya Bankası, bu sayede elektrik altyapısının veya veri merkezlerinin sınırlı olduğu ekonomilerde bile yapay zekânın verimli biçimde kullanılabileceğini belirtiyor.
Veri merkezi yarışına uyarı Raporda hükümetlere önemli bir uyarı da yapılıyor.
ABD ve Çin ile rekabet edebilmek amacıyla milyarlarca dolarlık veri merkezi ve çip üretim yatırımlarına yönelmenin birçok gelişmekte olan ülke için bir "kalkınma tuzağı" oluşturabileceği ifade ediliyor.
Dünya Bankası'na göre daha gerçekçi strateji, dünyanın en gelişmiş yapay zekâ modellerini üretmeye çalışmak yerine mevcut teknolojileri yerel ihtiyaçlara uyarlamak.
Türkiye'de yapay zekâ kullanımı hızla artıyor Türkiye de üretim sektöründe yapay zekâ kullanımını hızla artıran ülkeler arasında yer alıyor.
TÜİK'in 2025 Yapay Zekâ İstatistiklerine göre, 10 ve üzeri çalışanı bulunan işletmelerde yapay zekâ kullanım oranı 2021'deki yüzde 2,7 seviyesinden 2025 yılında yüzde 7,5'e yükseldi.
Büyük ölçekli işletmelerde bu oran yüzde 24,1'e ulaşırken, 10-49 çalışanı bulunan KOBİ'lerde ise yüzde 6,6 olarak gerçekleşti.
Yapay zekâ özellikle; üretim planlaması,kalite kontrol,kestirimci bakım,depo yönetimi gibi alanlarda yaygınlaşıyor.
KOBİ'ler dijital dönüşümün lokomotifi olacak Türkiye'deki işletmelerin yaklaşık yüzde 99,6'sını oluşturan KOBİ'lerin önümüzdeki yıllarda yapay zekâ yatırımlarını hızlandırması bekleniyor.
Uzmanlara göre özellikle; yapay zekâ destekli üretim planlama sistemleri,otonom robotlar,bulut tabanlı üretim yönetimi,endüstriyel siber güvenlik alanlarındaki yatırımlar Türkiye sanayisinin rekabet gücünü artıracak.
TÜİK verilerine göre Türkiye'de sanayi işletmelerinin ürettiği ürünlerden elde edilen satışlar 2025 yılında 24,03 trilyon TL ile tarihi zirveye ulaştı. Üretim hacmindeki büyümenin sürmesi, dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarını da hızlandırıyor.
Dünya Bankası ise gelişmekte olan ülkelerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlayabilmesi için pahalı teknoloji yarışına girmek yerine yapay zekâyı mevcut üretim süreçlerine hızla entegre etmeleri gerektiğini vurguluyor.
FT, Azeri News
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




