Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Türkiye

Çin’in Fas ve Türkiye hamlesi AB’yi alarma geçirdi: Yeni ticaret savaşı kapıda

Çin'in Türkiye ve Fas yatırımları AB'yi alarma geçirdi. Brüksel, gümrüksüz Avrupa erişimini sınırlamak için yeni ticaret önlemleri hazırlıyor.

6 Ağustos 2026

Çin’in Fas ve Türkiye hamlesi AB’yi alarma geçirdi: Yeni ticaret savaşı kapıda

Çin'in Avrupa Birliği'nin (AB) uyguladığı gümrük vergilerini aşmak amacıyla Fas ve Türkiye'ye yaptığı yatırımları hızlandırması, Brüksel'de yeni bir ticaret cephesi açtı. AB, Çinli şirketlerin bu ülkelerde üretim yaparak Avrupa pazarına gümrüksüz erişim sağlamasından endişe ediyor.

Son yıllarda Çin'den doğrudan gelen ucuz ithalatı sınırlandırmak için elektrikli araçlar başta olmak üzere birçok ürüne ek vergi getiren AB, şimdi de üretimin komşu ülkelere kaydırılmasıyla ortaya çıkan yeni ticaret modeline karşı önlem hazırlığında.

Çin, Türkiye ve Fas'ı üretim üssüne dönüştürüyor Bağımsız araştırma kuruluşu Rhodium Group verilerine göre Çin'in son dört yıldaki yatırımları Fas'ta 6 milyar dolara, Türkiye'de ise 2 milyar dolara ulaştı.

Özellikle Fas'ta Çinli şirketler, elektrikli araç ekosisteminin hemen her halkasına yatırım yapıyor. Batarya üreticisi Gotion'un yanı sıra batarya malzemeleri üreten BTR, Tinci ve Huayou ile otomotiv fren sistemleri üreticisi APG ve lastik üreticisi Sentury Tire ülkede fabrika kuruyor.

Rhodium Group uzmanı Armand Meyer, bu eğilimin geçici olmadığını belirterek, "Pandemi sonrasında başlayan uzun vadeli bir dönüşüm görüyoruz. Çinli şirketler Fas'ta yüksek katma değerli üretim tesisleri kuruyor," değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye de stratejik üretim merkezi haline geliyor Türkiye de Çin'in yatırım stratejisinde önemli bir konuma yükseliyor. Elektrikli araç devi BYD'nin Türkiye'de fabrika kurma planı bu yaklaşımın en dikkat çekici örneklerinden biri olarak görülüyor. Her ne kadar proje şu aşamada askıya alınmış olsa da, Çinli beyaz eşya üreticisi Haier ve güneş paneli üreticisi Astronergy'nin yatırımları sürüyor.

Meyer'e göre Çin'in hedefi yalnızca Türkiye iç pazarı değil, aynı zamanda Avrupa'ya ihracat yapabilecek üretim kapasitesi oluşturmak.

AB'nin mevcut savunma araçları yetersiz kalabilir Fransa Dünya Ekonomisi Araştırma Merkezi (CEPII) ekonomisti Thomas Grjebine, Çin'in Fas ve Türkiye'yi Avrupa pazarı için bir "sıçrama tahtası" olarak gördüğünü belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Fas ve Türkiye ile yapılan serbest ticaret anlaşmaları neredeyse tüm ürün gruplarını kapsıyor. Bu nedenle Çin'in ihracat stratejisini durdurmak giderek zorlaşıyor."

Grjebine, Çin'in Avrupa ve Mağrip bölgesindeki toplam yatırımlarının yaklaşık dörtte birinin artık bu iki ülkeye yöneldiğine dikkat çekiyor.

Brüksel yeni yasa hazırlıyor Avrupa Komisyonu mart ayında sunduğu Industrial Accelerator Act (IAA) ile kamu alımları ve AB desteklerinden yararlanacak şirketlerde "Made in Europe" şartlarını sıkılaştırmayı hedefliyor.

Ancak yasa tasarısı yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Avrupalı otomotiv üreticileri, üretim tesislerinin bulunduğu Fas ve Türkiye'nin "güvenilir ortak" statüsünde değerlendirilmesini isterken, bazı Avrupa Parlamentosu üyeleri bunun Çin'e dolaylı avantaj sağlayacağı görüşünde.

Fransız AP Milletvekili Pierre Jouvet, Çin'in tam da bu sonucu hedeflediğini savunarak şunları söyledi: "Çin, Avrupalı şirketlerin üretim zincirlerinin bir bölümünü bu ülkelere taşıdığını biliyor ve Fas ile Türkiye'nin 'Made in Europe' kapsamına alınması için yoğun lobi yürütüyor. Bu, Pekin'in gümrük vergilerini aşma stratejisinin önemli bir parçası."

Jouvet, Fas ve Türkiye'nin ancak kamu ihalelerini AB şirketlerine açmaları halinde bu kapsama alınmaları gerektiğini savunuyor.

Yeni ticaret savaşı Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor Uzmanlara göre Çin'in üretimini Türkiye ve Fas gibi AB ile ticaret anlaşması bulunan ülkelere kaydırması, Avrupa'nın mevcut anti-damping ve ticaret savunma mekanizmalarını zorlayabilir.

RB Legal ortağı Laurent Ruessmann, geçmişte Çin mallarının yalnızca menşe belgelerinin değiştirilerek Avrupa'ya gönderildiğini, bugün ise çok daha karmaşık üretim ağlarının oluştuğunu belirtiyor.

Ruessmann'a göre artık ürünlerin gerçekten bu ülkelerde ne kadar katma değer oluşturduğunu tespit etmek ve buna göre yaptırım uygulamak eskiye kıyasla çok daha güç hale geldi.

Sonuç Çin'in Türkiye ve Fas üzerinden Avrupa pazarına erişim stratejisi, AB'nin ticaret politikalarında yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Brüksel, hem Çin'in sanayi fazlasını sınırlandırmaya hem de mevcut serbest ticaret düzenini korumaya çalışırken, Türkiye bu rekabette hem yatırım çeken hem de Avrupa ile ticaret ilişkileri açısından kritik bir konuma yerleşmiş durumda.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş