Dolar/TL49,89
0.16%
Euro/TL55,90
0.58%
Gram Altın6.470,46
0.24%
BIST 10011.165,44
0.13%
Brent Petrol$111,39
0.53%
Gümüş/Ons$52,25
0.25%
Gedik Yatırım
Dünya

Ankara'da Türk Devletleri Zirvesi: Türkiye Orta Asya'da nüfuzunu artırmak, Çin-Avrupa ticaretinden daha fazla pay almak istiyor

Ankara'daki TDT Zirvesi'nde Türkiye Orta Koridor'u güçlendirmeyi hedefliyor. Kazakistan ve Özbekistan ise Çin-Avrupa transit taşımacılığında yarışıyor.

30 Ekim 2026

Ankara'da Türk Devletleri Zirvesi: Türkiye Orta Asya'da nüfuzunu artırmak, Çin-Avrupa ticaretinden daha fazla pay almak istiyor

Özet: Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenleniyor. Türkiye, dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralmaya hazırlanırken Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkeleri Çin ile Avrupa arasındaki taşımacılık koridorlarından daha fazla pay almak için yarışıyor. Ancak ortak tarih ve kültürel bağlara rağmen ülkelerin farklı ekonomik ve jeopolitik çıkarları, TDT'nin daha kapsamlı bir ekonomik bütünleşmeye dönüşmesini zorlaştırıyor.

Ankara Zirvesi'nin gündeminde Orta Koridor var

Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Zirvesi, Türkiye'nin Orta Asya ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleştiriliyor.

29 Ekim'de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan başkanlığında Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısıyla başlayan zirvenin liderler oturumu 30 Ekim'de yapılacak.

Katılımcıların Ankara Bildirisi'ni kabul etmesi, yatırım, enerji, dijitalleşme, güvenlik ve ulaştırma konularını görüşmesi ve yeni TDT Genel Sekreteri'ni belirlemesi bekleniyor.

Türkiye, dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devralacak.

Zirvenin önemli gündem maddelerinden biri, Çin ile Avrupa arasındaki ticaretin Rusya dışındaki alternatif güzergâhlara yönlendirilmesi.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından Avrasya'da alternatif taşımacılık hatlarına ilgi arttı. Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye'ye uzanan Orta Koridor, bu arayışta öne çıkan güzergâhlardan biri oldu.

Ancak koridorun geliştirilmesi yalnızca yeni demiryolları ve limanlar inşa edilmesine bağlı değil.

Yüklerin farklı ülkelerin gümrüklerinden geçmesi, trenlerden gemilere aktarılması, tarifelerin uyumlaştırılması ve taşıma sürelerinin kısaltılması gerekiyor.

Bu nedenle TDT ülkeleri arasındaki siyasi işbirliğinin ticari taşımacılığa ne ölçüde yansıyacağı önem taşıyor.

Kazakistan Çin-Avrupa taşımacılığında kapasitesini artırıyor

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 28 Ekim'de Ankara'ya geldi.

Tokayev, aynı gün yaptığı yıllık ulusa sesleniş konuşmasında Çin ile Avrupa arasındaki ulaştırma bağlantılarını geliştirmeye yönelik projelere ağırlık verdi.

Bu projelerin başında 272 kilometrelik Bahtı-Ayagöz demiryolu geliyor.

2027 yılında açılması planlanan hattın Kazakistan ile Çin arasındaki yıllık yük taşıma kapasitesine 20 milyon ton eklemesi bekleniyor.

Tokayev ayrıca Aral-Hazar kara yolu projesini gündeme getirdi.

Kazakistan'ın batısı ile orta kesimleri arasında yeni bir ulaştırma bağlantısı oluşturacak projenin, bazı Çin-Avrupa taşımacılık güzergâhlarını yaklaşık 1.000 kilometre kısaltabileceği belirtiliyor.

Hükümet tahminlerine göre teslimat sürelerinde üç güne kadar tasarruf sağlanabilir.

Kazakistan'ın hedefi yalnızca transit taşımacılıktan elde ettiği gelirleri artırmak değil.

Depolama tesisleri, lojistik merkezleri, terminaller, dağıtım ağları ve işleme tesisleri aracılığıyla taşımacılık faaliyetlerinden daha yüksek katma değer yaratılması da amaçlanıyor.

Türkiye'nin avantajı Bakü-Tiflis-Kars demiryolu

Türkiye, Orta Koridor'un Avrupa'ya uzanan bölümünde önemli bir konumda bulunuyor.

Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Azerbaycan'ı Gürcistan üzerinden Türkiye'nin demiryolu ağına bağlıyor.

Bu bağlantı, Hazar Denizi üzerinden taşınan Çin ve Orta Asya yüklerinin Türkiye aracılığıyla Avrupa pazarlarına ulaştırılmasını mümkün kılıyor.

Ankara Zirvesi kapsamında Türk iş dünyası temsilcilerinin sınır geçişleri, taşımacılık maliyetleri ve Orta Koridor'un geliştirilmesine ilişkin görüşmeler yapması planlanıyor.

Bununla birlikte güzergâhın coğrafi yapısı, TDT'nin üyelik sınırlarının ötesine uzanıyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki demiryolu bağlantısında bulunan Gürcistan, teşkilatın üyesi değil.

Koridorun önemli yük kaynaklarından biri olan Çin de TDT dışında yer alıyor.

Hazar Denizi'ndeki taşımacılık ise Aktau, Kurık ve Bakü limanlarının kapasitesine, gemi bulunabilirliğine, hava koşullarına ve demiryolu seferlerinin koordinasyonuna bağlı.

Güzergâhın herhangi bir bölümünde yaşanacak gecikme, daha kısa mesafenin sağladığı zaman avantajını ortadan kaldırabiliyor.

Ankara'nın siyasi hedefleri, Astana'nın çekinceleri

Türkiye, son yıllarda Orta Asya ülkeleriyle ticaret, eğitim, savunma sanayisi ve altyapı alanlarındaki ilişkilerini geliştirdi.

TDT, bu işbirliğini düzenli üst düzey görüşmeler yoluyla kurumsallaştıran başlıca platformlardan biri haline geldi.

Ancak teşkilat üyelerinin dış politika ve güvenlik tercihleri birbirinden farklı.

Kazakistan ve Kırgızistan, Rusya, Belarus ve Ermenistan ile birlikte Avrasya Ekonomik Birliği'nin üyeleri.

Her iki ülke aynı zamanda Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü'nde yer alıyor.

Türkiye ise NATO üyesi.

Özbekistan askerî bloklara katılmama politikası izliyor.

Orta Asya ülkeleri ayrıca Rusya, Çin ve Avrupa Birliği ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini sürdürmeye önem veriyor.

Bu farklılıklar, TDT'nin ortak bir dış politika veya güvenlik yapılanmasına dönüşmesinin önündeki başlıca sınırlamalar arasında bulunuyor.

Tokayev, mayıs ayında Türkistan'da düzenlenen zirvede teşkilatın askerî ya da jeopolitik bir ittifak olarak tanımlanmasına karşı çıkmış, pratik işbirliğine ağırlık verilmesini savunmuştu.

Bu yaklaşım, Ankara'nın teşkilatın uluslararası ağırlığını artırma hedefiyle Orta Asya üyelerinin mevcut dış ilişkilerini koruma isteği arasındaki farklılıkları ortaya koyuyor.

Özbekistan TDT Genel Sekreterliği'ne hazırlanıyor

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 29-30 Ekim tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etmesi planlanıyor.

Taşkent yönetiminin açıklamasına göre görüşmelerde ticaret, yatırım, ulaştırma ve lojistik, turizm, çevre ve eğitim konuları ele alınacak.

Özbekistan, TDT'ye 2019 yılında katıldı.

Özbek hükümetine göre ülke, üyeliğinden bu yana çeşitli alanlarda 85'ten fazla girişim önerdi.

Ankara Zirvesi'nde yeni genel sekreterin atanması da bekleniyor.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Mehmet Seyfettin Erol, genel sekreterlik görevine ilk kez Özbekistan'dan bir temsilcinin getirilebileceğini değerlendiriyor.

Böyle bir atama, Taşkent'in teşkilatın daimi kurumları içindeki temsilini güçlendirebilir.

Erol'a göre Türkiye ile Özbekistan arasındaki işbirliği ticaret, yatırım, enerji, dijitalleşme ve ulaştırma alanlarında TDT'nin faaliyetlerini hızlandırabilir.

Kazakistan ile Özbekistan transit taşımacılıkta rakip

Özbekistan'ın ulaştırma politikası, ülkenin denize doğrudan erişimi bulunmaması nedeniyle özel önem taşıyor.

Taşkent yönetimi, uluslararası pazarlara ulaşmak için komşu ülkeler üzerinden geçen alternatif demiryolu ve kara yolu bağlantılarını geliştirmeye çalışıyor.

Bu çerçevede inşası devam eden Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu öne çıkıyor.

Proje, Çin'den batıya taşınan yüklerin bir bölümünü Kazakistan üzerinden geçen güzergâhlardan farklı bir hatta yönlendirebilir.

Özbekistan, yeni demiryolunun Orta Koridor'a bağlanmasını da öneriyor.

Ancak böyle bir bağlantı kurulsa bile Kazakistan ve Özbekistan'ın uluslararası transit yükleri çekmek için rekabet etmeye devam etmesi bekleniyor.

TDT bu projeler arasında koordinasyon sağlayabilir. Bununla birlikte altyapı finansmanı, tarifeler ve ulusal ulaştırma politikaları üzerindeki karar yetkisi üye devletlerde bulunuyor.

Türk Devletleri Teşkilatı ortak pazara dönüşebilir mi?

Türk Devletleri Teşkilatı, 2009 yılında Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi adıyla kuruldu.

Kuruluş, 2021 yılında bugünkü adını aldı.

Teşkilatın tam üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan.

Macaristan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ise gözlemci statüsünde bulunuyor.

KKTC yalnızca Türkiye tarafından bağımsız devlet olarak tanınıyor. Bu nedenle KKTC'nin teşkilattaki konumu bazı diplomatik tartışmalara da konu oluyor.

TDT son yıllarda Türk Yatırım Fonu dahil çeşitli ekonomik işbirliği mekanizmaları oluşturdu.

Üye ülkeler arasında gümrük idareleri, ulaştırma şirketleri ve iş dünyası kuruluşları düzeyindeki temaslar da geliştiriliyor.

Ancak teşkilat bünyesinde henüz ortak pazar bulunmuyor.

Kazakistan ve Kırgızistan, Avrasya Ekonomik Birliği'nin gümrük kurallarına tabi.

Diğer üyeler ise kendi ticaret rejimleri ve uluslararası anlaşmaları çerçevesinde faaliyet gösteriyor.

Bu farklılıklar, ortak gümrük tarifesi veya serbest dolaşım gibi daha ileri ekonomik bütünleşme adımlarını zorlaştırıyor.

Uzmanlar kurumsal işbirliğinin güçlendirilmesini öneriyor

İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi ve Haydar Aliyev Avrasya Çalışmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Yaşar Sarı, teşkilatın genişlemesinden veya yeni bir jeopolitik blok oluşturulmasından önce mevcut kurumların güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

CASPIA Lab'e verdiği değerlendirmede Sarı, ekonomik bütünleşmenin, ulaştırma işbirliğinin ve bölgesel koordinasyonun geliştirilmesini savundu.

TDT'nin yatırım projelerine finansman sağlama ve ülkeler arasındaki müzakereleri kolaylaştırma kapasitesi bulunuyor.

Bununla birlikte üye ülkelerin farklı uluslararası yükümlülükleri, ortak hareket alanını sınırlıyor.

Özellikle taşımacılık ücretlerinin düşürülmesi, sınır geçişlerinin hızlandırılması ve gümrük işlemlerinin uyumlaştırılması, siyasi bildirilerden daha ayrıntılı teknik ve ekonomik anlaşmalar gerektiriyor.

Ankara Zirvesi'nde beklentiler

Türkiye'nin dönem başkanlığını devralacağı Ankara Zirvesi, TDT'nin ekonomik ve siyasi işbirliğini geliştirmeye yönelik önceliklerini belirleyecek.

Zirvede ulaştırma, yatırım, enerji, dijitalleşme ve güvenlik alanlarında alınacak kararların yanı sıra yeni genel sekreterin kim olacağı da önem taşıyor.

Türkiye açısından Orta Koridor'un geliştirilmesi, Çin ile Avrupa arasındaki taşımacılıktan daha fazla pay alınması ve Orta Asya ile ekonomik bağların güçlendirilmesi başlıca hedefler arasında yer alıyor.

Kazakistan ve Özbekistan ise kendi ulaştırma projelerini geliştirirken alternatif güzergâhlar üzerinden transit gelirlerini artırmaya çalışıyor.

Teşkilatın bu farklı öncelikleri ne ölçüde koordine edebileceği, önümüzdeki dönemde ekonomik işbirliğinin gelişimini belirleyecek.

TimesCA

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Fransa Senatosu’ndan Tartışmalı Tasarı: Gösterilerdeki Maddi Zarar Protestoculara Yansıtılabilir
Dünya

Fransa Senatosu’ndan Tartışmalı Tasarı: Gösterilerdeki Maddi Zarar Protestoculara Yansıtılabilir

PARİS — Fransa Senatosu, gösteriler sırasında yaşanan olaylarda meydana gelen maddi zararlardan protestocuların mali açıdan sorumlu tutulmasını öngören ve en yüksek ceza sınırını 10 bin euro olarak belirleyen yasa tasarısını kabul etti. Düzenlemenin resmen yasalaşabilmesi için, siyasi açıdan bölünmüş bir yapıya sahip olan Ulusal Meclis'te de kabul edilmesi gerekiyor.

29 Ekim 2026