ANALİZ: Yabancılar Türkiye’ye ısınmaya başladı
Yabancı yatırımcı Türkiye’ye yeniden ısınıyor. Swap ve tahvillere talep artarken güçlü TL politikası öne çıkıyor; ancak hisselere ilgi hâlâ sınırlı.
19 Ağustos 2026

TCMB’nin günlük bilanço verileri, rezervlerdeki yükselişin bu hafta da devam ettiğine işaret ediyor. Yaz aylarında cari açığın kapanmasının yanı sıra, yabancı yatırımcıların swap ve PPF kanalıyla yüksek miktarda Türkiye pozisyonu almaları da rezerv görünümünü destekliyor.
Kesin olmamakla birlikte, sistemde 40 milyar dolar civarında swap pozisyonu bulunduğu duyumları var. Kısa vadeli sıcak para girişlerinin istikrarsızlık ve ani çıkış riski yaratabileceğine ilişkin kaygılar da artıyor. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanlığı, kısa vadeli sıcak para girişlerine yönelik vergilendirme seçeneğinin değerlendirilebileceğini duyurdu.
Peki gelişmekte olan piyasaların çalkantılı olduğu, Türkiye ekonomisinin ciddi biçimde soğuduğu ve sürekli yükselen petrol fiyatlarının yeni bir enflasyon riski yarattığı bir dönemde yabancının gözü neden Türkiye’ye döndü?
Güçlü TL politikasına güven artıyor
İlk ve en önemli neden, fon dünyasında TCMB’nin bir sonraki seçime kadar güçlü TL politikasından vazgeçmeyeceği algısının giderek yerleşmesi.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, yaklaşan seçimler nedeniyle OVP'nin harcama hedeflerinin gevşetileceği yönündeki haberleri telaşla yalanlaması da ekonomi yönetiminin 2027'de kemer sıkma politikasını sürdürmek istediğinin bir göstergesi olarak okunabilir.
Biraz daha spekülatif olarak, son günlerde Batı basınında çoğalan Mekke Paktı analizlerinin Türkiye’ye yönelik tematik ilgiyi artırdığı da söylenebilir.
Peki swap piyasasındaki yabancı ilgisi verilerle doğrulanabilir mi? Ve yabancı para neden aynı ölçüde hisse senetlerine uğramıyor?
TL riskine karşı sigortanın maliyeti geriledi
Türev piyasalarındaki opsiyon verileri, yatırımcıların TL’ye ilişkin risk algısında belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor.
Dolar karşısında TL satma hakkı veren üç ay vadeli opsiyonların primi, yani 25-delta risk reversal, temmuz ayında yüzde 9,06'ya kadar geriledikten sonra yüzde 9,15 civarında dengelendi.
Bu seviye, yatırımcıların TL’de olası bir değer kaybına karşı korunmak için Mart 2025’ten bu yana görülen en düşük primlere yakın fiyatlar ödediğini gösteriyor.
Opsiyon piyasasındaki hareket, TL’deki değer kaybını tüketici enflasyonunun altında tutmayı hedefleyen reel değerlenme stratejisinin yatırımcılar tarafından giderek daha güvenilir bulunduğuna işaret ediyor.
TCMB Başkanı Fatih Karahan da son Enflasyon Raporu sunumunda, “Türk lirasına olan güveni korumanın ve TL'nin cazibesini sürdürmenin” temel öncelikler arasında bulunduğunu vurgulamıştı.
BBVA Stratejisti Tufan Cömert'e göre Karahan'ın mesajları, TL varlıklara talebi canlı tutmanın para politikası açısından ikincil bir unsur değil, çerçevenin ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha teyit ediyor.
Cömert: Yabancı takip ediyor ama büyük risk almıyor
BBVA MENA ve Türkiye Stratejisti Tufan Cömert ise yabancı yatırımcının Türkiye’ye ilgisinin niteliğine dikkat çekiyor.
Cömert, CNBC-e yayınında:
“Türkiye tahvil piyasasında yabancı payı tekrar yüzde 10'lara yükseldi. En çok teveccühü ise swap piyasasına gösteriyorlar. Dolayısıyla çok risk alan yatırımcılar değil. Yabancı, piyasaları takip ediyor ama risk almıyor.”
değerlendirmesinde bulundu.
Bu tablo, yabancı yatırımcının Türkiye’ye yeniden ısınmaya başladığını, ancak henüz uzun vadeli ve yüksek riskli pozisyonlara güçlü biçimde yönelmediğini gösteriyor. Swap ve tahvil piyasası tercih edilirken, hisse senetlerinde aynı ölçüde bir yabancı ilgisi görülmüyor.
Cömert ayrıca piyasada TCMB'nin eylülden itibaren fonlamanın bir bölümünü haftalık repoya kaydırabileceği beklentisinin ağırlık kazandığını belirtti. Yıl sonu enflasyonunun yüzde 30 civarında gerçekleşebileceğini ifade eden Cömert, 2027 enflasyon görünümünün de çok umut verici olmadığını söyledi.
Petrolün uzun süre 80-90 dolar bandında kalabileceğine dikkat çeken Cömert'e göre küresel tarafta Fed'in bu yıl faiz artırmaması mümkünken, Avrupa'da ve Japonya'da daha sıkı para politikası riski devam ediyor.
ParaAnaliz: İlgi var, fakat henüz aşk değil
Son veriler yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışının iyileştiğini gösteriyor. Güçlü TL politikası, yüksek reel getiri ve kur riskinin daha öngörülebilir hale gelmesi özellikle swap ve tahvil piyasasını cazip kılıyor.
Ancak yabancının tercih ettiği araçlar aynı zamanda hikâyenin sınırlarını da ortaya koyuyor. Yatırımcı Türkiye’yi yeniden izliyor ve TL pozisyonu alıyor, fakat hisse senetlerine güçlü biçimde dönerek uzun vadeli Türkiye riskini üstlenmeye henüz hazır görünmüyor.
Dolayısıyla şimdilik en doğru tanım şu olabilir: Yabancılar Türkiye’ye ısınıyor, ama henüz âşık olmadılar.



