ANALİZ: Cari açık 40,7 milyar dolara çıktı—petrol şoku yıl sonu için yeni risk
Cari denge temmuzda 36 milyon dolar fazla verdi, 12 aylık açık 40,7 milyar dolara çıktı. Kurumlar yıl sonunda 50-54 milyar dolar açık bekliyor.
11 Eylül 2026

Türkiye’nin cari işlemler dengesi temmuz ayında yalnızca 36 milyon dolar fazla vererek piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. Yılın ilk yedi ayındaki cari açık 34,8 milyar dolara, 12 aylık açık ise 40,7 milyar dolara yükseldi. Yaz aylarında turizm gelirlerinin desteğiyle cari dengenin geçici olarak fazla vermesi beklenirken, aracı kurumların yıl sonu cari açık tahminleri 50-54 milyar dolar aralığında bulunuyor. Son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş ise görünüm açısından en önemli risk haline geldi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) açıkladığı temmuz ayı ödemeler dengesi verileri, cari açıktaki genişlemenin devam ettiğine işaret etti.
Cari işlemler dengesi temmuz ayında 36 milyon dolar fazla verdi. Bu rakam 615 milyon dolarlık kurum tahmininin ve 650 milyon dolarlık piyasa medyan beklentisinin oldukça altında kaldı.
Böylece ocak-temmuz dönemindeki toplam cari açık 34,8 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde açık 24,3 milyar dolar seviyesindeydi.
12 aylık birikimli cari açık da hazirandaki 38,9 milyar dolardan temmuzda 40,7 milyar dolara yükseldi.
Dolayısıyla temmuz ayında teknik olarak küçük bir cari fazla verilmesine rağmen ana eğilim cari dengede bozulmanın sürdüğünü gösteriyor.
Çekirdek cari denge 5 milyar dolar fazla verdi
Enerji ve altın hariç tutulduğunda cari dengedeki görünüm belirgin biçimde daha güçlü.
Altın ve enerji hariç cari işlemler dengesi temmuz ayında yaklaşık 5 milyar dolar fazla verdi.
Ancak 12 aylık birikimli çekirdek cari fazla hazirandaki 29 milyar dolardan 27,8 milyar dolara geriledi.
Bu ayrışma, Türkiye'nin cari açık dinamiğinde enerji ve altın ithalatının oynadığı kritik rolü bir kez daha ortaya koyuyor.
Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise hazirandaki 8,6 milyar dolardan temmuzda 5,6 milyar dolara geriledi.
Geçen yılın temmuz ayında dış ticaret açığı 4,5 milyar dolar seviyesindeydi.
Temmuz ayında altın ithalatı 946 milyon dolar, altın ihracatı ise 484 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Turizm cari açığı frenledi
Yaz sezonunun etkisi hizmetler dengesi üzerinden cari açığı önemli ölçüde sınırladı.
Temmuz ayında hizmetler dengesi 8,2 milyar dolar net gelir sağladı.
Bunun yaklaşık 6 milyar doları seyahat gelirlerinden kaynaklandı.
12 aylık verilere göre hizmetler dengesi toplam 63,5 milyar dolar fazla verirken, birincil gelir dengesi 25,2 milyar dolar, ikincil gelir dengesi ise 1,9 milyar dolar açık verdi.
Önümüzdeki aylarda turizm sezonunun desteğinin devam etmesi, cari dengenin kısa vadede yeniden fazla vermesine yardımcı olabilir.
Portföy yatırımlarından 5,8 milyar dolar net giriş
Cari açığın finansmanı tarafında temmuz ayında güçlü bir görünüm vardı.
Tacirler'in hesaplamalarına göre brüt portföy girişleri 8,6 milyar dolara ulaştı.
Bunun:
2,4 milyar doları DİBS,
1,7 milyar doları Hazine Eurobondları,
2,5 milyar doları özel sektör tahvilleri,
2 milyar doları yatırım fonu payları
üzerinden gerçekleşti.
Hisse senetlerine giriş ise yalnızca 22 milyon dolar ile oldukça sınırlı kaldı.
Türk yatırımcıların yurtdışında gerçekleştirdiği 2,8 milyar dolarlık portföy yatırımı dikkate alındığında, portföy kanalından temmuz ayındaki net sermaye girişi 5,8 milyar dolar oldu.
Yılın ilk yedi ayında Türkiye'ye 19,6 milyar dolarlık portföy girişi gerçekleşirken, yurtdışına yapılan 14,9 milyar dolarlık yatırımlar nedeniyle net giriş 4,7 milyar dolarda kaldı.
Özel sektör dış borçlanması finansmanın ana kaynaklarından biri
Ödemeler dengesinin finansman tarafındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri özel sektörün yurtdışı borçlanmasındaki artış.
Temmuz ayında bankalar yurtdışından net 1,7 milyar dolar, şirketler ise 2 milyar dolar kredi kullandı.
Böylece özel sektörün dış kredi kanalından sağladığı finansman 3,7 milyar dolara ulaştı.
Uzun vadeli kredilerde borç çevirme oranının bankalarda %136, şirketlerde ise %207 seviyesinde gerçekleştiği hesaplanıyor.
Son 12 aylık dönemde özel sektörün uzun vadeli net dış kredi borçlanması ise 42 milyar doları aşmış durumda.
Bu tablo Türkiye'nin dış finansmana erişiminde önemli bir iyileşmeye işaret etse de cari açığın finansman kompozisyonunda borç yaratıcı sermaye girişlerinin ağırlığının arttığını da gösteriyor.
Doğrudan yatırımlar hâlâ zayıf
Finansman kompozisyonunun zayıf halkası ise doğrudan yabancı yatırımlar olmaya devam ediyor.
Temmuz ayında Türkiye'ye 1,2 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişi gerçekleşirken, Türkiye'den yurtdışına yapılan yatırımlar 600 milyon dolar oldu.
Böylece net doğrudan yatırım girişi yalnızca 600 milyon dolar seviyesinde kaldı.
Son 12 aylık dönemde ise doğrudan yatırımlar kanalında 300 milyon dolarlık net çıkış bulunuyor.
Bu görünüm, cari açığın finansmanında uzun vadeli ve kalıcı sermaye yerine portföy yatırımları ve dış borçlanmanın daha fazla ağırlık kazandığını ortaya koyuyor.
Ağustosta yeniden güçlü cari fazla bekleniyor
Öncü dış ticaret ve turizm verileri ağustos ayında cari dengenin yeniden güçlü bir fazla verebileceğine işaret ediyor.
Tacirler, dış ticaret açığının ağustosta 5,2 milyar dolara gerilemesi ve turizm gelirlerinin desteğiyle 3,5-4 milyar dolar civarında cari fazla bekliyor.
Gedik Yatırım'ın tahmini ise daha yüksek.
Kurum, ağustos ayında ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 2 milyar dolara gerilemesini, seyahat gelirlerinin 7 milyar doların üzerine çıkmasını ve hizmetler dengesi fazlasının yaklaşık 9,5 milyar dolar olmasını bekliyor.
Bu varsayımlar altında Gedik Yatırım'ın ağustos cari fazla tahmini 4,4 milyar dolar.
Ancak ağustosta verilecek cari fazlaya rağmen 12 aylık birikimli cari açığın baz etkileri nedeniyle yükselmeye devam etmesi bekleniyor.
Tacirler, 12 aylık açığın ağustosta 41,5-42 milyar dolar civarına çıkabileceğini tahmin ediyor.
Yıl sonunda 50-54 milyar dolar cari açık bekleniyor
Aracı kurum tahminleri cari açığın yaz aylarındaki geçici iyileşmenin ardından yılın kalan bölümünde yeniden yükselmesini bekliyor.
Tacirler, 2026 sonunda cari açığın yaklaşık 50 milyar dolara, yani GSYH'nin yaklaşık %2,8'ine ulaşmasını öngörüyor.
Gedik Yatırım ise daha ihtiyatlı ve yıl sonu cari açık tahminini 54 milyar dolar, yani GSYH'nin yaklaşık %3'ü seviyesinde koruyor.
Bu tahminlere göre Türkiye'nin güçlü ihracat performansı cari açığın genişlemesini sınırlasa da enerji ve enerji dışı ara malı ithalatı dış denge üzerinde baskı yaratmaya devam edecek.
Yeni petrol şoku hesapları bozabilir
Cari denge açısından bundan sonraki en büyük risk enerji fiyatları.
Albaraka Türk, küresel jeopolitik gelişmelerin taşımacılık gelirlerini artırarak hizmetler dengesine olumlu katkıda bulunduğunu, ancak aynı gelişmelerin petrol fiyatlarını yükselterek enerji ithalatı üzerinden cari dengeyi olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor.
Üstelik petrol fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret ve cari denge üzerindeki etkileri hemen ortaya çıkmıyor.
Kurum, enerji fiyatlarındaki artışın 6-9 aylık gecikmeyle cari denge üzerinde daha belirgin hale gelebileceğini değerlendiriyor.
Bu nedenle son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, 2026'nın son aylarından ziyade 2027'nin ilk ayları açısından da önemli bir dış denge riski oluşturabilir.
Cari açıkta finansman kadar finansmanın kalitesi de önemli
Temmuz verisinin ortaya koyduğu tablo iki yönlü.
Bir tarafta Türkiye cari açığını finanse etmekte şu aşamada belirgin bir sorun yaşamıyor. Portföy girişleri güçlü, bankalar ve şirketler yurtdışından yüksek oranlarda borç çevirebiliyor ve mevduat kanalı da finansmana katkı sağlıyor.
Diğer tarafta ise 12 aylık cari açık 40,7 milyar dolara yükselmiş durumda ve finansmanın giderek daha büyük bölümü borç yaratıcı sermaye girişlerinden sağlanıyor.
Doğrudan yabancı yatırımların zayıf kalması bu açıdan önemli.
Yaz aylarında turizm gelirleri cari açığı geçici olarak frenleyebilir. Ancak yılın son bölümünde mevsimsel turizm desteğinin azalması, enerji ithalatının devam etmesi ve özellikle petrol fiyatlarının yüksek seviyelerini koruması halinde cari açık yeniden hızlanabilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca cari açığın büyüklüğü değil, açığın hangi tür sermaye girişleriyle finanse edildiği de Türkiye'nin dış kırılganlığı açısından yakından izlenmeli.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



