ANALİZ: ABD'de istihdam beklentileri aştı, Fed'in aralık ayında faiz artırma ihtimali güçlendi
ABD'de ekimde istihdam 165 bin arttı, işsizlik yüzde 4,1'e geriledi. Güçlü veriler Fed'in aralıkta faiz artırma ihtimalini yüzde 81'e taşıdı.
6 Kasım 2026

ABD ekonomisi ekim ayında 165 bin yeni istihdam yaratarak piyasa tahminlerini geride bıraktı. İşsizlik oranı yüzde 4,1'e gerilerken, önceki iki aya ilişkin verilerin de yukarı yönlü revize edilmesi işgücü piyasasının gücünü ortaya koydu. İstihdam verilerinin ardından Fed'in aralık ayında faiz artırma olasılığı vadeli piyasalarda yüzde 81'e yükseldi. Ekonomistler, güçlü istihdam ve hedefin üzerinde seyreden enflasyonun ABD Merkez Bankası'na para politikasını daha da sıkılaştırmak için alan sağladığını belirtiyor.
ABD ekonomisi ekimde 165 bin kişiye yeni istihdam sağladı
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun (BLS) cuma günü açıkladığı ekim ayı tarım dışı istihdam verileri, Amerikan ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen güçlü kalmayı sürdürdüğünü gösterdi.
Tarım dışı istihdam ekimde 165 bin kişi artarak ekonomistlerin bütün tahminlerini aştı. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1'e geriledi.
İstihdam artışı sağlık, profesyonel ve ticari hizmetler ile imalat sanayisi başta olmak üzere ekonominin birçok sektörüne yayıldı.
Özel sektör istihdamındaki artış mart ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Ağustos ve eylül aylarına ilişkin istihdam verilerinin toplam 84 bin kişi yukarı yönlü revize edilmesi de işgücü piyasasının daha önce açıklanandan güçlü olduğunu ortaya koydu.
Böylece ekim sonunda üç aylık ortalama istihdam artışı 137 bine yükseldi. Önceki üç aylık dönemde ortalama yalnızca 28 bin seviyesindeydi.
RBC Capital Markets ABD Ekonomisi Direktörü Mike Reid, raporun hemen her açıdan güçlü olduğunu belirterek işgücü piyasasında belirgin bir zayıflık bulmanın zorlaştığını söyledi.
Fed'in aralık ayında faiz artırma ihtimali yüzde 81'e çıktı
Güçlü istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) aralık toplantısında politika faizini yeniden artırabileceği beklentilerini kuvvetlendirdi.
Hafta boyunca hisse senedi piyasalarında yaşanan sert satışlar, Fed'in finansal koşullardaki sıkılaşmayı dikkate alarak faiz artırımını erteleyebileceği yönünde spekülasyonlara neden olmuştu.
Ancak ekim istihdam raporu bu beklentileri zayıflattı.
CME FedWatch verilerine göre, aralık ayında faiz artırımı olasılığı perşembe günkü yüzde 67 seviyesinden veri sonrasında yüzde 81'e yükseldi.
JPMorgan ABD Başekonomisti Michael Feroli, hisse senetlerindeki birkaç puanlık gerilemenin Fed'in para politikası kararını değiştirmesini gerektirmediğini belirtti.
Feroli'ye göre ekonomik veriler, işgücü piyasasındaki aşağı yönlü risklere karşı ilave bir koruma önlemi alınmasına ihtiyaç olmadığını gösteriyor.
JPMorgan, aralık ayında faiz artırımı beklentisini koruyor.
Jefferies Başekonomisti Thomas Simons da güçlü istihdam verileri ile yüksek enflasyonun birlikte değerlendirilmesi halinde aralık ayında faiz artırımının neredeyse kesin hale geldiğini söyledi.
Enflasyon yüzde 3,6: Fed'in önceliği fiyat istikrarı
ABD'de enflasyonun yeniden hızlanması, Fed'in para politikasında karşı karşıya bulunduğu temel sorun olmaya devam ediyor.
Eylül ayında yıllık kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu yüzde 3,6'ya ulaştı.
Bu oran, Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin oldukça üzerinde bulunuyor.
Enflasyonun yüksek seyretmesinde İran savaşı nedeniyle artan enerji maliyetleri ve yapay zekâ yatırımlarının yarattığı talep baskısı etkili oldu.
Fed, eylül ayında politika faizini artırmış, ekim toplantısında ise yeni ekonomik verileri değerlendirmek amacıyla faizleri sabit tutmuştu.
Fed Başkanı Kevin Warsh, geçen hafta yaptığı açıklamada istihdam koşullarını oldukça olumlu olarak nitelendirmiş ve merkez bankasının fiyat istikrarına odaklandığını vurgulamıştı.
EY-Parthenon Başekonomisti Gregory Daco, güçlü istihdam artışı ve yüzde 4,1'lik işsizlik oranının Fed'in işgücü piyasasındaki zayıflıktan kaygılanmasını gerektirmediğini belirtti.
Daco, enflasyonun hedefin üzerinde kalması nedeniyle para politikasında ilave sıkılaştırmanın gerekli olduğunu savunarak aralık ayında 25 baz puanlık faiz artırımı beklediklerini açıkladı.
Sağlık ve imalat sanayisinde güçlü işe alımlar
Ekim ayında istihdam artışının sektörler arasında geniş bir tabana yayılması raporun dikkat çeken özelliklerinden biri oldu.
Sağlık ve sosyal yardım sektörlerinde yaklaşık 55 bin yeni istihdam yaratıldı. Bu, son altı ayın en güçlü artışı oldu.
Sağlık sektörü son yıllarda ABD'deki istihdam artışının en önemli kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.
İmalat sanayisinde de istihdam artışı hızlandı.
Özellikle bilgisayar ve elektronik ürün imalatında son dört yılın en güçlü işe alımları gerçekleşti.
Veri merkezlerine yönelik yatırımlar ve YZ altyapısına olan talep, yıl boyunca inşaat ve imalat sanayisindeki istihdamı destekledi.
Konut dışı inşaat faaliyetlerinde çalışan sayısı artmaya devam ederken, konut inşaatındaki iş kayıpları toplam inşaat istihdamını sınırladı.
EY-Parthenon ekonomistleri Gregory Daco ve Lydia Boussour, ABD ekonomisinin potansiyel büyüme hızının üzerinde genişlediğini belirtti.
Ekonomistlere göre şirketler verimlilik artışına, teknoloji kullanımına ve personel maliyetlerinin kontrolüne daha fazla önem verseler de talebin güçlü olduğu alanlarda işe alımları sürdürüyor.
YZ istihdam piyasasını nasıl etkiliyor?
Ekim raporu, yapay zekâ teknolojilerinin istihdam üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmalara da yeni veriler ekledi.
Yıl boyunca iş kayıplarının ve YZ kullanımının görece hızlı arttığı bilgi teknolojileri ve finans sektörlerinde ekim ayında istihdamın istikrar kazanmaya başladığına ilişkin ilk işaretler görüldü.
Bununla birlikte Goldman Sachs ekonomistleri, hafta içinde yayımladıkları değerlendirmede YZ kullanımının işgücü piyasası üzerindeki etkilerinin son aylarda daha görünür hale geldiğini belirtti.
Goldman Sachs'a göre, imalat dışı sektörlerde YZ kullanımının daha yüksek olduğu alanlarda istihdam artışı daha zayıf, işsizlik oranları ise daha yüksek seyrediyor.
Bu bulgular, YZ yatırımlarının bir yandan veri merkezi ve teknoloji altyapısında yeni istihdam yaratırken diğer yandan bazı hizmet sektörlerinde işgücü talebini sınırlayabildiğini gösteriyor.
Ücret artışında karışık sinyaller
İstihdam raporunun ücret göstergeleri ise farklı yönlere işaret etti.
Ortalama saatlik kazançlar ekimde bir önceki aya göre yüzde 0,4 arttı. Bu oran piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
Buna karşılık yıllık ücret artışı yüzde 3,1'de kalarak 2021'den bu yana görülen en düşük seviyelerden birine eşit oldu.
Yıllık ücret artışının sınırlı kalması, işgücü piyasasının güçlü olmasına rağmen ücret kaynaklı enflasyon baskılarının kontrolsüz biçimde hızlanmadığına işaret ediyor.
Ancak aylık artışın beklentileri aşması, Fed'in ücret gelişmelerini izlemeyi sürdüreceğini gösteriyor.
Ücretlerin enflasyon karşısındaki performansı, bu hafta gerçekleştirilen ABD ara seçimlerinde seçmenlerin ekonomik memnuniyetsizliğinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıktı.
İşsizlik oranının düşük kalmasına rağmen 2026'nın büyük bölümünde ücret artışlarının enflasyonun gerisinde seyretmesi, hanehalklarının satın alma gücü üzerinde baskı yarattı.
İş bulmak hâlâ kolay değil
Manşet istihdam verileri güçlü olsa da raporun ayrıntıları işgücü piyasasındaki bazı yapısal sorunların devam ettiğini gösterdi.
İşgücüne katılım oranı ekimde yüzde 61,9'a yükselerek mart ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Buna karşılık ekonomik nedenlerle yarı zamanlı çalışanların sayısı altı ayın zirvesine çıktı.
Geniş tanımlı işsizlik göstergesinde de artış yaşandı.
İşsiz kalma süresinin medyanı 11,9 haftaya ulaşarak 2021'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
Bu durum, mevcut çalışanların işlerini korumakta görece başarılı olmalarına rağmen işsiz kalanların yeni iş bulmakta zorlanabildiğine işaret ediyor.
İşgücü piyasasındaki işe giriş ve işten ayrılma hareketliliğinin tarihsel olarak düşük seyretmesi de yeni iş fırsatlarına erişimi sınırlıyor.
Dolayısıyla güçlü manşet istihdam artışı, işgücü piyasasındaki bütün sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Tahvil faizleri ve dolar ilk aşamada yükseldi
İstihdam verilerinin açıklanmasının ardından ABD tahvil faizleri ve dolar ilk aşamada yükseldi.
Para piyasalarında Fed'in daha fazla faiz artırabileceği beklentisinin güçlenmesi, özellikle kısa vadeli tahvil getirilerini etkiledi.
Para politikası beklentilerine duyarlı iki yıllık ABD tahvil faizi, gün içinde 4,49 seviyesinde işlem gördü.
İlk piyasa tepkisinin ardından tahvil ve döviz piyasalarındaki hareketlerin bir bölümü geri alındı.
Hisse senedi piyasalarında ise Fed'in olası faiz artırımlarının ekonomik büyüme ve şirket değerlemeleri üzerindeki etkileri izleniyor.
Özellikle YZ yatırımlarının yüksek sermaye harcamalarına dayandığı teknoloji sektöründe, faiz beklentilerindeki değişiklikler yatırımcıların odağında bulunuyor.
Bloomberg Economics: Aralıkta faiz sabit kalabilir
İstihdam verileri faiz artırımı beklentilerini güçlendirse de ekonomistler arasında tam bir görüş birliği bulunmuyor.
Bloomberg Economics ekonomistleri Anna Wong, Andrew Sacher ve Eliza Winger, ekim ayındaki güçlü ve geniş tabanlı istihdam artışının yaz aylarındaki yavaşlamanın ilk açıklanandan daha sınırlı olduğunu gösterdiğini belirtti.
İşsizlik oranındaki düşüş ve ücret artışındaki toparlanmanın, işgücü piyasasının bekledikleri ölçüde gevşemediğine işaret ettiğini vurguladılar.
Buna rağmen Bloomberg Economics, finansal koşullardaki sıkılaşma nedeniyle Fed'in aralık ayında faizleri sabit tutabileceği görüşünü koruyor.
Ekonomistler, bununla birlikte yeni bir faiz artırımı riskinin yükseldiğini kabul ediyor.
Fed yetkilileri aralık toplantısından önce bir istihdam raporu daha ve yeni enflasyon verilerini değerlendirme fırsatı bulacak.
Aralık kararı için gözler enflasyon verilerinde
Ekim ayı istihdam raporu, ABD ekonomisinin güçlü tüketim harcamaları ve şirket yatırımlarının desteğiyle büyümeyi sürdürdüğünü ortaya koydu.
Son beş yıldır işsizlik oranının yüzde 4,5 veya altında kalması, ABD işgücü piyasasında kaydedilen en uzun süreli düşük işsizlik dönemlerinden birine işaret ediyor.
Bununla birlikte yüzde 3,6'lık PCE enflasyonu, Fed'in fiyat istikrarı hedefinden uzak olduğunu gösteriyor.
Aralık toplantısı öncesinde açıklanacak yeni istihdam ve enflasyon verileri, Fed'in faiz artırımına devam edip etmeyeceği açısından belirleyici olacak.
Piyasalarda faiz artırımı olasılığı yüzde 81'e yükselmiş olsa da nihai karar, enflasyon görünümü ile finansal koşullardaki gelişmelere bağlı olacak.
FT, Bloomberg
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




