Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Dünya Ekonomisi

ABD’de enflasyon beklentileri küresel risk iştahını belirleyecek

2021 yılına, aşılamaya ilişkin olumlu gelişmeler, merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmesi, mali teşvik beklentileri, küresel ekonomide senkronize toparlanma süreci ve ABD’de Biden yönetiminde uluslararası ilişkilerde daha öngörülebilir bir dönem beklentisi gibi faktörlerin desteğiyle küresel çapta güçlü risk iştahı ile girilmişti.

27 Nisan 2021

ABD’de enflasyon beklentileri küresel risk iştahını belirleyecek

2021 yılına, aşılamaya ilişkin olumlu gelişmeler, merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmesi, mali teşvik beklentileri, küresel ekonomide senkronize toparlanma süreci ve ABD’de Biden yönetiminde uluslararası ilişkilerde daha öngörülebilir bir dönem beklentisi gibi faktörlerin desteğiyle küresel çapta güçlü risk iştahı ile girilmişti.

Nisan ortası itibariyle, Dünya nüfusunun sadece %7’si en az 1 doz aşılamaya kavuşmuş durumda. Aşılama hızında ABD ve İngiltere gibi belli ülkeler dışında hedeflerin çok geride kalınmasına ve daha öncekileri de geçen üçüncü dalga vaka artışlarına karşın, ekonomilerin Covid-19 tedbirleri ile birlikte yaşamaya artık adapte olmalarının da yardımıyla, Global ekonomik aktivitedeki ivmelenme yılın ilk çeyreğinde de devam etti.

ABD’de beklentilerin de çok ötesine geçen mali teşvik paketlerinin de desteğiyle, ABD ekonomisi başta olmak üzere Global büyüme tahminlerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlar ve emtia ve navlun fiyatlarındaki hızlı artışlara bağlı olarak enflasyon beklentileri ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki kayda değer artış (beklenilenden çok önce), küresel risk iştahında Şubat ortalarından itibaren önemli bir bozulmaya yol açtı.

FED Başkanı Powell ve ABD Hazine Bakanı Yellen’in telkinleri ve destekleyici duruş söylemleriyle, ABD tahvil faizleri şimdilik dengelenmiş, risk iştahı yeniden bir miktar güç kazanmış görünüyor. Ancak, ekonomilerdeki normalleşmeyle birlikte Global ekonomik aktivitede canlanmanın devam etmesi ve enflasyonun da beklentilerin üzerine seviyelere yükselmesi ihtimali azımsanmayacak ölçüde yüksek görünüyor. Covid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan hammadde sıkıntıları ve navlun fiyat artışları da enflasyonist riskleri arttırıyor. Her ne kadar, FED enflasyondaki yükselişin geçici olacağı konusunda piyasayı ikna etmeye çalışsa da, enflasyon artışı piyasalarda paniği arttırabilir.

Uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin tarihsel süreç içinde halen çok düşük seviyelerde seyrettiği de göz önüne alındığında, 10-yıllık tahvil faizlerinin sene içinde %2,0 seviyelerini aşması kaçınılmaz görünüyor. Hatta, 10-yıllık tahvil faizleri için 2021 içinde %2,0 civarı seviyeler artık genel piyasa beklentisine dönüşmüş durumda. Buna karşın, tahvil faizlerindeki ek yükselişler (örneğin %2,5’e doğru) halen hisse senedi endekslerinde sert satışlara yol açabilir. Ancak, bunun baz senaryomuz dahilinde olmadığını belirtelim.

Yurtiçinde, bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme beklemiyoruz 20 Mart gecesi TCMB’deki başkan değişimi, TL varlıklarda çok ciddi volatilite artışına neden oldu. Bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede önemli bir iyileşme olmasını beklemiyoruz. Buna karşın, en azından sıkı para politikası duruşunun korunması, TL’nin dengelenmesine, hatta dışsal faktörlere de bağlı olarak bir miktar değerlenmesine katkı sağlayabilir.

Mevcut enflasyon eğiliminin kısa vadede (Ağustos/Eylül’den önce) para politikasında gevşemeye izin vermediğini düşünüyoruz. Politika faizini sene sonunda %17,0 civarında öngörmekle birlikte, TCMB’nin daha yüklü bir indirim süreci yürütmesi ihtimalini göz ardı etmiyoruz.

TL’nin yılın genelinde zayıf kalmaya devam etmesi muhtemel görünüyor. Sene başında 7,90 olarak öngördüğümüz 2021 yılı ortalama USD/TL için tahminimiz, 8,20-8,25 olarak şekilleniyor.

Daha önce, Nisan ayında kabaca %17,0 seviyesinde zirve yapmasını beklediğimiz TÜFE enflasyonunda artık Mayıs ayında %18’li seviyelerin görülebileceğini düşünüyoruz. Sene sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi ise %11,3’ten %15,0 revize ediyoruz.

Turizm ve inşaatta devam eden zayıflığa karşın, imalat sanayi aktivitesi halen çok güçlü seyrediyor. Devam eden büyüme momentumu nedeniyle, daha önce 2021 yılı GSYH tahminimizi %2,5’ten %3,5’e revize etmiştik. Son dönemde parasal koşullardaki sıkılaşmanın, özellikle iç talepte bir geri çekilme ihtimalini arttırmasıyla, piyasada büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğini gözlemliyoruz. Biz, yılın ikinci yarısındaki negatif büyüme öngörümüze karşın, mevcut momentumu dikkate alarak (ilk yarıyılda GSYH büyümesi çift haneye yaklaşabilir), piyasa tahminlerine göre zaten muhafazakar seviyedeki büyüme tahminimizi %3,5’te sabit bırakıyoruz.

Devam eden güçlü vergi tahsilat performansı, kurumlar vergisi oran artışı ve de hedeflerin çok üzerinde enflasyon nedeniyle, hükümetin 2021 yılı vergi geliri projeksiyonunun kayda değer miktarda aşılabileceğini düşünüyoruz. Öte yandan, faiz-dışı harcama tarafında, %9,2’lik nominal artış (reel olarak %6 düşüş) hedefinin tutturulması da zor görünüyor. Buna göre, 2021 yılı merkezi bütçe açığı/GSYH oranının %4,0’ün biraz üzerinde gerçekleşebileceğini düşünüyoruz.

Cari açıkta Mart’tan itibaren kademeli düşüş trendinin, sene başındaki öngörülerimizden daha yavaş gerçekleşmesi muhtemel görünüyor. Daha önce 19 milyar $ seviyesinde öngördüğümüz 2021 sonu cari açığını, halihazırda 24-25 milyar $ civarında bekliyoruz.

Hisse senedi tavsiyelerimde terminoloji değişikliklerine gidiyoruz.

Hisse senedi piyasası görünüm özetine geçmeden tavsiyelerimizdeki terminoloji değişikliklerimizi yatırımcılarla paylaşmak isteriz. Bu değişikliklerle beraber bundan böyle «Al/Tut/Sat» olan tavsiyelerimiz «Endeksin Üzerinde Getiri/Endekse Paralel Getiri/Endeksin Altında Getiri» olarak ifade edilecektir.

Risksiz faiz oranımızı arttırıyor ve BIST-100 endeks hedefimizi 1,750’den 1,575 seviyesine düşürüyoruz.

Endeks hedef değer değişikliğimizin ana nedeni artan faiz ortamı ile beraber, global anlamda da faizlerin artma riski olasılığını değerlemelere gerçekçi olarak yansıtmaktır. Bu kapsamda İNA modellerimizde kullandığımız risksiz faiz oranımızı %13.5’dan %16.0’ya yükseltiyoruz.

İNA’larda kullandığımız yeni risksiz faiz oranı kapsamımızdaki şirketlerin en güncel temel gelişmeleri ile harmanlandığında, BIST-100 endeksi için yeni hedef değerimiz 1,575 olarak oluşmaktadır. Hisse bazındaki hedef değer ve tavsiye değişikliklerimizi 31-33. sayfalardaki tablolarda bulabilirsiniz.

2020 yılını %26’nın üzerinde bir getiri ile kapayan BIST-100 endeksi 2021 yılına zor bir başlangıç yapmış olup yılbaşından bugüne -%5’lik bir getiriye sahiptir. Gelişmekte olan ülke piyasaları ile karşılaştırdığımızda ise BIST 100’ün 2020 yılında -%9, 2021 yılbaşından itibaren -%15’lik rölatif getiriye sahip olduğunu görmekteyiz. Öte yandan, Türkiye’nin GOÜ’lere karşı FD/FAVÖK ıskontosu %33’dür ve bu seviye 2020 yıl sonu seviyesine paraleldir. Türkiye’nin tarihi FD/FAVÖK ıskontosunun %18 olduğunu göz önünde bulundurarak, risk primindeki olası düşüşler bu iskontonun kapanmasına yardımcı olabilir.

Bankacılık sektörü hisseleri, özellikle özel bankalar ele alındığında, iskontolu çarpanlarla işlem görmeye devam etmektedir. Ancak sektörü etkileyen koşulların hisseler için bir katalizör olmayacağını düşünmekteyiz. Kısa ve orta vadede sektörün kredi sağlık performansı hisse fiyatları için belirleyici olmaya devam edecektir.

Kaynak: Gedik Yatırım

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Kızıldeniz'de Dev Vanalar Açıldı: Suudi Petrolü Yenbu'dan Tekrar Akıyor!
Dünya Ekonomisi

Kızıldeniz'de Dev Vanalar Açıldı: Suudi Petrolü Yenbu'dan Tekrar Akıyor!

Suudi Arabistan, İHA saldırıları nedeniyle durdurulan Doğu-Batı boru hattını yeniden devreye alarak Yenbu Limanı üzerinden petrol ihracatına tekrar başladı. Bu hamle, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalara karşı alternatif oluşturarak Orta Doğu'nun petrol ihracatını çatışma öncesi seviyelerin %80'ine yaklaştırdı.

29 Eylül 2026
Devletler ülkelerini gıdadaki fiyat dalgalanmalarından nasıl koruyor?
Dünya Ekonomisi

Devletler ülkelerini gıdadaki fiyat dalgalanmalarından nasıl koruyor?

İki Satırlık Özet: Küresel piyasalardaki fiyat artışları karşısında ekmek fiyatlarını dengede tutmak isteyen ülkeler, toplumsal huzuru korumak adına stratejik adımlar atıyor. Bu kapsamda gıda güvenliğini sağlamak için stratejik depolama siloları inşa ediliyor, iklim krizine dayanıklı yeni buğday türleri geliştiriliyor ve sınır ötesi tarım yatırımlarına ağırlık veriliyor. JPG + 1

29 Eylül 2026
ABD ve Çin Arasında Ticaret ve Yapay Zeka Diplomasisi: 30 Milyar Dolarlık Ticaret Paketinde Uzlaşı Sağlandı
Dünya Ekonomisi

ABD ve Çin Arasında Ticaret ve Yapay Zeka Diplomasisi: 30 Milyar Dolarlık Ticaret Paketinde Uzlaşı Sağlandı

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında tırmanan ticari ve teknolojik gerilimde dev bir uzlaşı adımı atıldı. Pekin yönetiminden yapılan açıklamaya göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD teması ve Washington-New York hattında yürütülen yoğun diplomasi trafiği sonucunda iki ülke; gümrük tarifelerinin indirilmesi, kömür ithalatı, tarım, finansal hizmetler ve yapay zeka gibi stratejik alanlarda kritik kararlar aldı.

28 Eylül 2026