ABD Ekonomisinde Yavaşlama Endişesi: Yatırımcılar Hisselerden Kaçıp Tahvillere Yöneliyor
ABD'de YZ yatırımlarına ilişkin endişeler büyüyor. Teknoloji hisseleri düşerken yatırımcılar tahvillere yöneliyor, resesyon riski artıyor.
1 Kasım 2026

ABD ekonomisi beklentilerin üzerinde büyümesine rağmen yatırımcılar, yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeler nedeniyle büyüme tahminlerini aşağı çekmeye başladı. Teknoloji hisselerindeki satış baskısı devlet tahvillerine talebi artırırken, bazı ekonomistler ABD ekonomisinin YZ harcamalarına aşırı bağımlı hale geldiği uyarısında bulunuyor.
Güçlü büyüme verileri piyasaları ikna etmiyor
ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte beklentilerin üzerinde büyümesine rağmen finansal piyasalarda büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin kuşkular artıyor. Yatırımcılar, yapay zekâ (YZ) sektörüne yönelik yüksek beklentileri yeniden değerlendirirken hisse senetlerinden ABD devlet tahvillerine yöneliyor.
Bu hafta açıklanan şirket bilançoları, YZ yatırımlarının geleceğine ilişkin karışık sinyaller verdi. Bazı yatırımcılar tahvillere yönelişi hisse piyasalarındaki dalgalanma geçene kadar alınan geçici bir önlem olarak görürken, diğerleri daha temel bir değişimin başladığını savunuyor.
ABD Hazine tahvillerinde aylardır devam eden satış dalgasını destekleyen güçlü büyüme beklentileri, son iki haftada tersine dönmeye başladı.
Enflasyonun etkisinden arındırılmış 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi, bu hafta yüzde 2,58'e gerileyerek eylül başından bu yana en düşük seviyesine indi. Beş ve 30 yıllık tahvillerin getirileri de benzer biçimde eylül ayından bu yana en düşük düzeylerine geriledi.
Böylece önceki aylarda yaşanan tahvil satışlarının önemli bir bölümü geri alınmış oldu.
Tahvil getirilerindeki düşüş, yatırımcıların ekonomik büyümeye ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize ettiğine işaret ediyor. Tahvil fiyatları yükselirken getiriler düşüyor. Yatırımcılar, devlet tahvillerinin hisse senetlerinden daha iyi performans gösterebileceğini değerlendiriyor.
Hisse senetlerinden çıkış, yaz aylarında görülen satış dalgasına kıyasla daha sınırlı olsa da tahvillere yönelik talep, yatırımcıların YZ sektöründeki yüksek pozisyonlarından kaynaklanan risklere karşı korunma arayışını ortaya koyuyor.
DoubleLine portföy yöneticisi Bill Campbell, piyasanın daha önce güçlü büyüme senaryosunu fiyatladığını belirterek şunları söyledi:
"Piyasa, YZ'nin desteklediği güçlü büyümeyi ve Orta Doğu'da bir miktar rahatlama yaşanacağı beklentisini esas alıyordu. Şimdi ise büyüme beklentilerinin bir bölümünü yeniden değerlendiriyoruz."
Teknoloji devlerinin bilançoları endişeleri artırdı
Meta, Alphabet, Amazon ve Intel'den gelen olumsuz haberler, YZ yatırımlarının kârlılığına ilişkin soru işaretlerini büyüttü.
Bu gelişmeler Nasdaq 100 endeksinin hafta boyunca yaklaşık yüzde 2 gerilemesine katkıda bulundu. Önceki haftalardaki kayıplarla birlikte endeks düzeltme bölgesine girdi.
Satışların önemli bir bölümü Alphabet hisselerinden kaynaklandı.
Şirketin hisseleri perşembe günü yüzde 13 değer kaybetti. Alphabet'in serbest nakit akışı, şirketin 2004 yılında halka açılmasından bu yana yalnızca ikinci kez bir çeyrekte negatife döndü.
Diğer üç teknoloji şirketinde de sermaye harcamaları belirgin biçimde yükselirken, bazı faaliyet alanlarında gelir artışının yavaşlamaya başladığı görüldü.
Bu tablo, YZ altyapısına yönelik devasa yatırımların ne ölçüde gelir ve kâra dönüşebileceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan ABD Ekonomik Analiz Bürosunun perşembe günü açıkladığı verilere göre ekonomi üçüncü çeyrekte yüzde 3,4 büyüdü. Bloomberg'in anketine katılan ekonomistler yüzde 3,2 büyüme bekliyordu.
Dolayısıyla mevcut ekonomik veriler ile finansal piyasaların geleceğe ilişkin fiyatlamaları arasında belirgin bir ayrışma ortaya çıktı.
JPMorgan Asset Management portföy yöneticisi Priya Misra bu durumu şöyle değerlendirdi:
"Ekonomik verilerin hiçbirinde büyümenin yavaşladığını göremiyorsunuz. Ancak piyasalar geleceğe bakıyor. YZ'nin yeniden değerlendirilmesi, büyüme beklentilerinin de yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor."
ABD ekonomisi YZ yatırımlarına fazla mı bağımlı?
Ekonomistler uzun süredir ABD ekonomisinin YZ yatırımlarındaki hızlı büyümeye aşırı bağımlı hale gelmesi konusunda uyarılarda bulunuyor.
BNY Investments Başekonomisti Vincent Reinhart, ekonomik büyümenin bileşiminin kaygı verici olduğunu söyledi.
Reinhart'a göre büyüme, teknoloji sektöründeki harcamalara olağanüstü derecede bağımlı hale geldi. Üstelik bu eğilim yalnızca ABD ile sınırlı değil; küresel ekonominin genelinde de görülüyor.
Reinhart, teknoloji sektörünün geleceğine ilişkin kötümser olmadan da mevcut durumdan endişe duyulabileceğini vurguladı.
Bu değerlendirmeler, YZ yatırımlarının yalnızca hisse senedi fiyatlarını değil, genel ekonomik faaliyetleri de giderek daha fazla etkilediğine işaret ediyor.
Veri merkezleri, gelişmiş işlemciler, enerji altyapısı ve diğer teknoloji yatırımlarına yönelik harcamalar büyümeyi desteklerken, bu yatırımların beklenen getirileri sağlayamaması halinde ekonominin karşı karşıya kalabileceği riskler de artıyor.
Resesyon riski yeniden yükseliyor
PGIM ABD Başekonomisti Robert Sockin'e göre YZ yatırımlarındaki hızlı büyüme, ekonominin aşırı ısınması riskini de beraberinde getiriyor.
Sockin, mevcut ekonomik ortamı olası sonuçların dağılımında uç senaryoların daha fazla önem kazandığı bir dönem olarak tanımladı.
Ekonominin aşırı ısınmasının zaman zaman resesyona yol açabildiğini hatırlatan Sockin, güçlü büyüme ve ekonomik daralma olasılıklarının aynı anda artabileceğine dikkat çekti.
PGIM, gelecek yıl güçlü büyüme yaşanması ihtimaline ilişkin değerlendirmesini yukarı yönlü revize etti. Ancak kurumun resesyon olasılığına ilişkin tahmini de yükseldi.
Sockin'in verdiği bilgilere göre:
Yılın başlarında resesyon olasılığı yüzde 10 olarak değerlendiriliyordu.
Bir ay önce bu oran yüzde 20'ye çıkarıldı.
Son haftalardaki gelişmelerin ardından olasılığın yüzde 25'e ulaşmış olabileceği belirtiliyor.
Bu değerlendirme, YZ yatırımlarının ekonomiyi desteklemeye devam etmesi ile yatırım döngüsünde yaşanabilecek bir bozulmanın büyümeyi olumsuz etkilemesi ihtimallerinin birlikte ele alındığını gösteriyor.
Fed Başkanı Warsh: Büyüme yalnızca birkaç sektöre dayanmıyor
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh ise bu hafta yaptığı açıklamada ekonomik büyümenin kaynaklarının yalnızca dar bir sektör grubuyla sınırlı olmadığını savundu.
Fed'in politika faizini sabit tutma kararının ardından çarşamba günü konuşan Warsh, ABD ekonomisindeki gücün birkaç faaliyet alanıyla açıklanamayacağını belirtti.
Bununla birlikte Warsh, ekonomik büyümenin geniş bir tabana yayıldığını savunmanın birkaç çeyrek öncesine kıyasla artık daha zor olduğunu da kabul etti.
Fed'in değerlendirmeleri, güçlü büyüme verilerine rağmen ekonomik faaliyetlerin bileşimine ilişkin tartışmaların para politikası açısından da önem kazandığını ortaya koyuyor.
YZ şirketleri için yüksek büyüme oranlarını korumak zorlaşıyor
Bazı yatırımcılar ise YZ sektöründeki yavaşlama endişelerinin mutlak bir ekonomik zayıflıktan çok, geçen yıl kaydedilen olağanüstü büyüme oranlarıyla karşılaştırmalardan kaynaklandığını düşünüyor.
BNY Yatırım Direktörü ve Kredi Hizmetleri Başkanı Jason Granet, büyümenin genellikle yıllık değişim oranları üzerinden değerlendirildiğini hatırlattı.
Granet'e göre YZ şirketleri geçen yıl çok hızlı büyüdükleri için bu yıl aynı oranları yakalamaları veya aşmaları giderek zorlaşıyor.
Bu nedenle büyüme hızının yavaşlaması, mutlaka ekonominin zayıfladığı anlamına gelmiyor.
Bu yaklaşım, YZ sektöründeki değerlemelerle ekonomik büyümenin gerçek seyri arasında ayrım yapılması gerektiğine işaret ediyor.
Piyasaların odağında YZ yatırımlarının sürdürülebilirliği var
ABD ekonomisinde üçüncü çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4'lük büyüme, ekonomik faaliyetin güçlü seyrettiğini gösteriyor. Ancak tahvil piyasasındaki hareketler, yatırımcıların bu performansın önümüzdeki dönemde korunabileceğinden giderek daha fazla kuşku duyduğunu ortaya koyuyor.
Teknoloji şirketlerinin yükselen sermaye harcamaları, bazı alanlarda yavaşlayan gelir artışı ve serbest nakit akışındaki bozulma, YZ yatırımlarının finansal getirilerine ilişkin tartışmaları güçlendirdi.
Buna karşılık bazı yatırımcılar, büyüme hızındaki yavaşlamanın geçen yılın yüksek karşılaştırma bazından kaynaklanabileceğini ve bunun genel ekonomide mutlaka bir bozulmaya işaret etmediğini savunuyor.
Bu farklı değerlendirmeler arasında ABD devlet tahvillerine yöneliş, yatırımcıların YZ sektöründeki yoğun risklerini azaltma ve olası büyüme şoklarına karşı korunma arayışının önemli bir göstergesi haline geliyor.
FT
Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?
Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com
Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




