Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Dünya Ekonomisi

ABD’de enflasyon yüzde 3,4’te kaldı: Fed için faiz artışı beklentisi yüzde 85’i aştı

ABD enflasyonu ağustosta %3,4’te kaldı. Petrol şokunun fiyat baskısını artırmasıyla Fed’in gelecek hafta faiz artırma ihtimali %85’i aştı.

11 Eylül 2026

ABD’de enflasyon yüzde 3,4’te kaldı: Fed için faiz artışı beklentisi yüzde 85’i aştı

ABD’de tüketici enflasyonu ağustos ayında yıllık bazda %3,4 ile değişmezken, aylık fiyat artışı %0,4 oldu. Yüksek akaryakıt fiyatları enflasyon üzerindeki baskının ana kaynağı olmayı sürdürürken, verilerin ardından Fed’in gelecek haftaki toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gitme ihtimali %85’in üzerine çıktı. Buna karşılık petrol fiyatlarının cuma günü yaklaşık %3 gerilemesi Wall Street vadeli endekslerinde güçlü bir toparlanma getirdi.

ABD’de enflasyon ağustos ayında yüksek enerji fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkisini sürdürmesiyle yıllık bazda %3,4 seviyesinde kaldı.

ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ağustosta aylık %0,4, yıllık ise %3,4 arttı.

Yıllık enflasyon temmuz ayındaki %3,4 seviyesini korurken piyasa beklentilerine paralel gerçekleşti.

Enerji ve gıda fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyon ise yıllık bazda temmuzdaki %2,5’ten %2,4’e geriledi.

Ancak çekirdek TÜFE aylık bazda %0,3 artarak beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşti.

Benzin fiyatları enflasyonun üçte birini oluşturdu

Enflasyon verilerinin en dikkat çekici bölümü enerji fiyatları oldu.

Orta Doğu’daki savaşın petrol piyasasını yeniden sarsmasıyla Brent petrol bu hafta temmuz ayından bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı.

Yüksek petrol fiyatlarının akaryakıta yansıması ABD enflasyonunda da açık biçimde görülüyor.

Ağustos ayında benzin fiyatları, tüketici fiyatlarındaki aylık %0,4’lük toplam artışın yaklaşık üçte birinden sorumlu oldu.

Enerji şoku küresel tahvil piyasalarını da etkiliyor. Petrolün 100 doların üzerine çıkmasıyla başlayan satış dalgası ABD uzun vadeli tahvil faizlerini son yılların en yüksek seviyelerine taşıdı.

Fed faiz artışına yaklaşıyor

Verinin ardından finans piyasalarında gelecek haftaki Fed toplantısına yönelik faiz artışı beklentileri belirgin şekilde güçlendi.

ABD Merkez Bankası’nın Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) 15-16 Eylül tarihlerinde toplanacak.

Fed temmuz toplantısında politika faizini %3,50-%3,75 aralığında sabit bırakmıştı. Ancak 12 oy hakkına sahip FOMC üyesinden üçü karara karşı çıkarak 25 baz puanlık faiz artışı yönünde oy kullanmıştı.

Ağustos TÜFE verisi öncesinde piyasalar eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına yaklaşık %70 olasılık veriyordu.

Verinin ardından bu oran %85,6’ya kadar yükseldi.

Piper Sandler'dan Kurt Lewis, son enflasyon rakamlarının Fed açısından kritik eşiği aşmış olabileceğini belirterek:

“Artık faiz artışına gidiyoruz. Herkes bir kötü veri daha gelirse harekete geçileceğini düşünüyordu. Bence bu veri bunun için yeterli.”

değerlendirmesinde bulundu.

İki yıllık tahvil faizi sert yükseldi

Fed'in faiz politikasına en duyarlı vadelerden biri olan ABD iki yıllık tahvil faizi, veri sonrasında 7 baz puan yükselerek %4,62’ye çıktı.

İki yıllık faiz böylece Temmuz 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini gördü.

ABD 10 yıllık tahvil faizi ise %4,94 civarında seyretti. Bu seviye son üç yılın zirvesine oldukça yakın.

Piyasaların Fed beklentilerindeki değişim yalnızca son enflasyon verisinden kaynaklanmıyor.

Fed Başkanı Kevin Warsh, Jackson Hole toplantısında yaptığı şahin açıklamada fiyat baskılarında hızlı bir iyileşme görülmemesi halinde merkez bankasının yapması gereken “daha fazla iş” olduğunu söylemişti.

Bu açıklamanın ardından faiz artışı beklentileri zaten hızla yükselmeye başlamıştı.

Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi de yüksek

Fed açısından bir diğer sorun, merkez bankasının tercih ettiği enflasyon göstergesinin de hedefin oldukça üzerinde seyretmesi.

Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) temmuz ayında yıllık %3,7 seviyesinde gerçekleşmişti.

Fed’in resmi enflasyon hedefi ise %2.

ABD'de enflasyon beş yılı aşkın süredir bu hedefin üzerinde seyrediyor.

Jefferies ekonomisti Tom Simons, son verilerin özellikle tüketicilerin seyahat harcamalarında güçlü bir artışa işaret ettiğini ve bunun Fed açısından faiz artışını destekleyen unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Simons buna karşılık yüksek yakıt fiyatlarının henüz gıda fiyatlarına belirgin biçimde yansımadığına dikkat çekti.

Bu durum önümüzdeki aylarda enerji şokunun ikinci tur etkilerinin yakından izlenmesine neden olacak.

Petrol cuma günü geri çekildi

Enflasyon verisinin ardından faiz artışı ihtimali yükselse de cuma günü finans piyasalarında risk iştahı toparlandı.

Bunun temel nedeni petrol fiyatlarının haftanın son işlem gününde sert gerilemesi oldu.

ABD tipi WTI petrol %3 düşüşle 99,28 dolara, Brent petrol ise %3,1 gerileyerek 104,32 dolara indi.

Buna rağmen her iki petrol kontratı da haftalık bazda yaklaşık %8 yükseliş kaydetmeye hazırlanıyor.

Dolayısıyla cuma günkü düşüş enerji şokunun sona erdiği anlamına gelmiyor.

Ancak petrolün 100 dolar çevresine geri çekilmesi, son dört işlem gününde sert satış yaşayan hisse piyasalarına kısa vadeli rahatlama sağladı.

Wall Street vadeli endekslerinde güçlü yükseliş

ABD borsaları dört gündür devam eden satışların ardından cuma günü toparlanmaya hazırlanıyor.

Dow Jones vadeli kontratları yaklaşık 470 puan veya %0,9, S&P 500 vadeli kontratları %0,9, Nasdaq 100 vadeli kontratları ise yaklaşık %1 yükseldi.

Dow Jones için son dört günlük düşüş serisi nisan sonundan bu yana en uzun kayıp serisi olmuştu.

Piyasaların güçlü enflasyon verisini şimdilik ikinci plana atabilmesinde petrol fiyatlarındaki geri çekilme belirleyici oldu.

Ancak tahvil piyasası Fed konusunda daha net bir mesaj veriyor.

Wells Fargo Wealth and Investment Management CIO’su Darrell Cronk, faiz piyasalarının artık 25 baz puanlık artışı büyük ölçüde fiyatladığını belirterek:

“Fed’in gelecek hafta faiz artırması gerekiyor. Getiri eğrisi, swap piyasası ve Fed fon vadeli işlemleri aynı şeyi söylüyor. Artık sürpriz olan Fed’in faizi sabit bırakması olur.”

dedi.

Piyasalar için yeni denklem: Petrol, enflasyon ve Fed

Ağustos TÜFE verisi Fed açısından karmaşık ancak giderek daha şahin bir tablo ortaya koyuyor.

Çekirdek yıllık enflasyon %2,5’ten %2,4’e gerileyerek sınırlı bir iyileşmeye işaret ediyor. Ancak aylık çekirdek enflasyon beklentileri aşarken, manşet TÜFE %3,4 seviyesinde kalmaya devam ediyor.

Daha önemlisi, Orta Doğu savaşının yarattığı yeni enerji şoku henüz enflasyon rakamlarına tam olarak yansımış olmayabilir.

Petrol fiyatlarının kalıcı olarak 100 doların üzerinde seyretmesi halinde benzin, taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden ikinci tur fiyat baskıları oluşabilir.

Bu nedenle piyasaların önündeki denklem giderek daha açık hale geliyor:

Petrol fiyatları yüksek kaldıkça → enflasyon riski yükseliyor → Fed’in faiz artırma ihtimali güçleniyor → tahvil faizleri üzerinde yukarı yönlü baskı devam ediyor.

Cuma günü petrolün gerilemesi hisse piyasalarına nefes aldırdı.

Ancak Fed'in 15-16 Eylül toplantısı öncesinde piyasanın ana sorusu artık faiz artışı olup olmayacağından çok, Fed'in yükselen enerji fiyatlarına karşı ne kadar şahin bir politika izleyeceği haline geliyor.

FT, CNBC

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Küresel Tahvil Piyasalarında Satış Dalgası: ABD 10 Yıllık Tahvil Faizleri %5 Sınırına Dayandı
Dünya Ekonomisi

Küresel Tahvil Piyasalarında Satış Dalgası: ABD 10 Yıllık Tahvil Faizleri %5 Sınırına Dayandı

Küresel tahvil piyasalarında yaşanan sert satış dalgası, ABD 10 yıllık tahvil faizlerini %5 eşiğine kadar tırmandırdı. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkmasıyla yeniden alevlenen enflasyon endişeleri ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışına gideceğine yönelik güçlenen beklentiler piyasalardaki satıcılı seyri tetikliyor.

11 Eylül 2026
IMF: Küresel ekonomi, enerji şokuna rağmen 2026’da yüzde 3 büyümeye gidiyor
Dünya Ekonomisi

IMF: Küresel ekonomi, enerji şokuna rağmen 2026’da yüzde 3 büyümeye gidiyor

Uluslararası Para Fonu (IMF), Ortadoğu’daki savaşın tetiklediği enerji şokuna rağmen küresel ekonominin beklenenden daha dirençli göründüğünü bildirdi. Büyümenin 2026’da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde kalmasının hâlâ mümkün olduğunu vurgulayan kurum, petrol ve gaz fiyatlarının yüksek seyretmesi ile artan borç baskıları nedeniyle risklerin sürdüğü uyarısını da yaptı.

11 Eylül 2026
Enerji güvenliği çıkmazı: İran gerilimi Çin'in hesaplarını sil baştan değiştiriyor!
Dünya Ekonomisi

Enerji güvenliği çıkmazı: İran gerilimi Çin'in hesaplarını sil baştan değiştiriyor!

ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve buna bağlı olarak Basra Körfezi, Umman Körfezi ve Kızıldeniz'deki deniz geçiş güzergahlarına yönelik tehditler, küresel enerji güvenliği ve başta Çin olmak üzere Asya'daki petrol ithalatçısı ülkeler için kritik bir sınav niteliği taşıyor. Sorun sadece ham petrol fiyatlarının yükselmesi değil, aynı zamanda nakliye ve sigorta maliyetlerinin artması, ticaret rotalarının değişme olasılığı ve risklerin Hürmüz Boğazı'ndan Arap Denizi ve Bab el-Mendeb'e kadar genişlemesi.

10 Eylül 2026