Dolar/TL50,04
0.03%
Euro/TL56,30
0.09%
Gram Altın6.617,81
1.02%
BIST 10011.333,27
2.81%
Brent Petrol$96,98
2.49%
Gümüş/Ons$52,12
0.32%
Gedik Yatırım
Politika

ABD'de Demokratların zaferi Erdoğan'ın Trump hesabını bozabilir: F-35, yaptırımlar ve İran savaşı gündemde

Demokratların Kongre zaferi Erdoğan-Trump ilişkilerini nasıl etkileyecek? F-35, CAATSA yaptırımları, KAAN ve İran savaşı mercek altında.

5 Kasım 2026

ABD'de Demokratların zaferi Erdoğan'ın Trump hesabını bozabilir: F-35, yaptırımlar ve İran savaşı gündemde

Özet: ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazanması, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim sonuçlarının etkisini değerlendirmek için erken olduğunu söylerken, eski Türk diplomatlar Ankara'nın Donald Trump ile kurduğu kişisel ilişkilere dayalı diplomasi stratejisinin zorlaşabileceğini belirtiyor. F-35 savaş uçakları, CAATSA yaptırımları, KAAN projesi ve İran savaşı, yeni Kongre döneminin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Erdoğan'dan ABD seçimleri açıklaması: Değerlendirmek için erken

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerin Türkiye-ABD ilişkileri üzerindeki olası etkilerine ilişkin ilk değerlendirmesinde temkinli konuştu.

Güney Kore dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, seçim sonuçlarının hem ikili ilişkilere hem de Washington'ın Orta Doğu politikasına nasıl yansıyacağını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti.

Erdoğan, seçim sonuçlarının Amerikan halkı için hayırlı olmasını dileyerek bunların bölge ve dünya siyasetine olumlu yansımasını umut ettiğini söyledi.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin köklü ve sağlam temellere dayandığını vurgulayan Erdoğan, iki ülkenin NATO müttefiki olduğunu ve uzun yıllara uzanan stratejik ilişkilere sahip bulunduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı, bölgedeki savaş ve çatışmaların sona ermesini istediklerini belirterek Amerikan yönetimiyle olduğu kadar Temsilciler Meclisi ve Senato ile de yakın diyaloğu sürdüreceklerini açıkladı.

Bu mesaj, Ankara'nın Washington ile ilişkilerinde Kongre'nin artan siyasi ağırlığını dikkate alacağını gösteriyor.

Demokratlar Kongre'nin iki kanadında da kontrolü ele geçiriyor

3 Kasım'da yapılan ABD ara seçimlerinde Demokratlar önemli kazanımlar elde etti.

ABD medyasının 5 Kasım Perşembe günü saat 09.00 GMT itibarıyla yayımladığı projeksiyonlara göre Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde 240, Cumhuriyetçiler ise 147 sandalye kazanmıştı.

Bazı seçim çevrelerinde sayım devam etmekle birlikte Demokratlar, çoğunluk için gereken 218 sandalye sınırını aşmıştı.

Demokratların Senato'da da çoğunluğu kazandığı bildirildi.

Yeni Kongre ocak ayında göreve başlayacak.

Bu değişiklik, Başkan Donald Trump'ın görev süresinin kalan bölümünde yasama organıyla ilişkilerini önemli ölçüde etkileyebilir.

Özellikle dış politika, savunma sanayii, yaptırımlar ve federal bütçe konularında Kongre'nin denetim kapasitesi artacak.

Türkiye açısından temel soru, Trump'ın Erdoğan'a verdiği siyasi destek mesajlarını somut savunma anlaşmalarına dönüştürüp dönüştüremeyeceği.

Eski diplomatlar: Erdoğan'ın Trump üzerinden yürüttüğü diplomasi zorlaşabilir

Demokratların Kongre'deki zaferinin Ankara açısından sonuçlarını değerlendiren eski Türk diplomatlar, Erdoğan yönetiminin Trump ile kurduğu kişisel ilişkilere fazla önem verdiğine dikkat çekiyor.

Brüksel merkezli Institute for Diplomacy and Economy araştırmacısı ve eski diplomat Haşim Tekineş, seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan ile Trump arasındaki yakın ilişkinin Türkiye'nin savunma işbirliği beklentilerini şekillendirdiğini belirtti.

Tekineş'e göre siyasi açıdan zayıflayan bir ABD Başkanı'nın Ankara'ya vaat edilen kazanımları sağlaması daha zor hale gelebilir.

Türkiye'nin eski Avrupa Birliği Daimî Temsilcisi Selim Kuneralp ise daha sert bir değerlendirme yaptı.

Kuneralp, sosyal medya platformu X'te yaptığı açıklamada, hükümetin özellikle F-35 satışları konusunda Kongre desteği elde etme umutlarını yeniden değerlendirmek zorunda kalabileceğini savundu.

Eski diplomat, Trump üzerinden sonuç alma seçeneğinin artık eskisi kadar etkili olmayacağını ileri sürdü.

Ancak bu değerlendirmeler, Demokratların Türkiye'ye yönelik bütün savunma satışlarına karşı çıkacağı anlamına gelmiyor.

Kongre'deki siyasi dengeler kadar mevcut Amerikan yasaları ve Ankara'nın Rus S-400 sistemleri konusundaki tutumu da belirleyici olacak.

Trump'ın Erdoğan'a verdiği sözler ne olacak?

Trump, ikinci başkanlık döneminde Erdoğan ile kişisel ilişkilerini sık sık öne çıkardı.

Eylül 2025'te Beyaz Saray'da Erdoğan'ı ağırlayan Trump, iki lider arasındaki dostluğun kendisinin iktidarda olmadığı dönemde de devam ettiğini söylemişti.

Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde de Erdoğan ile aralarındaki uyumu vurgulayan Trump, Türkiye'ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceği ve F-35 satışlarının yeniden değerlendirilebileceği mesajını vermişti.

Trump, dost ülkelere yaptırım uygulamak istemediklerini ifade etmişti.

Ancak Kongre'nin iki kanadında Demokrat çoğunluğun oluşması, bu tür adımların siyasi ve hukuki denetimini artırabilir.

Trump'ın yürütme yetkileri devam etse de savunma ihracatı ve yaptırımların kaldırılması konusunda Kongre'nin çeşitli müdahale araçları bulunuyor.

F-35 sorunu: S-400 engeli hâlâ yürürlükte

Türkiye açısından en kritik başlıklardan biri F-35 savaş uçakları.

Ankara, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2019 yılında ABD öncülüğündeki F-35 programından çıkarılmıştı.

Washington, Rus sisteminin F-35 uçaklarının hassas teknolojileri açısından güvenlik riski oluşturabileceğini savunuyor.

S-400 alımı ayrıca 2020 yılında Türkiye'nin savunma sanayii kurumuna yönelik Amerikan yaptırımlarını tetikledi.

Türkiye ise F-35 programına yeniden katılmak ve daha önce kendisi için üretilen uçakları teslim almak istiyor.

Milli Savunma Bakanlığı, 15 Ekim'de yaptığı açıklamada Türkiye için üretilmiş altı F-35 uçağına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü bildirmişti.

Bakanlık ayrıca Türk savunma sanayiine yönelik yaptırımların ve diğer kısıtlamaların kaldırılmasını talep etmişti.

Ancak ABD mevzuatı, F-35 teslimatları için belirli koşulların yerine getirilmesini gerektiriyor.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması F-35 teslimatını garanti etmiyor

ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı savunma yaptırımları ile F-35 transferini engelleyen hukuki düzenlemeler birbirinden farklı.

Trump'ın ilk başkanlık döneminde, Aralık 2020'de, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı ve dört yetkiliye yaptırım uygulanmıştı.

Bu yaptırımlar arasında Savunma Sanayii Başkanlığı'na yönelik Amerikan ihracat lisanslarının ve izinlerinin kısıtlanması da bulunuyor.

F-35 teslimatları ise ayrıca 2020 mali yılı savunma yetkilendirme yasasındaki koşullara bağlı.

ABD Kongre Araştırma Servisi'nin (CRS) değerlendirmesine göre yönetim, Türkiye'nin S-400 sistemine ve bağlantılı ekipman, malzeme veya personele artık sahip olmadığını resmen doğruladıktan 90 gün sonra transfer yasağından muafiyet sağlayabiliyor.

Türkiye'nin ayrıca sistemi yeniden edinmeyeceğine ilişkin güvenilir güvenceler vermesi ve F-35 güvenliğini tehlikeye atabilecek başka Rus savunma ekipmanları satın almamış olması gerekiyor.

Dolayısıyla CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F-35 uçaklarının otomatik olarak teslim edilebileceği anlamına gelmiyor.

Demokratlar F-35 satışına tamamen karşı mı?

Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması, Türkiye'ye F-35 satışının bütün Demokrat üyeler tarafından reddedileceği anlamına gelmiyor.

CRS'nin ağustos ayında yayımladığı bir değerlendirmede, Demokrat Senatör Jeanne Shaheen ile Cumhuriyetçi Senatör Mike Rounds'un S-400 konusundaki güvenlik endişeleri giderilirse Türkiye'nin F-35 uçaklarına erişimini olumlu karşıladıkları belirtilmişti.

Buna karşılık Demokrat Senatör Chris Coons, Rus hava savunma sisteminin başka bir yere taşınmasının güvenlik sorunlarını çözmek için yeterli olup olmayacağını sorgulamıştı.

Bu görüş ayrılıkları, F-35 meselesinin yalnızca parti çoğunluğuyla açıklanamayacağını gösteriyor.

Ankara'nın hem Amerikan yasalarına uygun hem de Kongre'deki güvenlik endişelerini giderecek bir çözüm geliştirmesi gerekiyor.

KAAN projesi de etkilenebilir mi?

Kongre'deki yeni siyasi dengelerin Türkiye'nin milli muharip uçak projesi KAAN üzerinde de etkileri olabilir.

KAAN'ın ilk üretim aşamasında Amerikan General Electric F110 motorları kullanılıyor.

Türkiye kendi motorunu geliştirene kadar proje belirli ölçüde ABD ihracat izinlerine bağımlı durumda.

Eski diplomat Selim Kuneralp, Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanmasının KAAN açısından da sorun yaratabileceğini savundu.

Ancak projede önemli bir izin süreci daha önce tamamlandı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, temmuz ayında Breaking Defense'e yaptığı açıklamada, üretim uçaklarında kullanılacak motorlar için ihracat lisansının alındığını bildirmişti.

Bu izin, ara seçimlerden önce verilmişti.

Dolayısıyla seçim sonuçları mevcut izni kendiliğinden geçersiz kılmıyor.

Bununla birlikte gelecekteki ihracat onayları ve savunma sanayii işbirliği, Kongre'nin denetim gündeminde yer alabilir.

F-16 anlaşması ayrı bir süreç

Türkiye'nin F-16 savaş uçağı alımı da F-35 programından ayrı değerlendirilmesi gereken bir konu.

Biden yönetimi, Ocak 2024'te Türkiye'ye 40 yeni F-16 satışı ve mevcut 79 uçağın modernizasyonunu kapsayan paketi Kongre'ye bildirmişti.

Paketin başlangıçta açıklanan değeri yaklaşık 23 milyar dolardı.

Demokratların ara seçimlerde çoğunluğu kazanması, daha önce başlatılmış olan bu süreci otomatik biçimde iptal etmiyor.

F-16 ve F-35 programlarının farklı hukuki ve idari aşamalarda bulunması, Ankara'nın Washington ile yürüteceği görüşmelerde önem taşıyor.

Kongre Trump'ı ne kadar sınırlayabilir?

Demokratların Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu ele geçirmesi, Trump yönetiminin Türkiye politikasına yönelik denetimi artırabilir.

Kongre komisyonları savunma satışları, yaptırımlar ve dış politika kararları hakkında oturumlar düzenleyebilir, bilgi talep edebilir ve yeni yasal girişimlerde bulunabilir.

Kongre'nin silah satışlarını engellemek veya belirli yaptırım kararlarına müdahale etmek için kullanabileceği araçlar da bulunuyor.

Ancak bunların kapsamı, ilgili işlemin hangi hukuki yetkiye dayandığına göre değişiyor.

Trump'ın başkanlık yetkileri ve yasaları veto etme hakkı devam ediyor.

Başkanlık vetosunun aşılması için her iki kanatta da oylamaya katılan üyelerin üçte ikisinin desteği gerekiyor.

Bu nedenle Demokrat çoğunluk, Trump'ın desteklediği bütün anlaşmaları engellemek için tek başına yeterli değil.

Türkiye'nin Rusya, İsrail ve Yunanistan ilişkileri de gündeme gelebilir

ABD Kongresi'nde Türkiye'ye yönelik tartışmalar yalnızca F-35 ve S-400 meselelerinden oluşmuyor.

Kongre Araştırma Servisi, Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini, Yunanistan ve İsrail ile yaşadığı gerilimleri ve iç siyasi gelişmeleri de ikili ilişkilerde tartışma konusu olan başlıklar arasında gösteriyor.

Demokrat çoğunluğun bu konularda nasıl bir ortak politika izleyeceği henüz netleşmiş değil.

Ancak yeni komisyon başkanları ve Kongre gündemi, Ankara-Washington ilişkilerinin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına neden olabilir.

Bu süreçte Trump ile Erdoğan arasındaki kişisel diplomasi kadar Amerikan yasama organındaki siyasi uzlaşmalar da önem kazanacak.

İran savaşı: Demokratların zaferi Türkiye için ne anlama geliyor?

Yeni Kongre'nin Türkiye açısından önemli olabilecek bir diğer gündemi İran savaşı.

Demokratlar, Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri politikasını daha yoğun biçimde denetleyebilir.

Demokrat Senatör Chris Murphy, 28 Ekim'de Middle East Institute'de yaptığı konuşmada Trump'ın seçimlerden sonra yeni bir askeri harekâta hazırlandığı endişesini dile getirmişti.

Murphy, Demokratların Kongre kontrolünü kazanmaları halinde savaşın sürdürülmesine yönelik finansmanı sınırlandırmak için bütçe yetkilerini kullanmaları gerektiğini savunmuştu.

Ancak bu yaklaşımın Demokrat Parti içinde de tam destek görmeyebileceğini kabul etmişti.

Kongre'nin İran savaşını sınırlamaya yönelik girişimleri Türkiye açısından hem güvenlik hem de ekonomi bakımından önem taşıyor.

Türkiye enerji ithalatına bağımlı olduğu için Orta Doğu'daki çatışmaların petrol ve doğal gaz fiyatlarına etkisinden doğrudan etkileniyor.

Bölgesel gerilimin azalması enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir.

Buna karşılık Kongre'deki yeni çoğunluk, Amerikan askeri operasyonlarının seyrini kendiliğinden değiştirmiyor.

Uzmanlar Türkiye'nin bölgesel pazarlık gücüne dikkat çekiyor

Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Özgür Özdamar, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede Trump'ın yeniden İran'a odaklanmasının Türkiye üzerinde ek talepler yaratabileceğini belirtti.

Özdamar, yeni bir savaşın Türkiye'ye zarar verebileceği uyarısında bulundu.

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Dış Politika Koordinatörü Riccardo Gasco ise Türkiye'nin Washington karşısında önemli diplomatik kozlara sahip olduğunu vurguladı.

Gasco'ya göre Türkiye'nin Suriye'deki rolü, Karadeniz güvenliğine katkısı ve bölgesel diplomasi kapasitesi, ABD ile ilişkilerinde pazarlık gücü sağlıyor.

Bu değerlendirmeler, Kongre'deki yeni dengelerin Ankara açısından yalnızca kısıtlamalar değil, diplomatik müzakere alanları da yaratabileceğini ortaya koyuyor.

Erdoğan, Putin ile görüşmeye hazırlanıyor

Erdoğan'ın ABD seçimlerine ilişkin açıklamalarında Rusya-Ukrayna savaşı da önemli yer tuttu.

Cumhurbaşkanı, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile İstanbul'da yaptığı görüşmede savaşın sona erdirilmesi için diplomatik adımların önemini ele aldıklarını söyledi.

Zelenskiy'nin Türkiye'de liderler düzeyinde bir zirve düzenlenmesi dahil diplomatik seçenekleri gündeme getirdiğini aktardı.

Erdoğan, Ukrayna tarafıyla yapılan görüşmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de temas kurmak istediklerini belirtti.

Dışişleri Bakanı başta olmak üzere ilgili yetkililerin Rus muhataplarıyla görüşerek olası temasların zeminini hazırlayacağını söyledi.

Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna arasında diplomatik çözüm arayışlarını desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı.

Bu girişimler, Ankara'nın ABD ile ilişkilerinde bölgesel diplomasi kapasitesini öne çıkarmaya devam edeceğini gösteriyor.

Yeni dönemde Ankara-Washington ilişkilerini ne belirleyecek?

ABD ara seçimlerinin ardından Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir siyasi denge oluşuyor.

Trump'ın Erdoğan ile yakın ilişkisi sürse de Demokratların Kongre'de çoğunluğu kazanması, savunma satışları ve yaptırımlar üzerindeki denetimi artırabilir.

F-35 programına dönüş konusunda S-400 kaynaklı hukuki engeller yürürlükte kalırken, KAAN ve F-16 dosyaları farklı süreçler üzerinden ilerliyor.

İran savaşı ve Rusya-Ukrayna diplomasisi de iki ülkenin ilişkilerinde önemli yer tutmayı sürdürüyor.

Erdoğan'ın seçim sonuçlarının etkisini değerlendirmek için erken olduğu yönündeki açıklaması, yeni Kongre'nin somut politikalarının henüz şekillenmemiş olmasıyla örtüşüyor.

Ocak ayında göreve başlayacak Kongre'nin komisyon yapılanması ve ilk dış politika girişimleri, Ankara'nın Trump yönetimiyle yürüttüğü görüşmelerin nasıl etkileneceğine ilişkin daha net işaretler verecek.

Turkiye Today, Turkish Münute

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler