ABD ara seçime olağanüstü güvenlik önlemleriyle hazırlanıyor: Sandık başında kaos endişesi
ABD’de ara seçimler öncesi yetkililer federal müdahale, hukuk savaşları, dezenformasyon ve şiddet risklerine karşı olağanüstü önlemler alıyor.
16 Eylül 2026

ABD’de 2026 ara seçimlerine haftalar kala eyalet ve yerel seçim yetkilileri alışılmadık senaryolara hazırlanıyor. Federal görevlilerin sandık merkezlerine gönderilmesi, oy makineleri ve seçim kayıtlarına el konulması girişimleri, mahkeme savaşları, YZ kaynaklı dezenformasyon ve şiddet olayları ihtimaline karşı hukuk ekipleri kuruluyor, seçim merkezleri fiziksel olarak güçlendiriliyor. Trump yönetimi ise attığı adımların seçim güvenliğini sağlamayı amaçladığını savunuyor.
ABD’de 2026 ara seçimleri yaklaşırken seçim hazırlıkları oy pusulaları ve sandık merkezlerinin çok ötesine taşındı.
Reuters’ın 50’den fazla eyalet ve yerel seçim yetkilisiyle yaptığı görüşmeler, Demokratların yönettiği bölgelerin yanı sıra Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu bölgelerde de seçim görevlilerinin siyasi müdahale, dezenformasyon, siber saldırılar ve şiddet risklerine karşı yeni önlemler aldığını gösteriyor.
Bazı yerel yönetimler dışarıdan avukat tutarken, seçim görevlilerine federal mahkeme celpleri ve arama kararları karşısında nasıl hareket edeceklerine ilişkin eğitim veriliyor.
Seçim merkezlerine kurşun geçirmez camlar, panik düğmeleri ve gelişmiş kamera sistemleri yerleştirilmesi de hazırlıkların bir parçası.
Kavganın merkezinde seçimleri kimin yöneteceği var
ABD Anayasası çerçevesinde seçimlerin yönetimi esas olarak eyaletler ve yerel yönetimlerin sorumluluğunda bulunuyor.
Trump yönetiminin eyaletlerin seçmen kayıtlarına erişim sağlama, posta yoluyla kullanılan oyların kurallarını değiştirme ve seçimlerde federal hükümetin rolünü artırmaya yönelik girişimleri ise Washington ile eyaletler arasında ciddi bir yetki tartışması yarattı.
Trump ve müttefikleri seçmen sahtekârlığı, vatandaş olmayanların oy kullanması, posta yoluyla oy verme ve elektronik oy makinelerinin güvenilirliği konusunda uzun süredir iddialarda bulunuyor. Beyaz Saray, federal hükümetin girişimlerini seçim yasalarının uygulanması ve seçim güvenliğinin sağlanması açısından gerekli görüyor.
Buna karşılık yaygın seçim sahtekârlığı ve vatandaş olmayanların seçim sonuçlarını etkileyebilecek ölçekte oy kullandığı iddialarını destekleyen kanıt bulunmadığını gösteren araştırmalar mevcut. Trump yönetiminin posta yoluyla oy kullanımını kısıtlamaya yönelik son girişimlerinden bazıları da mahkemeler tarafından engellendi.
Avukatlar artık seçim güvenliğinin parçası
Yeni dönemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, hukuk ekiplerinin seçim güvenliği sisteminin ayrılmaz bir parçasına dönüşmesi.
Wisconsin’de bazı yerel yönetimler federal hükümetin oy makinelerine veya seçim kayıtlarına el koymaya çalışması ihtimaline karşı mahkeme başvurularını şimdiden hazırlıyor.
Michigan’da ise eyalet yönetimi yerel seçim görevlilerine, federal yetkililerin oy sistemleri veya kayıtlarına erişim talep etmesi durumunda nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgi veriyor.
Georgia’nın Fulton County bölgesinde yaşananlar endişeleri daha da artırdı.
Federal görevliler 2020 seçimlerine ilişkin soruşturma kapsamında yaklaşık 650 kutu seçim kaydına el koydu. Yerel yönetim bunun ardından özel hukuk danışmanları tuttu ve kayıtları geri almak için mahkemeye başvurdu. Federal mahkeme ise mayıs ayında savcıların soruşturma devam ettiği sürece belgeleri ellerinde tutabileceğine karar verdi.
Sandık merkezlerine kurşun geçirmez cam ve panik düğmesi
Gerilim seçim merkezlerinin fiziksel yapısını da değiştiriyor.
ABD’nin farklı bölgelerinde seçim ofislerine kurşun geçirmez veya darbeye dayanıklı camlar, güvenlik kameraları, güçlendirilmiş kapılar ve panik düğmeleri kuruluyor. Geç saatlere kadar çalışan seçim görevlilerine güvenlik eskortu sağlayan yerel yönetimler de bulunuyor.
Detroit’te seçim merkezinin camları kurşun geçirmez hale getirildi ve posta yoluyla kullanılan oyların bırakıldığı kutular kamera sistemiyle izleniyor.
Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Georgia’nın Irwin County bölgesinde de bazı sandık görevlilerine acil durumda seçim merkezi, polis ve 911 hattına konum bilgisi gönderebilen panik düğmeleri veriliyor.
Bu önlemler, seçim güvenliği konusundaki kaygıların yalnızca Demokratların yönettiği bölgelerle sınırlı olmadığını gösteriyor.
Federal güçler sandık başına gelecek mi?
En hassas konulardan biri federal güvenlik güçlerinin seçim merkezlerinde kullanılması ihtimali.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ağustos sonunda yaptığı açıklamada, ordunun kasım seçimlerinde sandık merkezlerine federal asker veya federal kontrol altındaki Ulusal Muhafız birlikleri gönderme planı bulunmadığını açıkladı.
Caine ayrıca askerlerin oy pusulalarına, oy makinelerine veya diğer seçim materyallerine el koyması yönünde de bir plan bulunmadığını bildirdi. Federal yasalar, silahlı federal personelin seçim merkezlerinde kullanılmasını önemli ölçüde sınırlıyor.
Buna karşılık federal kolluk kuvvetlerinin seçim günü nasıl kullanılabileceği konusundaki tartışmalar sürüyor.
Yeni tehdit: YZ üretimi sahte görüntüler
Seçim görevlilerinin karşı karşıya olduğu bir diğer büyük sorun ise dezenformasyon.
Yetkililer, bir seçim görevlisini oy pusulalarını imha ederken gösteriyormuş gibi hazırlanan sahte videolardan, sandık merkezlerinin değiştiğini iddia eden mesajlara kadar çok sayıda senaryo üzerinde çalışıyor.
YZ (yapay zekâ) teknolojileri bu tehdidi büyütüyor. Gerçekçi sahte video, ses ve haber içeriklerinin düşük maliyetle ve kısa sürede üretilebilmesi, yanlış bilgilerin yetkililer müdahale etmeden milyonlarca kişiye ulaşmasına olanak sağlayabilir.
Bu nedenle seçim idareleri sosyal medya iletişimini güçlendirmeye ve seçmenlere doğrudan bilgi sağlayacak sistemler geliştirmeye çalışıyor.
Siber güvenlik cephesinde başka bir sorun var
Eyaletlerin karşı karşıya olduğu risk yalnızca ülke içindeki siyasi gerilim değil.
ABD seçim yetkilileri Rusya, Çin ve İran bağlantılı olası siber saldırı ve etki operasyonlarını da tehdit olarak görmeye devam ediyor.
Ancak yerel yetkililer, federal hükümetin seçim siber güvenliği alanındaki desteğinin zayıflamasından endişeli.
Özellikle Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı CISA, geçmiş seçimlerde eyaletlere yabancı müdahale girişimleri, siber tehditler ve seçim sistemlerine yönelik saldırılar konusunda önemli destek sağlıyordu. Trump yönetimi döneminde kurumun seçim güvenliği kapasitesinde yapılan kesintiler, yerel yönetimlerin bazı görevleri kendi kaynaklarıyla üstlenmesine yol açtı.
2026 seçiminin önemi Kongre'nin kontrolünden daha büyük olabilir
Kasım seçimlerinin siyasi önemi yüksek. Cumhuriyetçiler halen Beyaz Saray ile Kongre'de güçlü bir konuma sahip. Kongre'nin iki kanadından birinde kontrolün değişmesi, Trump yönetiminin yasama gündemini ve Kongre denetiminin kapsamını önemli ölçüde değiştirebilir.
Ancak 2026 ara seçimleri aynı zamanda ABD'nin merkezi olmayan seçim sisteminin siyasi baskı altında nasıl işleyeceğine ilişkin önemli bir sınav haline geliyor.
Mahkemeler federal yönetimin bazı seçim girişimlerini engellemiş durumda. Son olarak Yüksek Mahkeme, Trump yönetiminin kasım seçimleri öncesinde posta yoluyla oy kullanımını sınırlandırmaya yönelik bir girişiminin uygulanmasının önünü kesti.
Buna rağmen eyalet ve yerel yönetimlerin yaptığı hazırlıkların ölçeği dikkat çekici.
Seçim görevlileri artık yalnızca oyların doğru sayılması ve sistemlerin siber saldırılardan korunmasına hazırlanmıyor. Aynı zamanda federal soruşturmalar, mahkeme mücadeleleri, dezenformasyon kampanyaları, protestolar ve olası şiddet olayları için de senaryolar oluşturuyor.
Bu nedenle 2026 ara seçimlerinin en kritik sınavlarından biri, sonucu hangi partinin kazanacağının ötesinde, Amerikan seçim kurumlarının yoğun siyasi ve hukuki çatışma ortamında seçimi düzenleyip kamuoyunun sonuçlara güvenini koruyup koruyamayacağı olacak.
Modern Diplomacy, Reuters
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



